SAĞLIK - 04 Haziran 2015 Perşembe 09:20

Gözardı edilmemesi gereken 7 ağrı

A
A
A
Gözardı edilmemesi gereken 7 ağrı

Hisar Intercontinental Hospital İç Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Fatma Kural Aydın, bazı ağrıların geçiştirilemeyeceğini belirterek özellikle gözardı edilemeyecek 7 ağrı olduğunu açıkladı.

Ağrılar yaşamaya başlayan bu durumdan giderek daha fazla rahatsız olanlar için Hisar Intercontinental Hospital İç Hastalıkları Bölümü Uzmanı Dr. Fatma Kural Aydın, bazı ağrıların geçiştirilemeyeceğini belirterek özellikle gözardı edilemeyecek 7 ağrı olduğunu açıkladı.
Kural şunları söyledi; "Bazı ağrılar geçiştirilemez, gözardı edilemez özellikle 7 ağrı bunların en önemlileridir. Bu ağrıları şöyle sıralayabiliriz;

GEÇMEYEN VE TEKRARLAYAN BAŞ AĞRISI
Nedeni belli olmayan ve ne yaparsanız yapın geçmeyen özellikle daha önce olmadığı kadar şiddetli olan, ağrı kesiciye cevap vermeyen, bulantı, kusma ve görme probleminin de eşlik ettiği bir baş ağrınız söz konusuysa mutlaka bir uzmana başvurun. Çünkü geçmeyen baş ağrıları bazen beyin içinde kitle, serebrovasküler hastalık ya da anevrizmanın habercisi olabilir. Solunum problemlerinin de gün içinde baş ağrısı yapabileceği bilinmelidir. Özellikle horlayan ve uyku apne sendromu olan kişilerde (uyku sırasında nefes durması atakları) gün içinde devam eden baş ağrısı olur. Bu duruma neden olabilecek solunum yolu hastalıklarının değerlendirilmesi için bir uzmana başvurulmalıdır. Gözlük kullanan kişilerde görme problemi ilerlemişse bu da ağrı kesiciye cevap vermeyen baş ağrısına neden olabilir. Glokom olarak bilinen göz tansiyonu da özellikle gözde kızarıklık ve bulanık görmenin eşlik ettiği baş ağrılarında akla gelmeli, bu problemlerin değerlendirilmesi için bir uzmana danışılmalıdır.

GÖĞÜS, BOĞAZ ÇENE, OMUZ, KOL VE KARIN BÖLGESİNDEKİ ŞİDDETLİ AĞRILAR
Göğüs, boğaz, çene, omuz, kol ya da karın bölgesinde görülen şiddetli ağrılar: Geçmeyen göğüs ağrısı zatürre pnömotoraks denilen akciğer sönmesi, akciğer zarında sıvı toplanması ya da kalp krizinin habercisi olabilir. Kalp rahatsızlıklarının genellikle ağrıyla ortaya çıktığını unutmayın. Kalp problemi yaşayan hastalar şikayetlerini genellikle ‘kalbimi sanki bir el sıkıyor, göğsüme bir fil oturmuş gibi hissediyorum’ şeklinde ifade ederler. Kalp rahatsızlıklarında göğüs ağrısına ayrıca üst göğüs, boğaz, çene, sol omuz, kol ya da karın içinde görülen ağrı ve bulantı eşlik edebilir. Ayrıca kalp hastalığı, şişkinlik, sıkıntı veya karında rahatsızlık gibi semptomları da taklit edebilir. Diyabeti olan kişilerde kalp krizleri hiç göğüs ağrısı olmadan sadece bulantı şeklinde de bulgu verebilir.

ALT SIRT VEYA KÜREK KEMİKLERİ ARASINDAKİ AĞRILAR
Bu tür ağrıların en sık nedeni artrittir. Özellikle sabah tutukluğunun eşlik ettiği ve hareketle geçen ağrılarda romatizmal durumlardan şüphelenmek gerekir. Safra kesesi problemlerinde omuza vuran ağrı olabilir.

ŞİDDETLİ KARIN AĞRILARI
Safra kesesi ve pankreas sorunları, mide ülseri ve bağırsak tıkanıklıkları kendisini şiddetli karın ağrısıyla ortaya koyabilir. Çocukluktan bu yana devam eden ve nedeni bulunamayan ağrılarda Ailevi Akdeniz Ateşi denilen bir tür romatizmal hastalık ağrının sebebi olabilir.

BALDIR AĞRISI
Az bilinen tehlikelerden biri derin ven trombozu (DVT)’dur. İki bacak arasındaki çap farkının eşlik ettiği bacak ağrısı bacağın derin damarlarında meydana gelmiş bir kan pıhtısının habercisi olabilir. DVT, ameliyat ya da obezite nedeniyle uzun süreli yatak istirahatı ya da uzun mesafeli seyahatten kaynaklanan hareketsizlik, gebelik, pıhtılaşma eğimi olan ve bunu bilmeyen kişilerde doğum kontrol haplarının kullanımı sonrası, sigara kullanımı nedeniyle bazen de kanser durumlarında görülebilir.

