BASKETBOL - 14 Mart 2009 Cumartesi 11:00

Hido'suz da kazandılar!

A
A
A
Hido'suz da kazandılar!

Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi'nde (NBA) sezona TSİ sabaha karşı oynanan 11 karşılaşmayla devam edildi.

Orlando: 112, Washington: 103
Verizon Center'da Washington Wizards'ın konuğu olan milli basketbolcu Hidayet Türkoğlu'nun takımı Orlando Magic rakibini 112-103 mağlup etti. Milli yıldız Hidayet Türkoğlu sakatlığı nedeniyle bu karşılaşmada forma giymezken Mickael Pietrus ve All-Star Dwight Howard etkili oyunlarıyla Orlando'yu galibiyete taşıyan isimlerdi. Dwight Howard, 18, syaı, 13 ribaunt, kariyer yükseği 7 asist ve 5 blokla müthiş bir maç çıkartırken, Mickael Pietrus 21 sayı, 11 ribauntla karşılaşmayı tamamladı. Orlando'da Rashard Lewis de 19 sayı üreterek galibiyete önemli katkı sağladı.

Geceyi kendi evinde aldığı mağlubiyetle kapatan Washington Wizards'ta ise Antawn Jamison'ın sezon yükseği olan 36 sayısı galibiyet için yeterli olmazken, henüz ikinci sezonunu geçiren Nick Young ise 20 sayıyla maçı tamamladı.

Indiana: 87, Atlanta: 101
Geçtiğimiz gece milli basketbolcu Mehmet Okur'un formasını giydiği Utah Jazz'ı yenerek 12 maçlık galibiyet serisini sonlandıran Zaza Pachulia'nın takımı Atlanta Hawks, kendi evinde ağırladığı Indiana Pacers'ı da 101-87 mağlup etti. Phillips Arena'da oynanan karşılaşmada, Joe Johnson attığı 30 sayıyla Atlanta'nın galibiyetinde başrol oynarken, Al Horford 17 sayı, 15 ribauntluk başarımıyla 'double-double' yaptı. Gürcü asıllı Türk basketbolcu Zaza Pachulia ise sonradan dahil olup 16 dakikaya yakın süre aldığı karşılaşmayı 4 sayı, 7 ribaunt ile tamamladı.

Cleveland: 126, Sacramento: 123
ARCO Arena'da Sacramento Kings'in konuğu olan Cleveland Cavaliers rakibini uzatmaya giden maçın ardından 126-123 mağlup ederek 65. maçında 52. galibiyetini elde etti. Cleveland'da LeBron James attığı 51 sayıyla hem takımının hem de maçın en skoreri olurken, geceye de damgasını vurdu. 16/30 saha içi şut ortalamasıyla oynayan LeBron James, 9 asist yaparken, tamamı savunma olmak üzere 4 ribaunt aldı, 2 kez top çaldı, 3 kez de blok yaptı.

Ligin en kötü galibiyet yüzdesine sahip takımı olan Sacramento Kings ise bu sezonki 51. mağlubiyetini alırken, Kevin Martin'in 34 sayısı galibiyet için yeterli olmadı.

NBA'de gecenin toplu sonuçları ise şöyle:

Houston 91, Charlotte 86
Orlando 112, Washington 103
Detroit 99, Toronto 95
Philadelphia 104, Chicago 101
Atlanta 101, Indiana 87
Boston 102, Memphis 92
New York 102, Minnesota 94
New Orleans 95, Milwaukee 86
Cleveland 126, Sacramento 123
Portland 109, New Jersey 100
Golden State 119, Dallas 110

