DÜNYA - 02 Ekim 2024 Çarşamba 20:44 | Son Güncelleme : 13 Aralık 2024 Cuma 16:34

Guterres: "Orta Doğu'da ölümcül karşılıklı şiddet döngüsü sona ermeli"

A
A
A
Guterres: "Orta Doğu'da ölümcül karşılıklı şiddet döngüsü sona ermeli"

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, BM Güvenlik Konseyi tarafından gerçekleştirilen acil toplantıda, "Orta Doğu'daki ölümcül karşılıklı şiddet döngüsü sona ermeli. Zaman daralıyor" dedi.

BM Genel Sekreteri Guterres, BM Güvenlik Konseyinin İsrail'in Lübnan'a saldırıları ve İran'ın İsrail'e balistik füze saldırısı nedeniyle bugün gerçekleştirdiği acil toplantıda konuştu. Toplantıdaki konuşmasında Guterres, "Orta Doğu'da hızla yayınlan yangınlar, bir cehenneme dönüşüyor. Bir hafta önce Güvenlik Konseyi'ni Lübnan'daki alarm verici duruma ilişkin olarak bilgilendirdim. O zamandan bu yana durum çok daha kötüye gitti” dedi.

İsrail'in Lübnan genelinde aralıksız hava saldırıları düzenlediğini, Hizbullah'la ateşkes önerisini reddettiğini ve güney Lübnan'a sınırlı müdahaleler gerçekleştirdiğini vurgulayan Guterres, "Siviller korkunç bir bedel ödüyor ve bunu bütünüyle kınıyorum. Geçen yıl ekim ayından bu yana Lübnan'da 100'ün üzerinde çocuk ve 194 kadın dahil olmak üzere bin 700'ü aşkın insan öldü. 346 binden fazla insanın evlerini terk etmek zorunda kaldıkları teyit edildi. Hükümet tahminlerine göre ise bu rakam 1 milyona ulaşıyor. Aralarında hem Suriyeli hem de Lübnanlıların bulunduğu 128 bin kişi de Suriye'ye geçti. BM, Lübnan'a insani yardım tedarik etmek için tüm kapasitelerini seferber etti. Uluslararası toplumu, yardım çağrımıza fon sağlamaya davet ediyorum” dedi.
Guterres, “Lübnan'da topyekun savaştan mutlak surette kaçınılması gerekiyor, çünkü bu derin ve yıkıcı sonuçlara neden olacaktır” ifadelerini kullandı.

“Gazze'deki Filistin halkının çektiği acı, hayal edilemeyecek boyutta”

İran'ın dün İsrail'e yaklaşık 200 balistik füze fırlattığını hatırlatan Guterres, saldırılar sonucu işgal altındaki Batı Şeria'da bir Filistinlinin hayatını kaybettiğini ve bu saldırıların hiçbir şekilde Filistin halkının davasına ve Filistinlilerin acısını azaltmaya yardımcı olmadığını söyledi.
İsrail'in geçtiğimiz yıl ekim ayından bu yana Gazze'de ölümcül ve yıkıcı askeri operasyonlar gerçekleştirdiğini vurgulayan Guterres, “Gazze'deki Filistin halkının çektiği acı, hayal edilemeyecek boyutta. Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'da ise durum, İsrail'in askeri operasyonları, yerleşim yeri inşaatları, tahliyeler, toprak gaspları ve yerleşimcilerin saldırılarının yoğunlaşması nedeniyle kötüleşmeye devam ediyor” dedi.

“Orta Doğu halkını uçuruma sürükleyen mide bulandırıcı gerginlik döngüsünün durdurulmasının zamanı geldi”

Gazze'de acil ateşkes ilan edilmesi ve Lübnan'da düşmanlıkların sona ererek diplomatik çözüm aranması çağrısında bulunan Guterres, “Orta Doğu halkını uçuruma sürükleyen mide bulandırıcı gerginlik döngüsünün durdurulmasının zamanı geldi. Her gerginlik, bir sonrakine zemin hazırlıyor. Bu büyüyen çatışmanın siviller üzerindeki devasa yükünü gözden kaçırmamalıyız. Orta Doğu'daki ölümcül karşılıklı şiddet döngüsü sona ermeli. Zaman daralıyor” dedi.

