HDP - 13 Nisan 2015 Pazartesi 17:00

İmralı heyetinden sağduyu çağrısı

A
A
A
İmralı heyetinden sağduyu çağrısı

Halkların Demokratik Partisi Grup Başkanvekili Pervin Buldan ve Leyla Zana’nın da aralarında bulunduğu İmralı heyeti, Diyadin ilçesinde PKK ile askerler arasında yaşanan çatışmalar sonrası Ağrı’ya geldi.

 

Diyadin ilçesi Yukarı Tütek köyü kırsalında PKK ile askerler arasında çıkan çatışmalar sonrası Hakların Demokratik Partisi Ağrı Milletvekili Adayı Leyla Zana, Hatip Dicle, Ceylan Bağrıyanık ve Pervin Buldan Ağrı’ya geldi. Dörtyol meydanında miting düzenleyen heyet, yaşanan çatışmalarla ilgili incelemeler ve görgü tanıklarıyla görüşmek üzere Ağrı’ya geldiklerini ifade etti. Mitingde Kürtçe konuşan HDP Ağrı Milletvekili Adayı Leyla Zana, “Her zaman üzülmeyi bize layık görmüşler. İnanıyoruz ki bu acımızı kuvvet yapacağız. Biz bu acımızı birlik yapacağız. İnanıyorum ki özgürlüğümüzü 21. yüzyılda tüm dünyaya duyuracağız. Karanlık güçler, hiçbir zaman Kürtlerin mutlu olmasını istemez ama inanıyorum ki birlik olduğumuzda bu karanlık bulutları Kürtlerin üzerinden kaldıracağız” şeklinde konuştu.

Leyla Zana’nın ardından konuşan Pervin Buldan ise, iki gün önce Diyadin’de çok vahim bir şekilde yaşanan provokasyon olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Yaralanan vatandaşlarımız oldu. Burada yaşamını yitiren iki arkadaşımızın ailesine başsağlığı dileklerimizi iletiyoruz, kendilerine Allah’tan rahmet diliyoruz."
İmralı heyeti olarak buraya geldiklerini belirten Buldan, şunları söyledi: "Öcalan’ı temsilen görüşmelere katılan Leyla Zana, Hatip Dicle, Ceylan Bağrıyanık ile birlikte acınızı paylaşmaya geldik. Aynı zamanda iki gün önce burada yaşananlara ilişkin ne olup bittiğini, siz halkımız ve görgü tanıklarından dinlemeye geldik. Bu yaşanan olayları tüm açıklığıyla sizlerden aldığımız bilgi doğrultusunda kamuoyu ve yetkililerle paylaşmak için buraya geldik. Birazdan yaşamlarını yitiren arkadaşlarımızın ailelerine taziye ziyaretinde bulunmak üzere ilçeye gideceğiz. Sonra sizle bir araya tekrar gelip, görgü tanıklarından burada yaşanan olayları tüm açıklığıyla dinlemeye ve bununla ilgili bir rapor hazırlamaya, daha sonra da tüm edindiğimiz bilgileri kamuoyu ve gerekli yetkililerle paylaşacağız."

Öcalan'ın barış ve müzakere sürecini başlatırken hiç kimsenin kanının akmaması için, bundan sonra insanlarımızın yaşamını yitirmemesi için, bundan sonra annelerimizin ağlamaması için bu süreci başlattığını ifade eden Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İki yıldır yaşanan bu süreçte karşılıklı çatışmasızlık ilan edildi. Ama ne yazık ki iki gün önce burada bu süreci bozmak isteyenler, provoke etmek isteyenler, süreci sekteye uğratmak isteyenler ortaya çıktılar ve bir provokasyon gerçekleştirdiler ve iki insanımızın canını aldılar. Bunu kabul etmediğimizi, bunu şiddetle kınadığımızı, bunun tüm açıklığıyla ortaya çıkmasını bir kez daha ifade ediyor ve çağrımızı tüm devlet yetkilileri ve hükümet yetkililerine bir kez daha ilan ediyoruz.”

BAŞBAKAN VE AKDOĞAN’I AĞRI’YA DAVET ETTİ

Başbakan Ahmet Davutoğlu ve çözüm sürecinden sorumlu Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ı yaşanan olayları açığa çıkarmak adına Ağrı’ya davet eden Buldan, şunları söyledi: “Değerli arkadaşlar başından beri, bir izleme kuruluna ne kadar ihtiyaç olduğunu hep ifade etmiştik. Bugün izleme kurulu kurulmuş olsaydı, bu mekanizma devre de olmuş olsaydı, yaşanan tüm olaylar, tüm açıklığıyla ortaya çıkarılacaktı. İzleme kurulu olmadığı için bugün buraya biz geldik. Fakat bizim gelmemiz yeterli değil. Devlet yetkililerini, hükümet yetkililerini, Sayın Başbakanı, süreçten sorumlu Sayın Yalçın Akdoğan’ı da buraya davet ediyoruz. Bu olayları açığa çıkarmaya davet ediyoruz. Tüm sorumluların en iyi şekilde cezalandırılması gerektiğini bir kez daha ifade ediyoruz” 

