TEKNOLOJİ - 05 Aralık 2018 Çarşamba 13:16

İnternet alışkanlıklarındaki değişim yerli sosyal soru cevap platformunu doğurdu

A
A
A
İnternet alışkanlıklarındaki değişim yerli sosyal soru cevap platformunu doğurdu

Arama motorları üzerinden dünya genelinde günde 6 milyardan fazla, Türkiye’de ise 250 milyon arama yapılıyor. Türkiye’deki aramaların 30 milyonu ise soru formatında. Buna rağmen, aramaların yüzde 20’si daha önce sorulmamış sorulardan oluşuyor. Girişimci Ahmet Kara, arama sayısındaki artış ve internet alışkanlıklarındaki değişim sebebiyle sosyal soru cevap platformu kurdu.

Internet Live Stats ve Statcounter verilerine göre, arama motorları üzerinden dünya genelinde her saniye yaklaşık 71 bin, her saat 255 milyon olmak üzere, günde 6 milyardan fazla arama yapılıyor. 2012 yılında dünya çapında yaklaşık 1,5 trilyon arama yapılırken, 2018 yılının ilk 10 ayında bu rakam 2 trilyonu aştı. Türkiye’de ise her ay yaklaşık 900 milyon sorunun cevabı için arama motorlarına başvuruluyor. Arama sayısındaki artış ve internet alışkanlıklarındaki değişim, yeni girişimler için de fırsat oluşturuyor. Son dönemde dünyada popülerlik kazanan Quora gibi soru-cevap platformlarına alternatif bir girişim olan sosyal soru cevap platformu ahmetesor.com Türkiye’de doğdu. Platform, reklam gelirlerini soru cevaplayanlarla paylaşarak hiçbir sorunun cevapsız kalmamasını hedefliyor. 

Aramaların yüzde 20’si yeni 

Verilere göre; Dünyanın en çok kullanılan arama motoru Google’da aranan soruların yaklaşık yüzde 20’si daha önce hiç aratılmayan sorgulardan oluşuyor. Bu durum, arama motorlarının bir süre sonra yetersiz kalmasına neden olurken; bu gerçekten hareketle, her konuda soru sorulabilen sosyal bir platform olarak kurulan ahmetesor.com, Türkiye’nin yanı sıra Azerbaycan, KKTC ve Türki Cumhuriyetlerden büyük ilgi görüyor. Kısa sürede 40 bin üyeye ulaşan sisteme kayıtlı 400 bin soru ve 3 milyon cevap bulunuyor. Platforma her gün yaklaşık 5 bin yeni soru eklenirken, her soru ortalama 5 üye tarafından cevaplanıyor.

İngilizce sosyal soru cevap platformu yolda 

2019 yılının sonuna kadar 500 bin üyeye ulaşmayı hedeflediklerini belirten ahmetesor.com kurucusu Ahmet Kara, "Platformun İngilizce versiyonu için çalışmalara başladık. İngilizce soru ve cevap platformu projemiz için ABD merkezli Knowledge Alliance şirketi ile anlaşma yaptık. Projeyi birlikte yürüteceğiz. Ocak 2019’da İngilizce sosyal soru cevap platformunu hizmete açmayı hedefliyoruz" dedi. 

Kullanıcıların soruları cevaplarken gelir elde ettiklerini belirten Kara, "Platformda kayıtlı kullanıcı sayısı düzenli olarak artıyor ancak bundan daha önemlisi kullanıcılar tarafından üretilen içeriğin kalitesini koruyabilmek. Bu nedenle reklam gelirlerimizin bir kısmını kullanıcılarımızla paylaşıyoruz. Kullanıcıların elde ettikleri geliri yardım kuruluşlarına bağış yapmalarını da teşvik ediyoruz, ancak dilerlerse bireysel olarak da kullanabiliyorlar".  

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."