GÜNDEM - 31 Ekim 2019 Perşembe 05:21

Güvenli bölgeye 1 milyonluk şehir

A
A
A
Güvenli bölgeye 1 milyonluk şehir

Güvenli bölge için hazırlanan yol haritasına göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bölgede 1 milyon Suriyeli nüfusun yerleştirileceği 5 bin nüfuslu 140 köy ile 30 bin nüfuslu 10 ilçeden oluşan yerleşim merkezi inşa etmeyi planlıyor. Yerleşimin inşaat maliyeti yaklaşık 23,5 milyar avro tutarken, proje için uluslararası kamuoyundan mali destek istenecek.

Türkiye, Suriye’nin kuzeyinde Barış Pınarı Harekâtı’yla terör örgütlerinden temizlediği güvenli bölgeyi yeniden inşa edecek. Cerablus, El Bab, Azez ve Afrin’de yapılan çalışmaların, güvenli bölge için model olması beklenirken, ilk aşamada tarım, sağlık, eğitim, asayiş, dinî hizmetler, su ve elektrik gibi altyapı hizmetleri ile yaşanabilir bir ortam kurulacak. Söz konusu çalışmalar için Türkiye’nin kararlılığını vurgulayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, Van depreminin ardından 6 ay içerisinde 25 bin konutu inşa ettiklerini, kaynak sağlandığı zaman bir yıl gibi kısa bir sürede bu inşaat sürecini etaplar hâlinde bitirilebileceğini kaydetti.

10 İLÇE MERKEZİ KURULACAK
Güvenli bölge için hazırlanan yol haritasına göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bölgede 1 milyon Suriyeli nüfusun yerleştirileceği 5 bin nüfuslu 140 köy ile 30 bin nüfuslu 10 ilçeden oluşan yerleşim merkezi inşa etmeyi planlıyor. İlçe merkezlerinde kaymakamlık, itfaiye, belediye alanlarını içeren bir proje de hazırlanıyor. Ayrıca her köyde bin konutla birlikte 2 cami, 2 okul, gençlik merkezi ve spor salonu ile 8 ilçede 10 yataklı, 2 ilçede de 200 yataklı hastane yapılması hedefleniyor.

YÖRESEL MİMARİYE UYGUN EVLER İNŞA EDİLECEK
Kurulacak köylerin her birinde TOKİ imzası olacak. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde, terörden temizlenen yerlere yöresel mimaride yaptığı konutlarla takdir toplayan TOKİ’nin, aynı anlayışı güvenli bölgede de sürdürmesi bekleniyor.

ORGANİK TARIM YAPILACAK
Güvenli bölgede halkın geçimini sürdürebilmesi için üretimi artıracak adımlar atılacak. Köylerde her haneye arazinin büyüklüğüne göre 1 dönüm tarım yapılabilecek arazi verilecek. Bölgenin verimli topraklara sahip olması nedeniyle özellikle organik tarım için kullanılacağı belirtiliyor. Bu kapsamda, buğday, şeker pancarı, mısır ve pamuk ekimi için destekler sunulacak. Ayrıca tohum yardımı yapılacak. Güvenli bölgede oluşturulacak yerel yönetimler koordinasyonu aracılığıyla tarıma yönelik eğitimler de verilecek.

ALTYAPIYA TÜRK FİRMALARI
TOKİ’nin yapacağı konutların yanı sıra bölgenin altyapı ve üstyapı çalışmalarını Türk firmalarının üstlenmesi bekleniyor. Irak’ın yeniden yapılandırılmasında yaptıkları çalışmalarla katkı sağlayan Türk müteahhitleri, kazandıkları tecrübeyi güvenli bölgeye taşıyacak. Bölgenin yeniden inşasında ihtiyaç duyulan iş gücü ise hem Türk vatandaşlarından hem de bölge halkından karşılanacak.