LOS ANGELES - İHA

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Viranşehir’de 2 kişinin öldüğü olay barışla son buldu Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde 2025 yılının haziran ayında meydana gelen ve 2 kişinin hayatını kaybettiği olay, kan davasına dönüşmeden barışla sonuçlandırıldı. Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde 25 Haziran 2025 tarihinde meydana gelen olayda, 24 yaşındaki Ömer Kilimci, iddiaya göre kendisinden ayrılmak isteyen 20 yaşındaki kız arkadaşı Yaprak Türk’ü silahla öldürüp anne ve 2 kardeşini de yaraladıktan sonra olay yerinden kaçarak Hürriyet Mahallesi’nde aracında intihar etti. Kanaat önderleri devreye girdi, her iki aşiret de barışa ’evet’ dedi Olay sonrası Diva Aşireti ile Bihimi Aşireti arasında gerginlik yaşandı. Artan gerilimin büyümesini önlemek amacıyla Viranşehirli kanaat önderleri devreye girdi. Yoğun çabalar sonucunda taraflar, Viranşehir Kültür ve Sanat Merkezinde düzenlenen barış töreninde bir araya geldi. Kur’an-ı Kerim’in altından geçilerek tekbirler eşliğinde gerçekleşen törende, her iki aşiret de barışa ’evet’ dedi. Barış sürecine öncülük eden isimler arasında Viranşehir’in kanaat önderleri İbrahim Direk, Münir Öztürk, İsa Misafirci, Halef Halefoğlu, Hadi Yüksel ve Hadi Kuran yer aldı. Ayrıca Ramazan Diril, Rumet Aydın ve Serhat Dicle İnan da sürece destek verdi. Törende konuşan Viranşehir Belediye Başkanı Serhat Dicle İnan, bu tür husumetlerin bir daha yaşanmaması temennisinde bulundu. Tören sonunda katılımcılar el ele vererek birlik ve beraberlik mesajı verirken sağlanan barış Viranşehir’de memnuniyetle karşılandı. Olayın geçmişi Edinilen bilgiye göre, olay, 25 Haziran 2025’te Viranşehir ilçesine bağlı Başaran Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, Ömer Kilimci (24), kendisinden ayrılmak isteyen kız arkadaşı Yaprak Türk (20) ile telefonla tartıştı. Tartışmanın ardından pompalı tüfekle Türk’ün evine giden Ömer Kilimci dışarı çıkan Yaprak Türk, annesi Ş.T. ile kardeşleri M.E.T. ve G.T.’ye ateş etti. Saçmaların isabet ettiği 4 kişi yere yığılırken, Ömer Kilimci 27 TJ 955 plakalı otomobiliyle olay yerinden kaçtı. İhbarla bölgeye sağlık ekibi sevk edildi. Yaralılar, sağlık ekibinin müdahalesinin ardından hastaneye kaldırıldı. Burada tedaviye alınan Yaprak Türk, hayatını kaybetti. Yaralı olan anne ve 2 kardeş Gaziantep’teki hastanelere sevk edildi. Olaydan kısa süre sonra Kilimci, park halindeki otomobilinde tüfekle intihar ederek yaşamına son verdi. Yaprak Türk ile Ömer Kilimci’nin cenazeleri, otopsi işlemlerinin ardından yakınlarına teslim edildi. Yaprak Türk’ün cenazesi Viranşehir Yeni Mezarlığında, Ömer Kilimci ise Kemberli Mahallesi Mezarlığında toprağa verildi.
İstanbul "Bu işin ustasıyız" diyen İBB ekibinin tehlikeli yıkımı kamerada: 5 katlı bina yerle bir oldu, yan binanın kolonu zarar gördü İstanbul Sultangazi’de İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) bağlı yıkım ekibinin gerçekleştirdiği çalışma sırasında bitişikteki binanın taşıyıcı kolonu patladı. Olay sırasında binada bulunan vatandaşlar panikle kendilerini dışarı attı. Öte yandan yıkılmaya çalışılan 5 katlı binanın yerle bir olduğu anlar kameraya yansıdı. Olay, dün saat 16.00 sıralarında Sultangazi Uğur Mumcu Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre, yıkımı