DÜNYA - 25 Mart 2026 Çarşamba 18:55 | Son Güncelleme : 25 Mart 2026 Çarşamba 18:59

İran, ABD’nin teklifini "aşırı" bularak reddetti

A
A
A
İran, ABD’nin teklifini "aşırı" bularak reddetti

İran, ABD’nin savaşı sona erdirmeye yönelik teklifini reddetti. İranlı üst düzey bir yetkili, savaşın yalnızca Tahran’ın belirlediği şartlar ve takvim doğrultusunda sona ereceğini vurgulayarak, ateşkesin İran’ın öne sürdüğü şartların kabulüne bağlı olduğunu açıkladı.

İran, ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını sona erdirmeye yönelik teklifini reddetti. İran basınına konuşan İranlı üst düzey bir yetkili, İran’ın ABD Başkanı Donald Trump’ın savaşın ne zaman sona ereceğini belirlemesine izin vermeyeceğini söyleyerek, "İran, savaşı ne zaman sonlandıracağına kendisi karar verecek ve bu ancak kendi şartları yerine getirildiğinde gerçekleşecektir" ifadelerini kullandı. Yetkili, İran’ın talepleri karşılanana kadar savunmasını sürdüreceğini ve "düşmana ağır darbeler indirmeye devam edeceğini" ifade etti.

"ABD’nin teklifleri aşırı"

ABD’nin çeşitli diplomatik kanallar üzerinden müzakere arayışını sürdürdüğünü kaydeden yetkili, Washington’un sunduğu önerilerin "aşırı" olduğunu ve sahadaki gerçeklerle örtüşmediğini söyledi. Yetkili, 2025 yılında ABD ile gerçekleştirilen önceki müzakere süreçlerinin de "aldatıcı" olduğunu belirterek, ABD’nin bu süreçlerde gerçek bir diyalog niyeti taşımadığını ve sonrasında İran’a yönelik askeri saldırılar gerçekleştirdiğini belirtti. Bir bölge ülkesi aracılığıyla iletilen son teklifin de gerilimi artırmaya yönelik bir girişim olarak değerlendirildiğini belirten yetkili, teklifin bu nedenle reddedildiğini kaydetti.

İran’ın savaşın bitirilmesi için 5 şartı

Yetkili, İran’ın savaşı sona erdirmeyi kabul etmesi için beş şart öne sürdüğünü belirterek, bu şartların düşman tarafından gerçekleştirilen saldırı ve suikastların tamamen durdurulması, savaşın yeniden İran’a dayatılmasını önleyecek somut mekanizmaların oluşturulması, savaş zararları ve tazminatların açık ve garanti altına alınmış şekilde ödenmesi, bölgedeki tüm cephelerde ve tüm direniş unsurları için savaşın sona erdirilmesi ile İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki egemenlik hakkının uluslararası düzeyde tanınarak güvence altına alınmasını içerdiğini ifade etti. Yetkili, ayrıca söz konusu şartların ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik saldırılar başlatmasından kısa süre önce İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilen ikinci tur müzakerelerde Tahran tarafından dile getirilen taleplere ek olarak belirlendiğini kaydetti.

"Şartlar kabul edilmeden müzakere yok"

İran’ın arabuluculuk yapan ülkelere ateşkesin yalnızca bu şartların tamamının kabul edilmesine bağlı olduğunu ilettiğini aktaran yetkili, "Bu şartlar kabul edilmeden herhangi bir müzakere yapılmayacaktır. Bu savaşın sonu, Trump’ın öngördüğü şekilde değil, İran’ın karar verdiği şekilde olacaktır" ifadelerini kullandı.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Öztürk: "Yangının yüzde 90’lık kısmını kontrol altına aldık" Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Muharrem Öztürk, Arsin ilçesindeki fındık fabrikasında çıkan yangının büyük ölçüde kontrol altına alındığını söyledi. Trabzon’un Arsin ilçesindeki Arsin Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Cirav isimli fındık fabrikasında çıkan yangına itfaiye ekiplerinin müdahalesi sürüyor. Büyük ölçüde kontrol altına alınan yangında ilgili bilgiler veren Trabzon Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanı Muharrem Öztürk, "16.50’de ihbar geldi. 1 dakika sonra ekiplerimiz yola çıktı. İlk ekibimiz Arsin ilçesinden geldi. 5 ilçeden 30 tane aracımız var. 60 tane personelimiz var. TİSKİ ile 40 aracımız burada bulunuyor. Yaklaşık 4 saattir müdahale ediyoruz. Yan tarafta silo vardı. Bizim öncelikli amacımız o siloya yangının sıçramamasıydı. Yan tarafta da başka bir fabrika vardı. Onlara sıçratmadan yangını söndürmeye çalıştık. Arkadaşlarımız cansiperane bir şekilde çalışıyorlar. İçeride fındık, fındık yağı, fındık kabuğu, karton ve ahşaplar bulunuyor. O nedenle söndürme çalışmaları zaman aldı. 1 tane personelimiz dumandan etkilendi. Ayrıca mal sahibi ufak bir kaza geçirmiş. Çok şükür hayati bir tehlike yok. Yüzde 90’lık kısmını kontrol altına aldık. Küçük bir kısım kaldı. Orayı da iş makinesi ile açarak soğutma yapacağız. Ondan sonra binayı komple soğutacağız" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.