DÜNYA - 23 Mart 2025 Pazar 10:05 | Son Güncelleme : 23 Mart 2025 Pazar 12:55

Güney Kore’deki orman yangınlarında ölü sayısı 4’e yükseldi

A
A
A

Güney Kore’de çıkan orman yangınlarında hayatını kaybedenlerin sayısı 4’e yükseldi. En az bin 500 kişi geçici barınaklara tahliye edilirken, toplamda 3 bin 286 hektarlık alanın küle döndüğü açıklandı.

Güney Kore’nin Güney Gyeongsang eyaletinde cuma günü başlayan ve kuru hava ile rüzgarların etkisiyle geniş bir alana yayılan orman yangınlarında bilanço ağırlaştı. Merkezi Afet ve Güvenlik Önlemleri Karargahı'ndan yapılan açıklamaya göre, 1’i itfaiye personeli olmak üzere 2 kişinin daha hayatını kaybetmesiyle ölü sayısı 4’e yükseldi. 5’i ağır olmak üzere 6 itfaiye personelinin yaralandığı açıklanırken, en az bin 500 kişinin ise geçici barınaklara tahliye edildiği aktarıldı. Toplamda 3 bin 286 hektarlık alanı küle çeviren yangınların, 39 yapıya ise zarar verdiği kaydedildi. Yangın söndürme çalışmalarının Sancheong, Uiseong, Ulju ve Gimhae bölgelerinde havadan ve karadan sürdüğü bildirildi.

Güney Kore’deki orman yangınlarında ölü sayısı 4’e yükseldi

Alevler kısa sürede yayılmıştı

Güney Kore’nin Güney Gyeongsang eyaletinde cuma günü başlayan orman yangınları, kısa sürede 20 farklı bölgeye sıçramıştı. İlk belirlemelere göre yangınlarda 2 itfaiye görevlisinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. Güney Kore İçişleri ve Güvenlik Bakanlığı, Güney Gyeongsang ve Kuzey Gyeongsang eyaletleri ile Ulsan şehrinde "afet durumu" ilan edildiğini duyurmuştu. Geçici Devlet Başkanı Choi Sang-mok, yangınların söndürülmesi için tüm imkânların seferber edilmesi talimatını vermişti.