Halktan alacakları bilgilere güvendiklerini belirten Buldan, sözlerine şöyle devam etti: “Değerli halkımız sizlerden ayrıldıktan sonra taziyeye gideceğiz. Halkımızdan alacağımız bilgilerin önemli olduğunu ifade ediyoruz. Alacağımız bilgi sürecin ilerlemesi açısından çok önemlidir. Biz halkımızın vereceği bilgilere güveniyoruz. Onların görgü tanıklığına inanıyoruz. Dolayısıyla sizlerden bilgi aldıktan sonra Ankara’ya geçip tüm bilgileri yetkililerle paylaşacağız. Bir kez daha yaşanan bu provokasyon karşısında halkımızı sağduyulu olmaya, halkımızı soğukkanlı olmaya, halkımızı provokasyonlar karşısında el ele, yürek yüreğe vermeye, birlikte olmaya davet ediyoruz” 

İmralı heyeti, düzenlenen mitingin ardından Diyadin ilçesine hareket etti. 

AHMET YILMAZ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Rize Şevki Bayraktar: "Çiftçilerimiz her türlü afete maruz kaldı; Don, dolu, hortum... Şimdi aşırı yağışlardan dolayı sel felaketleri" Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şevki Bayraktar, son yıllarda artan doğal afetlerin tarımsal üretimi ciddi şekilde tehdit ettiğini belirterek "Çiftçimizin bu ekonomik faaliyetten para kazanması lazım. Hem sattığı ürünün para etmesi lazım hem de destekleme politikalarıyla çiftçimize destek vermek lazım" dedi. Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şevki Bayraktar bir dizi ziyaret kapsamında Rize’ye geldi. Bayraktar, ilk olarak Rize’nin Çayeli ilçesinde Ziraat Odası tarafından düzenlenen ve bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Ata Tohumu Fide Dağıtım Etkinliği’ne katıldı. 20 bin fidanın dağıtıldığı etkinlikte Bayraktar da çiftçilere fidan dağıttı. Buradan Ardeşen Ziraat Odası’na giden Bayraktar, üreticiler ve oda temsilcileriyle bir araya geldi. Ardından Fındıklı Ziraat Odası’nın kurmuş olduğu Meci Tarım Parkı’nı inceledi. Seraları gezen Bayraktar faaliyetler ve işleyiş hakkında detaylı bilgi aldı. Rize’den Artvin’in Borçka ilçesine geçen Bayraktar burada da çiftçiler ve oda yönetimi ile bir araya gelerek fikir alışverişinde bulundu. Ziraat odalarının artık mali yönden güçlü olduğunu ve çiftçiler için önemli hizmetler verdiğini kaydeden Bayraktar, "Odalarımızın tabii önemli hizmetleri var. Son yıllarda, son 10-15 yılda odalarımız idari ve mali yönden güçlü hale geldi ve önemli hizmetler veriyorlar. Bundan da tabii büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bugün aşağı yukarı 25 bin civarında bir fidan dağıtım törenine katıldık, odamız tarafından organize edilen. Bu ve benzer hizmetleri tabii vermeye devam ediyoruz. Ziraat Odaları Birliği, çiftçi iletişim sistemini kurdu. Artık Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan ÇKS’yi de aldık. Odalarımız, ÇKS işlemlerini odalarımız yapıyor. Buradaki muradımız şu: Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde çalışan, il müdürlüklerimizde çalışan teknik elemanların sahada olması, sahada daha rahat hizmet verebilmeleri açısından bu yükü almamız önemliydi. Şimdi çok daha rahat bir şekilde sahada hizmet verebiliyorlar. Tabii odalarımız fabrikalar da kuruyor, ürün işleme tesisleri kuruyor, laboratuvarlar kuruyor. Çok farklı hizmetleri de hayata geçiriyorlar" dedi. Çiftçilerin son yıllarda art arda yaşanan afetlerle mücadele etmek zorunda kaldığını vurgulayan Bayraktar, "Biz bir meslek örgütü olarak, çiftçiye hizmet veren bir örgüt olarak üzerimize düşeni yapmamız lazım. Çiftçimizin her zaman yanında olmamız lazım ki biliyorsunuz son birkaç yıldan beri büyük afetler geçirmeye başladık. Mesela geçen yıl bin 11 afet geçirdik. Yani alanda bu büyük bir rakam ve çiftçilerimiz her türlü afete maruz kaldı; don, dolu, hortum... Şimdi aşırı yağışlardan dolayı meydana gelen sel felaketleri... Dolayısıyla bu sıkıntılı zamanlarda çiftçimizin yanında oluyoruz. Çiftçimizin sorunlarını Sayın Cumhurbaşkanımıza ve ilgili bakanlarımıza götürüyoruz ve gerekli tabii destekleri istiyoruz. Buna da devam edeceğiz. Sahada gezmeye