SAĞLIK - 19 Haziran 2023 Pazartesi 15:22

Hava sıcaklıkları artıyor, cilt kuruluğu olanlar nasıl önlemler almalı

A
A
A
Hava sıcaklıkları artıyor, cilt kuruluğu olanlar nasıl önlemler almalı

Kuru cilt hastalıklarından bahseden Dr. Buğlem Elgörmüş, yaz aylarında şiddetli güneşe maruz kalmanın, çok fazla suyla temas etmenin kurumayı arttırarak hastalıkları alevlendirdiğini söyledi.

Yaz ayları içerisinde cilt sorunlarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Medicine Hospital Dermatoloji Bölümü’nden Uzman Dr. Buğlem Elgörmüş, kuru cilt hastalıkları ve uzun dönem çözümleri hakkında bilgi verdi.

Kış aylarında olduğu gibi yaz aylarında da cilde dikkat etmek gerektiğini belirten Uzman Dr. Buğlem Elgörmüş, “Kuru bir cilt her an reaksiyon vermeye can atan, gün içinde varlığını sürekli hatırlatan, tabiri caizse, sahibinin başa bela olmaya hazır bir cilttir. Bu cilt tipi pek çok hastalığa yatkındır. Eğer iyi bakım almazlarsa yalnızca kuru olmaktan çıkar, artık hastalık sahibi bir deri halini alırlar. Kış aylarında soğuk hava ve rüzgâr, yaz aylarında şiddetli güneşe maruz kalmak, çok fazla suyla temas etmek, kurumayı arttırarak hastalıkları alevlendiren etkenlerdir. Bu hastalıkların başında atopik dermatit gelir. Atopik dermatit kuru ciltle el ele yürüyen egzamatöz bir hastalıktır. Çocukluk yıllarında başlar ve bazen ergenlikten sonra da devam ettiğini kliniklerimizde deneyimleriz. Kuru ciltlerde, aynen kurumuş topraklarda olduğu şekilde hayal edebileceğiniz, gözle görülmeyen mikro çatlaklar oluşmaktadır. Bu çatlaklar alerjenlerin cilt bariyerini atlayarak derinin daha derin katmanlarına ulaşabilmesine olanak tanır. Bu durumda, alerjik egzamalar, kaşıntı kızarıklık kaçınılmaz sondur” dedi.

Hava sıcaklıkları artıyor, cilt kuruluğu olanlar nasıl önlemler almalı

Cildin verdiği alarmın ciddiye alınması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Elgörmüş, “Eğer kuruluk daha da ilerlerse cilt üzerinde kanamalı, ellerinizi kullanmayı dahi engelleyebilecek yaralar oluşabilir. Kuruluk ve bunu takiben gelişen herhangi bir hastalık tedavi edilebilir. Ancak oluşan kızarıklıklar, pullanmalar ve yaralar iyileşirken yerinde koyu lekeler bırakma riskine de sahiptir ve bu lekelerin tedavisi hastalığın kendisinin tedavisinden de zor ve yorucudur. Kuru ciltli olduğumuzu bize gösteren en önemli bölgeler, dudaklar ve ağız çevresindeki bölge, alt ve üst göz kapakları ve ellerdir. Bu bölgelerde özellikle sabah uyandığımızda gerginlik hissediyorsak cildimize gerekli özeni göstermediğimiz söylenebilir” diye vurguladı.

Doğru müdahalede bulunarak cildin nasıl nemlendirileceğini de anlatan Dr. Elgörmüş, “Piyasada nemlendirme amaçlı bulunan yüz için ve vücut için geliştirilmiş pek çok etken madde vardır, burada önemli olan etken maddeden öte ihtiyacı olan bölgeyi sürekli ve düzenli olarak nemlendiriyor olmaktır. Halk arasında bilinen en yanlış bilgi, nemlendiricilerin alışkanlık oluşturduğudur. İhtiyacı olan nemi vermenizin cildinize en ufak kötü bir etkisi olmadığı gibi çok büyük faydası olacaktır.

