DÜNYA - 06 Ağustos 2024 Salı 11:46 | Son Güncelleme : 06 Ağustos 2024 Salı 11:52

Hiroşima atom bombası saldırısında hayatını kaybedenler 79. yıl dönümünde anıldı

A
A
A

 ABD’nin Japonya'nın Hiroşima kentine attığı atom bombası saldırısında hayatını kaybedenler trajedinin 79. yıl dönümünde Hiroşima Barış Anıtı Parkı’nda düzenlenen törenle anıldı.

ABD’nin Japonya'ya karşı gerçekleştirdiği dünyanın ilk atom bombası saldırısının üzerinden 79 yıl geçti. Saldırıda hayatını kaybedenler felaketin yıl dönümünde Hiroşima kentinde düzenlenen geleneksel törenle anıldı. Hiroşima Barış Anıtı Parkı’nda bir araya gelen kurban yakınları, siyasiler, 109 ülkenin temsilcileri ile halk, ABD'ye ait "Little Boy" (Küçük Oğlan) adlı atom bombasının atıldığı zaman olan 08.15'te sessizliğe bürünerek saldırıda hayatını kaybedenler için saygı duruşunda bulundu. Yaklaşık 50 bin kişinin katıldığı törende atom bombası saldırısında hayatını kaybedenler ile döneme tanıklık edenlerin isimlerinin yer aldığı 344 bin 306 kişilik liste, barış anıtına asıldı. Güncel listeye geçen yıldan bu yana yaşamını yitiren ve dönem tanığı olan 5 bin 79 kişinin isimleri de eklendiği görüldü.

Hiroşima atom bombası saldırısında hayatını kaybedenler 79. yıl dönümünde anıldı

Hiroşima Belediye Başkanı Matsui Ukrayna ve Filistin’i hatırlattı

Törende Barış Deklarasyonu’nu okuyan Hiroşima Belediye Başkanı Kazumi Matsui, dünya genelinde artan askeri çatışmalara değinerek Rusya'nın Ukrayna saldırıları ve Filistin’de giderek kötüleşen durum nedeniyle sayısız masum insanın hayatını kaybettiğini hatırlatarak “Bana öyle geliyor ki, bu küresel trajediler uluslar arasında güvensizliği ve korkuyu derinleştirmekte, aslında reddetmemiz gereken ‘uluslararası sorunları çözmek için askeri güce güvenmemiz gerektiği’ yönündeki kamuoyu varsayımını güçlendirmektedir” dedi.

Hiroşima atom bombası saldırısında hayatını kaybedenler 79. yıl dönümünde anıldı

Matsui “Dünyanın içinde bulunduğu kaotik durum karşısında karamsarlığa kapılmayalım. Bunun yerine, atalarımız kadar kararlı olalım ve kalplerimizdeki umudun ışığıyla bir olarak kolektif eylemde bulunalım. Birliğimiz, şu anda nükleer caydırıcılığa bel bağlayan liderleri politikalarını değiştirmeye ikna edecektir. Bunu başarabiliriz” ifadelerini kullandı.

Hiroşima atom bombası saldırısında hayatını kaybedenler 79. yıl dönümünde anıldı

“Barışı paylaştığımız bir dünya inşa edelim”

İnsanların güven duygusunu ulusal sınırlarının ötesine yayması gerektiğini vurgulayan Matsui, “Hepimizin barış kültürünü paylaştığı bir dünya inşa edelim” çağrısında bulundu. Gençler başta olmak üzere herkesin Hiroşima'yı ziyaret etmesi gerektiğini belirten Matsui, “Herkese, burada yaşadıklarını yüreklerinde hissederek her yaştan insanla bir dostluk çemberi oluşturmaları çağrısında bulunuyorum” dedi.

