DİĞER SPORLAR - 07 Ağustos 2025 Perşembe 23:40 | Son Güncelleme : 07 Ağustos 2025 Perşembe 23:44

Hamas: "Netanyahu'nun açıklamaları müzakere sürecine karşı açık bir darbedir"

A
A
A
Hamas: "Netanyahu'nun açıklamaları müzakere sürecine karşı açık bir darbedir"

Hamas, İsrail Başbakanı Binyamin Netyanyahu’nun Gazze Şeridi’nin tamamını işgal etmeyi planladıklarına yönelik açıklamalarına tepki göstererek, "Netanyahu'nun işgali genişletme planları esirleri kurban ederek onlardan kurtulmayı amaçladığını hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde teyit etmektedir" dedi.

Hamas, İsrail Başbakanı Binyamin Netyanyahu’nun Gazze Şeridi'nin tamamının işgal etme niyetinde olduğuna dair yaptığı açıklamaya tepki gösterdi. Hamas, "Netanyahu'nun açıklamaları müzakere sürecine karşı açık bir darbedir ve nihai bir anlaşmaya yakın olmamıza rağmen son turda masadan çekilmesinin ardındaki gerçek nedenleri açıkça ortaya koymaktadır" dedi.
Netanyahu'nun Gazze’nin tamamının işgal edilmesine yönelik planının kişisel çıkarlarına ve aşırılık yanlısı ideolojik gündemine hizmet ettiğini aktaran Hamas, "Netanyahu'nun işgali genişletme planları, esirleri kurban ederek onlardan kurtulmayı amaçladığını hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde teyit etmektedir" dedi.
Gazze'nin işgaline ve üzerinde vesayet kurma girişimlerine karşı direnmeye devam edileceğini vurgulayan Hamas, söz konusu işgalin İsrail’e maliyetinin yüksek olacağını belirterek, İsrail ordusunu "Nazi ordusu" olarak nitelendirdi.

Arap ve İslam ülkelerini Netanyahu’nun açıklamalarını kınamaya ve saldırganlığı durdurmak ve işgali sona erdirmek için acilen harekete geçmeye çağıran Hamas, "Uluslararası toplumu, halkımızın kendi geleceğini tayin hakkını kullanmasını sağlamaya ve düşman liderleri Gazze Şeridi'ndeki Filistin halkına karşı devam eden suçlarından sorumlu tutmaya çağırıyoruz" dedi.

Netanyahu’dan işgal açıklaması

Netanyahu, ABD basınına verdiği röportajda, İsrail'in Gazze Şeridi'nin tamamını işgal etme yönünde bir planı olup olmadığı sorusuna, İsrail'in Gazze Şeridi'nin tamamını işgal etme niyetinde olduğunu ifade etmişti. Netanyahu, "Niyetimiz bu yönde. Orayı elimizde tutmak istemiyoruz. Bir güvenlik çemberine sahip olmak istiyoruz. Orayı yönetmek istemiyoruz. Orada bir yönetim organı olarak bulunmak istemiyoruz" demişti.

Gazze'yi işgalin ardından Arap güçlerine devredeceklerini iddia eden Netanyahu, "Burayı bizi tehdit etmeden düzgün bir şekilde yönetecek ve Gazzelilere iyi bir yaşam sunacak Arap güçlerine devretmek istiyoruz" ifadelerini kullanmıştı.