planlanan 5 katlı bina için İBB’ye bağlı yıkım ekibi tarafından vatandaşlara çalışmaların çarşamba günü yapılacağı bildirildi. Ancak ekipler iddiaya göre dün çevre sakinlerine haber vermeden ve güvenlik önlemleri almadan yıkıma başlandı. Yıkım sırasında binanın üst katlardan kontrollü şekilde yıkılması yerine alt katlardaki kolonlar kesilince, bina aniden çöktü. Çökme esnasında ise bitişikte bulunan Dursun Sarıtemur’a ait binanın taşıyıcı kolonu patlayarak zarar gördü. O anlar çevredeki vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıdı. Yaşanan panik sırasında bina sakinleri kendilerini dışarı atarken, olay yerine gelen polis ekipleri çevredeki binaları tahliye etti. Bina sahibi Dursun Sarıtemur, "Dün kepçeler geldi, biz de dün akşam mahalle derneği olarak toplantı yaptık. Büyükşehire gidip bu yıkımın durdurulmasını istedik. Sabah dernek başkanımız Büyükşehir Belediyesi’ne gidiyor. Sabah geldiklerinde küçük kepçeyle yıkıcıyla geldiklerini; bunun bu binayı yıkamayacağını söyledik. Bizlere ’Biz bu işin ustasıyız ve çarşamba günü yıkacağız’ dediler. Biz de bıraktık işimize gittik. Sonra da akşam saat 17.00’de haber geldi. Yan taraftan adam alttan kolonu kesiyor, 5 katlı bina yere yıkılıyor ve o yıkılırken de bizim kolonumuz patlıyor. Şu anda hepsi burada toplanmış sözler, laf anlatıyorlar. Benim karnımı doyurmaz çünkü beni mağdur eden İstanbul Büyükşehir Belediyesi. Ama şu anda bu yapılan iş yanlıştır. Adam keyfine göre kendi kendine anlatıyor. Ama bu anlatılanlar beni tatmin etmiyor. Çünkü ortada bir mağduriyet var. Bundan evvel de yıktılar, o zaman büyüktü, bu sefer küçük makineyi getirmişler. Daha önce büyük makine ile yukarıdan yıkıp yıkıp aşağıya iniyorlardı. Kolonu alttan kesiyorlar. Bana bu zaiyatı vermişler, ben bunların bedelini, tazminatını, her şeyini İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden ve yüklenici firmadan talep ediyorum" dedi. Mahalle sakinlerinden Nihat Doğan ise, "Baktığınızda şu binanın en üstünden yavaş yavaş kepçelerle başlayıp yıkmak gerekiyordu. Gidip de binanın giriş katından kolonlara vura vura binayı aşağıya çöktürdüler. Tabii ki bu çökümü yaparken de, hemen yan taraftaki binanın taşıyıcı kolonlarına zarar verdiler. Allah göstermesin içeride biri varken yandaki bina da yıkılsaydı ne olurdu. Polis ekiplerimiz sağ olsun en azından yan taraftaki binalardaki vatandaşları boşalttılar. Fakat istedikleri kadar boşaltsalar da İBB gerekli önlemi almadığı için burada vatandaşın binasına zarar verdiler" dedi. Güvenlik ve tedbir önlemleri alınmadan yapılan yıkım esnasında 5 katlı binanın girişinde bulunan kolonlar zarar görürken, yıkım esnasında binanın yan yattığı ve bitişiğinde bulunan binanın kolonlarının zarar gördüğü anlar kameraya yansıdı. Yıkım sonrası son durum ise havadan dron kamerası ile görüntülendi. Öte yandan kolonu zarar gören binanın boşaltılarak mühürlendiği öğrenildi.
