POLİTİKA - 22 Nisan 2025 Salı 11:52 | Son Güncelleme : 23 Nisan 2025 Çarşamba 13:23

Harvard Üniversitesi, fonları dondurma kararı alan Trump yönetimine dava açtı

A
A
A
Harvard Üniversitesi, fonları dondurma kararı alan Trump yönetimine dava açtı

Harvard Üniversitesi, hükümetin üniversiteye sağladığı fonları dondurmasını engellemek için ABD Başkanı Donald Trump yönetimine dava açtığını duyurdu.

ABD'de Harvard Üniversitesi ile Başkan Donald Trump yönetimi arasındaki anlaşmazlık, yargıya taşındı. Üniversite Rektörü Alan Garber, Trump yönetiminin üniversiteye sağlanan federal fonları dondurmasını engellemek için dava açıldığını belirtti. Garber yaptığı yazılı açıklamada, "Geçtiğimiz hafta Harvard'ın yasa dışı talepleri reddetmesinin ardından federal hükümet çeşitli adımlar attı. Yönetimin fonları dondurma kararının hukuka aykırı olması ve hükümetin yetkisi dışında olması nedeniyle bu işlemin durdurulması için dava açtık" ifadelerini kullandı. Garber ayrıca, Trump yönetiminin 2.2 milyar dolarlık fonun dondurulması kararına yanı sıra 1 milyar dolarlık başka bir fonu daha dondurmayı düşündüğünü aktardı.

Fonların dondurulmasının engellenmesi talep edildi

Massachusetts Bölge Mahkemesinde açılan davanın dilekçesinde, hükümetin Harvard'daki akademik karar alma süreçlerini kontrol altına almak için "federal fonların kesilmesini baskı olarak kullandığı" vurgulandı. Trump yönetiminin fon dondurma kararının yasaları ihlal ettiği, ayrıca sağlık alanındaki araştırmaları tehlikeye attığı belirtilerek yürürlüğe girmesinin engellenmesi talep edildi.

Harvard ile Trump yönetimi arasındaki anlaşmazlık

Trump yönetimi, 11 Nisan'da Harvard Üniversitesine mektup göndererek üniversite yönetiminde reforma ve yeniden yapılandırmaya gidilmesini talep etmişti. Üniversite ise 14 Nisan'da Trump yönetiminin "yönetim, işe alım ve kabul uygulamalarında kapsamlı değişiklikler" yapılması yönündeki taleplerini reddetmişti. Trump yönetimi, birkaç saat sonra yaptığı açıklamada, üniversiteye yönelik 2.2 milyar dolarlık fon ve 60 milyon dolarlık sözleşme bedelinin dondurulduğunu duyurmuştu. ABD İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem 16 Nisan'da yaptığı açıklamada, Harvard Üniversitesi'nin 30 Nisan'a kadar yabancı öğrenci vizesi sahiplerinin yasa dışı ve şiddet içeren faaliyetleri hakkında bilgi paylaşmasını, aksi takdirde uluslararası öğrencileri kabul yetkisini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalacağını ifade etmişti.

Trump yönetimi göreve başladığı Ocak ayından bu yana, politikalarında değişikliğe gitmemeleri halinde fon kesintileriyle karşı karşıya kalabileceklerini belirterek bazı üniversitelere uyarılarda bulunmuştu. Yönetimin temel talepleri arasında kampüslerde "antisemitizme" izin verilmemesi ve belirli azınlık gruplara yönelik "çeşitlilik" girişimlerine son verilmesi yer alıyordu.