Tüm dermatologların size ilk önereceği etken madde hyalüronik asittir. Hyalüronik asit kendi cildimizde de bulunan, zamanla ve yaşla azalan en önemli su tutucu bileşendir. Bunun dışında kolajen miktarınız, cilt kaliteniz ve kalınlığınız da cildinizin su tutma kapasitesi ile doğru orantılıdır. Bunun için kullanabileceğiniz en önemli kremler retinol ve peptid içerikli kremler olacaktır. Ayrıca klinik bazında doktor kontrolünde yaptıracağınız, hyalüronik asit enjeksiyonları, saten dolgular, mezoterapiler, cilt kalitesini arttırmaya yönelik altın iğne benzeri uygulamalar da uzun vadede cildinizin su tutma kapasitesin artırarak hem kuruluğun oluşturduğu gerginlik hissini hem kuruluğun neden olduğu ince kırışıklık gibi yaşlanma belirtilerini azaltacak, hem de uzun dönemde tüm bu hastalıklara karşı sizi koruyacaktır” önerilerinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep İşitme engelli kadın Kur’an-ı Kerim’i işaret diliyle öğrendi Gaziantep’te çocukluğundan beri Kur’an-ı Kerim öğrenmek isteyen işitme engelli kadın, içindeki Kur’an-ı Kerim sevgisini yarım bırakmayarak çocukluk hayalini 52 yaşında gerçekleştirdi. Gaziantep’te 10 yıl önce işitme engelli kadınlar için açılan Kur’an-ı Kerim kursuna katılan Hatice Demir, Kur’an-ı Kerim’i öğrenme ve okuma aşkıyla katıldığı kursta, eğitmeni Kifayet Ateş’in desteğiyle bir ay gibi kısa sürede Kur’an-ı Kerim’i öğrendi. Çocukluğundan beri öğrenmek istediği Kur’an-ı Kerim’i okumanın mutluluğunu yaşayan Demir, tüm engellere ve zor şartlara rağmen düzenli olarak geldiği kursta diğer kursiyerlerin de azmini artırdı. 2016 yılından beri kursa katıldığını ve çocukluğundan beri Kur’an-ı Kerim’i öğrenmeyi çok istediğini ifade eden Demir, "Küçükken arkadaşlarımı ellerinde Kur’an-ı Kerim ile kursa veya camiye gittiğini görüyordum. Arkadaşlarımı ellerinde Kur’an-ı Kerim ile görünce heyecanlanıyordum. Fakat işitme engelli olduğum için ben kursa gidemiyordum. Arkadaşlarım bana ’işitme engelli Kur’an kursu yok’ diyorlardı. 10 yıl önce işitme engelliler için kurs açıldığını öğrendim. Hemen kursa gelip Kur’an-ı Kerim eğitimi almaya başladım. Hocamız Kifayet Ateş’in bize desteğiyle Kur’an-ı Kerim’i çok kısa sürede öğrendim. Şimdi alıştım. Artık kolay bir şekilde Kur’an-ı Kerim’i okuyorum. Kursa ablamla beraber geliyorum" dedi. Kur’an-ı Kerim, dini bilgiler, namaz, hac ve zekat gibi ibadetleri de öğrendiğini belirten Demir, "Kolay ve kısa sureleri okuyorum, namazımı kılıyorum. Diğer ibadetlerimin de hepsini yapıyorum. Sureleri hocamız anlatıyor ve öğreniyoruz" şeklinde konuştu. Kur’an-ı Kerim eğitmeni Kifayet Ateş ise, "Hatice hanım 2016’dan beri Kur’an-ı Kerim kursuna geliyor. Kur’an kursuna ilk önce başladığında Kur’an-ı hiç bilmiyordu. Küçükken yazın Kur’an kursuna giden çocukları görür ve heyecanlanırmış. Kur’an-ı Kerim’i öğrenmek istermiş ama kursa gittiğinde işitme engelliler için Kur’an kursu olmadığını ifade ediyorlarmış. Sonra işitme engelliler için Kur’an kursunun açıldığını öğrenince ablasıyla beraber Kur’an kursuna geldiler ve Kur’an-ı Kerim’i çok kısa zamanda öğrendiler. İbadetleri ve birçok konudaki dini bilgileri de burada öğrendiler. Bunun için çok teşekkür ediyorlar. Kur’an kursunun işitme engellilere yönelik olmasının ve devam etmesinin de çok önemli olduğunu belirtiyorlar. Onun için hiç kursu bırakmayacağını, hep devam edeceğini ifade ediyor" diye konuştu. Ateş, işitme ve konuşma kaybı yaşayan vatandaşlara işaret diliyle Kur’an-ı Kerim’in yanında temel dini bilgiler