TEKNOLOJİ - 28 Eylül 2011 Çarşamba 17:10

iPod sosyal etkileşimi öldürüyor mu?

A
A
A
iPod sosyal etkileşimi öldürüyor mu?

Dijital müzik çalar iPod piyasaya sürüleli 10 yıl oldu. Peki MP3 çalarlar insanları dış dünyaya kapatıp asosyal hale mi getiriyor?

İnsanların yarısının kablolarla bir paralel evrene bağlanıp çevrelerinde olup bitene kendilerini kapatması fikri, bir bilim kurgu romanını andırıyor olabilir. Ancak büyük metropollerde trenlerde, metrolarda seyahat edenler için, kulaklarında beyaz kablolar ve 'tıkaçlar'la gezen kalabalıklar, tanıdık bir görüntü.

Bundan 30 yıl önce de taşınabilir müzikçalar Walkman, müzik dinleme alışkanlıklarında bir çığır açmıştı. MP3 çalarların en çok satanı iPod'un avantajı ise rakiplerinden çok daha hafif, küçük ve gelişmiş olmasıydı.

Apple, iPod'u 2001 yılında '1000 şarkıyı cebinizde taşıma' vaadi ile piyasaya sürdü. O zamandan bu yana 300 milyon satış yaptı.

iPod'un kültür ve kentsel yaşama etkisi üzerine bir kitap yazan Prof Michael Bull, 2007 itibarıyla batı kentlerinde yaşayanların yarısının iPod ya da başka bir MP3 çalar kullanıcısı olduğunu, çocuklardan yaşlılara çok geniş bir kitleyi kapsar hale geldiğini söylüyor.

Prof. Bull'a göre MP3 çalar kullanmaya başlayanlar, müzik dinlemeye öncekinden iki kat daha fazla zaman ayırıyor.

'İLAÇ GİBİ'
Apple cihazlarına odaklanan Cultofmac.com adlı sitenin editörü Leander Kahney, iPod türü cihazların insanların günlük yaşamın baskılarından kaçmasını sağladığına inanıyor. "İnsanı neşelendirmek için müzik gibisi yok. iPod ruh halini iyileştiren bir ilaç gibi" diyor.

Microsoft gibi devlerin rakip ürünler geliştirme girişimlerine rağmen, Apple'ın ABD'deki pazar payı tüm bu süre boyunca hiç yüzde 70'in altına düşmedi.

Alman ve Brezilyalı mucit Andreas Pavel, kulaklıkla müzik kültürünün babası sayılıyor. Müziği sabit bir sisteme bağımlılıktan kurtarma amacıyla 1970'lerde ilk taşınabilir kasetçaları geliştiren Pavel, Walkman'e de esin kaynağı olmuş.

Geliştirdiği prototipi "ses kaynağı ile kulaklığın sihirli birleşimi" olarak niteliyor. "Müziği bulunduğunuz ortamın görüntüsüyle birleştirebilmek, hayatınıza bir fon müziği eklemek, hayatı bir filme dönüştürmek gibi" diyor.

Başlangıçta, hareket halindeyken kulaklıkla müzik dinleme fikrini gülünç bulanlar olduğunu, Sony'den ise prototipinin çok pahalı olduğu ve alıcı bulamayacağı yanıtını aldığını anlatıyor. Daha sonra Walkman'i geliştiren şirket, Pavel'e fikri mülkiyeti için yüklüce bir ödeme yapmak durumunda kaldı. Ancak bu noktaya 2003'te, 23 yıl süren hukuk mücadelesi ardından gelinebildi.

SOSYAL VE KÜLTÜREL OLGU OLARAK KULAKLIK


Kulaklıklar, kimileri için kültürel bir genellemenin simgesi; genç, şımarık, bencil bir nesille ilişkilendiriliyor.

2007 yılında İran tarafından esir alınan İngiliz denizcilerden Arthur Batchelor'ın iPod'una el konunca "bebek gibi ağladığını" anlatması gazetelerde 'ulusal utanç' olarak nitelenmişti. Aynı yıl bir cinayet davasına bakmak üzere jüri üyesi olarak görevlendirilen bir kadın, mahkemede başörtüsü altından iPod dinlediği anlaşılınca görevden alındı.

Bir zamanlar deplasmana giden futbolcular takım otobüsünde kağıt oynayıp sohbet ederek aralarındaki bağları pekiştirirken şimdi hemen herkes yolculuğunu seçtiği müzik ya da filmle başbaşa geçiriyor. Koşucu, bisikletçi, hatta yüzücülere bile antrenmanlarında kulaklıları eşlik ediyor.