Öte yandan şu anda Gazze Şeridi'nin yaklaşık yüzde 75'ini işgal eden İsrail ordusu, birçok kez Gazze'nin tamamen işgaline karşı olduğunu belirtmişti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Uraloğlu: "GÖKBEY sadece bir helikopter değil, milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Türkiye’nin yerli ve milli helikopteri GÖKBEY’e ilişkin, "GÖKBEY sadece bir helikopter değil; sivil havacılıkta bağımsızlığımızın, sağlık, yangın söndürme, genel maksat görevlerinde milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" dedi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, düzenlenen törenle Türkiye’nin yerli ve milli helikopteri GÖKBEY’e ilişkin önemli bir belgeyi takdim etti. Bakan Uraloğlu, GÖKBEY helikopterinin hava aracı, motor veya pervane tasarımının ve performansının uçuşa elverişliliğini gösteren sertifikayı, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’e düzenlenen törenle takdim etti. Törende konuşan Uraloğlu, Türkiye’nin havacılık alanında son yıllarda önemli bir ivme yakaladığını belirterek, GÖKBEY’in bu başarının somut örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Sertifikanın, helikopterin uluslararası standartlara uygunluğunu ortaya koyduğunu ifade eden Uraloğlu, yerli ve milli üretim hamlelerinin kararlılıkla sürdürüleceğini dile getirdi. Savunma Sanayii Başkanı Görgün ise GÖKBEY’in geliştirilmesinde emeği geçen tüm kişilere teşekkür ederek, alınan sertifikanın Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisine önemli katkı sağlayacağının altını çizdi. "Dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk" Teknoloji ve savunma mekanizmaları konusunda Türkiye’nin dünyada önde gelen ülkeler arasına girdiğini belirten Uraloğlu, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; son 24 yılda yerli sanayimizi geliştirerek, savunma sanayi ürünleri, makine, medikal, ulaştırma, elektrik-elektronik ve haberleşme sektörleri gibi birçok stratejik alanda yüksek teknolojiye sahip milli ürünlerimizle dünya çapında küresel bir üretici ve ihracat ülkesi olduk. Kendi otomobilimizi, haberleşme ve gözlem uydularımızı, savaş uçaklarımızı, helikopterlerimizi, gemilerimizi, elektrikli trenlerimizi üreterek tarihe damga vuran bir süreç yaşadık. Savunma sanayii alanında dünya güç dengelerini değiştiren İHA/SİHA teknolojilerimizle başladık. Bayraktar TB2, Akıncı, Kızılelma gibi platformlarla gökyüzünde söz sahibi olduk. MİLGEM projesiyle kendi savaş gemilerimizi, TCG Anadolu ile dünyanın ilk SİHA gemisini denize indirdik. Togg ile otomobil hayalimizi gerçeğe dönüştürdük, TÜRKSAT 6A ile uzayda kalıcı iletişim gücümüzü gösterdik ve uydu ihracatçısı ülkeler arasına yükseldik. Elektrikli trenlerimiz, sürücüsüz metrolarımız, milli banliyö trenlerimiz raylara indi. Bu başarılar, milletimizin azmi, devletimizin kararlı desteği ve mühendislerimizin alın teriyle yazılmış hikayelerdir" diye konuştu. "GÖKBEY sadece bir helikopter değil, milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş’nin (TUSAŞ) bu projede önemli bir yere sahip olduğunu da ayrıca ifade eden Uraloğlu, "TUSAŞ’ın 1973’te iki küçük kulübede başlayan bağımsızlık yolculuğu, bugün 4 milyon metrekarelik dev tesislerde, KAAN’dan HÜRJET’e, ANKA’dan ATAK-2’ye kadar dünya çapında projelerle taçlandı. Başlangıçta sivil amaçlı tasarlanan GÖKBEY, 23 Mart 2016’da yapılan başvuruyla başlayan, tam 10 yıllık yoğun bir süreç sonunda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğümüzün verdiği tip sertifikasına kavuşmuş oldu. 600’den fazla teknik toplantı, 180’den fazla sertifikasyon testi, yaklaşık 18 bin uçuş test noktası, 800’den fazla uyum dokümanı ve Şubat’ta gerçekleştirilen doğrulama uçuşları. Tüm bunlar, CS-29 standartları başta olmak üzere uluslararası gerekliliklere tam uyumlandı. Üstelik bu süreç, Kamusal Dönüşüm Modeli kapsamında geliştirilen KDM-ERP Sertifikasyon Modülü ile tamamen dijital ortamda, kanıt bazlı ve şeffaf bir şekilde yürütüldü. Artık ABD, Avrupa Birliği ülkeleri, Kanada ve Brezilya gibi köklü havacılık sistemlerinin yanına gururla kendi bayrağımızı da bu şekilde dikmiş oluyoruz. Bu, sadece teknik bir başarı değil; tam anlamıyla teknolojik egemenlik, milli irade ve bağımsızlık manifestosudur. GÖKBEY sadece bir helikopter değil; sivil havacılıkta bağımsızlığımızın, sağlık, yangın söndürme, genel maksat görevlerinde milletimize hizmet edecek milli gururumuzdur" şeklinde konuştu. "İlk helikopteri temmuz ayında Sağlık Bakanlığımıza teslim edeceğiz" GÖKBEY’i ilk olarak Sağlık Bakanlığına teslim edeceklerini ve bugün itibarıyla 75 helikopter için sipariş aldıklarını vurgulayan Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün ise, "Bugün itibarıyla 75 helikopterimiz için firmamız sipariş almış ve üretime başlamış durumda. İlk helikopteri temmuz ayında Sağlık Bakanlığımıza teslim edeceğiz. Yıl sonuna doğru ikinci helikopteri, 2027 yılı ortalarında da üçüncü helikopteri teslim etmiş olacağız" ifadelerine yer verdi.