DÜNYA - 18 Haziran 2025 Çarşamba 10:39 | Son Güncelleme : 18 Haziran 2025 Çarşamba 11:06

İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan İsrail'e hipersonik Fettah-1 füzeleri ile saldırı

A
A
A

İran Devrim Muhafızları Ordusu, hipersonik Fettah-1 füzeleri ile İsrail'e saldırı gerçekleştirildiğini duyurdu. Füzelerin İsrail'in hava savunma sistemi Demir Kubbe'yi deldiği ve İsrail hava sahasında İran'ın tam kontrole sahip olduğu ifade edildi.

İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan karşılıklı çatışmalar 6. günde devam ediyor. İran Devrim Muhafızlarından yapılan açıklamada, İsrail'e karşı "Gerçek Vaat 3" adıyla başlatılan operasyon kapsamında hipersonik Fettah-1 füzeleri ile İsrail'e 11. saldırı dalgasının gerçekleştirildiği bildirildi. Açıklamada, "güçlü ve manevra kabiliyetine sahip" Fettah füzelerinin İsrail'in hava savunmasını deldiğini ve ülkeye "İran'ın otoritesi hakkında bir mesaj" gönderdiği ifade edildi. Saldırının, İsrail hava sahasında İran'ın tam kontrole sahip olduğunu ve bölge sakinlerinin İran saldırılarına karşı tamamen savunmasız olduğunu gösterdiği vurgulandı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan İsrail'e hipersonik Fettah-1 füzeleri ile saldırı

Saldırıdan önce İsraillilere tahliye uyarısı

İran Devrim Muhafızları Ordusu, saldırıdan önce Tel Aviv'in bir bölümü için tahliye uyarısı da yaptı. Uyarıda, İbranice ifadeyle İsraillilere Tel Aviv'in kuzey kesimini derhal terk etmeleri yönünde uyarıda bulunuldu. Fettah, İran'ın geliştirdiği ilk hipersonik füze olarak biliniyor. Fettah füzesi ilk olarak 2023 yılında tanıtılmış ve füzeye ismini İran dini lideri Ayetullah Ali Hamaney'in verdiği belirtilmişti.

İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan İsrail'e hipersonik Fettah-1 füzeleri ile saldırı

