DİĞER SPORLAR - 17 Kasım 2016 Perşembe 10:52

İhlas Eğitim Kurumları'nda florbol heyecanı

A
A
A
İhlas Eğitim Kurumları'nda florbol heyecanı

Türkiye’de 2006 yılından bu yana oynanan ve bir salon sporu olan florbol, İhlas Eğitim Kurumları'nda tanıtıldı.

Beylikdüzü Kampüsünde gerçekleşen tanıtım organizasyonuna Florbol Türkiye Başkanı Polat Taşkın, İkinci Başkanı Hank Vainio, Eğitim Sorumlusu Abdullah Tulunay ile Özel Marmara Evleri İhlas Ortaokulu 7. sınıf öğrencileri katıldılar. Okulun beden eğitimi öğretmeni Fatih Doğan’ın da katıldığı organizasyonda öğrencilere florbol oyununun kuralları sahada uygulamalı olarak anlatıldı.

“Florbolu tüm Türkiye’ye yaymak istiyoruz”
Florbol Federasyonu’nun kurulması için çalışmaların devam ettiğini belirten Florbol Türkiye Başkanı Polat Taşkın, hedeflerinin florbolu tüm Türkiye’ye yaymak olduğunu söyledi. Kendilerine tanıtım imkanı sağladıkları için İhlas Eğitim Kurumları'na teşekkür eden Taşkın, florbolun masraflı olmayan ve çok keyifli bir spor olduğunu ifade etti. Florbol Türkiye olarak Uluslararası Florbol Federasyonu’na üye olduklarını belirten Taşkın, Türkiye’de turnuvalar düzenlediklerini söyledi.

“Florbol Türkiye ile çalışmaya devam edeceğiz”
Florbolu öğrencilerin çok seveceğini ifade eden Özel Marmara Evleri İhlas Ortaokulu Beden Öğretmeni Fatih Doğan, zaman içinde Florbol Türkiye’nin katkılarıyla florbol kursu açmayı hedeflediklerini söyledi. Florbol Türkiye ile çalışmalarının devam edeceğini de sözlerine ekleyen Doğan, “Florbol Türkiye ve İhlas Eğitim Kurumları olarak, 3 Aralık 2016 tarihinde florbol antrenörlük ve hakemlik kursunu ortaklaşa olarak Bahçelievler Kampüsümüzde düzenleyeceğiz” dedi.

Florbol olimpiyatlara aday
Her yaştan insanın oynayabileceği ve benzeri olan buz hokeyinden farklı olarak fiziksel müdahalenin tamamen yasak olduğu florbol, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda yer almaya aday spor dallarından biri.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.