Eskişehir Eskişehir’de pistin tozunu attırdılar: 300 sporcu şampiyonluk için ter döktü Eskişehir’de ilk kez düzenlenen Dans Sporları İl Şampiyonası’nda 300’e yakın sporcu, Karayip dansları ve Arjantin tango branşlarında şampiyonluk için ter döktü. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Spor Salonu, Türkiye Dans Sporları Federasyonu (TDSF) tarafından düzenlenen Eskişehir İl Şampiyonası’na ev sahipliği yaptı. Kentte ilk kez gerçekleştirilen organizasyonda sporcular; Karayip dansları (salsa, bachata) ve Arjantin tango branşlarında hünerlerini sergiledi. Minikler, yıldızlar, gençler ve yetişkinler kategorilerinde düzenlenen yarışmalara katılan yaklaşık 300 sporcu, izleyicilere görsel bir şölen sundu. "Sıradaki hedef Türkiye Şampiyonası" Yarışmanın heyecanını ve detaylarını paylaşan Dans Eğitmeni ve Yarışmanın Sunucusu Kürşat İlhan; Eskişehir için tarihi bir gün olduğunu belirterek, "Eskişehir’de ilk defa yapılan bir şampiyona ve birbirinden değerli sporcular performans sergilediler. İlk defa yapıldığı için herkes çok heyecanlı, seyirciler çok mutluydular. Eskişehir şampiyonasında birbirinden farklı 3 branşta, 3 farklı kategoride yarışmalar düzenlendi. Karayip danslarından salsa ve bachata, son olarak da Arjantin tango. Performanslarıyla bütün yarışmacılarımız inanılmaz bir yarışma sergilediler. Bu 3 farklı kategorinin de büyükler, gençler, yetişkinler, yıldızlar ve minikler olacak şekilde farklı kategorilerde 300’e yakın sporcumuz bugün burada yarıştılar. Devamında Türkiye şampiyonası yine 3 Mayıs’ta Eskişehir’de olacak" dedi. "Çok çalıştık, beklediğimiz bir başarıydı" Yarışmada hem solo hem de çiftler kategorisinde zirveye yerleşen Ebru Fırıncıoğlu ve Selim Kılıç, yaşadıkları gururu kısaca şu sözlerle ifade etti: "Bugün hem solo’da hem de couple’da birinci olduk. Çok mutluyuz. İlk defa katıldım herhangi bir yarışmaya, ilk defa sahneye çıktım. Bunun için gerçekten çok çalıştım, çok istiyordum. Tereddütlerim oldu ama iddialı olduğumu da hissettiğim için zaten beklediğim bir şeydi altın madalya." "İl birincileri belirlendi" Organizasyonun önemine değinen TDSF Eskişehir İl Temsilcisi Mertcan Özkan, "Bugün burada Eskişehir’de ilk defa gerçekleştirilen aktif olarak sporcuların bulunduğu spor dallarında, branşlarda bir dans sporları il şampiyonası gerçekleştirildi. Karayip dansları altında salsa, bachata ve onun yanında Arjantin tango Eskişehir şampiyonası gerçekleştirildi ve Eskişehir il birincileri belirlendi" şeklinde konuştu. ?Şampiyonlar kürsüye çıktı ?Yarışma genelinde kendi kategorilerinde üstün başarı göstererek altın madalya almaya hak kazanan isimler de netlik kazandı. Karayip dansları kategorisinde Salsa Couple Yetişkinler’de Ebru Fırıncıoğlu ve Selim Kılıç çifti birincilik kürsüsüne çıkarken, Ebru Fırıncıoğlu Salsa Solo Kadın Yetişkinler kategorisinde de altın madalyanın sahibi oldu. Minikler kategorisinde ise Gökçe Gören; Salsa Couple Minikler 2’de Tuna Yazıcı ile, Salsa Duo Minikler 2’de Beliz Somer ile ve Bachata Solo Kadın Minikler 2 kategorisinde tek başına birincilik elde ederek büyük bir başarıya imza attı. ? Arjantin Tango branşında ise Alena Varol ve Furkan Varol çifti; Tango Pista, Tango Vals ve Tango Escenario kategorilerinde rakiplerini geride bırakarak altın madalyaya uzandı. Ayrıca bireysel performanslarda Alena Varol Solo Milonguero Kadın Yetişkinler, Furkan Varol ise Solo Milonguero Erkek Yetişkinler kategorisinde Eskişehir il birincisi olmayı başardı.