“Umudum tüm dünya liderlerinin Hiroşima'yı ziyaret etmesi”

Geçen yıl dünyanın dört bir yanından yaklaşık 1.98 milyon kişinin Hiroşima Barış Anıtı Müzesi'ni ziyaret etmesinin barış bilincindeki gelişmenin işareti olduğunu ifade eden Matsui, “Umudum tüm dünya liderlerinin Hiroşima'yı ziyaret etmesi, sivil toplumun iradesini tecrübe etmesi, atom bombası hakkında daha derin bir anlayış kazanması ve atom bombası saldırısından sağ kurtulanların ‘Hiç kimse bizim çektiğimiz acıyı çekmemeli’ yakarışını yüreklerinde hissetmesidir” şeklinde konuştu.

Hiroşima atom bombası saldırısında hayatını kaybedenler 79. yıl dönümünde anıldı

Matsui’den Japonya hükümetine çağrı

Japonya hükümetine seslenen Matsui, ABD ve Rusya gibi nükleer güçlerin desteklemediği ve ABD'nin koruma şemsiyesi altındaki Japonya’nın da imzalamadığı Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşması'nı (TPNW) imzalamaya çağırarak “Ayrıca, nükleer silahlardan arındırılmış bir dünyaya yönelik pratik bir çaba olarak Japonya'nın önümüzdeki yıl Mart ayında yapılacak olan Nükleer Silahların Yasaklanması Antlaşmasına Taraf Devletler Üçüncü Toplantısı’na gözlemci olarak katılmasını talep ediyorum” ifadelerini kullandı.

Hiroşima atom bombası saldırısında hayatını kaybedenler 79. yıl dönümünde anıldı

“Misyonumuz atom bombası gerçeğini gelecek nesillere aktarmaktır”

Japonya Başbakanı Fumio Kishida ise 79 yıl önce ilk olarak Hiroşima, ardından Nagazaki'de yaşanan yıkım ve acıların asla tekrarlanmaması gerektiğini vurgulayarak “Savaşta atom bombasına maruz kalan tek ülke olarak Japonya'nın misyonu, atom bombası gerçeğini gelecek nesillere aktarmaktır” dedi. Uluslararası toplumda nükleer silahsızlanma konusundaki fikir ayrılıklarının derinleştiğini hatırlatan Kishida, “Dünya, Soğuk Savaş'ın zirvesinden bu yana ilk kez nükleer silah sayısındaki düşüş eğilimini tersine çevirmenin eşiğinde” uyarısında bulundu. “Nükleer silahlardan arınmış bir dünyaya giden yol ne kadar zor olursa olsun bu konuda ilerlemekten vazgeçemeyiz” diyen Kishida, uluslararası toplumu nükleer silahsızlanma konusunda harekete geçmeye teşvik etmeyi sürdüreceklerini ifade etti.

BM Genel Sekreteri Guterres mesaj gönderdi

BM Genel Sekreter Yardımcısı ve Silahsızlanmadan Sorumlu Yüksek Temsilcisi Izumi Nakamitsu da törende BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in gönderdiği mesajı okudu. "Geçen yıldan bu yana küresel güvensizlik ve bölünme daha da derinleşti. Bazıları nükleer kılıcı bir kez daha pervasızca sallıyor" denilen mesajda, nükleer silah kullanma tehditlerine atıfla "Dünya bu kabul edilemez davranışı kınama konusunda birlik olmalıdır. Silahsızlanmayı hayata geçirmek için yeni çözümler bulmalıyız" ifadeleri kullanıldı.

Hiroşima ilk atom bombasının hedefi olmuştu

6 Ağustos 1945'te ABD dünya tarihinde ilk kez Japonya'ya karşı atom bombası kullanmıştı. Yaklaşık 160 bin kişinin hayatını kaybettiği Hiroşima saldırısı, yüzbinlerce insanın yaralanmasına ve radyasyon kaynaklı hastalıklara maruz kalmasına neden olmuştu. Japonya 9 Ağustos 1945'te ise ikinci atom bombasının hedefi olmuş, ülke Nagasaki'de büyük bir yıkımla yüz yüze gelmişti. 

