DÜNYA - 18 Temmuz 2025 Cuma 23:23 | Son Güncelleme : 18 Temmuz 2025 Cuma 23:24

Hamas: "Netanyahu, tüm esirlerin serbest bırakılmasını öngören anlaşmayı reddetti"

A
A
A
Hamas: "Netanyahu, tüm esirlerin serbest bırakılmasını öngören anlaşmayı reddetti"

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları'nın Sözcüsü Ebu Ubeyde, tüm esirlerin tek seferde serbest bırakılmasını ve kapsamlı bir ateşkesi öngören bir anlaşmayı defalarca teklif ettiklerini, ancak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bu teklifi reddettiğini söyledi.

Hamas'ın askeri kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları'nın Sözcüsü Ebu Ubeyde, Gazze Şeridi’nde ateşkes müzakerelerine ilişkin açıklama yaptı. Ebu Ubeyde, tüm esirlerin tek seferde serbest bırakılmasını ve kapsamlı bir ateşkesi öngören bir anlaşmayı defalarca teklif ettiklerini belirtirken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun bu teklifi reddettiğini söyledi.

Sözcü Ebu Ubeyde, Gazze Şeridi’nde geçici bir ateşkesi kabul etmeyeceklerini belirtti. İsrail’i uzlaşmazlıkla suçlayan Ubeyde, "İsrail mevcut müzakerelerden çekilirse, 10 esirin serbest bırakılmasına dair kısmî bir teklifin yeniden sunulacağını vaat etmiyoruz" dedi.

Ubeyde, "Savaşçılarımız uzun sürecek bir yıpratma savaşına devam etmeye hazırlar" ifadelerini kullandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Ankara’daki şüpheli ölümle ilgili 3 tutuklama Ankara’da eski eşinin evinde hayatını kaybeden Ramazan Arıkan’ın ölümüne ilişkin soruşturma kapsamında 3 şüpheli tutuklandı, 1 kişi hakkında adli kontrol kararı verildi. Ankara’da Ramazan Arıkan (44), 16 Kasım 2025 tarihinde saat 22.00 sıralarında eski eşi S.S.’nin ikamet ettiği evde ölü bulundu. Olayın ardından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturma kapsamında, Adli Tıp Kurumu’nun 14 Ocak 2026 tarihli raporunda Arıkan’ın vücudunda hayvanlar için kullanılan yatıştırıcı kas gevşetici ve sakinleştirici etkin maddeler ile epilepsi tedavisinde kullanılan ilaç maddelerinin bulunduğu anlaşıldı. Soruşturma kapsamında olayın meydana geldiği binanın güvenlik kamera kayıtları incelendi. Arıkan’ın olay günü saat 20.09’da oğlu B.B. ile M.Ü. tarafından eve getirildiği ve ayakta durmakta zorlandığının görüldüğü belirtildi. Yaklaşık bir buçuk saat sonra Arıkan’ın kızı H.S.A.’nın binaya girdiği, kısa süre sonra da eski eşi S.S.’nin eve geldiği anlaşıldı. Bir süre sonra S.S., M.Ü. ve B.A.’nın binadan ayrıldığı, ardından H.S.A.’nın 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradığı ambulansın adrese geldiği kaydedildi. Soruşturma kapsamında Ankara İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince düzenlenen operasyonla şüpheliler yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerden M.Ü. ile suça sürüklenen çocuk B.A. 10 Mart’ta, S.S. ise bugün çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Arıkan’ın kızı H.S.A. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