Filistin'e destek protestoları dikkat çekmişti

ABD'de İsrail'in Ekim 2023'te Gazze'ye başlattığı saldırıların ardından üniversite kampüslerinde başlayan Filistin destek protestoları kısa sürede yayılmış, üniversitelerdeki eyleme katılan öğrenci ve akademik personele şiddet uygulanmıştı. ABD Başkanı Donald Trump, üniversiteleri Yahudi öğrencileri korumada başarısız kalmakla suçlamıştı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Van Bakan Tekin: "Bütün çocuklar özeldir" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin; durdukları ve baktıkları yerden ana felsefelerinde bütün çocukların özel olduğunu belirterek, "Bütün çocuklar, ayrım gözetmeksizin hepsinin aynı eğitim hakkına erişim hakkı vardır ve bunu temin etmemiz gerekir" dedi. Sabah saatlerinde Van’a gelen çeşitli programların ardından Van Olgunlaştırma Enstitüsünün açılışına katılan Van Özel Eğitim Meslek Lisesi ve Van Özel Eğitim Uygulama Okulu’nun açılışına katılan Bakan Tekin, "Öncelikle kusura bakmayın, geç bir saate kaldık; özür diliyoruz. Sabah buraya indiğimiz andan itibaren Van’da yaptığımız eğitim öğretim yatırımları ve Van’daki eğitim öğretim altyapısı ile ilgili görüşmelerimizi, çalışmalarımızı devam ettirdik. Biraz önce Vali Bey detaylı bir şekilde anlattı, Van’a yaptıklarımızı. Aslında Vali Bey’in anlattıkları sadece Van için değil, bütün Türkiye’de 20 yılda eğitim öğretim altyapısında devrim niteliğinde işler yapıldı. Bunları çok değişik ortamlarda konuştuk. Ancak bugün burada özel eğitim kampüsü açıyoruz. Bununla ilgili birkaç cümle etmek istiyorum. Biz, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün insanları eşit, bütün insanları insan olduğu için değerli kabul ediyoruz. Bütün insanların, başta yaşama hakkı olmak üzere bütün temel hak ve hürriyetlerini güvence altına almak için kamusal sorumlulukla, devlet adamı sorumluluğuyla, bir Müslüman sorumluluğuyla hareket etmeye çaba sarf ediyoruz" dedi. "Özel çocuklarımız da bizim için çok önemlidir" diyen Bakan Tekin, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Özel çocuklarımızın da eğitim hakkına, eğitime erişimini sağlayacak tedbirleri almaya özen gösteriyoruz, çaba gösteriyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı olarak, özel çocuklarımızın eğitimiyle ilgileniyoruz. Bu çocuklarımızın bakımla ilgili kısımları Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Bu bireylerimizin tedavi ve sağlıkla ilgili hizmetleri Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülüyor. Biz de Milli Eğitim Bakanlığı olarak özel çocuklarımızın eğitime erişim hakkını ve sağlıklı bir ortamda eğitim alma haklarını temin etmeye çalışıyoruz." Bu konuda yürütülen sürece de değinen Bakan Tekin, "İllerde bizim Rehberlik Araştırma Merkezi (RAM) dediğimiz birimlerimiz var. Rehberlik Araştırma Merkezlerimiz özel çocuklarımızın tespitini yapar. Bu tespit yapıldıktan sonra çocuklarımızın durumlarına göre RAM raporları verilir. Bu raporlara göre bu özel çocuklarımız; ya yaşıtlarıyla aynı okullarda, aynı sınıflarda, aynı sıralarda kaynaştırma eğitimi alırlar, yani birlikte eğitim alırlar. Ya yine RAM raporlarımızın verilerine göre kendileri için hazırlanmış özel eğitim okullarında eğitimlerini alırlar. Bunlara ilave olarak, bilinmediği için bu kısmı özellikle söylemek istiyorum, bazı çocuklarımıza, durumlarına göre evinde eğitim veriyoruz. Bazı çocuklarımıza ise hastanelerde, Sağlık Bakanlığı ile beraber eğitim öğretim veriyoruz" diye konuştu. Bakan Tekin, bütün çocukların eğitime erişim hakkını eşit ve adil bir biçimde temin etmeye çalıştıklarını vurgulayarak, "Durduğumuz yerden, baktığımız yerden ana felsefemiz şu, bütün çocuklar özeldir. Bütün çocuklar, ayrım gözetmeksizin hepsinin aynı eğitim hakkına erişim hakkı vardır ve bunu temin etmemiz gerekir. Bugün de burada özel çocuklarımız için hazırlanmış bir kampüste; hem eğitim hem de mesleki eğitim anlamında onlara katkı sunacak güzel bir kampüsün açılışını yapıyoruz. Bunu sağlayan, bu ortamı oluşturan herkese teşekkür ederim. Tesisimizin, okullarımızın, eğitim ortamımızın hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum" şeklinde konuştu.