Van Van Gölü Havzası’nın sismik risk haritası çıkarıldı Van YYÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü Havzası’ndaki fay hatlarını inceleyerek, kısa vadede bölgede 7 ve üzeri büyüklükte bir deprem öngörmediklerini ancak zemin yapısının zayıflığı nedeniyle tedbirli olunması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin deprem gerçeğiyle en sık yüzleşen şehirlerinden biri olan Van, çok sayıda fay hattının buluştuğu bir noktada yer alıyor. Uzmanlar, yerin altındaki hareketliliği her an takip ederken, özellikle şehir merkezinin zemin yapısı dikkat çekiyor. Van’ın büyük bir bölümü, geçmişte göl sularının çekilmesiyle oluşan yumuşak bir toprak yapısına sahip olmasıyla risk oluşturuyor. Kayalık bölgeler sarsıntıyı daha az iletirken, Van şehir merkezi gibi yumuşak zeminli yerlerde yapı güvenliği hayati önem taşıyor. "Gölün doğusu batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir" Konuya ilişkin konuşan Jeofizik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hamdi Alkan, Van Gölü çevresinde çok sayıda aktif fay hattı bulunduğunu ve özellikle gölün doğu kısmında daha yüksek bir enerji birikimi gözlemlediklerini belirtti. Birçok farklı bilimsel veriyi birlikte analiz ettiklerini ifade eden Alkan, "Van Gölü ve civarına baktığımızda gölün çevresinde birçok fay ve fay zonu bulunmaktadır. Özellikle gölün doğusuna baktığımızda kuzeyde Çaldıran, güneyde Hasan Timur, Başkale ve Saray fay zonları bizim için oldukça önemlidir. Bu zonlar aynı zamanda doğuya doğru İran içerisine giren Hoy ve Salmas gibi fay zonlarıyla da etkileşim halindedir. Yaptığımız çalışmalardan elde ettiğimiz sonuçlara göre, tek bir parametreden değil de birden çok parametreyi hesaplayıp o parametreler üzerinden bir değerlendirme yapmaya çalışıyoruz ki doğru olan yöntem de budur. Birden çok parametreyi hesapladığımızda, gölün doğusu göreceli olarak batısına göre daha yüksek stresli görünmektedir. Biz bunları Coulomb stres parametresi, B değeri değişimi, sismik durgunluk, RIPI skor algoritması, depremlerin derinlikleri, odak mekanizması çözümleri ve depremlerin yıllara göre dağılımı gibi birçok parametreden faydalanarak belirliyoruz" dedi. "7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük" Geçmişteki büyük depremlerin tekrarlanma süreleri dikkate alındığında, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük bir deprem beklemenin doğru bir yaklaşım olmayacağını dile getiren Alkan, "Yakın zamanda büyük depremlerin olmasıyla ilişkili olarak geri dönüşüm ve tekrarlama periyotlarını hesapladığımızda, kısa vadede Van Gölü ve civarında 7’den büyük magnitüdlü bir deprem beklemenin doğru bir öngörü olmadığını gördük. Tabii ki bu durum önlem almayacağımız anlamına gelmez; çünkü büyük depremlerin belli bir geri dönüşümü, fayların göreceli hareketlerine göre de bir enerjinin birikmesi ve boşalması durumu vardır. Burada asıl dikkat etmemiz gereken konu, Van şehir merkezi ve civarının, yani Van Gölü havzasının jeolojisidir. Şehir merkezinin özellikle göle yakın kısımlarında göl çökelleri dediğimiz kalın alüvyal sedimanter birimler mevcuttur. Edremit ilçesinden batıya gittiğinizde metamorfik, yani daha sağlam bir yapı varlığından bahsedebiliyoruz. Erciş ve civarına baktığınızda ise göle yakın yerlerde yumuşak birimler varken, uzaklaştıkça volkanizmanın arttığını görüyoruz. Dolayısıyla şehir merkezi ve civarında çok sağlam olmayan bir zemine sahibiz. Ancak güncel deprem yönetmeliğini dikkate alarak yapılarımızı bu şekilde inşa ettiğimizde, bu sorunun da üstesinden gelmiş oluruz" diye konuştu.