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Çiftçileri hedef alan suç örgütü çökertildi: 11 şüpheli tutuklandı Bursa’da çiftçileri kumar masasında borç batağına sürükledikleri, yüksek faizle para verip zorla senet imzalattıkları iddia edilen suç örgütüne yönelik operasyon kapsamında adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 11’i tutuklandı. 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturmada, örgüt üyelerinin kıraathane görünümlü mekanlarda özellikle çiftçileri hedef aldığı belirlendi. Şüphelilerin, kadınları kullanarak vatandaşları kumar masalarına çektiği, yüksek miktarda para kaybettirdikleri ve ardından faizle borç vererek mağdurları senet imzalamaya zorladıkları tespit edildi. Polis ekiplerinin çalışmasında, borçlarını ödeyemeyen mağdurların kapalı ofislerde alıkonulduğu, darbedildiği ve ölümle tehdit edildiği öne sürüldü. Bazı mağdurların evlerini, arsalarını ve çeşitli mal varlıklarını kaybettiği öğrenildi. Özel harekat destekli eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 ruhsatsız tabanca, 8 fişek, 2 pompalı tüfek, mağdurlara zorla imzalatıldığı değerlendirilen çok sayıda senet ile ajandalar ele geçirildi. Soruşturma kapsamında gözaltı sayısının 14’e yükseldiği, şüphelilerden birinin ise askerlik yaptığı Amasya’da yakalanarak Bursa’ya getirildiği öğrenildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 11’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
İstanbul İstanbul Emniyet Müdürlüğünden Beşiktaş’taki kavgayla ilgili açıklama İstanbul Emniyet Müdürlüğü, Beşiktaş’ta çıkan kavgada husumetlisini palayla kovalayan ve polisin müdahalesiyle ayak bileğinden vurularak etkisiz hale getirilen şüphelinin taburcu edilmesinin ardından gerekli tahkikat işlemlerinin başlatılacağını açıkladı. İstanbul Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğünden yapılan açıklamada, "Beşiktaş Meydanı Vapur İskelesi önünde meydana gelen ’Genel Güvenliğin Kasten Tehlikeye Sokulması’, ’6136 Sayılı Kanuna Muhalefet’ ve ’Kasten Yaralama’ olayına ilişkin yürütülen çalışmalarda; daha önceden aralarında husumet bulunduğu belirlenen F.D. (23) ile G.U. (32) isimli şahısların söz konusu iskele önünde karşılaşmaları üzerine aralarında tartışma çıktığı, tartışmanın kısa sürede kavgaya dönüştüğü tespit edilmiştir. Kavga sırasında F.D. isimli şüphelinin, pala olarak tabir edilen kesici aletle diğer şahsı kovalamaya başladığı belirlenmiştir. Olay sırasında bölgede görev yapan polis ekiplerince taraflara müdahale edilmiş, şüphelinin görevli polis memurlarına da saldırmaya çalışması üzerine şahsın etkisiz hale getirilmesi amacıyla kontrollü şekilde ateş açılmıştır. Şüpheli, sol ayak bileğinden vurularak etkisiz hale getirilmiş ve yakalanmıştır. Müdahale esnasında seken çekirdekler nedeniyle olay yerinden geçmekte olan üç vatandaş hafif şekilde yaralanmış, yaralı şahıslar hastaneye sevk edilerek tedavi altına alınmıştır. Konu ile ilgili yakalanan ve tedavi amaçlı hastaneye kaldırılan şüpheli şahıs hakkında, taburcu edilmesinin ardından gerekli tahkikat işlemleri başlatılacaktır" denildi.