Kulak içi kulaklıklarla yüksek sesle müzik dinlemenin işitmeye olumsuz etkileri konusundaki kaygılar bir yana, çevrede olup bitenleri duymamanın kullanıcıyı tehlikelere açtığına dikkat çekiliyor. Dahası, sesi sonuna dek açan MP3 kullanıcıları çevrelerine rahatsızlık verirken, kendilerini dünyaya kapattıklarından, etkileşim olanağını sınırladıklarından da şikayet ediliyor.

Bu şikayetler karşılıklı; Prof. Bull'un anketleri, kullanıcılarının da müzik dinlerken birinin kendilerine bir şey söylemesinden ya da sormasından hazzetmediğini gösteriyor. Peki kulaklıklarla nasıl hareket edilmeli; bir dükkana girdiğinizde bir kulağınızı mı yoksa ikisini mi açmalısınız? Yoksa sadece sesi kısmak yeter mi?

İngiliz görgü kuralları avukatı Debrett's danışmanlarından Liz Wyse, iki kulaktakilerin de çıkarılmasını salık veriyor; aksi halde karşınızdakinin hor görülmüş hissedebileceğini belirtiyor. Profesör Bull sosyal ortamdan bireysel ortama yönelmek söz konusu ise iPod'un neden değil, sonuç olduğunu düşünüyor.

Ona göre, "artık sokakta karşınızdaki kişi 'sosyal ortam' olarak görülmüyor. Samimiyet alanı sadece sevdiklerimiz, yakınımızdakiler ile sohbet odaları ve sosyal medya ile ulaşabildiğimiz uzaktaki kişileri kapsıyor."

Taşınabilir müzikçalarların mucidi Andreas Pavel ise amacının kesinlikle insanları tecrit etmek olmadığını vurguluyor. Hatta başta çıkardığı patentin dışarısının duyulmasını sağlayacak bir mikrofonu da kulağa vermeyi ve grup halinde müzik dinlenebilmesi için dörtlü giriş olanağını öngördüğünü hatırlatıyor.