devam ediyoruz, sahada bulunmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı. Doğal afetlerin yanı sıra bölgedeki jeopolitik gelişmelerin de üreticiyi olumsuz etkilediğini söyleyen Bayraktar "Jeopolitik riskler de çiftçimizi zorlamaya başladı. Dolayısıyla bölgemizdeki savaş bizim maliyetlerimizi artırdı. Yani destekleme, bu manada destekleme politikalarının tekrar gözden geçirilmesinde büyük fayda var. Üreticilerimizin gübre maliyetleri arttı, mazot maliyetleri arttı, ilaç ve tohum gibi girdi maliyetleri arttı. Dolayısıyla bu maliyetleri dikkate alan bir destekleme politikasına ihtiyaç var. Daha doğrusu destekleme bütçesinin artırılması gerekiyor. Zaten bu talepte de bulunduk. Bununla ilgili çalışmalarımız da devam edecek. Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz ve ilgili bakanlarla önümüzdeki aylarda yine bir toplantı yapacağız. Bunu 15 gün evvel gerçekleştirdik ama özellikle bu destekleme bütçelerini masaya yatıracağımız, değerlendireceğimiz bir toplantı daha yapacağız. Burada Ziraat Odaları olarak çiftçimizle alakalı taleplerimizi dile getireceğiz. Çiftçimizi desteklemekten başka çare yok. Çiftçimizi desteklemediğimiz takdirde zaten gençlerimiz kalmadı. Yani 18-35 yaş arası gençlerimiz yüzde 5’e kadar düştü. Dışarıdan göçmenler gelmediği takdirde tarımsal işletmelerinde çalışacak insan bulamıyoruz. Bu gerçeği kabul edelim. Ve çiftçimizi desteklemekten başka çaremiz yok. Yaşlılarımız da ki yaş bugün 59-60’a geldi. Yaşlılarımız da çoluğunu çocuğunu alan şehirlere gidiyor" şeklinde konuştu. Çiftçilerin üretimden gelir elde edebilmesinin büyük önem taşıdığını hatırlatan Bayraktar, "Bu bir ekonomik faaliyet ve çiftçimizin bu ekonomik faaliyetten para kazanması lazım. Hem sattığı ürünün para etmesi lazım hem de destekleme politikalarıyla çiftçimize destek vermek lazım. Bu manada çalışmalarımız ve gayretlerimiz devam ediyor. Bunu sağlarsak ülkemizin gıda güvenliğini sağlarız, insanlarımızı doyurmaya devam ederiz. Aksi takdirde dış piyasalarda, bunu beceremediğimiz takdirde dışarıdan ürün almaya çalışırsınız. Bazen öyle zaman oluyor ki pandemi döneminde gördük, paranız olsa da ürün bulamıyorsunuz. 1 kilo buğday bulamadığımız dönemler oldu, bunu unutmayalım. Onun için bu ülkenin çiftçisine ihtiyacımız var, çiftçimizi destekleyeceğiz" dedi. Konuşmasında Doğu Karadeniz Bölgesi’ndeki çiftçilerin korkulu rüyası haline gelen kahverengi kokarca tehdidine de dikkat çeken Bayraktar, zararlıyla mücadelenin daha güçlü şekilde sürdürülmesi gerektiğini söyledi. Bayraktar, "Ziraat odalarımız bu manada zaten üzerlerine düşeni yapıyorlar. Yani her ziraat odamız bütçesi elverdiği ölçüde bu mücadelede, elinden geleni yapıyor ve çiftçimize katkı sağlamaya çalışıyor. Şimdi burada tabii biz bu işi yaparken paydaşlarımızla birlikte hareket ediyoruz, Tarım ve Orman Bakanlığıyla birlikte hareket ediyoruz. Yalnız şunu söyleyeyim; özellikle bu zararlılardan kokarcayla çok iyi mücadele edemezsek bakın fındık üretimimiz de, başka üretim alanlarımız da çok zarar görecek. Sadece fındık değil. Başka ürünler, her ürüne zarar veriyor böyle bir zararlı. Bununla mücadeleyi daha güçlü yapmak zorundayız, bunu net olarak ifade edeyim. Yani bir mücadele var. Hem örgütler hem kamu bu manada, elinden geleni yapıyor ama şimdi kışlak kışlak mücadelesi bitti, şimdi havalar açılır açılmaz bak bu yağışlar biter bitmez, havalar açılır açılmaz bahçelere dadanacak. Dolayısıyla zarar vermeye devam edecek. Bu mücadeleyi hep birlikte daha güçlü vermek zorundayız. Aksi takdirde fındık, üretimini, hatta başka ürünlerimizi de, bakın meyve, sebze, mısır ne bulursa dalıyor, ne bulursa zarar veriyor. Başka ürünlerimizin üretimine de, olumsuz zarar verir. Bu mücadeleyi daha güçlü yapmak zorundayız, bunu ifade edeyim" şeklinde konuştu. Bayraktar buradaki temaslarının arından tekrar Rize’ye dönerek Rize Ziraat Odası Başkanı Bünyamin Arslan’ın düğün törenine katılarak nikah şahitliğini yaptı.