Sakarya 21 yaşındaki genci yol tartışmasında öldürmüştü, 23 yıl hapis cezası aldı Sakarya’nın Sapanca ilçesine bungalov tatili için gelen 21 yaşındaki gencin yol tartışmasında öldürülmesi olayına ilişkin 1’i tutuklu 2 sanığın yargılandığı davada karar çıktı. Mahkeme heyeti tutuk sanığın 23 yıl hapsine, tutuksuz sanığın ise beraatine karar verdi. Olay, 7 Şubat 2025 tarihinde Kırkpınar Hasanpaşa Mahallesi Şehit Cevdet Koç Caddesi üzerinde meydana gelmişti. Sapanca istikametine giden K.T. (20) idaresindeki 41 AKB 278 plakalı otomobil ile aynı yöne giden B.B. idaresindeki araçtaki kişiler arasında yol meselesi sebebiyle tartışma çıktı. Araçtan inen B.Y. (31), silahla 41 AKB 278 plakalı otomobil sürücüsü K.T. ile yanında bulunan Mert Elter’i (21) vurdu. Konunun haber verilmesi üzerine bölgeye sevk edilen sağlık ekiplerince Sapanca Devlet Hastanesi’ne kaldırılan Elter, burada yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Polis ekipleri, 21 yaşındaki gencin öldürüldüğü olaya ilişkin inceleme başlattı. Cephanelik dolu evde yakalanmışlardı Sakarya İl Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince başlatılan çalışmalar neticesinde cinayeti işleyen B.Y.’nin adresi tespit edildi. Özel Harekat Polisleri eşliğinde adrese operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda; olayın firari şüphelisi B.Y. (31) ile şüphelinin kaçması ve saklanmasına yardım eden M.Ş. (50), M.Ş. (42), H.C. (65), Ü.B. (61) ve F.B. (32) isimli 6 şüpheli gözaltına alındı. Evde yapılan aramalarda ise suç aleti ruhsatsız tabanca ile birlikte toplam 4 adet ruhsatsız tabanca, 3 adet av tüfeği ve 663 adet tabanca mermisi ele geçirildi. Cinayeti işleyen tutuklandı Emniyetteki ifadesi sonrasında sağlık sorunları sebebiyle H.C. serbest bırakılırken cinayeti işleyen B.Y. ile şüphelinin kaçması ve saklanmasına yardım eden M.Ş., M.Ş., Ü.B. ve F.B. isimli 5 şüpheli geniş güvenlik önlemi alınarak öğle saatlerinde Sapanca Adliyesi’ne sevk edildi. Cinayeti işleyen B.Y. tutuklanarak cezaevine gönderildi. M.Ş. (50) adli kontrol ile diğer şahıslar Ü.B. (61), M.Ş. (42) ve F.B. (32) ise savcılıkça serbest bırakıldı. Son duruşma görüldü Sakarya 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada, ölen Mert Elter’in annesi D.E. ve babası N.E, tutuklu sanık B.Y. ile taraf avukatları hazır bulundu. Saldırıda yaralanan K.T. ile avukatı, duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi aracılığıyla (SEGBİS) katıldı. Duruşmada söz hakkı verilen Elter’in annesi D.E., "Benim çocuğum görülmeyecek şekilde değil, Mert’i görmemesi imkansız. Çocuğum yüzde 50 zihinsel engelliydi. Araca zarar vermek için ateş ettiğini söylüyor. Zarar vermek istese aracın tekerlerine ateş ederdi. Bile isteye kasten öldürdü, katildir" dedi. 21 yaşındaki gencin öldürülmesi olayında tutuklu sanığa 23 yıl hapis Söz hakkı verilen tutuklu sanık B.Y, "Yaralıya karşı bile kasten öldürmeye teşebbüs etmedim. Ayağına doğru ateş ettim, kendimi koruma amaçlı. Arabanın içinde de biri olduğunu bilseydim ateş etmezdim" diye konuştu. Tutuksuz sanık B.B.’nin müdafisi ise müvekkilinin kolluk kuvvetine teslim olduğunu, olayın planlanmadığını, ani geliştiğini savunarak, müvekkilinin beraatini talep etti. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık B.Y.’nin "olası kastla öldürme" suçundan 21 yıl hapis, K.T.’ye yönelik "kasten yaralama" suçundan 13 bin 500 lira para cezasına, "Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’a muhalefet" suçundan da 2 yıl hapis ile 10 bin lira para cezasına çarptırılmasına karar verirken tutuksuz sanık B.B.’nin ise beraatine hükmedildi.
