KÜLTÜR SANAT - 06 Aralık 2011 Salı 13:27

"Hürrem Sultan'ı yanlış anlatıyorlar"

A
A
A
"Hürrem Sultan'ı yanlış anlatıyorlar"

Araştırmacı-Yazar Sibel Eraslan, Osmanlı padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman ve eşi Hürem Sultan'ın hayatını konu alan 'Muhteşem Yüzyıl' dizisini eleştirerek, "Orada o kadar kötü ve fettan bir tablo çiziliyor ki kemiklerim sızlıyor. Çünkü halen İstanbul'da negatif tablosu çizilen sultanın yaptırdığı hastanede şifa buluyoruz. 400 ila 6000 yıldır kötülenen bu kadın sultanların ya darüşşifaları ya da kurdukları okullardan ya da açtıkları aşevleri, çeşmelerden hizmet almaktayız" dedi.

M. MUTTALİP YALÇIN

Çorum Belediyesi tarafından "Osmanlı Sarayı'ndaki Kadın Sultanların Anlatılmayan Tarihleri" konulu bir konferans düzenlendi. Devlet Tiyatro Salonu'nda yapılan konferansı Belediye Başkan Yardımcıları Zeki Gül ve Turhan Candan, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü'nün eşi Hatice Külcü ve davetliler izledi. Konferansa konuşmacı olarak katılan Araştırmacı-Yazar Sibel Eraslan, Osmanlı Devleti'nin kuruluş, yükseliş, duraklama ve çöküş dönemlerinden seçilmiş padişah eşlerinin, kızlarının gerçek hikayeleri ve yaşadıkları dönemlerin kayda değer olaylarını katılımcılara aktardı. Dinler tarihi ve siyasal tarihin sadece padişahlardan, şövalyelerden ibaret olmadığını dile getiren Eraslan, kadınlar üzerinden bir tarih yazılmadığını belirtti.

Belirli dönemlerde büyük bir reddi miras yapıldığını dile getiren Eraslan, harf inkılabından sonra kaynaklara ulaşmadaki ciddi engeller nedeniyle bugün insanların Osmanlıca bilmediğine dikkat çekti. Osmanlı sarayındaki sultanlar üzerine araştırmalar yaparken İngilizce metinler okumak zorunda kaldığını açıklayan Eraslan, bunun hicap edilecek bir konu olduğunu belirtti.

Türk insanının Osmanlı hinterlandı içinde Osmanlıca, Farsça ve Arapçayı bilmesi gerektiğini dile getiren Eraslan, "Ancak maalesef araya büyük bir deri miras dönemi girmiş. Osmanlıyı Kızıl sultan olarak tabir etmişiz. Kızıl sultanların yakıp yıktığı dönem olarak görmüşüz. Tarihte kesintili klasörlerden ibaret değildir. Bu dönemlerde birbirini takip eder. Bu süreçler birbirinden kopuk veya aralarında set yoktur. Toplumsal gelecek düşünüyorsak toplumsal günümüzden tarihimizden birtakım hakikatlerin üzerine yaslanarak doğrulabiliriz. Bir ağacın meyvelerini toplamak isteyenler o ağacın dallarına ve gövdelerine bakmak zorundalar. Büyük bir medeniyet kurmak istiyorsanız o medeniyetin kökleri ile de barışık olmak zorundasınız" diye konuştu.

Bugün Türkiye'de bir lise öğrencisinin Shakespeare'nin eserlerini İngilizce olarak rahatlıkla okurken kendi medeniyet ve dilini kuran şairler ve ilim adamlarının eserlerini okuyamadığını vurgulayan Eraslan, gençlerin kendi tarihini okuyamadığında, tarihe karşı bir bilinçsizlik içerisinde olacağının altını çizdi.

Eraslan, sosyal ve siyasal politikalarda nasıl reddi inkar sınırları, bugüne kadar örülmüş sanal setler aşılıyorsa tarih ve edebiyattaki setlerin yanı sıra Osmanlı devletindeki kadın sultanlar ile ilgili negatif düşüncelerin aşılması gerektiğine vurgu yaptı.

