DÜNYA - 16 Mart 2026 Pazartesi 16:26 | Son Güncelleme : 16 Mart 2026 Pazartesi 16:36

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır"

A
A
A

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hürmüz Boğazı'ndaki duruma ilişkin yaptığı açıklamada, "Hürmüz Boğazı açık, ancak düşmanlarımıza, yani ülkemize saldıranlara ve onların müttefiklerine kapalıdır" İfadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran takvimine göre yılın son haftasında düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile bölgedeki gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Geçen yılın İran için zor ancak gurur verici bir yıl olduğunu belirten Arakçi, "Bana göre geçtiğimiz yıl İran tarihinde benzersiz bir yıl oldu. İki savaş yaşadık. Birini geride bıraktık, diğeri ise devam ediyor. Ayrıca birçok şehit verdik. Ancak aynı zamanda gurur, onur ve iftiharla dolu bir yıl oldu. Düşmanların şartsız teslimiyet talebiyle başlattığı bir savaşla karşı karşıya kaldık, ancak 12 günün sonunda bu kez kendileri şartsız ateşkes istemek zorunda kaldı. Aynı senaryo bu kez daha büyük bir şiddet ve güçle yeniden tekrarlandı. Tüm imkanlarını seferber ederek bu kez o sonucu elde etmeye çalıştılar" dedi.

"Hürmüz Boğazı düşmanlarımıza kapalıdır"

Hürmüz Boğazı'na ilişkin de konuşan Arakçi, "Bugün, savaşın başlamasından yaklaşık 15 gün sonra, Hürmüz Boğazı'nın güvenliğini sağlamak için dün düşman saydıkları kişilere başvuruyorlar. Diğer ülkelerden gelip Hürmüz Boğazı'nın açık kalmasına yardım etmelerini istiyorlar. Hürmüz Boğazı açık ancak düşmanlarımıza, yani ülkemize saldıranlara ve onların müttefiklerine kapalıdır" İfadelerini kullandı.

"Ateşkes talebinde bulunmadık"