Pavel'e göre sonuçta her şey tercih meselesi. Bazen mahremiyet ve çevreden kaçmak cazip olurken, bazen etrafımızdakilerle etkileşimi tercih ediyoruz.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Afyon 17 yaşındaki çocuğun bıçaklandığı anlar güvenlik kamerasında Afyonkarahisar’da meydana gelen olayda 17 yaşındaki bir şahıs, oyun oynamak için gittiği internet kafede aynı yaştaki çocuğu defalarca bıçakladı. Yaşanan bıçaklama olayı ise saniye saniye güvenlik kameralarına yansıdı. Olay, Sandıklı ilçe merkezindeki bir internet kafede meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, oyun oynamak için internet kafeye giden R.U. (17) isimli şahıs henüz belirlenemeyen bir sebeple bir başka masada oturan aynı yaştaki B.A. ile tartıştı. Güvenlik kameraları tarafından da kaydedilen olayda R.U., konuştuğu esnada bir elini beline götürerek yanındaki bıçağı çıkarıp koltukta oturan B.A.’ya saldırdı. 3 bıçak darbesi ile yaralanan B.A., bıçaklanmasına rağmen bir eliyle saldırganın bıçak tutan eline sarılarak bırakmadı. B.A., yaptığı bu hamleyle daha fazla bıçak darbesi almaktan kurtuldu. B.A., daha sonra elini tuttuğu ve bırakmadığı R.U. ile internet kafenin dışına çıkarak çevredekilerden yardım istedi. R.U., ardından kaçarak gözlerden kaybolurken çevredekilerin ihbarı ile bölgeye gelen ambulansla B.A. hastaneye kaldırıldı. Karın ve göğüs bölgesinden bıçaklanan B.A., daha sonra Kütahya’daki bir hastaneye sevk edildi. Olay sonrası kaçan R.U. ise polisin yaklaşık bir saat süren takibi sonrası yakalanarak gözaltına alındı. Şahsın emniyetteki işlemlerinin devam ettiği bildirildi.
Kayseri Başkan Çolakbayrakdar: "Her türlü ihtiyaca yanıt veren Dost Eli ile yanındayız" Sosyal yardımlarla ihtiyaç sahibi ailelere destek olmaya devam eden Kocasinan Belediyesi, Ramazan ayı dolayısıyla yardım hareketliliğini en üst seviyeye çıkararak Dost Eli Projesi kapsamında vatandaşlara alışveriş keyfi yaşatıyor. Sosyal belediyecilik alanında Türkiye’ye örnek hizmetler sunduklarını vurgulayan Başkan Çolakbayrakdar; "Hizmetlerimizle hemşehrilerimiz ihtiyaç duyduğu ürünleri A’dan Z’ye temin edebiliyor. Yılın 12 ayı boyunca hemşehrilerimizin yanındayız" dedi. İhtiyaç sahibi ailelere gıda ve giyim başta olmak üzere pek çok konuda her zaman yardımda bulunan ve gelenekselleşen Ramazan ayı yardımlarını her zamankinden daha fazla sosyal yardımla destekleyen Başkan Çolakbayrakdar, Kayserililerin Ramazan’ı daha huzurlu bir şekilde idrak edebilmesi için yoğun bir çaba harcadıklarını söyledi. Yardımlaşmanın ve dayanışmanın en üst düzeye çıktığı bu ayda Kocasinan Belediyesi olarak hemşehrilerinin huzurlu bir Ramazan geçirmelerine katkı sağladıklarını belirten Başkan Çolakbayrakdar; "Ramazan ayı denince 11 ayın sultanı, rahmet ve mağfiret ayı, ebedi saadeti kazanma aklımıza geliyor. Manevi iklimin doyasıya yaşandığı mübarek bir ay olan bu ayda hayır ve bereket artar, Allah’ın rahmeti sağanaktan boşanırcasına yağar. Gönüller yumuşayarak paylaşma, dayanışma ve karşılıklı anlayış adeta zirve yapar. Gönüllere sevgi dokunur. Belediye olarak Ramazan ayının feyz ve bereketini hep birlikte yaşamak adına önemli çalışmalar yapıyoruz. Özellikle ihtiyaç sahibi ailelere gıda başta olmak üzere pek çok konuda yardımda bulunuyoruz. Dost Eli Projemizle hemşehrilerimiz ihtiyaç duyduğu ürünleri A’dan Z’ye temin edebiliyor. Yılın 12 ayı boyunca hemşehrilerimizin yanındayız " ifadelerini kullandı. İnsana hizmet eden her çalışmanın kendileri için büyük değer taşıdığına değinen Başkan Çolakbayrakdar, "‘Dost Eli’ sosyal yardım kartlarımızla yıl boyunca tüm ihtiyaç sahibi ailelerimize destek sağlıyoruz. Amacımız, Kocasinan’da uzatmadığımız el, dokunmadığımız gönül bırakmamaktır" diye konuştu. Kocasinan Belediyesi’nin sosyal yardım hizmetlerinden son derece memnun kaldıklarını dile getiren vatandaşlar ise dualar ederek Başkan Çolakbayrakdar’a teşekkürlerini iletti.
