GÜNDEM - 21 Kasım 2017 Salı 17:11

Haksızlığa kızdı, avukat oldu

A
A
A
Haksızlığa kızdı, avukat oldu

Ailesine yapılan bir haksızlık sonucu avukat olmaya karar veren Büşrahan Altun, yemin töreniyle avukatlığa adım attı. Altun, "Hukukun iyi işlemesi ve yerindeliği bakımından avukatlara her zaman ihtiyaç vardır" dedi.

Kırıkkale Üniversitesinden geçtiğimiz yıl mezun olan Edirne Barosu stajyer avukatlarından, Ticaret İl Müdürü Mahmut Altun'un kızı Büşrahan Altun, Baro Konferans Salonu'nda düzenlenen törenle avukatlığa adım attı. Baro Başkanı Av. Özgür Yıldırım ve İl Genel Meclis Başkanı Mehmet Geçmiş'in de katıldığı törende Altun'u, ailesi, sevenleri ve avukat arkadaşları yalnız bırakmadı.

Baro Başkanı Özgür Yıldırım da Büşrahan Altun'un oldukça başarılı bir staj dönemi geçirdiğini ifade ederek, Kendisi çok başarılı bir staj dönemi geçirdi. Meslekte de aynı başarıları tekrarlayacağından şüphem yok. Kendisine tekrar başarılar diliyorum. Ailesinin de gözü aydın olsun. Darısı tüm ruhsat bekleyen stajyer kardeşlerimize inşallah" diye konuştu.

Avukat Büşrahan Altun, Baro Başkanı Özgür Yıldırım'la birlikte meslek yemini etti ve cübbesini yanında staj yaptığı Avukat Bedia Mirzabey'in elinden giydi.

"Hukukçu olmaya, aileme yapılan bir haksızlık sonucu gönül verdim"

Hukukçu olmaya 2008 yılında ailesine yapılan bir haksızlık sonucu karar verdiğini sözlerine ekleyen Altun, "Hukukçu olma fikrine 2008 yılında aileme yapılan bir haksızlık sonucu gönül verdim. Bu sebeple stajıma o yıllarda dava dilekçesi yazmakla başladım diyebilirim. Charles Dickens'ın yaptığı tespitteki gibi 'kötü insanlar olmasaydı iyi avukatlar olmazdı'. Savunma hakkı vazgeçilmesi mümkün olmayan üstün bir haktır. En önemli teminatı da avukatlık mesleğidir. Aslında avukatların yaptığı işlerde elle tutulur gözle tutulur somut bir olgu yoktur. Bizler toplumu iyileştiriyor, sorunları çözüyoruz. Gerginliği azaltıp hataları düzeltiyor, insanları yükünü üstlenip nihayetinde topluma barış getirmeyi üstleniyoruz" dedi.

Koray Ustabaşı
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Hastanede eski eşi öldüren katilin ağırlaştırılmış müebbet cezası istinafta onandı Kahramanmaraş Özel Megapoint Hastanesi’nde çalışan eski eşi Eser Karaca’yı öldüren sanık Atilla Ayıntaplı hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi tarafından onandı. Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 10 Ekim 2025’te görülen davada, sanık Atilla Ayıntaplı hakkında eski eşi 2 çocuk annesi Eser Karaca’ya yönelik "nitelikli kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis, Çiğdem A.’ya yönelik "silahla tehdit" suçundan ise 2 yıl hapis cezası verilmişti. Sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilmişti. Karara karşı sanık ve müdafii ile katılanlar ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili istinaf başvurusunda bulundu. Dosyayı inceleyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi, istinaf itirazlarını esastan reddetti. Daire, yerel mahkemenin kararında usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek hükmü onadı. Ancak, katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak, 48 bin TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak ilgili kuruma verilmesine karar verdi. Öte yandan, sanığın tutukluluk halinin devamına hükmedildi. Silahla tehdit suçuna ilişkin verilen 2 yıllık hapis cezası kesinleşirken, nitelikli kasten öldürme suçuna ilişkin karar için Yargıtay yolu açık bırakıldı. Olayın geçmişi Olay, 21 Mayıs’ta merkez Onikişubat ilçesindeki Özel Megapoint Hastanesi’nde meydana gelmişti. Hastanede tıbbi sekreter olarak görev yapan 2 çocuk annesi Eser Karaca’nın (42) çalıştığı birime gelen eski eşi Atilla Ayıntaplı (44), önce tartışma çıkarmış, daha sonra yanında getirdiği pompalı tüfekle saldırmıştı. Karaca’yı kaçarken merdivenlerde sıkıştıran eski koca, peş peşe pompalı tüfekle ateş edip öldürdükten sonra kaçmıştı. Polis ise zanlıyı kısa sürede yakalayarak tutuklanmasını sağlamıştı. Karaca’nın 4’üncü kez uzaklaştırma kararı aldırdığı günün ertesi günü, eski eşi tarafından öldürülme anı güvenlik kamerasına da saniye saniye yansımıştı.