İran'ın direnişi sürdüreceğini vurgulayan Arakçi, "ABD'ye hiçbir mesaj göndermedik ve ateşkes talebinde bulunmadık. Ancak bu savaş bir daha tekrarlanmayacak şekilde sona ermelidir. Ateşkes istemediğimizi söylememizin nedeni savaşa hevesli olmamız değildir. Bu kez savaş, düşmanlarımızın bu saldırıları ve saldırganlıkları bir daha tekrarlamayı akıllarından bile geçiremeyecekleri şekilde sona ermelidir. Sanırım şimdiye kadar iyi bir ders aldılar ve hangi milletle karşı karşıya olduklarını anladılar. Kendini savunma konusunda hiçbir tereddüt göstermeyen, gerektiğinde savaşı sonuna kadar sürdürmeye ve gerekli gördüğü her yere taşımaya hazır bir milletle karşı karşıyalar" şeklinde konuştu.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dip çamuru temizliği projesinde kullanılan geotekstil teknolojisi Hollanda’da yerinde incelendi İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi kapsamında Hollanda’da gerçekleştirilen teknik incelemelerde, geotekstil tüp teknolojisi ve çevre uygulamaları yerinde değerlendirildi. Heyet, projede kullanılan sistemlerin uluslararası örneklerle karşılaştırmalı olarak incelenmesini sağladı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen "İzmit Körfezi Dip Çamurunun Temizlenmesi Projesi" tüm hızıyla sürerken, projede kullanılan küresel teknolojileri yerinde incelemek amacıyla Hollanda’ya önemli teknik gezi gerçekleştirildi. Teknoloji çözüm ortağının ev sahipliğinde düzenlenen programda İzmit Körfezi’ni geleceğe taşıyacak yenilikçi çözümler ve küresel standartlar masaya yatırıldı. Dip çamuru projesi Hollanda’da büyük ilgi gördü Teknik temaslar kapsamında Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı heyeti, İzmit Körfezi Dip Çamuru Temizliği Projesi’nin kapsamı, hedefleri ve bugüne kadar elde edilen başarılı sonuçlara ilişkin detaylı sunum gerçekleştirdi. Bilgi ve deneyim paylaşımının ön plana çıktığı görüşmelerde, Kocaeli’de yürütülen çevre odaklı çalışmalar uluslararası platformda büyük takdir topladı. Geotekstil tüp teknolojisi yerinde incelendi Ziyaretin en önemli başlıklarından birini, projede hayati rol oynayan geotekstil tüplerin üretim süreçleri oluşturdu. Teknolojiyi yerinde gözlemleyen heyet, daha sonra aynı yöntem ve teknoloji kullanılarak Hollanda’da başarıyla tamamlanmış olan saha uygulamalarını yerinde inceledi. Büyükşehir heyeti, İzmit Körfezi’ni sürdürülebilir ekosisteme kavuşturmak adına dünyadaki en yenilikçi ve modern teknolojilerin kente entegre edilmesine kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Diyarbakır Diyarbakır’da Kurban Bayramı oldu ’ciğer bayramı’ Diyarbakır, 9 günlük Kurban Bayramı tatiliyle birlikte yerli ve yabancı ziyaretçilerin rotası oldu. Kenttin tescilli "ciğer kebabı" ise en çok tercih edilen lezzetlerden oldu. Kurban Bayramı tatiliyle birlikte yerli ve yabancıların rotası 33 medeniyetin izini taşıyan Diyarbakır oldu. Sahip olduğu tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra zengin mutfağıyla ön plana çıkan şehrin "ciğer kebabı", ziyaretçiler tarafından en çok tercih edilen lezzetlerden biri oldu. İşletmenin ciğer ustası Onur Erdin, İHA muhabirine, Kurban Bayramında dükkan olarak 30 ton tükettiklerini ileri sürerek, bütün esnafa bakıldığında bayağı bir ciğer yoğunluğu olduğunu söyledi. Diyarbakır’da ciğer bayramı yaşandığını aktaran Erdin, tatilin daha devam ettiğini, 9 gün boyunca rekor kıracaklarını kaydetti. Erdin, Diyarbakır denilince akla ilk ciğer geldiğini belirterek, "Tescilli ve ciğerin saatti, zamanı yok. Yurt içi, yurt dışından misafirlerimiz geldiğinde aklan ilk gelen şey ciğer. İster istemez ciğere talep arttı. Yoğunluktan ciğere yetişemiyoruz. Diyarbakır’da ciğerin püf noktası kuzu olmasıdır. İkinci ise baharattır. Biz iki çeşit baharat kullanıyoruz ve usta eller. Diyarbakır’da sabah erkenden, kahvaltıda tüketilir. Öyle bir şey ki Diyarbakır’da ciğerin saati, zamanı yok" dedi. Müşterilerden Hıdır Özbek, İzmir’den geldiğini söyleyerek, "9 yıl önce Diyarbakır’a bir kere ayak bastım ve o zamandan beri her sene burada ciğerdeyim. Yoğunluktan dolayı çarşıya gidemedik. Diyarbakır’a gelen ciğer yemesini tavsiye ederim. Şanlıurfa’da da denedim, ama cidden yeri Diyarbakır" diye konuştu. Akif Kınalı ise beş arkadaş Erzurum’dan geldiklerini ifade ederek, "400 kilometre hiç durmadan ilk durağımız ciğerci oldu. Maşallah lezzet, hizmet kusursuz. Yemeğimizi yiyeceğiz ve gezmeye başlayacağız. Diyarbakır’a önceden de gelmiştik. Kusursuz bir yer, müthiş bir yer. İnsanı da güzel, hizmeti de" şeklinde konuştu.