Aydın Başkan Günel’in gözaltına alınmasına Kuşadası’nda tepki Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in İstanbul’da gözaltına alınması tepkiyle karşılandı. Kuşadası Belediyesi önünde milletvekilleri, CHP’li yöneticiler ve belediye başkanlarının katılımıyla basın açıklaması düzenlendi. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, İstanbul’da gözaltına alınmasının ardından CHP Aydın İl Örgütü, Kuşadası Belediyesi Ana Hizmet Binası önünde basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya CHP Aydın Milletvekilleri Süleyman Bülbül, Evrim Karakoz, Muğla Milletvekili ve Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Hukuk Politikaları Kurulu ve TBMM Adalet Komisyonu Üyesi Cumhur Uzun, CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, CHP Kuşadası İlçe Örgütü Başkanı Mehmet Gürbilek ve yönetimi, Aydın’daki CHP ilçe örgütlerinin yöneticileri, Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin, Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, Germencik Belediye Başkanı Burak Zencirci, Koçarlı Belediye Başkanı Özgür Arıcı, Kuyucak Belediye Başkanı Uğur Doğanca, Çine Belediye Başkanı Mehmet Kıvrak, Bozdoğan Belediye Başkanı Mustafa Galip Özel, Selçuk Belediye Başkanı Filiz Ceritoğlu Sengel, Kuşadası Belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. CHP Aydın İl Başkanı Hikmet Saatçı, "Bizi bu kumpasla yıldıramazlar, korkutamazlar. Biz örgüt olarak her bir belediye başkanımızın arkasındayız. Söylediğim gibi ne yaparlarsa yapsınlar bizi korkutamayacaklar" dedi. CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül de, "Burada bir oyun oynanıyor. Nasıl 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP yüzde 38’le birinci parti olduysa, ilk genel seçimde Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu iktidara gelecek. Belediye başkanlarını itibarsız hale sokan ve CHP’nin kurumsal yapısına saldırı niteliğinde olan operasyonlar devam ediyor. Bu sabah, Kuşadası’nda Kuşadası’nın halkının iradesini gasbeden bir operasyon yapıldı. Çağrıldığı vakit davetiye ile gelebilecek belediye başkanımız sabah operasyonu ile gözaltına alındı. Diyorlar ki: ’Siz ne yaparsanız yapın, iktidara gelmenizi engelleyeceğiz.’ Yapamayacaklar, CHP iktidarında engel olamayacaklar. İtibarsızlaştırma operasyonları tutmayacak çünkü CHP tüm anketlerde önde ve iktidara doğru yürüyor. Değerli Ömer Başkanımızın saklayacak hiçbir şeyi yoktur. Bizler CHP milletvekilleri, il ve ilçe başkanları, belediye başkanları olarak Ömer Günel’in yanındayız. Ömer Günel ’Ya içeri gir ya da gel partiye kaydol’ diyen iradeye karşı koyan belediye başkanıdır ve yalnız değildir" dedi. Bülbül sözlerini şöyle tamamladı: "Bu kumpas davası Kuşadası’ndaki Ömer Günel başkana ve Kuşadası’nda CHP’ye oy veren seçmenin iradesini gasp etmektir. Bu operasyonlar, iradeyi gasp eden siyasi yargısal aparatlarla belediye başkanlarımızı rakipleri karşısında saf dışı etme operasyonudur. Ne kadar saf dışı etmeye çalışsanız da hepimiz Ömer Günel’iz. Birlikte olacağız, birlikte kazanacağız."
Trabzon Sinem ölmeden önce komşusundan yardım istemiş Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 8 ay önce boşanma sürecindeki eşi 27 yaşındaki Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan Ali Eren Somun, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada ikinci kez hakim karşısına çıktı. Duruşmaya katılan Sinem Somun’un komşusu, olay gerçekleşmeden önce Sinem’in kendisinden yardım istediğini söyledi. Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesine bağlı Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun’un cenazesi Giresun’da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ikinci kez Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Aynı zamanda Sinem Somun’un üst kat komşusu A.D. de duruşmaya (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun’un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. Yanına gittiğim zaman bana "abla bekçilere haber ver" dedi Olay günü orada bulunan üst kat komşuları A.D., Ankara Batı Adliyesi’nden (SEGBİS) üzerinden bağlanarak olay günü yaşadıklarını anlatarak, "Olay günü alt kattan bazı sesler geldi. Elektrikler gidince endişelendim. Sesleri duyduktan sonra alt kata inip Sinem’in olduğu dairenin kapısını çaldım. Önce açmadı, daha sonra ben yukarı doğru yöneldiğimde arkadan bana seslenerek ’abla bekçilere haber ver’ dedi. Aşağıya indim. Bekçilere haber verdim. Merdivenlerden yukarıya çıkarken iki el silah sesi duydum. Sinem’i yerde gördüm ama Ali Eren’i görmedim. Aralarının bozuk olduğundan haberimiz vardı. Ali Eren’in Sinem’e zarar vermesinden endişelendim. Bekçilerin yanına benimle birlikte gelmesi için kolundan tuttum fakat benimle aşağıya gelmedi. Korktuğundan gelmemiş olabilir. Sinem ile konuşurken kapı aralıktı. Korkmuş ve tedirgin bir tavrı vardı, eski Sinem gibi değildi" dedi. "Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" Daha sonra söz hakkı alan Ali Eren Somun ise, "Komşumuz kapıya geldiğinde dairenin kapısı kapalı ben ise evin içindeydim. Sinem’i öldürmeye kastım yoktu. Olsa idi evin içindeyken öldürebilirdim. Herhangi bir korkusu olsaydı bekçilerin yanına inebilirdi. Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" diye konuştu. Ayrıca Sinem Somun’un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu dile getirdi. Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, Ali Eren Somun’un tutukluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2026 tarihine erteledi.