KENT KONSEYLERİ KURULACAK
Bakanlığın yapacağı bu çalışmaların yanı sıra, bölgenin yeniden normale dönmesi ve hayatın doğal akışının sağlanabilmesi için Kent Konseyleri oluşturulacak. Yerel idareyi sağlayacak konseylerin yönetiminde, bölgede yaşayan insanlar yer alacak. Eğitim, sağlık ve adaletin düzenli şekilde sağlanması, mağdurlara yardım ulaştırılması bu konseyler tarafından yürütülecek. Tüm bu sürece Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, Şanlıurfa Valiliği; Mardin Büyükşehir Belediyesi ve Mardin Valiliği, AFAD ve Kızılay ile STK’lar da katkı verecek. Öte yandan, 1 milyon kişilik yerleşimin inşaat maliyeti yaklaşık 23,5 milyar avro tutarken, yerleştirilecek nüfusun 2 milyon olması hâlinde maliyet de bu oranda artacak. Proje için uluslararası kamuoyundan mali destek istenecek.

Türkiye Gazetesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya: "Türkiye mazlumların sesi olmaya devam edecek" AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Muğla’da düzenlenen iftar programında şehit aileleri ve gazilerle bir araya geldi. Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümüne vurgu yapan Kaya, Gazze’deki zulme ve Türkiye’nin milli duruşuna dair mesajlar verdi. AK Parti Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, İl Başkanlığı Sosyal Politikalar Başkanlığı tarafından Menteşe Kapalı Spor Salonu’nda organize edilen iftar programına katıldı. Şehit yakınları ve gazilerin onur konuğu olduğu programda konuşan Kaya, Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak mazlumların sesi olmaya devam edeceğini vurguladı. Konuşmasına tüm şehitleri rahmetle, gazileri ise minnetle selamlayarak başlayan Kaya, iftar sofrasının bereketinin Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümü gururuyla birleştiğini belirtti. Çanakkale’nin sadece askeri bir başarı olmadığını ifade eden Kaya, "Çanakkale, imanlı yüreklerin emperyalistlere ’asla geçit verilmeyeceğini’ tarihin kalbine kanla kazıdığı yerdir. Bugün eğer dünyaya bağımsızlık konusunda örnek oluyorsak, bu sönmeyen Çanakkale ruhu sayesindedir. Şuna tüm kalbinizle inanın. Onların iman gücüyle vatanımız bugün dimdik ayaktadır ve ebediyen ayakta kalacaktır" dedi. "Gazze’de bir cinnet hali yaşanıyor" Dünyadaki gelişmelere ve Gazze’deki insanlık dramına dikkat çeken Kaya, İsrail’in bölgedeki saldırılarını "barbarlık" olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "hukuk tanımayan savaş" vurgusunu hatırlatan Kaya; "10 Ekim’den beri Gazze’de masum yavruları katleden bu barbarlık, sadece bir güvenlik meselesi değildir. Bu, ’vadedilmiş topraklar’ hezeyanıyla sahneye konulan bir cinnet halidir! Türkiye olarak biz, bu hukuksuzluğa karşı ’dur’ diyen tek gücüz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, tavizsiz ve kararlı bir politikayla bu süreci yönetiyoruz" şeklinde konuştu. Muhalefete "lakatylık" tepkisi Bölgedeki kritik sürece rağmen iç siyasetteki tutumları eleştiren Kaya, muhalefetin Türkiye’nin bekasıyla ilgili bir derdi olmadığını belirterek, "Etrafımızda füzeler uçuşurken içerideki muhalefetin lakaytlığını milletimizin takdirine bırakıyorum. Tek dertleri polemik üretmek olanların, ne kanlı savaşlar umurlarında ne de milli bir duruşları var" dedi. Kaya, "Kimse bizi sınamaya kalkmasın. Biz Çanakkale’de yedi düveli sulara gömenlerin torunlarıyız. Gök kubbe çökmedikçe bu bayrak inmeyecek, yer yarılmadıkça bu ezan susmayacak. Türkiye, mazlumun umudu, ümmetin sesi ve zalimin kabusu olmaya ilelebet devam edecektir" ifadelerini kullandı. Program, okunan duaların ardından Sayan Kaya’nın çocuklara hediyesi ve hatıra fotoğrafı ile son buldu.