Kanuni Sultan Süleyman ve eşi Hürem Sultan'ın hayatını konu alan 'Muhteşem Yüzyıl' dizisini eleştiren Eraslan, "Meşhur bir televizyon dizisi var. Kanuni Sultan Süleyman ve eşi Hürrem Sultan'dan bahsediyor. Orada o kadar kötü ve fettan bir tablo çiziliyor ki kemiklerim sızlıyor. Çünkü halen İstanbul'da negatif tablosu çizilen sultanın yaptırdığı hastanede şifa buluyoruz. Kötülenen bu kadın sultanların ya darüşşifaları ya da kurdukları okullardan ya da açtıkları aşevleri, çeşmelerden hizmet almaktayız. Yurt içinde veya yurt dışında nereye giderseniz gidin bu kadın sultanların anlatılmayan hikayelerini görürsünüz" dedi.

Hürrem Sultan'ın yaptırdığı eserler hakkında bilgi veren Yazar Eraslan, "Arafat dağı yanında Cebeli rahme adında orta düzeyde bir tepe var. Etrafında mazgallar şeklinde küçük küçük kurnaları koparılmış çeşmeler var. Oyuktan su akıyor. Onu yaptıran Hürrem sultandır. Bugün Türkiye'de acaba bu hafta hangi cinayeti işleyecek, acaba bu hafta hangi hainliği yapacak diye herkesin kalp çarpıntısı ile beklediği Hürrem Sultanın Mekke ile Medine arasında yaptırdığı su yolları vardır. Ayrıca Hürrem Sultan Arafat'a su taşıyan bir sultandır. Bu kadar kötü olsa bu kadar hıyanet içerisinde olsa heralde bu işlerle uğraşmaz ve bunları yaptırmazdı. 1969 yılına kadar Kudüs'te Hürrem sultanın yaptırdığı bir vakıf günde 3 öğün yoksul ve yolculara sıcak çorba verirdi. Yahudi işgalinden sonra bu kesildi. Bosna'dan Üsküp'e, Selimiye'den İstanbul'a, Bursa'dan tüm Anadolu'ya, Mezopotamya'dan Filistin'e. Kıbrıs'a Osmanlı kadın sultanlarının mühürlerini görürsünüz" ifadelerini kullandı.

Kadınların Osmanlının halkla ilişkilerini yürüttüklerini dile getiren Eraslan, sultanların sarayın gülen yüzünü halka gösterdiklerini söyledi. Halkın Hürrem sultanın eşinin işlerine çok karıştığına dair söylemlerinin olduğunu anlatan Eraslan, "Hürrem Sultan okuyan, yazan adeta bir danışman gibi bilgiler veren birikime sahiptir. Aynısını Mihrimah Sultan'da görürüz. Bu iki sultan gibi eşine siyasi rapor hazırlayan sultanlar yoktur. Bu yönleri onları farklı kılmaktadır" diye konuştu.

Hafsa Sultan ise Manisa Bimarhanesi'ni yaptırdığını hatırlatan Eraslan, "Bu hastanede dünyada üçüncü büyük akıl hastanesi olarak kayıtlara geçmiştir. Tedavi yöntemleri arasında musiki ve su terapileriyle dünyada eşi olmayan bir tıp ekolünü oluşturmuştur. O dizide bundan da bahsediliyor mu?" dedi.

Osmanlı tarihinin revaçta olduğunu ve gençlerin severek okuduğunu dile getiren Eraslan, Osmanlı tarihinin toplu aktarnBüyük bir medeniyet kurmak istiyorsanız o medeniyetinılmasında üniversitelerin tarih bölümleri, sivil toplum kuruluşlarına büyük görevler düştüğünü belirtti.

Eraslan, asırlarca yedi iklime, adaleti, barışı, insana saygıyı, onuru, refahı ve dayanışmayı götüren Osmanlı'yı bir medeniyet mührü kılan ruhun kadın sultanların tezgahında dokunduğunu sözlerine ekledi.
Konferansın ardından Belediye Başkanı Zeki Gül, Yazar Eraslan'a plaket verirken, Belediye Başkanı Muzaffer Külcü'nün eşi Hatice Külcü de çiçek hediye etti.