Kars Kars’taki bin yıllık Kız Kalesi yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Kars’ta tarihi Kız Kalesi, yılların ihmali ve doğa şartlarının etkisiyle adeta zamana yenik düşüyor. Ermenistan sınırına sıfır noktada Akyaka ilçesine bağlı Kalkankale köyünde bulunan ve stratejik bir tepede yükselen yaklaşık bin yıllık Kız Kalesi, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı. Bölge halkı ve tarih meraklıları, kalenin bir an önce restore edilerek turizme kazandırılmasını istiyor. Kalkankale (Tignis) köyü sınırları içerisinde yer alan ve halk arasında "Kız Kalesi" olarak bilinen tarihi yapı, Karahan Çayı’nın batısında Ermenistan sınırına yaklaşık 3 kilometre uzaklıkta yüksek bir tepe üzerine inşa edildi. Orta Çağ’da M.S. 10. yüzyılda yapıldığı değerlendirilen kale, bölgenin en önemli savunma yapıları arasında gösteriliyor. Horasan harcı ve düzgün kesme tüf taşından yapılan kale surları ile burçların büyük bölümü bugün yıkılmış durumda. Günümüze ulaşabilen temel duvar kalıntıları, yapının geçmişte üç ayrı sur sistemine sahip olduğunu ortaya koyuyor. Ancak bugün kaleden geriye yalnızca ayakta kalmayı başaran tek bir yüksek burç kaldı. Ani Ören Yeri ile mimari benzerlik taşıyor Tarihi kale, yalnızca askeri amaçlı bir yapı olmasıyla değil, mimari özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kale, Ani Ören Yeri içerisindeki tarihi yapılarla benzer mimari özellikler taşımasıyla dikkat çekiyor. Bu yönüyle Kız Kalesi’nin Ani kültür havzasının önemli savunma noktalarından biri olduğu değerlendiriliyor. Bölgedeki tarihi mirasın önemli parçalarından biri olmasına rağmen kalede bugüne kadar kapsamlı bir restorasyon çalışması yapılmadı. Turizme kazandırılsın çağrısı Doğu Anadolu’nun tarihi ve kültürel zenginlikleriyle öne çıkan Kars’ta özellikle son yıllarda kültür turizmine ilginin artmasıyla birlikte gözler yeniden tarihi yapılara çevrildi. Kız Kalesi’nin restore edilerek turizme kazandırılmasını isteyen Kalkankale Muhtarı Metin Okçu, "Köyümüzde bulunan Kız Kalesi, milattan önce 6000’li yıllarda yapılmış olan bir kaledir. Urartular tarafından yapılmış, tarihi net olarak bilinmemekle birlikte yöremiz açıcından turizme kazandırılması gereken bir tarihi eserdir. Biz defalarca Turizm Bakanlığı’na başvuruda bulunduk. Kalkankale’de bulunan Kız Kalesi bizim için önem arz etmektedir. Yetkililerden buranın restorasyonunu, yolunun yapılmasını ve turizme kazandırılmasını istiyoruz. Bunu değerlendirmek gerekiyor. Bugün yarın kapı açılırsa bizim için çok büyük önem arz edecektir" dedi. Küçük Aküzüm köyünün muhtarı Teoman Gelekçi de Kız Kalesi’nin biran evvel restore edilmesini istedi. Gelekçi, "Buraya Kız Kalesi’ni görmeye geldik. Bu kale yıllarca ayakta kalmış, Kars Kalesi kadar, belki Kars Kalesi’nden de yüksektir. Ama turizme kazandırılmasını istiyoruz. Burası gezilecek bir yer, burayı turizme kazandırsalar iyi olur" diye konuştu. Sınır hattında eşsiz bir manzaraya sahip olan kale, gerekli çalışmaların yapılması halinde hem yerli hem yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri olabilecek potansiyele sahip. Ancak mevcut haliyle yapı, defineciler, doğal aşınma ve bakımsızlık nedeniyle her geçen gün biraz daha yok oluyor. Tescilli kültür varlığı ama koruma yetersiz Kız Kalesi’nin taşınmaz kültür varlığı olarak tescilli olduğu biliniyor. Buna rağmen kalede güvenlik, çevre düzenlemesi, bilgilendirme tabelaları ve koruma önlemlerinin yetersiz olması dikkat çekiyor. Bölge sakinleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların kaleye sahip çıkması gerektiğini belirterek, "Bu eser sadece Kars’ın değil, Anadolu tarihinin ortak mirasıdır" çağrısında bulunuyor. Bir zamanlar sınırları koruyan görkemli surlarıyla bölgeye hakim olan Kız Kalesi, bugün sessizliği ve yalnızlığıyla dikkat çekiyor. Yüzlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin izini taşıyan tarihi yapı, restore edilmediği takdirde tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacak.