SPOR - 30 Eylül 2019 Pazartesi 15:58

Hürser Tekinoktay: 'Kötü gidişatı birlikte atlatmalıyız'

A
A
A
Hürser Tekinoktay: 'Kötü gidişatı birlikte atlatmalıyız'

Beşiktaş’ta 20 Ekim’de yapılacak olan seçimde aday olacağını açıklayan Hürser Tekinoktay, şu anda camianın bütün birimleriyle birlikte hareket etmesinin önemine değinerek, kötü gidişatın sonlanması gerektiğini söyledi. Tekinoktay, Eski Sporcular Derneği’nin de iktidarlara değil, Beşiktaş’a hizmet etmesi gerektiğini ifade etti.

Beşiktaş Kulübü’nde 20 Ekim’de yapılacak olan olağanüstü seçimli genel kurulda aday olduğunu açıklayan Hürser Tekinoktay, camiadaki kötü gidişle alakalı İHA'ya konuştu. Son yapılan seçimde Fikret Orman’a karşı aday olan ve 1617 oy alan Tekinoktay, mayıs ayında yaşadığı problemleri yeniden yaşadığını da hatırlattı. Üyelerin dar ve kısıtlı sürede imza toplama sürecinin başladığını dile getiren Hürser Tekinoktay, “Bu sürede karşı taraf, imza toplanılmasın diye her şeyi yapıyor. Divan Kurulu Başkanı yine noter zorunluluğu koydu, biz de yine mahkemeye gidiyoruz. Geçen seçimde de aynısı olmuştu ve mahkeme kararı vardı. Buna rağmen yine noter şartı koydu. Beşiktaş adliyede mi olacak, başkan mı seçecek? Geçen seçimde verdiğimiz imzaları kabul etmemek için tarih zorunluluğu getirdiler. Bu imzalar son 6 ay içinde toplandı ve 2019 yılını kapsıyor. Ancak yapılacak olan seçimde bunları kabul etmeyecek şekilde şartlar ortaya koydular” ifadelerini kullandı.

“Toshack ve Rasim Kara’yla yeniden görüşeceğiz”

20 Ekim’de yapılacak olan seçimde başkan olması halinde bir an önce futbol işletme modelini hayata sokacaklarının altını çizen Hürser Tekinoktay, “Beşiktaş’ın şu andaki problemi futbol işletme modeli. Mevcut transferleri yapanın sorumluluk alması lazım. Bunu yapıp, yeni bir hoca getiriyorsan, bir de başarısızsan, senin işletme modelin yanlış demektir. Biz zamanında bu konuyla ilgili olarak Toshack’la anlaşacağımızı açıklamıştık. Kendisi bir göreve başladı. Ama oradan onu almak için elimizden geleni yaparız. Kendisini transfer edebilecek her türlü girişimi yapacağız. Bizim Avrupa’da donanıma sahip, direktörlük kapasitesi olan ve geniş irtibatları bulunan önemli bir marka olan Toshack’ı getirmemiz lazım. Beşiktaş’ın öncelikle doğru transferler yapması lazım. Bu da en geniş havuzdan olur. Ali Naibi’nin havuzu var mı? Kaç kişilik datası var? Rasim Kara’nın da yurt içinde önemli bir havuzu var. Kendisi bizim kaptanımızdır. Bizim futbol işletme modelimiz aynı. İlk işimiz bunu kurmak” diye konuştu.

“Daha önce ismini vermediğim hoca Sergen’di”

Sergen Yalçın ve Yasin Sülün’ün Beşiktaş’ın altyapısından yetiştiğini belirterek sözlerini sürdüren Hürser Tekinoktay, “Yasin, şu anda U21 hocamız. Sergen de çok başarılı bir isim. Daha önce söylemlerimde isim vermemiştim. Kendi hocamızı yetiştirmemiz lazım demiştim ve isim vermemiştim ama bu isim Sergen’di. Şu andaki şartlara bakarsak Sergen’in bir kontratı var ve Abdullah Avcı’nın da bir kontratı var. Göreve gelince bu koşulların değerlendirilmesi gerekir. ‘Ben gelirsem şu hocayı getireceğim’ demek yanlış bir söylem olur. Ama spor işletme modelimizi hemen kuracağız. Daha önce prensipte anlaştığımız Toshack’la ve Rasim hocayla tekrar görüşüp anlaşacağımızı düşünüyorum. Şu ana kadarki periyotta Abdullah Avcı da idari olarak kötü yönetilen bir süreç yaşadı” açıklamasını yaptı.

“Eski Sporcular Derneği, Beşiktaş’a hizmet etmeli”

Son olarak camiaya da seslenen Tekinoktay, “Beşiktaş’ın bu süreçte eski sporcularını, Süleyman ağabeyin geleneğinden gelen eski yöneticileri ve başkan adaylarını, son yılların en başarısız günlerini yaşadığımız bugün, Beşiktaş camiasına sahip çıkmaya davet ediyorum. Özellikle Eski Sporcular Derneği’nin bu kadar kayıtsız kaldığı bir ortam kabul edilir değil. Eski Sporcular Derneği, iktidarlara değil Beşiktaş’a hizmet etmelidir. Bizlerin bu kötü günlerde ortaya çıkarak, camianın kötü gidişatını atlatmasını sağlamamız gerekiyor” diyerek sözlerini tamamladı.

Bozhan Memiş

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Ne Amerika’nın, ne İsrail’in barış adına verebilecekleri hiçbir şey yoktur" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ne Amerika’nın ne İsrail’in ne insanlık adına, ne demokrasi adına, ne barış adına verebilecekleri hiçbir şey yoktur" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, basın temsilcileri ve haber müdürleri ile Ankara’da iftar programı düzenledi. Programda konuşan Destici, "Bizde başkanlık divanımızı gerçekleştirirken kıymetli hocamız. Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli tarihçilerden, bilim adamlarından, ilim adamlarından İlber Ortaylı’nın hayatını kaybettiği haberini aldık. Çok üzüldük tabii öncelikle kendisine Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun, makamı ali olsun. Başta ailesi olmak üzere sevenlerine, yakınlarına, tüm akademik camiasına bilim dünyasına da başsağlığı diliyorum. Daha doğrusu tüm milletimize başsağlığı diliyorum. Çünkü İlber Ortaylı Türk milletinin ortak değerlerindendi. Hemen hemen toplumun her kesiminin takdirini, sevgisini kazanmış bir kişilikti. En önemli taraflarından bir tanesi tarihi milletimize sevdirdi. Yalın bir dille yazıyordu, anlaşılır bir dille yazıyordu ve anlaşılır bir dille konuşuyordu, anlatıyordu. Tarihi toplumumuza sevdiren ve tarihi gerçeklerle bizi buluşturan çok önemli bir ilim adamımızdı" diye konuştu. İran, ABD ve İsrail arasındaki savaşla alakalı konuşan Destici, "Bir savaş var. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum, bu savaşın nasıl çıktığına nasıl başladığına bakarsak gerçekten dünya için, insanlık için korkutucu bir sürece girdiğimizi görüyoruz. Yani uluslararası hukuk askıya alınmış, uluslararası kurum ve kuruluşların hiçbiri kalmamış. Hiçbiri müdahale edemiyorlar, seslerini çıkartamıyorlar dolayısıyla da iki haydut kafa kafaya vermiş dünyayı bir yangın yerine çeviriyorlar insanlığı ateşe doğru sürüklüyorlar, götürüyorlar. Şimdi ABD ve İsrail, İran’a saldırmadan birkaç gün önce İran Büyükelçisi bizleri bir yemeğe davet etmişti. Arkadaşlarımızla biz gittik işte orada İran’daki olaylar nasıl başladı gösteriler ondan sonra bu saldırılar ilk Amerika Birleşik Devletleri’nin daha önceki saldırıları İsrail ile birlikte yani süreçle ilgili anlattı ve o anda da ABD, İran görüşmeleri devam ediyordu Cenevre ve daha sonrada Umman’da devam ediyordu. Bu süreçte de umutlu olduklarını söylüyorlardı ama ertesi gün ya da bir gün sonra bir anda ABD ve İsrail saldırıya geçti ve neticede bir devlet lideri hem de aynı zamanda bir dini lider sadece İran halkının değil dünyadaki bütün Şiaların, Şiilik mezhebine mensup Yemen’dekilerin de, Irak’takilerin de, Suriye’dekilerin de pek çok noktadaki insanların da dini lideri konumunda olan birisini bombalayarak suikast ederek de öldürdüler yakınlarıyla beraber" şeklinde konuştu. Amerika ve İsrail’in demokrasi ve barış adına verebilecekleri hiçbir şey olmadığını ifade eden Destici, "Ne Amerika’nın, ne İsrail’in ne insanlık adına, ne demokrasi