VOLEYBOL - 17 Mart 2009 Salı 15:36

Gözünü Türkiye Kupası'na dikti!

A
A
A
Gözünü Türkiye Kupası'na dikti!

Eczacıbaşı-Zentiva A Bayan Voleybol Takımı, yarın Fenerbahçe Acıbadem ile oynayacağı Teledünya Türkiye Kupası ikinci maçını da kazanarak, kupayı müzesine götürmek istiyor...

İki maç üzerinden oynanan kupa maçlarının ilkini deplasmanda 3-1 kazanarak, önemli bir avantaj yakalayan Eczacıbaşı-Zentiva, ikinci maçta da galip gelerek bu kupayı 6. kez müzesine götürmek istiyor. Eczacıbaşı Kulübü daha önce 9 kez verilen Türkiye Kupası'nı 1999, 2000, 2001, 2002, 2003 tarihlerinde üst üste 5 kez kazanan tek takım unvanına sahip olmuştu.

Eczacıbaşı-Zentiva Antrenörü Giuseppe Cuccarini, Türkiye ve Avrupa'da son maçlara gelindiğini, bu nedenle daha heyecanlı ve yoğun günler geçirdiklerini belirterek, "Türkiye Kupası'nda sona geldik. İlk maçın skor avantajına, saha ve seyirci avantajını da ekleyerek, bu üçlü avantajdan en iyi şekilde yararlanıp, galip gelmek ve kupayı 6. kez kazanmak istiyoruz. İtalya'da yapılacak Avrupa Şampiyonlar Ligi Dörtlü Finali'ne kupa sevinciyle gitmek bize büyük moral kazandıracak. Finaldeki rakibimiz Fnerbahçe iyi oyunculara sahip, güçlü bir takım ve saygı duyuyoruz. En son CEV Cup'da üçüncülük elde eden Fenerbahçe'yi başarılarından dolayı da kutluyoruz. Voleybolseverlerin Çarşamba günü bizi yalnız bırakmayacağına, onlara heyecanlı ve güzel bir maç seyrettireceğimize inanıyoruz" dedi.

İki maç sonunda üstün olan takım Teledünya Türkiye Kupası'nın sahibi olacak. Galibiyetlerin eşitliği durumunda set, sette de eşitlik varsa sayı averajına bakılacak. Her ikisinde de eşitlik varsa aynı yerde, aynı gün, maçtan hemen sonra 15 sayılık 'Altın Set' oynanacak ve seti alan takım Teledünya Türkiye Kupası'nın sahibi olacak.

Teledünya Türkiye Kupası'nı kazanan takım Türkiye'yi CEV CUP'ta, aynı zamanda lig şampiyonluğunu kazanmış ise Şampiyonlar Ligi'nde temsil edecek. Teledünya Türkiye Kupası'nda ikinci olan takım ise Türkiye'yi CEV Cup'ta temsil edecek. Teledünya Türkiye Kupası'nı kazanan takım ligi ikinci veya üçüncü sırada bitirmiş ise Challange Cup yerine CEV Cup'a katılacak, ligde sıradaki takım ise Challange Cup'ta Türkiye'yi temsil edecek.

İSTANBUL - İHA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne 28 Şubat mağduru Gülsevin Kuzu, o dönem yaşadıklarını anlattı Edirne’de yaşayan Gülsevin Kuzu, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını anlattı. Kuzu, başörtüsü nedeniyle eğitim ve çalışma hayatında zorluklarla karşılaştığını belirtti. Ankara’da doğan 46 yaşındaki Gülsevin Kuzu, 28 Şubat dönemi sorası 1999 yılırnda Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nde okuduğunu belirterek, o yılları "inancın sorgulandığı, başörtüsünün suç gibi görüldüğü zamanlar" sözleriyle anlattı. Kuzu, okul ortamında dini kimliğe yönelik olumsuz söylemlerle karşılaştığını, bunun kendisini inancını araştırmaya yönelttiğini ifade etti. Yaptığı okumalar sonrasında başörtüsü takmaya karar verdiğini söyleyen Kuzu, bu tercihin o dönem çevresi tarafından "radikal" olarak değerlendirildiğini dile getirdi. 1997 sonrasında baskının arttığını belirten Kuzu, özellikle kamu kurumları ve eğitim alanında başörtülü kadınlara yönelik kısıtlamaların günlük hayatın parçası haline geldiğini ifade etti. Üniversite hastanelerinde başörtülü ziyaretçilerin içeri alınmadığını, askeri törenlerde bazı ailelerin törenlere katılamadığını gördüğünü belirten Kuzu, bu dönemi "baskının sıradanlaştığı yıllar" olarak nitelendirdi. Sınav günü yaşadığını bir olayı da paylaşan Kuzu, sınava yetişmesine yardımcı olan polislerin aksine sınav salonunda bir görevlinin başörtüsü nedeniyle işlem yapmak istediğini söyledi. Kuzu, yaşanan tartışmanın ardından sınava girmesine izin verildiğini ancak zaman kaybı yaşadığını söyledi. Eğitim sonrasında iş başvurularında da benzer engellerle karşılaştığını ifade eden Kuzu, başörtülü kadınların kamu görevine alınmasının o yıllarda çok zor olduğunu kaydetti. Bugünkü şartları geçmişle kıyaslayan Kuzu, "Şimdiki özgürlük ortamı o dönem için hayal bile edilemezdi" dedi. Elinde bulunan resmi bir belgeyi kamuoyuyla paylaşmak istediğini belirten Kuzu, geçmişte yaşananların hatırlanmasının toplumsal hafıza açısından önemli olduğunu vurguladı. Açıklamasının sonunda farklı inanç ve yaşam tarzlarına saygı çağrısı yapan Kuzu, "Artık herkesin birbirine saygı duyduğu bir ortam istiyoruz" ifadelerini kullandı.