İran füzeleri İsrail semalarında

İran'ın saldırılarda Tel Aviv ve Hayfa'yı hedef aldığı öğrenildi. Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde, İsrail semalarındaki füzeler görüldü.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Zorlu: "Türkiye’nin sözüne itibar edilen arabuluculuk mekanizması için çağrılan bir ülke haline geldi" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, Türkiye’nin uluslararası krizlerde arabuluculuk rolünün giderek güçlendiğini ve Türkiye’nin sözüne itibar edilen arabuluculuk mekanizması için çağrılan bir ülke haline geldiğini belirtti. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kürşad Zorlu, AK Parti Kars İl Başkanlığı tarafından düzenlenen "Teşkilat İftarı" programına katıldı.Zorlu, yaptığı konuşmada, Türkiye’nin hem iç politikada hem de dış politikada önemli hedefleri gerçeğe dönüştürdüğünü söyledi. Zorlu, "Bir bakıyorsunuz ana muhalefet partisine, genel başkanına bir ara balıklar ürküyor diye savunma sanayimize laf atıyordu. Ardından bir de baktık bizim savunma sanayi kapasitemizi küçümseyerek bir de bunu yurt dışına, başka devletlere, ülkelere mesajlar verme çabasında gördük. Bunlar tabii çok hazin ama en son açıklaması bu kez de Türkiye’nin bu bölgemizde yaşanan savaş ve kaosla ilgili yaklaşımını ve buradaki politikasını eleştiriyor tabii eleştirebilirsiniz hakkınızdır. Ama bu tür bir milli, güvenlik meselesi asla siyasete polemik konusu yapılamaz. Cumhurbaşkanımızın önderliğinde bizim tek bir hedefimiz var, kuzeyden güneye, doğudan batıya hiçbir ayrım gözetmeksizin 86 milyon yurttaşımızın bir ve beraber olacağı ve etrafımızdaki bu ateş çemberinden onları koruyacağımız bir süreci inşa etmektir. Hamdolsun bugün Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanımızın markasıyla bu güvenlik çemberini oluşturmaya devam ediyoruz" dedi. "Türkiye sözüne itibar edilen bir ülke haline gelmiştir" "Türkiye bir yandan bütün kurumlarıyla bu süreci hazırlıklıdır" diyen Zorlu, "Başta güvenlik mekanizması ve bölgesel diplomasiyi önceleyen adımlarımızla farklılık oluşturmak. Bugün Türkiye hem savaşın bir tarafıyla hem diğer tarafıyla görüşebilen nadir ülkelerden bir tanesi olmuştur. Sadece burada değil, Ukrayna-Rusya krizinde, bakıyorsunuz Etiyopya-Somali krizinde, uzak coğrafyalarda artık Türkiye sözüne itibar edilen arabuluculuk mekanizması için çağrılan bir ülke Türkiye haline gelmiştir. Bu da Türkiye’nin gücüdür. Kadim geçmişimizden aldığımız çok önemli bir bizim güç kaynağımız haline gelmiştir" diye konuştu. "Türkiye güçlü olursa Azerbaycan da güçlü olur" Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ilişkilerin stratejik bir bağa dayandığını ifade eden Zorlu, iki ülke arasındaki ilişkinin sadece diplomatik değil, aynı zamanda gönül bağı olduğunu ifade etti. Zorlu, "Son dönemde zaman zaman eleştiri sınırlarını aşan karşılıklı bazı paylaşımlar olduğunu görüyoruz. Bu konuda bizim dezenformasyon başkanlığımızda bir açıklama yaptı ama ben de değinmeden geçemeyeceğim. Bakın çok net söylüyorum. Türkiye güçlü olursa Azerbaycan elbette güçlü olur. Ve biz inanıyoruz ki Azerbaycan güçlendikçe büyük Türk dünyası gücüne güç katar, taşlanır ve geleceği ilerler diye biliyoruz. Öyle inanıyoruz" şeklinde konuştu. Bölgedeki diplomatik gelişmelere de değinen Zorlu, Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme sürecinin devam ettiğine dikkat çekerek, "İnşallah bu gelişmeler hızlandığında Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme süreci de ilerliyor, yoluna devam ediyor. İnanıyoruz ki bu sonuçlandığında ve kapılar açıldığında Kars’ta yeniden işte bu kapının, hem ticaretin, hem dostluğun, hem barışın, hem huzurun çekim merkezi olacak. İşte bu anlamda baktığımız büyük Türk dünyasını inşallah Cumhurbaşkanımızın dediği gibi 21. yüzyılı Türk dünyasının asrı etrafımız var, yapma hedefimiz var. Buna inanıyoruz. Bu uğurda adım adım güçlü adımlarla ilerlemeye devam ediyoruz" dedi. Programda AK Parti İl Başkanı Muammer Sancar ve AK Parti Kars Milletvekili Adem Çalkın da birer konuşma yaptı. Zorlu daha sonra partililerle birlikte iftarını açtı. Program iftar yemeğinin ardından sona erdi.