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla İranlı turist krizi Bodrum turizmini vurdu: "Nevruz öncesi rezervasyonların yüzde 70’i iptal" ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilimin turizme yansımaları Ege Bölgesi’nde hissedilmeye başlandı. Nevruz dönemi öncesinde özellikle İranlı turistlerden yoğun talep bekleyen turizm merkezlerinde rezervasyonların büyük bölümü iptal edilirken, uçuşların da tamamen durduğu öğrenildi. Turizm sektörü temsilcilerinden edinilen bilgilere göre Ege Bölgesi’ne gelen turist sayısında yüzde 70’e yakın düşüş yaşandı. Nevruz döneminde İran pazarındaki kaybın yüzde 80’e ulaşabileceği belirtilirken; özellikle Muğla, İzmir, Antalya, Van ve İstanbul’un bu durumdan en çok etkilenen şehirler olduğu ifade edildi. Geçtiğimiz yıl Nevruz döneminde yaklaşık 120 bin İranlı turistin Türkiye’ye geldiği belirtilirken, bu yıl yaşanan gelişmeler nedeniyle söz konusu hareketliliğin neredeyse tamamen durma noktasına geldiği bildirildi. "Rezervasyonların yüzde 70’i iptal oldu" Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Bodrum Temsil Kurulu Yönetim Kurulu Üyesi Hamdi Artuk, yaşanan gelişmelerin turizm sektörünü doğrudan etkilediğini söyledi. Artuk, "Nevruz döneminde İran’dan turizm hareketliliği başlıyordu. Nevruz şu anda halihazırda kutlanmayacak. Bu nedenle bölgemizde birçok otelin açılışı ertelenecek. Özellikle Bodrum, Marmaris ve Fethiye bölgesi bu durumdan ciddi şekilde etkilenecek diyebiliriz. Bu yıl aslında erken rezervasyonla başlamıştık. İran genelde son dakika rezervasyonlarıyla çalışan bir pazar ama bu yıl ciddi bir ön rezervasyon almıştık. Olayların başlamasıyla rezervasyonların yüzde 70’i iptal oldu. Uçakların ise yüzde 100’ü iptal edildi" dedi. "120 bin turistin yüzde 80’i kayıp" Geçen yıl Nevruz döneminde Türkiye genelinde yaklaşık 120 bin İranlı turistin ağırlandığını belirten Artuk, bu sayının büyük bölümünün kaybedildiğini ifade etti. Artuk, "Bu turistlerin büyük bölümü İzmir, Antalya, Van, İstanbul ve Muğla’ya geliyordu. Muğla’da ise özellikle Marmaris, Fethiye ve Bodrum yoğun talep görüyordu. Ancak şu anda bu 120 bin kişinin yaklaşık yüzde 80’i, yüzde 85’i kayıp vaziyette. Uçuşlar olmadığı için yalnızca kara yolu ile bir hareketlilik olabilir. Muhtemelen önce otobüslerle bir akım oluşacak. Turizm hareketliliğinin nisan ortası gibi yeniden başlamasını bekliyoruz" diye konuştu.
Manisa Öğretmene tehdit iddiası sendikaları birleştirdi Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bir velinin öğretmeni tehdit ettiği iddiası üzerine eğitim sendikaları birlik olarak okul önünde basın açıklaması yaptı. Sendika temsilcileri, "Eğitimde şiddete asla geçit vermeyeceğiz" diyerek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu. Manisa’nın Yunusemre ilçesinde bulunan Kızılay İlkokulu’nda görev yapan bir öğretmenin veli tarafından tehdit edildiği iddiasına eğitim sendikaları tepki gösterdi. Eğitim Bir-Sen Manisa Şubesi tarafından düzenlenen basın açıklamasına Türk Eğitim-Sen, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen ve Eğitim-İş sendikalarının üyeleri de destek verdi. Okul önünde bir araya gelen sendika temsilcileri, öğretmenlere yönelik şiddet ve tehdit olaylarının kabul edilemez olduğunu belirterek yetkilileri gerekli önlemleri almaya çağırdı. Eğitim Bir-Sen Yunusemre İlçe Başkanı Zeynel Mutlu yaptığı açıklamada, eğitimin sevgi, saygı ve güven temelinde yükselen bir değer olduğunu vurgulayarak öğretmenlerin görevlerini huzur ve güven içinde yapabilmelerinin en temel hakları olduğunu söyledi. Son dönemde öğretmenlere yönelik sözlü taciz, mobbing ve fiziksel şiddet olaylarının arttığını ifade eden Mutlu, "Henüz İstanbul’da öğrencisi tarafından hayattan koparılan meslektaşımız Fatma öğretmenin acısı yüreğimizde tazeyken, ilçemizde yaşanan yeni bir şiddet vakası acımızı ve öfkemizi katlamıştır. 5 Mart günü Yunusemre Türk Kızılayı İlkokulu’nda görev yapan İngilizce öğretmenimize yönelik gerçekleştirilen şiddet girişimini en sert şekilde kınıyoruz" dedi. Bir eğitimciye yönelik tehdidin kabul edilemez olduğunu belirten Mutlu, "Bugün buradan bir kez daha yüksek sesle haykırıyoruz: Artık yeter. Eğitimde şiddete, baskıya ve itibarsızlaştırmaya geçit vermeyeceğiz. Yetkililerden eğitim çalışanlarının can güvenliğinin sağlanması ve benzer olayların tekrar yaşanmaması için gerekli tüm güvenlik tedbirlerinin alınmasını bekliyoruz" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili yasal sürecin başlatıldığını da açıklayan Mutlu, failin hak ettiği cezayı alması için davanın sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirtti. Sendika temsilcileri, öğretmenlere yönelik her türlü baskı, tehdit ve şiddetin toplumun geleceğine yönelik bir saldırı olduğunu vurgulayarak tüm kesimleri öğretmenlere sahip çıkmaya ve okullarda saygı kültürünü güçlendirmeye davet etti.