ABD'den İran'a ABD ve İsrail'i hedef almama uyarısı

Toplantıda ABD'nin BM Daimi Temsilcisi Linda Thomas Greenfield ise İran'a ABD ve İsrail'i hedef almaması konusunda uyarıda bulundu. Greenfield, “İran rejimi, eylemlerinden sorumlu tutulacaktır. İran'ı ve vekil güçlerini, Birleşik Devletler veya İsrail aleyhinde yeni bir eyleme kalkışmama konusunda güçlü bir şekilde uyarıyoruz” ifadelerini kullandı.
Thomas Greenfield, Güvenlik Konseyi'nin İran'ın saldırısını kınaması ve İran'ın Devrim Muhafızları Ordusu aleyhinde ciddi yaptırımlar uygulaması gerektiğini söyledi.
Fransa'nın BM Daimi Temsilcisi Nicolas de Riviere ise Fransa'nın BM Güvenlik Konseyi'nin birlik içerisinde olmasını ve durumu yatıştırmak için tek sesle konuşmasını istediğini söyledi.

Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, İran'ın son aylarda olağanüstü itidalli davrandığını ve İsrail'e yapılan füze saldırının münferit bir olay olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Nebenzia, füze saldırısının “Sanki Lübnan, Gazze, Suriye ve Yemen'de hiçbir şey olmamış ve olmuyormuş gibi sunulamayacağını” söyledi.

İran'dan BM Güvenlik Konseyi'ne mektup

İran ise Salı günü BM Güvenlik Konseyi'ne bir mektup göndererek İsrail'e yönelik balistik füze saldırısının gerekçesini “BM Şartı'nın 51. maddesi kapsamında meşru müdafaa” olarak açıkladı ve saldırının İsrail'in İran'ın egemenliğini ihlal eden saldırgan eylemlerine cevap olarak gerçekleştirildiğini kaydetti. İran tarafından BM Güvenlik Konseyi'ne gönderilen mektupta, “İran, uluslararası insancıl hukukun ayırt etme prensibine tam bir uyum içerisinde, savunma amaçlı füze saldırısıyla sadece rejimin askeri ve güvenlik tesislerini hedef almıştır” denildi.

“İsrail karşılık verecek”

İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon ise BM Güvenlik Konseyi toplantısı öncesinde gazetecilere yaptığı açıklamada, İran'ın “meşru müdafaa” açıklamalarını reddetti. İran'ın saldırıda sivil halkı hedef aldığını ileri süren Danon, “İsrail, böyle bir saldırı karşısında eylemsiz kalmayacaktır. İsrail karşılık verecek. Vereceğimiz karşılık kararlı ve acı verici olacak. Fakat İran'dan farklı olarak biz, uluslararası hukuka tam bir uyum içerisinde hareket edeceğiz” dedi.

“Orta Doğu bölgesi, dört bir yandan yanıyor”