Yazar Eraslan, program sonunda DTS fuayesinde okurlarıyla bir araya gelerek kitaplarını imzaladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Didim’de cenazelerin hastane morgunda karıştığı iddiası Aydın’ın Didim ilçesinde aynı gün hayatını kaybeden Alman ve Türk vatandaşların cenazeleri iddiaya göre, hastane morgunda karıştı. Alman ailenin fark etmesiyle olay gün yüzüne çıkarken savcılık tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, olay, 31 Aralık 2025 Çarşamba günü meydana geldi. Didim Devlet Hastanesi’nde aynı gün kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann (81) ile Türk vatandaşı Fikriye Tuna’nın (76) cenazeleri morga kaldırıldı. Ancak iddiaya göre, burada cenazeler karıştı. İlk olarak Fikriye Tuna’nın yakınları hastaneye gelerek cenazeyi teslim aldı. Gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından Tuna’nın cenazesi mezarlığa götürülerek toprağa verildi. Bir süre sonra Alman vatandaşı Derahaea Mana Heffmann’ın ailesi cenazeyi almak üzere hastaneye başvurdu. Morgda bulunan cenazenin kendilerine ait olmadığını fark eden aile, durumu hastane yetkililerine bildirdi. Yapılan incelemede cenazelerin karıştığı kesinleşti. Bunun üzerine Alman aile hastane yönetimi hakkında şikayetçi oldu. Olayın ortaya çıkmasının ardından hastane yetkilileri Türk aileyle irtibata geçti. Yanlış cenazenin defnedildiği bilgisi verilerek mezarın yeniden açılması gerektiği ifade edildi. Fikriye Tuna’nın ailesinin onayıyla mezar açıldı, cenazeler doğru ailelere teslim edildi. Yaşanan olayın ardından Didim Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
Kayseri Büyükşehir kütüphaneleri 2025 yılında 2 milyon ziyaretçiyi ağırladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kütüphanelerinde, Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın okuyan ve okutan şehir Kayseri vizyonu ile bugüne kadar milyonlarca ziyaretçi sayısına ulaşılırken, 2025 yılında ise kütüphaneler 2 milyona yakın kitapseveri misafir etti. Hayata geçirdiği proje ve gerçekleştirdiği uygulamalarla Kayseri’yi öğrenci dostu şehir haline getiren Başkan Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi; eğitime yönelik ücretsiz olan çeşitli kursları ile diğer taraftan eğitim öğretime dair destekleri ile kentteki gençler ve öğrenciler başta olmak üzere tüm vatandaşlara katkısını sürdürüyor. Büyükşehir’in 15 kütüphanesi ile gençlerin, vatandaşların donanımlı olmasına katkı sağladığı kentte, Büyükşehir’in kütüphanelerinden 2025 yılında toplam 346 bin 215 kitap ödünç alınırken, toplam üye sayısı ise 378 bin 649 oldu. Büyükşehir Belediyesi’ne ait kütüphanelerde toplam basılı kitap sayısı 214 bin 893 olurken, toplam kişi kapasitesi ise 6 bin 450 kişi şeklinde oldu. 2 milyona yakın ziyaretçi Kayseri Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki kütüphanelere gerçekleşen 2025 yılındaki ziyaretçi miktarı ise toplam 1 milyon 893 bin 821 oldu. 2025 yılında Mevlana Kütüphanesi hizmete başlarken, Altınoluk Kütüphanesi ise açılışa gün sayıyor. Kütüphanelerde, 2020-2025 yılları arasındaki toplam ziyaretçi sayısı ise 10 milyon 534 bin 233’e ulaşırken, söz konusu süreçte ise Kayseri’ye 10 kütüphane kazandırıldı. Büyükşehirde, Bebek Kütüphanesi Projesi’nin hayata geçirilmesi ile çocuk kütüphanelerinin sayısının arttırılması da planlanıyor. Büyükşehir Belediyesi kütüphanelerinde, ücretsiz internet ve bilgisayar hizmeti veren bilgisayar odaları, üye olan herkese ücretsiz fotokopi, şubelerinde sabah ve öğle saatlerinde öğrencilere ücretsiz çay, çorba hizmeti ve diğer tüm imkânlar sağlanıyor. Kütüphanelerde ayrıca; üyelik kartı sistemi, öğrencilerin kontrolünü ve güvenliğini sağlayabilmek için turnikeli geçiş sistemi, emanet dolapları, tv izleme üniteleri, sesli çalışma alanları, satranç köşesi, öğrencilerin yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılamak için otomatlar bulunuyor.