YANAN BACAKLAR VE AYAKLAR
Ülkemiz nüfusunun yaklaşık dörtte birinin diyabet hastası olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak en sık görülen şikayetlerden biri de özellikle ayak ve bacaklarda görülen yanma hissidir. Ayak ve bacaklarda görülen yanma periferik nöropatinin ilk işaretlerinden biri olabilir. Bu durum diyabet dışında vitamin eksiklikleri, alkol kullanımı gibi nedenlere bağlı olabilir.

KOMBİNE VE TIBBEN AÇIKLANAMAYAN AĞRILAR
Yapılan muayene ve testlerle hiçbir nedene bağlanamayan ağrılarda kendisini fiziksel belirtilerle gösteren depresyon da dikkate alınması gereken hastalıkların başında gelir. Bazen hastalarda hiçbir neden olmadan şiddetli baş ağrısı, karın ağrısı ya da uzuv ağrıları görülebilir. Bu durumda mutlaka bir uzman psikiyatristten destek almak gerekir."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri MHP’den Gesi ve Erkilet hamlesi Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kayseri Milletvekilleri İsmail Özdemir ve Baki Ersoy tarafından hazırlanan Kayseri’nin Gesi ve Erkilet bölgelerinin ilçe statüsüne kavuşturulmasını öngören kanun teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunuldu. Teklifte, artan nüfus, genişleyen yerleşim alanları ve kamu hizmetlerine erişimde yaşanan yoğunluk gerekçe gösterilerek, söz konusu bölgelerin müstakil birer ilçe haline getirilmesinin hizmetlerin daha etkin ve verimli sunulmasına katkı sağlayacağı ifade edildi. Kayseri’nin tarih boyunca önemli medeniyetlere ev sahipliği yaptığına dikkat çekilen teklifte, özellikle Kültepe gibi merkezlerin şehrin köklü geçmişini ortaya koyduğu vurgulandı. Bu tarihsel birikimin günümüzde artan nüfus ve ekonomik gelişimle birlikte yeni bir idari düzenlemeyi gerekli kıldığı belirtilirken, Gesi ve Erkilet bölgelerinin sahip olduğu potansiyelin altı çizildi. Teklifte Erkilet’in, Hıdırellez Tepesi, Hızır İlyas Köşkü ve Yamula Barajı gibi önemli noktalarıyla dikkat çektiği, aynı zamanda Nuh Naci Yazgan Üniversitesi ile eğitim alanında da gelişim gösterdiği ifade edildi. Gesi’nin ise tarihi dokusu, doğal yapısı ve kültürel değerleriyle öne çıkan bir yerleşim alanı olduğu kaydedildi. Kanun teklifinde, yeni ilçelerin kurulmasıyla birlikte kamu hizmetlerinin daha planlı yürütülmesi, yerel ihtiyaçların daha hızlı karşılanması ve vatandaş memnuniyetinin artırılmasının hedeflendiği belirtildi. Ayrıca düzenlemenin, Kayseri’nin genel kalkınmasına katkı sunacağı ve bölgesel gelişmişlik farklarının azaltılmasına yardımcı olacağı ifade edildi.
Kayseri Bu proje ile suça sürüklenen çocuklar topluma kazandırılacak Kayseri’de, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer alacağı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, "Suç bataklığını kurutmadan rahat yok" dedi. Kayseri Valiliği himayelerinde, Kocasinan Kaymakamlığı tarafından koordine edilen, suça sürüklenen çocukların suçtan uzaklaştırılması, topluma kazandırılması ve güvenli bir gelecek inşa edebilmeleri amacıyla yürütülen önleyici ve rehabilite edici çalışmaların yer aldığı ’Sensiz Olmaz’ Projesinin tanıtım toplantısı düzenlendi. Vali Gökmen Çiçek başkanlığında Valilik Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıya, TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı ve Kayseri Milletvekili Hulusi Akar, AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler, Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, İl Müftüsü Durmuş Ayvaz, AK Parti İl Başkanı Hüseyin Okandan, ilgili kurum ve kuruluşların temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Vali Çiçek, "Biz Kayseri’de suç oranlarının azaltılması, evlatlarımızın tehlikelere karşı terk edilmemesi için mücadele ettiğimizi defalarca haykırdık. Hepinizin bildiği gibi Kayseri’de çocuklarımız için bir proje ortaya koyduk. Bugün 66 ERVA Spor Okulu’na ulaştık. 16 bin öğrenciye ulaştık. Bu 16 bin öğrenci aktif lisanslıdır. Bu Türkiye’nin en büyük sportif projelerinden biridir. Göktim Akademi 13 atölyeye ulaştı. Göktim Akademi ile mühendislik alanına meraklı çocuklarımızı teknolojiyle buluşturmak için imkânlar oluşturuyoruz. Bunların yanında hiçbir evladımızı ayırmadan, suça karışmış olan çocuklarımızı; bir şekilde dezavantajlı ortamlarda büyümüş ve yaşanan süreçler nedeniyle suçla aşırı şekilde iç içe olmuş çocuklarımızı ne yapacağız? Bununla ilgili Kocasinan Kaymakamlığımızla bir proje gerçekleştirdik. İl Aile ve Sosyal Hizmetler bu konuda çok büyük bir gayret gösteriyor. Aile Müdürlüğümüzün de tecrübelerine dayanarak Kocasinan Kaymakamlığımızla "Sensiz Olmaz" projesini ortaya koyduk. Bakın, 15 yaşında 23 suç kaydı olan; henüz 17 yaşında olup 32 suç kaydı bulunan çocuklarımız var. Kendi hayatlarını yok ettikleri gibi yarın gelip bizim ve sizin evlatlarımızla şehirde bambaşka meselelerle karşımıza çıkmaları da muhakkaktır. Bu çocuklarımızın bir şekilde o ortamdan kurtarılması gerekiyor. En azından İbrahim A.S.’ın ateşine su taşıyan karınca gibi bir mücadele verilmesi gerekiyor. Biz ilk başladığımızda sadece suça karışan çocukları o ortamdan çekip çıkarmak için yola çıktık. Ancak bir eve gittiğimizde, evdeki üç çocuğun da suça karıştığını ve annenin hapiste olduğunu gördük. "Sensiz Olmaz" projesi, bütün bu projelerle birlikte, en son noktada çocuklarımızdan bir tekini bile o ortamdan kurtarabilirsek bunu başarı sayacağımız bir meseledir" dedi. "Bataklığı kurutmadan rahat yok" TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, suçun önüne geçmek için sineklerle tek tek uğraşmak yerine bataklığın kurutulması gerektiğini söyleyerek, "Bugün bir bakanlık gelip de valimize ‘Sen neden ERVA’yı kurmadın?’ diye bir soru sormaz. İstese olmazdı fakat bizde ERVA var. Çeşitli illere gidiyoruz, konuşmalar yapıyoruz, insanları dinliyoruz. Burada biz, Kayseri olarak ne kadar övünsek azdır. Bu durumda Valimiz, il başkanlarımız, ilçe başkanlarımız gerçekten bir uyum ve dayanışma içinde. Kimseyle yarış içerisinde değiliz; şehrimizi layık olduğu yere getirmek için elimizden gelen samimiyeti gösteriyoruz. Kayseri dışında olan bazı gelişmeler var. Her yıl özetlemek gerekirse, 2000 yılı ile bugün arasında ne fark var? İletişim ve ulaşım farkı var. İstanbul’dan Ankara’ya telefon edeceğiz diye bir günümüzü harcıyorduk. Kayseri’den İstanbul’a gitmek en iyi şartlarda 12 saat sürüyordu. İletişim hızlandı, ulaşım hızlandı. Sosyal medya öyle bir ortam ki iyisi de var, kötüsü de var. Sosyal medyayı kullanarak dil, matematik, tarih öğrenebilirsiniz. Fakat diğer taraftan kumar dâhil her işe girebilirsiniz. Bunların hepsinin yönetimi için çalışmamız lazım. Bizim sineklerle tek tek değil, bataklıkla uğraşmamız lazım. Bataklığı kurutmadan rahat yok. 4-12 yaş arasındaki eğitim çok önemli. Buna ‘Bed-i Besmele’ diyorlar. Bir çocuk 4 yıl, 4 ay, 4 gün olduğunda okula başlıyor. Bu çocuk geldiğinde değerler sistemi ve her şey inançla başlıyor. İnançlar topluluğu, dinî ve millî inançlar toplumun, bizim de değerler sistemimizi meydana getiriyor. Değerler sistemi de sizin tutumunuzu meydana getiriyor. Tutum, sizin davranışlarınızı belirliyor. İşin başlangıcından itibaren çocuklarımıza millî ve manevi değerlerimizi ortaya koymakta fayda var. Biz dünkü devlet değiliz. Bizim 2 bin 500 yıllık büyük Türk hakanlığı geçmişimiz var. Bu değerler sisteminden varacağımız yer, pratik sonuç olarak otokontroldür. Herkesin başına polis, herkesin başına savcı koyamayız. Onun için başlangıçta çocuğa değerler sistemini yükleyeceksiniz. Emniyet Genel Müdürlüğümüzün duvarında yazılı olduğu gibi: ‘Herkesin vicdanı kendi polisidir. Polis, vicdanı olmayanların peşindedir.’ Anneye babaya gerek kalmadan çocuk kendi kararını verebilmeli: ‘Benim bu saatte eve gitmem gerekir, ben sigara içmem, kopya çekmem, hırsızlık yapmam, uyuşturucu kullanmam’ gibi çocuğun kendi kendini kontrol edebilmesi için bizim 4-12 yaşta mutlaka eğitimi kullanmamız lazım. Bizim 5-10 yıllık geleceğimizin temelinde bu var" ifadelerini kullandı.