Lübnan'ın BM Daimi Temsilcisi Hadi Hachem, “Orta Doğu bölgesi, dört bir yandan yanıyor. Lübnan iyi durumda değil, Gazze iyi durumda değil. İsrail'in askeri güçleri, tankları ve askeri araçları Lübnan'ın güney sınırında konuşlanmış durumda. İsrail kabinesi, Lübnan'a yönelik kara harekatını onayladı ve harekat dün gece başladı. Bu, 11 ay süren ve sivil, görgü tanığı, yardım çalışanı, gazeteci, çocuk, kadın ve yaşlı ayırt etmeyen barbarca bir saldırganlığın ardından geldi. İsrail, 8 Ekim 2023'ten bu yana BM Şartı'nı, uluslararası hukuku, uluslararası insancıl hukuku ve tüm insani normları ihlal ederek binlerce insanı öldürdü ve yaraladı. İsrail'in iddia ettiği gibi bu, sadece sınırlı operasyon değildir, bu doğru değil. Sivillere ve sivil altyapıya verilen zarar çok büyük” dedi.
Lübnan'ın BM Güvenlik Konseyi'ni çatışmanın bölgesel bir savaşa dönüşeceği ve birçok cepheye yayılacağı konusunda uyardığını vurgulayan Hachem, “Bugün yaşananlar, bu eşi benzeri görülmemiş seviyedeki katliam, yerinden edilme ve yıkım, artık katlanılamaz ve göz ardı edilemez. Kafamızı kuma gömme politikası artık işe yaramıyor” dedi.

Lübnan halkı ve hükümetinin savaşı reddettiklerini ifade eden Hachem, "Lübnan, BM Güvenlik Konseyinin 1701 sayılı kararının tüm hükümleriyle uygulanmasını istiyor. Lübnan ordusunun güneydeki kara sınırı boyunca konuşlandırılmasını ve burada UNIFIL'ın desteğinin sağlanmasını istiyor. Bu kör savaşın ve barbarca saldırganlığın çözümü budur” dedi.

Aytan Mammadli

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Edirne Edirne Kakava’ya hazır: Kakava ve Hıdırellez coşkusu başlıyor UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’nde yer alan Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri öncesi Edirne’de 9/8’lik ritimler sokaklarda yankılanmaya başladı. Roman vatandaşlar, Baba Fingo efsanesi, geleneksel ateş ve Tunca Nehri ritüelleriyle baharı karşılamaya hazırlanıyor. Roman kültürünün en köklü geleneklerinden Kakava ve Hıdırellez Şenlikleri için Edirne’de geri sayım başladı. Şenlikler, 5-6 Mayıs tarihlerinde müzik, dans, geleneksel Kakava ateşi ve Tunca Nehri kıyısında gerçekleştirilecek ritüellerle kutlanacak. Etkinlik öncesi Roman vatandaşlar, rengarenk kıyafetleri ve 9/8’lik ritimleriyle mahallelerinden kent merkezine inerek çarşı esnafı ve vatandaşları kutlamalara davet ediyor. Şehir genelinde müzik ve dans eşliğinde süren davetler, Kakava coşkusunu günler öncesinden sokaklara taşırken, çocuklar da yaklaşan şenlik öncesi mutluluklarını paylaştı. Kakava’nın en dikkat çeken yönlerinden biri ise Romanlar arasında nesilden nesle aktarılan "Baba Fingo" efsanesi oluyor. Efsaneye göre, halkını kurtarmak için Kızıldeniz’e giren Baba Fingo’nun her yıl 6 Mayıs sabahı bir nehirden geri döneceğine düşünülüyor. Bu nedenle binlerce kişi, Tunca Nehri kıyısında dilekler tutup su ritüelleri gerçekleştirerek baharın bereketini karşılıyor. Kutlamalar kapsamında 5 Mayıs günü Sarayiçi’nde geleneksel Kakava ateşi yakılacak, kortej yürüyüşleri, konserler ve dans gösterileri düzenlenecek. 6 Mayıs sabahı ise Tunca Nehri kıyısında gerçekleştirilecek ritüellerle şenliklere devam edilecek. Edirne, bu yıl da yerli ve yabancı binlerce ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor. "Kakava bizim için yaşamın, umudun ve yeniden doğuşun simgesi" Edirne Kent Konseyi Roman Çalışma Grubu Başkanı Turan Şallı, Kakava ve Hıdırellez’in Edirne’de farklı kültürlerin birleştiği köklü bir bahar geleneği olarak yaşatıldığını belirterek, "Roman vatandaşlar için özel anlam taşıyan Kakava’da, 6 Mayıs sabahı gün doğmadan Sarayiçi ve Tunca Nehri kıyısında toplanan vatandaşlar, suyla buluşma ritüelleri gerçekleştirip dilek diliyor. Yüzlerini ve ellerini suyla buluşturan Romanlar, bu geleneği bereketin, arınmanın ve yeni başlangıçların simgesi olarak görüyor. Kakava, Roman kültüründe yalnızca bir şenlik değil, yaşamın, umudun ve kazanç anlamını taşıyor" dedi. "Dileklerimizi suya bırakır, baharı müzikle karşılarız" Günler öncesinden hazırlıklara başladıklarını ifade eden 66 yaşındaki Suna Şallı ise, "Giysilerimizi alıyoruz, saçımızı başımızı yapıyoruz, yemeklerimizi hazırlıyoruz. Davul zurna eşliğinde sokaklarda gülüp oynuyoruz. Kakava sabahı erken kalkıp nehre gidilir, dilekler dilenir. Dilek ağacına kurdeleler bağlanır, kağıtlara yazılan dilekler suya bırakılır. Romanlar için müzik en büyük mutluluktur. Kakava, bizim için sadece bir şenlik değil, paylaşmanın, eğlenmenin ve bir arada olmanın en güzel halidir" diye konuştu.
Aydın Fen Lisesi öğrencilerinden sanata dokunan etkinlik Aydın’ın Nazilli ilçesinde eğitim kurumları tarafından düzenlenen etkinlikler hız kesmeden devam ediyor. Başarıları ile tüm Aydın’da adını duyuran Nazilli Fen Lisesi bu kez sanata dokunan etkinliği ile göz doldurdu. Nazilli Cumhuriyet Meydanı’nda resim sergisi ve müzik etkinliği ile farklı bir programa ev sahipliği yapan Nazilli Fen Lisesi öğretmen ve öğrencilerinin sanata olan katkıları takdir topladı. Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner, şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrencinin katılımı ile görücüye çıkan sergi ve müzik konserleri büyük beğeni topladı. Okul Müdürü Hakan Akari ve okul yönetiminin ev sahipliğinde başlatılan etkinlikte öğrenciler birbirinden güzel resim ve el sanatları ile izleyenleri adeta büyüledi. Canlı performansları ile kulakların pasını silen okulun müzik bölümü öğrencileri mini konserlerinde usta sanatçıların eserlerini yorumladı. Okul Müdürü Hakan Akari, resmin renkleri ile müziğin ezgilerinin harmanlandığı etkinliği koza gibi gördüklerini ifade etti. Akari, "İçinde barındırdığı potansiyel; keşif, ilham ve değişimin bir simgesidir. Tıpkı kozadan çıkan bir kelebek gibi, burada filizlenen fikirlerin ülkemizin sanatsal gelişimine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Bu nedenle, bilimsel çalışmaların yanında sanatsal faaliyetleri de çok değerli buluyor ve elimizden geldiğince destekliyoruz. Okulumuzda sene başından bu yana öğrencilerimiz farklı kategorilerde yaklaşık 90 resim çalışması hazırlamıştır. Ayrıca öğrencilerimiz, 1980-1990 yılları ve günümüz eserlerinden oluşan 16 farklı müzik parçasını da başarıyla icra etmek üzere hazırlamıştır. Resim sergisinin hazırlanmasında emeği geçen Seyhan Alkan Kara’ya, müzik repertuvarını oluşturan Sayın Zuhal Dilbaz Hanıma ve elbette bu çalışmanın gerçek sahipleri olan sevgili öğrencilerimize; okulum ve şahsım adına teşekkür ederim" şeklinde bilgilendirme yaparak sanata dokunan etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür etti. Nazilli İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner de konuşmasında emeği geçen herkese teşekkür ederek başarıları ile zaten ilçenin gurur kaynağı olan Fen Lisesi’nin sanata olan desteği ile de fark oluşturduğunu ifade etti.