Konya Selçuk Tıp’ta dört kritik birimin kapasite ve konforu artırıldı Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, sağlık hizmetlerinde kaliteyi artırmak ve hasta memnuniyetini en üst seviyeye taşımak amacıyla gerçekleştirdiği revizyon çalışmalarını tamamladı. Bu kapsamda Tıbbi Onkoloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniği ve Günübirlik Tedavi Ünitesi ile Kan Alma Birimi modernize edilerek ileri teknolojik altyapı ve artırılmış kapasiteyle hizmete sunuldu. Bölgenin sağlık üssü konumunda bulunan Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinin 4 biriminde poliklinik ve hizmet alanları yenileme çalışmalarıyla modern, fonksiyonel ve hasta odaklı bir yapıya kavuşturuldu. En önemli adımlardan biri Onkoloji Polikliniğinde atıldı. Enfeksiyon kontrolü ve hasta güvenliği esas alınarak yeniden yapılandırılan Kemoterapi Uygulama Ünitesi 22’den 46’ya, poliklinik sayısı ise 6’ya yükseltildi. Günübirlik Servis, 18 yatak kapasitesiyle yeniden düzenlendi. Toplam 750 metrekarelik alanda yeniden yapılandırılan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Polikliniğinde egzersiz salonu, Pelvik Rehabilitasyon Ünitesi, EMG ve USG odaları yer alıyor. Ayrıca dil ve konuşma terapisi biriminde de iletişim ve yutma bozukluklarına yönelik bilimsel temelli tedaviler titizlikle uygulanıyor. Hastanenin yoğun hizmet alanlarından biri olan Kan Alma Birimi, 550 metrekarelik geniş bir alanda yeniden projelendirildi. Aynı anda 70 hastaya hizmet verebilen birimde 10 adet yetişkin kabini ile çocukların işlem sürecini daha stressiz geçirmesini hedefleyen 2 adet pediatrik kan alma kabini yer alıyor. Bu birimle entegre çalışan Transfüzyon Merkezi ise 200 metrekarelik alanında, kan ve kan ürünlerinin güvenli temini ile transferi süreçlerini uluslararası standartlara uygun bir şekilde sürdürüyor. Rektör Yılmaz: "Hedefimiz topluma en nitelikli ve güvenli sağlık hizmetini sunmak" Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüseyin Yılmaz; üniversitenin eğitim ve araştırmadaki güçlü vizyonunu, sağlık hizmetleri alanında da kararlılıkla sürdürdüğünü vurguladı. Tıp Fakültesi Hastanesinin bölgenin en önemli sağlık merkezlerinden biri olma sorumluluğuyla fiziki ve teknolojik altyapısını sürekli olarak güçlendirdiğini belirten Prof. Dr. Yılmaz, "Tamamlanan revizyon çalışmalarıyla birimlerde tedavi kapasitesinden hasta konforuna kadar geniş bir yelpazede hizmet kalitesini daha da yukarı taşıdık. Temel hedefimiz, köklü bilimsel birikimi modern tıbbın imkanlarıyla birleştirerek topluma en nitelikli ve güvenli sağlık hizmetini sunmaktır. Selçuk Üniversitesi, bölge halkı için güven veren bir sağlık üssü olmaya devam edecektir" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Çiftçi, 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan’ı ziyaret etti İçişleri Başkanı Mustafa Çiftçi, Emniyet Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz Gazisi Turgut Aslan’ı ziyaret etti. Bakan Çiftçi, 10 Nisan Polis Haftası ve Emniyet Teşkilatının 181. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle TEM Daire Başkanlığı görevini yürütürken, darbeciler tarafından başından vurulan 15 Temmuz Gazisi ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Turgut Aslan’ı ziyaret etti. Bakan Çiftçi, ziyarette Aslan’ın Polis Haftası’nı kutladı. Vatanın şehitler ve gaziler sayesinde ayakta durduğunu vurgulayan Bakan Çiftçi, Arslan’ın hizmetlerinin kıymetini vurguladı. Görüşmede 24 Ocak 2001 tarihinde şehit edilen eski Diyarbakır Emniyet Müdür Gaffar Okan’da unutulmadı. Bakan Çiftçi ve Turgut Arslan, Gaffar Okan’ın hatırasına anarak, dua ettiler. Arslan ise, Bakan Çiftçi’ye Türkiye’nin bir an önce terörden kurtulması gerektiğini ifade etti ve Çiftçi’nin görevinde başarılı olacağına inandığını vurguladı. Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yapan Bakan Çiftçi, "10 Nisan Polis Haftası ve Emniyet Teşkilatımızın 181. kuruluş yıl dönümü vesilesiyle, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve 15 Temmuz Gazisi Sayın Turgut Aslan’ı ziyaret ettik. 15 Temmuz gecesi vatanı, bayrağı ve millet iradesini canı pahasına savunan Sayın Turgut Aslan’ın şahsında; milletimizin huzuru, devletimizin güvenliği ve demokrasimizin muhafazası uğruna fedakârca görev yapan kahraman polislerimize bir kez daha şükranlarımızı ifade ettik. Türk Polis Teşkilatımızın 181 yıllık onurlu birikimini, görev aşkını ve milletimize adanmışlığını saygıyla selamlıyor; emniyet mensuplarımızın her zaman yanında olmayı sürdürüyoruz" dedi. Ziyarete ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yapan Turgut Arslan ise, "Şehitlerimize, onların emanetlerine ve gazilerimize verdiği önemi tüm varlığıyla hissettiren, bu aziz vatanın yetiştirdiği müstesna devlet adamlarından olan Sayın Bakanımıza yüce gönlü için şükranlarımı arz ediyorum" ifadelerini kullandı.