Trabzon Sinem ölmeden hemen önce komşusundan yardım istemiş Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde yaklaşık 8 ay önce boşanma sürecindeki eşi 27 yaşındaki Sinem Somun’u tabancayla öldüren ve müdahale için olay yerine gelen bir bekçiyi de yaralayan Ali Eren Somun, hakkında ağırlaştırılmış müebbet ve 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle açılan davada ikinci kez hakim karşısına çıktı. Olay, 31 Temmuz 2025 tarihinde Beşikdüzü ilçesine bağlı Adacık Mahallesi’nde yaşandı. Hakkında verilen uzaklaştırma kararına rağmen Ali Eren Somun, arka balkondan tırmanarak boşanma sürecinde olduğu iki yıllık eşi Sinem Somun’un bulunduğu daireye girdi. Evde başlayan tartışmanın şiddetlenmesi üzerine gürültüyü fark eden komşular, durumu dışarıda görev yapan bekçilere bildirdi. Yaşanan arbede sırasında Ali Eren Somun, yanında bulunan tabancayla eşine ateş açtı. Bacak ve sırtından vurulan Sinem Somun, tüm müdahalelere rağmen yaşamını yitirdi. Şüpheli, kaçmaya çalıştığı sırada olay yerine intikal eden bir bekçiye de ateş etti. Bacağına isabet eden mermiyle yaralanan ve hastanede ameliyat edilen bekçi, tedavisinin ardından taburcu edildi. Mersin Üniversitesi Gemi Taşımacılığı Bölümü mezunu olan ve olaydan yaklaşık 10 gün sonra görev yaptığı gemide kaptanlığa başlamaya hazırlanan Sinem Somun’un cenazesi Giresun’da defnedildi. Cinayetin ardından kimliğini gizlemek amacıyla saçını, sakalını ve kaşlarını kesen Ali Eren Somun, motosikletle kaçtığı Sinop’ta ormanlık alanda kurduğu çadırda yakalandı. Gözaltına alınan şüpheli, sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklu bulunan sanık Ali Eren Somun hakkında ’tasarlayarak eşe karşı kasten öldürme’, ’zincirleme tehdit’, ’yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle bir kişiyi öldürmeye teşebbüs’ ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile birlikte 25 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Somun, dosya kapsamında ikinci kez Trabzon 2’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıkarıldı. Sanık, tutuklu bulunduğu Elazığ’daki cezaevinden duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Aynı zamanda Sinem Somun’un üst kat komşusu A.D. de duruşmaya (SEGBİS) üzerinden katılım sağladı. Duruşmayı, hayatını kaybeden Sinem Somun’un ailesi ile tarafların avukatları da takip etti. Yanına gittiğim zaman bana "abla bekçilere haber ver" dedi Olay günü orada bulunan üst kat komşuları A.D. Ankara Batı Adliyesi’nden (SEGBİS) üzerinden bağlanarak olay günü yaşadıklarını anlatarak, "Olay günü alt kattan bazı sesler geldi. Elektrikler gidince endişelendim. Sesleri duyduktan sonra alt kata inip Sinem’in olduğu dairenin kapısını çaldım. Önce açmadı, daha sonra ben yukarı doğru yöneldiğimde arkadan bana seslenerek ’abla bekçilere haber ver’ dedi. Aşağıya indim. Bekçilere haber verdim. Merdivenlerden yukarıya çıkarken iki el silah sesi duydum. Sinem’i yerde gördüm ama Ali Eren’i görmedim. Aralarının bozuk olduğundan haberimiz vardı. Ali Eren’in Sinem’e zarar vermesinden endişelendim. Bekçilerin yanına benimle birlikte gelmesi için kolundan tuttum fakat benimle aşağıya gelmedi. Korktuğundan gelmemiş olabilir. Sinem ile konuşurken kapı aralıktı. Korkmuş ve tedirgin bir tavrı vardı, eski Sinem gibi değildi" dedi. "Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" Daha sonra söz hakkı alan Ali Eren Somun ise, "Komşumuz kapıya geldiğinde dairenin kapısı kapalı ben ise evin içinde idim. Sinem’i öldürmeye kastım yoktu. Olsa idi evin içindeyken öldürebilirdim. Herhangi bir korkusu olsaydı bekçilerin yanına inebilirdi. Kesinlikle Sinem’i öldürmeye niyetim yoktu" diye konuştu. Ayrıca Sinem Somun’un annesi Derya Topaloğlu ise gözyaşları içinde, sanıktan sonuna kadar şikayetçi olduğunu dile getirdi. Tanıkları dinleyen mahkeme heyeti, Ali Eren Somun’un tutukluk halinin devamına karar vererek, duruşmayı 15 Mayıs 2026 tarihine erteledi.