dersleri de verdiklerini belirterek, "Diyanet İşleri Başkanlığımızın işitme engellere yönelik bu kursu açması çok önemli ve onların büyük bir eksikliğini kapatmış oluyoruz. Öğrenciye göre değişiyor ama okuma yazma bilenler Kur’an-ı Kerim’i biraz daha çabuk öğreniyor. Ama okuma yazması yoksa öğrencinin, biraz daha öğrenmekte güçlük çekiyor. Hatice hanım işaret diliyle Kur’an-ı Kerim’i bir ayda çok düzgün bir şekilde okumaya başladı ve öğrendi. Kursumuzda kursiyerlere aynı zamanda biz tecvid dersi de veriyoruz. Öğrencilerimiz Kur’an-ı Kerim’i tecvid ile öğreniyorlar. Bu da onlar için büyük bir heyecan oluyor" diye konuştu.
Konya Başkan Büyükeğen: "Konya, yerli ve milli savunma sanayimizin en güçlü üretim merkezlerinden biri olma yolunda ilerliyoR" Konya Sanayi Odası Başkanı Mustafa Büyükeğen, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’nda savunma sanayinin önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Konyalı firmalara da hayırlı olsun ziyareti gerçekleştiren Başkan Büyükeğen, Konya’nın sektördeki gücünü bir kez daha gösterdiğini söyleyerek, "Konya’mız, yerli ve milli savunma sanayimizin en güçlü üretim merkezlerinden biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor" dedi. Konya Sanayi Odası (KSO) Başkanı Mustafa Büyükeğen, Yönetim Kurulu Üyeleri Ahmet Küçükbacak, Mehmet Kaçmaz ve KSO öncülüğünde kurulan Bütünsel Güvenlik, Sağlık ve Teknoloji Kümelenmesi (BÜSAT) Başkanı Hıfsı Soydemir ile birlikte, İstanbul’da düzenlenen SAHA 2026 Uluslararası Savunma ve Havacılık Fuarı’nı ziyaret etti. Fuar kapsamında, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Milli Savunma Bakan Yardımcısı Musa Heybet, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Metin Tokel, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkan Yardımcısı Prof. Dr. İhsan Kaya, Aselsan Genel Müdürü Ahmet Akyol, TEI Genel Müdürü Mahmut Faruk Akşit ve beraberindeki heyetlerle görüşen Başkan Büyükeğen, fuarda stant açan Konyalı firmaları da ziyaret ederek çalışmaları hakkında bilgi aldı. Fuar gezisi sonrasında değerlendirmelerde bulunan KSO Başkanı Mustafa Büyükeğen, savunma sanayinin Türkiye’nin stratejik dönüşüm alanlarının başında geldiğini ve Konya’nın bu alandaki üretim kapasitesiyle her geçen yıl daha önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Konyalı sanayicilerin özellikle son yıllarda savunma ve havacılık sanayisine yönelik yatırımlarını artırdığına dikkat çeken Büyükeğen, "Konya’mız savunma ve havacılık alanında en fazla ihracat yapan 4. şehir konumunda. Milli Savunma Bakanlığı Askeri Fabrikalar Genel Müdürlüğü Onaylı Tedarikçi Listesi’nde 59 firma ile Türkiye’de üçüncü sırada yer alıyoruz. Yine burada ülkemizin savunma ve havacılık alanındaki en önemli organizasyonlarından biri olan SAHA 2026’da firmalarımızın ortaya koyduğu üretim kabiliyetlerini görmekten büyük memnuniyet duyduk. Konya sanayimiz, üretim gücü, mühendislik altyapısı ve nitelikli insan kaynağıyla savunma sanayinde her geçen gün daha güçlü bir konuma yükseliyor. Konyalı firmalarımızın yerli ve milli üretime sağladığı katkıyı görmek bizleri gururlandırıyor" dedi. Konya Sanayi Odası olarak şehirde savunma ve havacılık ekosisteminin gelişmesi için çalışmalar yaptıklarını aktaran Büyükeğen, bu alandaki en önemli çalışmalarından birinin de Konya Savunma Sanayi Tedarikçi Buluşmaları olduğunu, sektörün Anadolu’daki en büyük buluşması haline gelen bu etkinliğin 9.’sunu da 2027 yılında gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.