adına, ne barış adına verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Dediğim gibi iki ülke ki İsrail’e ülke bile diyemeyiz Amerika Birleşik Devletleri de şu anda adeta bir kovboy ya da haydut tarafından yönetilmektedir. Ben bunun uzun süreli gidebileceğine de şahsen düşünmüyorum, inanmıyorum. Birde işin şu yönü var doğru savaş stratejisi aslında aklı olanlar ya da bunu ortaya koyanlar aslında savaşın nerede biteceğini de bitirileceğini de hesaplamış olması gerekir. Bu savaş nerede duracak ve nerede bitecek. Ama benim şu anda gördüğüm Amerika’nın şu anda Trump’ın en azından böyle bir stratejisi olmadığını görüyorum zaten İsrail, Netenyahu sonuna kadar gitsin istiyor. Yani her yer yıkılsın istiyo, herkes ölsün istiyor kendileri dışında. Tabii böyle bir strateji akıl yoksa benim gördüğüm Amerika 5-6 günde bu işi bitirecekti İran teslim olacaktı anlaşacaktı ama gözüküyor ki İran teslim olmuyor ve anlaşmıyor şu anda" sözlerini söyledi.
Sivas Sivas’ta yetim çocuklar iftar sofrasında buluştu Sivas’ta yetim çocuklar için geleneksel iftar programı düzenlendi. Programda çocuklara balon, oyuncak ve horoz şekeri dağıtıldı. Sivas’ta yetim çocuklar için anlamlı bir iftar programı düzenlendi. ‘Bir El de Sen Uzat Gönüllü Hareketi’ tarafından her yıl geleneksel olarak gerçekleştirilen iftar organizasyonu, bu yılda yoğun katılımla yapıldı. İl protokolünün de katılım sağladığı ve bir düğün salonunda düzenlenen programa yaklaşık 500 kişi katıldı. Yetim çocuklar ve ailelerinin ağırlandığı programda birlik ve dayanışma mesajları verildi. İftarın ardından çocuklara balon, oyuncak ve horoz şekeri dağıtıldı. Programda ayrıca dua edilerek yetim çocukların mutluluğu ve toplumdaki dayanışma ruhunun güçlenmesi temenni edildi. "Aynı sofrada olmak bizim için çok kıymetli" Dernek Başkanı Ahmet Özaydın, bugünün çok kıymetli olduğunu belirterek, "Sevgili çocuklar güzel yüzlü, güzel kalpli arkadaşlarım. Hepinize kocaman bir merhaba diyorum. Bugün burada sizinle aynı sofrada oturmak, aynı ekmeği paylaşmak bizim için çok ama çok kıymetli. Ramazan ayı paylaşmanın, sevmenin ve birlikte mutlu olmanın ayıdır. Bugün bu sofrada sadece yemek yoktur. Sevgi var, muhabbet var, dua var ve umut var. Sevgili çocuklar, bilmenizi isterim ki hepiniz çok değerlisiniz. Her biriniz Allah’ın bize birer emanetisiniz. Peygamber Efendimiz, yetimleri çok severdi. Onların başını okşar, kalplerini kırmamaya çok dikkat ederdi. Çünkü o sizlerin ne kadar özel olduğunu biliyordu. Bir hadisi şerifinde yetimi koruyan kollayan kimselerle cennette yan yana olacağı buyurmuştur. Sevgili çocuklar, sevgili aileler ki bazen hayati çok ama çok üzmüş olabilir. Ama şunu unutmayın. Asla yalnız değilsiniz. Bugün burada bulunan herkes sizin mutluluğunuz için dua ediyor" dedi. "Bugün ayrı bir anlam taşımaktadır" Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, gönül bağlarının güçlenmesinin en büyük örneklerinden birisi olduğunu söyleyerek, "Ramazan ayı sadece oruç tutulan bir zaman dilimi değildir. Aynı zamanda kalplerin yumuşadığı, paylaşmanın çoğaldığı, merhametlik ve kardeşliğin hayat kurduğu müstesna bir yerdir. Bu tür ayda kurulan her bir iftar sofrası birlikteliği, dayanışmanın ve gönül bağlarının güçlendiği en güzel örneklerden biridir. Bugün burada özellikle sizlerle aynı sofrayı paylaşmak, bizler için ayrı bir anlam taşımaktadır. Çünkü bizim inancımızda ihtiyaç sahibi kardeşlerimize sahip çıkmak yalnızca bir iyilik değil aynı zamanda büyük bir sorumluluk ve bizlere emanet edilmiş önemli bir görevdir. Devletimiz tarih boyunca olduğu gibi bugün de kimsesizlerin kimsesi ve mazlumların sığınağı olmuştur" diye konuştu.