Ankara BBP Genel Başkanı Destici: "Ne Amerika’nın, ne İsrail’in barış adına verebilecekleri hiçbir şey yoktur" Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, "Ne Amerika’nın ne İsrail’in ne insanlık adına, ne demokrasi adına, ne barış adına verebilecekleri hiçbir şey yoktur" dedi. BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, basın temsilcileri ve haber müdürleri ile Ankara’da iftar programı düzenledi. Programda konuşan Destici, "Bizde başkanlık divanımızı gerçekleştirirken kıymetli hocamız. Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli tarihçilerden, bilim adamlarından, ilim adamlarından İlber Ortaylı’nın hayatını kaybettiği haberini aldık. Çok üzüldük tabii öncelikle kendisine Cenab-ı Hak’tan rahmet diliyorum, mekanı cennet olsun, makamı ali olsun. Başta ailesi olmak üzere sevenlerine, yakınlarına, tüm akademik camiasına bilim dünyasına da başsağlığı diliyorum. Daha doğrusu tüm milletimize başsağlığı diliyorum. Çünkü İlber Ortaylı Türk milletinin ortak değerlerindendi. Hemen hemen toplumun her kesiminin takdirini, sevgisini kazanmış bir kişilikti. En önemli taraflarından bir tanesi tarihi milletimize sevdirdi. Yalın bir dille yazıyordu, anlaşılır bir dille yazıyordu ve anlaşılır bir dille konuşuyordu, anlatıyordu. Tarihi toplumumuza sevdiren ve tarihi gerçeklerle bizi buluşturan çok önemli bir ilim adamımızdı" diye konuştu. İran, ABD ve İsrail arasındaki savaşla alakalı konuşan Destici, "Bir savaş var. Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum, bu savaşın nasıl çıktığına nasıl başladığına bakarsak gerçekten dünya için, insanlık için korkutucu bir sürece girdiğimizi görüyoruz. Yani uluslararası hukuk askıya alınmış, uluslararası kurum ve kuruluşların hiçbiri kalmamış. Hiçbiri müdahale edemiyorlar, seslerini çıkartamıyorlar dolayısıyla da iki haydut kafa kafaya vermiş dünyayı bir yangın yerine çeviriyorlar insanlığı ateşe doğru sürüklüyorlar, götürüyorlar. Şimdi ABD ve İsrail, İran’a saldırmadan birkaç gün önce İran Büyükelçisi bizleri bir yemeğe davet etmişti. Arkadaşlarımızla biz gittik işte orada İran’daki olaylar nasıl başladı gösteriler ondan sonra bu saldırılar ilk Amerika Birleşik Devletleri’nin daha önceki saldırıları İsrail ile birlikte yani süreçle ilgili anlattı ve o anda da ABD, İran görüşmeleri devam ediyordu Cenevre ve daha sonrada Umman’da devam ediyordu. Bu süreçte de umutlu olduklarını söylüyorlardı ama ertesi gün ya da bir gün sonra bir anda ABD ve İsrail saldırıya geçti ve neticede bir devlet lideri hem de aynı zamanda bir dini lider sadece İran halkının değil dünyadaki bütün Şiaların, Şiilik mezhebine mensup Yemen’dekilerin de, Irak’takilerin de, Suriye’dekilerin de pek çok noktadaki insanların da dini lideri konumunda olan birisini bombalayarak suikast ederek de öldürdüler yakınlarıyla beraber" şeklinde konuştu. Amerika ve İsrail’in demokrasi ve barış adına verebilecekleri hiçbir şey olmadığını ifade eden Destici, "Ne Amerika’nın, ne İsrail’in ne insanlık adına, ne demokrasi adına, ne barış adına verebilecekleri hiçbir şey yoktur. Dediğim gibi iki ülke ki İsrail’e ülke bile diyemeyiz Amerika Birleşik Devletleri de şu anda adeta bir kovboy ya da haydut tarafından yönetilmektedir. Ben bunun uzun süreli gidebileceğine de şahsen düşünmüyorum, inanmıyorum. Birde işin şu yönü var doğru savaş stratejisi aslında aklı olanlar ya da bunu ortaya koyanlar aslında savaşın nerede biteceğini de bitirileceğini de hesaplamış olması gerekir. Bu savaş nerede duracak ve nerede bitecek. Ama benim şu anda gördüğüm Amerika’nın şu anda Trump’ın en azından böyle bir stratejisi olmadığını görüyorum zaten İsrail, Netenyahu sonuna kadar gitsin istiyor. Yani her yer yıkılsın istiyo, herkes ölsün istiyor kendileri dışında. Tabii böyle bir strateji akıl yoksa benim gördüğüm Amerika 5-6 günde bu işi bitirecekti İran teslim olacaktı anlaşacaktı ama gözüküyor ki İran teslim olmuyor ve anlaşmıyor şu anda" sözlerini söyledi.