Antalya Halk Et, Ramazan ayında da yoğun ilgi görüyor Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin Et projesi Antalyalıların kaliteli, sağlıklı ve uygun fiyatlı et ihtiyacını karşılayarak Ramazan ayında da vatandaşların ilk tercihi oldu. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin hayata geçirdiği Halk Et Projesi, Antalyalıların kaliteli, sağlıklı ve uygun fiyatlı et ihtiyacını karşılamaya devam ediyor. Üreticiyi destekleyen ve vatandaşın bütçesine katkı sağlayan proje, özellikle Ramazan ayında yoğun ilgi görüyor. Sofraların bereketlendiği bu dönemde güvenilir ve ekonomik alışveriş imkânı sunan Halk Et, hem fiyat avantajı hem de ürün kalitesiyle vatandaşların ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Güvenilir etin adresi Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından uygun fiyatlı ve güvenilir gıda hizmeti sunmak amacıyla faaliyet gösteren Halk Et Mağazaları ile Halk Et Mobil Satış Mağazası’nda kırmızı et ürünlerinin yanı sıra sakatat çeşitleri de satışa sunuluyor. Özellikle Ramazan ayında vatandaşların en çok tercih ettiği ürünler arasında kıyma ve kuşbaşı öne çıkarken ciğer, yürek, dalak ve işkembe gibi sakatatlar da hijyenik ortamda ve ekonomik fiyatlarla temin edilebiliyor. Halk Et mağazalarında ayrıca sucuk ve çiğ süt satışı da yapılarak vatandaşların temel gıda ihtiyaçları tek noktadan karşılanıyor. Ramazan ayında da ilk tercih Halk Et mağazaları oldu Halk Et Dokuma mağazasından alışverişini yapan Fadime Şimşek, Ramazan ayında da ürünleri fiyatı değişmeden uygun fiyatlarla alabildiklerini söyledi. Şimşek "Belediyemizden Allah razı olsun. Ramazan ayında da bizi mağdur etmediler. Buradaki ürünler her zaman taze ve bol bulunuyor. Et ve kıymanın yanı sıra süt ve sucuk gibi ihtiyaçlarımı da buradan karşılıyorum. İftarlık yemeklerimiz için alışverişimizi güvenle yapıyoruz, komşularımıza da tavsiye ediyoruz. Fiyatlar bütçemize uygun olduğu için rahatça alışveriş yapabiliyoruz" dedi. "Güvenerek alışveriş yapıyoruz" Vatandaşlardan Fatma Yıldırım ise Halk Et mağazasından açıldığından bu yana sürekli alışveriş yaptığını söyledi. Yıldırım "Halk Et mağazasında kırmızı et, kemikli et, sucuk ve sakatat gibi aradığımız her ürünü rahatlıkla bulabiliyoruz. Burayı tercih etmemizin en önemli nedeni hem ekonomik olması hem de belediyeye ait bir işletme olması. Bu yüzden güvenerek alışveriş yapıyoruz. Mağaza oldukça hijyenik, personel de son derece ilgili ve güler yüzlü. Aldığım ürünlerden çok memnunum, şimdiye kadar hiçbir sorun yaşamadım" dedi. Et alışverişi için Büyükşehir Belediyesinin Halk Et mağazasını tercih ettiğini söyleyen Hüseyin Şahinoğlu ise "Burayı daha güvenli buluyorum. Bugün köftelik kıyma ve kuşbaşı aldım. Daha önce de alışveriş yapıyorduk; güvenilir olduğu için Ramazan ayında da yine burayı tercih ettik" diye konuştu.
Mersin Evde sağlık ve bakım hizmetiyle uzaklar yakın oluyor Mersin Büyükşehir Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışı kapsamında yürüttüğü ‘Evde Sağlık ve Bakım Hizmetleri’ ile kentin en uzak mahallelerine kadar ulaşarak yaş almış, engelli ve bakıma ihtiyaç duyan vatandaşların yanında olmaya devam ediyor. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığına bağlı Evde Sağlık ve Bakım Birimi ekipleri, 13 ilçede sürdürdüğü çalışmalar kapsamında kişisel bakım, ev temizliği ve sağlık kontrolleri gibi birçok hizmeti vatandaşların evinde gerçekleştiriyor. Bedensel bakım, banyo, saç ve sakal tıraşı, tırnak kesimi gibi kişisel bakım hizmetlerinin yanı sıra ev temizliği ve küçük çaplı ev içi arızalara da müdahale ediliyor. Kilometrelerce yolu aşarak Toros Dağlarının eteklerindeki mahallelere kadar ulaşan ekipler, vatandaşların yalnızca fiziksel ihtiyaçlarını değil, duygusal ihtiyaçlarını da gözetiyor. Güler yüzlü hizmet anlayışıyla çalıştıklarını belirten yetkililer, vatandaş memnuniyetinin en büyük motivasyon kaynağı olduğunu ifade etti. Hizmetten yararlanmak isteyen vatandaşların ’Alo 185 Çağrı Merkezi’ üzerinden başvuru yapabildiği bildirildi. Anamur, Bozyazı ve Aydıncık Evde Bakım ve Temizlik Birim Sorumlusu Hüseyin Yıldız, hizmetlerin aralıksız sürdüğünü belirterek, "Anamur, Bozyazı, Aydıncık’ın en ücra köşelerine kadar hizmet götürüyoruz. Zorlu yollardan geçiyoruz ama işimizi severek yapıyoruz. Vatandaşlarımızın banyosunu yaptırıyor, saç ve sakal tıraşını yapıyor, tırnaklarını kesiyoruz. Ev temizliğinde de ne gerekiyorsa titizlikle yerine getiriyoruz" dedi. Hizmet almak isteyen vatandaşların ’Alo 185’ üzerinden başvuru yapabileceğini aktaran Yıldız, sosyal inceleme ekiplerinin değerlendirmesinin ardından hizmetin ulaştırıldığını kaydetti. Yıldız, "Uzak, yakın, yağmur, çamur demeden yaş almış ve engelli vatandaşlarımızın yanındayız" ifadelerini kullandı. Eşi Hüseyin Tomuç ile birlikte hizmetten yararlanan İklime Tomuç ise memnuniyetini dile getirerek, "Ekiplerimizden çok memnunum. Eşimin banyosunu, tıraşını yaptırıyorlar, tırnaklarını kesiyorlar. Benim bakımımı da yapıyorlar. Evimizi temizliyorlar. Başkanımızdan ve ekiplerinden Allah razı olsun" diye konuştu.