Samsun Başkan Doğan’dan deniz sezonu öncesi önemli uyarılar SAMSUN (İHA) – Samsun Büyükşehir Belediye (SBB) Başkanı Halit Doğan, geçen yıl boğulmaların büyük kısmının denize girilmesi yasak olan bölgeler ve yasaklı günlerde yaşandığını belirterek, yaklaşan yaz öncesi kurallara ve talimatlara uyulması konusunda vatandaşları uyardı. Terme’den Yakakent’e uzanan 206 km’lik sahil bandıyla Karadeniz’in incisi konumunda bulunan, Türkiye’nin Maldivleri olarak adlandırılan Samsun’da denize girenlerin sayısı yakın zamanda oldukça artacak. Karadeniz’in hırçınlaştığı dönemlerde valilik kararı ile denize girilmesi yasaklanırken, boğulma vakalarının önüne geçmek için ise SBB tarafından 150 cankurtaran sahillerde hizmet verecek. Başkan Halit Doğan, denize girecek vatandaşlara uyarılarda bulunarak, yetkililerin uyarılarına hassasiyet gösterilmesi gerektiğini dile getirdi. "Mert Irmağı Plajı kadınlar plajı, Fener Plajı ise karışık olacak" Yeni sezonda bazı plajların kullanımında değişikliğe gittiklerini ifade eden Başkan Halit Doğan, "19 mavi bayraklı plajımız var. Mert Irmağı çıkışındaki plajı da ‘kadınlar plajı’ hâline getireceğiz. Proje bitmek üzere. Fener Plajı ise karışık plaj hâline gelecek. Plajlarımızın mavi bayraklılığının çok daha önemli olduğu bir dönemdeyiz. O yüzden Samsun’un atık su sorunlarını gidermek, hem de buralardaki koku ve hijyen sorunlarını ortadan kaldırmak için altyapı ve arıtma tesislerinin kapasitelerini 2 katına çıkartıyoruz" dedi. "19 olan mavi bayraklı plaj sayımızı artırmak istiyoruz" Geçen yıl 13 olan mavi bayraklı plaja bu yıl 6 tane daha eklendiğini belirten Başkan Doğan, "13 mavi bayraklı plajımıza 6 tane daha eklendi. Atık su terfi merkezleri ile buradaki mavi bayraklı plaj olma özelliklerini de kaybetmek istemiyoruz. 19 olan mavi bayraklı plaj sayımızı daha da artırmak istiyoruz. Bir taraftan da sahilde yeniden çalışmalar devam ediyor. İncesu hattında 2,5 km’lik hatta çalışmalar devam ediyor. Atakum sahilini insanların daha fazla kullanmasını arzu ediyoruz" diye konuştu. "Boğulmaların çoğu yasak gün ve yerlerde meydana geldi" En önemli konunun vatandaşların kurallara ve talimatlara uyması olduğunu vurgulayan Doğan, ayrıca şunları söyledi: "Sahiller önemli ve kıymetli. Sahilde denize girilebilecek alanları iyi planlamak gerekiyor. Maalesef boğulmalar da meydana gelebiliyor. Burada önemli olan yasaklara ve yasak günlere insanların riayet etmesi. Yaklaşık 150 cankurtaran ile hizmet veriyoruz. Geçen yıl bu arkadaşlarımız çok sayıda can kurtardılar. Vefat durumları da oldu. Vefatların çoğu, yüzmenin yasak olduğu yerler ve yüzmenin o gün için yasaklanmasına rağmen bu kararlara uymamakla alakalı oluşmuş durumlar. Görevlilerin talimatlarına uyulduktan sonra Samsun’da yüzmeyle alakalı hiçbir sorun yok. Tüm gerekli önlemleri biz, emniyet güçleri ve Sahil Güvenlik alıyor. Yeni botlar alıyoruz. Farklı kurtarma teknikleri üzerinde çalışıyor, gözetlemeler yapıyoruz. Arzu ettiğimiz konu, insanların kurallara uyması. Dışarıdan gelen, Samsunlu olmayan vatandaşlarımızın şehrimize geldiklerinde ‘Bugün gelebildim, yasak da olsa gireyim, ne olacak’ düşüncesiyle denize girmeleri sonucu bazen istenmeyen durumlar oluşabiliyor. Bu konuda da herkes hassasiyet gösterir, kurallara uyarsa Samsun bu konuda da sorunsuz bir şehir olacaktır."
Aydın Yaralı Caretta caretta’ya yardım eli uzandı Aydın’ın Kuşadası ilçesinde vatandaşlar tarafından yaralı halde bulunan caretta caretta cinsi iri başlı deniz kaplumbağasının tedavisi için seferber oldular. Kuşadası ile Güzelçamlı arasındaki kıyılarda görülen bir Caretta caretta (İri Başlı Deniz Kaplumbağası) için Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği’ne (EKODOSD) ihbarda bulunuldu. Yapılan ihbarın ardından bölgede çalışma başlatıldı. Kısa süre sonra yat görevlisi Mertcan Ergül tarafından deniz kaplumbağası yakalandı. Yakalanan deniz kaplumbağası tedavisi için Dalyan’a gönderildi. EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, konu ile ilgili olarak yaptığı açıklamada, " Yaptığımız kontrolde karapasın bir avuç büyüklüğünde kırıldığı, iç dokuların görülecek kadar ağır hasar oluştuğu, birçok yerinde çatlaklar bulunduğu, kafa kısmında ve vücudunun farklı noktalarında da travmalar olduğu görüldü. Kaplumbağanın nefes almak için su yüzeyine çıktığı sırada hızlı seyreden bir deniz aracı tarafından çarpıldığını düşünüyoruz. Yaralı Caretta caretta için Deniz Kaplumbağaları Araştırma, Kurtarma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Yakup Kaska ile iletişime geçerek bilgi verdik. Kaplumbağayı Güzelçamlı’dan araca alarak yola çıktık. DEKAMER ekibi de Dalyan’dan hareket etti. Yatağan ilçesinde buluştuk. Burada ilk müdahalesi yapılan kaplumbağa daha sonra Dalyan’a götürüldü. Umarız tedavisinin ardından yeniden iyileşir ve ait olduğu denize kavuşur" dedi.