DÜNYA - 30 Mart 2026 Pazartesi 15:29 | Son Güncelleme : 30 Mart 2026 Pazartesi 15:36

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor"

A
A
A
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi: "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) çekilmeye yönelik Meclis'te sunulan teklife ilişkin, "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor. Güçlü ülkelerin, anlaşmanın tanıdığı hakların kullanılmasına izin vermediği bir yapıya üye olmanın ne anlamı var" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, düzenlediği haftalık basın toplantısında ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları, bölgesel gelişmeler, Türkiye'nin tutumu, ABD ile müzakere iddiaları ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (UAEA) yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İran'daki altyapılara yönelik saldırılara tepki gösteren Bekayi, "Herkesin bağlı olduğu altyapılar hedef alınıyor. Dün gece bir elektrik trafo merkezine düzenlenen saldırı sonucu Tahran ve Kerec'in bazı bölgelerinde elektrik kesintisi yaşandı. Tüm bu olayları sürekli olarak belgeliyoruz. Gelecekte halkımızın, İran'a yardım edildiğine dair ortaya atılan iddiaların aslında bir aldatmacadan ibaret olduğunu bilmesi gerekiyor. Açıklamalarında da görüldüğü üzere İran'ın tarih ve kültürüyle uğraşıyorlar. Saldırıları meşrulaştırmak için geçmişe atıfta bulunarak hakaretlerde bulunuyorlar. Ancak İran, köklü ve dinamik bir medeniyet olarak düşmanlarıyla nasıl başa çıkacağını çok iyi bilmektedir" dedi.

"Gazetecilere yönelik saldırılar savaş suçudur"

İsmail Bekayi, İsrail'in gazetecilere yönelik saldırılarına da değinerek, "Dün El Arabiya kanalının ofisine yönelik saldırıya tanık olduk. Ondan bir gün önce Lübnan'da saldırı düzenlendi ve El Meyadin ile El Menar muhabirleri hayatını kaybetti. Son üç yılda hayatını kaybeden gazetecilerin uzun bir listesi bulunmaktadır. Görünüşe göre, siyonist rejim özellikle haber alanını kendisine düşman olarak görmektedir. Oysa uluslararası anlaşmalar gazetecilerin korunmasına ilişkin açık hükümler içermektedir. Gazetecilere yönelik her türlü saldırı savaş suçu sayılmaktadır. Buna rağmen rejim bu kuralları dikkate almamakta ve çok sayıda gazeteciyi hedef almaktadır" ifadelerini kullandı.

"İran'ın tek yaptığı kendini savunmaktır"

Bekayi, "Biz bölgedeki tüm ülkelerle komşuyuz ve komşu olmaya da devam edeceğiz. Bu yüzden sağduyu, gelip geçici olanlarla kalıcı olanları ayırt etmeyi gerektirir. Biz hiçbir zaman bölge ülkelerini düşman olarak görmedik. Defalarca İran'ın operasyonlarının doğrudan ABD üslerini hedef aldığını vurguladık. İran'ın tutumu meşru müdafaa hakkı ve ahlaki ilkeler çerçevesindedir. İran halkı saldırı altındayken silahlı kuvvetlerin sessiz kalması düşünülemez. Bu, Birleşmiş Milletler Şartı kapsamında tanınan doğal bir haktır. Savaşın tarafı olmadığını söylemek tek başına yeterli değildir. Her ülke, kendi topraklarının başka devletler tarafından kullanılmasına izin vermenin uluslararası hukuka aykırı olduğunu bilir. Düşman, bölgedeki üsler üzerinden saldırılarını sürdürüyor. Komşu ülkelerin toprakları ise kimi zaman isteyerek, kimi zaman da farkında olmadan İran'a karşı kullanılıyor. İran'ın yaptığı tek şey kendini savunmaktır" dedi.

"Komşu ülkelerden beklentimiz komşuluk ilkelerine bağlı kalınmasıdır"

İran'ın komşu ülkelerden beklentilerini dile getiren Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, "Beklentimiz, kardeşlik ve iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınmasıdır. Bu savaş yalnızca İran'a karşı değil, ileride daha geniş çaplı istikrarsızlıklara da yol açabilecek bir süreçtir. İran'dan tek taraflı bir itidal beklenmesi gerçekçi değildir. İran, iki ayrı rejim tarafından hedef alınmış durumda ve bu güçler, bölgedeki bazı ülkelerin topraklarını kullanarak saldırılarını sürdürmektedir. Birleşik Arap Emirlikleri'nde İranlıların bu ülkenin gelişiminde ne kadar etkili olduğunu gördük. Bu yüzden İran vatandaşlarına yönelik yaklaşımın, geleceği gözeten bir anlayışla belirlenmesi gerekir" şeklinde konuştu.

"Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman örnek gösterilen bir düzeyde olmuştur"

Türkiye'nin girişimlerine ilişkin konuşan İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, "Türkiye ile ilişkilerimiz her zaman örnek gösterilen bir düzeyde olmuştur. Türkiye'nin saldırıyı kınaması ve hem üst düzeyde hem de halk nezdinde ortaya koyduğu dayanışma takdire şayandır. Bu tutum, Türkiye'nin iyi komşuluk anlayışını benimsediğini ve aynı zamanda bu savaşın nedenleri ile bölgeye muhtemel etkilerinin farkında olduğunu gösteriyor. Türk yetkililer de defalarca siyonist rejimin bölgesel güvenlik açısından en büyük tehdit olduğunu dile getirdi. Türkiye başta olmak üzere diğer ülkelerin girişimleri, bölgesel barış konusundaki kaygılarını ortaya koyuyor. Gerilimin daha fazla tırmanmaması için arabuluculuk yapmak isteyen tüm ülkelerin dengeli ve gerçekçi bir yaklaşım sergilemesini bekliyoruz" ifadelerine yer verdi.

"ABD ile doğrudan müzakere gerçekleştirmedik"

Bekayi, arabuluculuk girişimleri ve diplomatik temas iddialarına ilişkin de konuşarak, "Şu ana kadar ABD ile hiçbir doğrudan müzakere gerçekleştirmedik. Gündeme gelen konular, ABD'nin müzakere talebine ilişkin olarak aracı ülkeler üzerinden bize iletilen mesajlardan ibaret. ABD tarafından diplomasi söylemi gündeme getirildiğinde herkesin dikkatli olması gerekir. Açıkçası, ABD'de kaç kişinin bu diplomasi iddialarını ciddiye aldığını bilmiyorum. Bizim tutumumuz ise en başından beri net. Karşı taraf sürekli pozisyon değiştirirken, biz hangi çerçevede hareket ettiğimizi biliyoruz. Ancak bize iletilen taleplerin önemli bir kısmı aşırı ve gerçeklikten uzak" dedi.

"Yalnızca bir taraftan itidal beklenmesi doğru değil"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, bölge ülkelerinin savaşın sona ermesine yönelik çabalarına değinerek, "Pakistan'ın düzenlediği toplantılar, kendi oluşturduğu bir çerçeve olup bizim bu sürece herhangi bir katılımımız olmadı. Endişeler anlaşılabilir, ancak herkesin bu savaşın kim tarafından başlatıldığını unutmaması gerekir. Tek taraflı olarak yalnızca bir taraftan itidal beklenmesi doğru değildir. Bu savaşı İran başlatmadı, İran saldırıya uğradı. İran, sorumlu bir aktör olarak diyalog sürecine dahil oldu ancak ABD her iki seferde de müzakere masasını ortadan kaldırdı. Biz ne istediğimizi ve hangi konuların bizim için kabul edilemez olduğunu çok iyi biliyoruz" diye konuştu.

"Ajans ve Grossi'nin kayıtsızlığı üzüntü verici"

Bekayi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile UAEA Başkanı Rafael Grossi'nin yaklaşımını eleştirerek, "ABD ve siyonist rejimin nükleer tesislere yönelik saldırıları açıkça suçtur. Ajansın kendi tüzüğüne göre de bu eylemler suç kapsamındadır. Ancak daha da üzücü olan, Ajans ile Grossi'nin bu konudaki sessizliğidir. Grossi bir kez daha son derece hatalı bir tutum sergilemiş, saldırganları kınamak yerine yaptığı açıklamalarla süreci daha da karmaşık hale getirmiştir. Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) sorumlu bir makamın bu tür ihtimalleri dile getirmesi kabul edilemez. Ne yazık ki Grossi, son iki yılda savunulabilir bir performans ortaya koyamamıştır. Bu durum hem saldırıları kınamaması hem de tarafsızlığını koruyamamasıyla ilgilidir. Böyle bir tabloda Ajans'ın yapması gereken ilk şey saldırıları açıkça kınamaktır. Ancak bu yönde bir tutum görmedik. Biz kendi sorumluluğumuzu yerine getirmeye devam edeceğiz, gerekli temasları yürüttük ancak taleplerimiz geçerliliğini korumaktadır" ifadelerini kullandı.

"Buşehr Nükleer Enerji Santrali faaliyetini sürdürüyor"

İsmail Bekayi, ABD ve İsrail'in hava saldırılarında üç kez hedef alınan Buşehr Nükleer Enerji Santrali'nin durumuna ilişkin yaptığı açıklamada, "Bildiğim kadarıyla santral faaliyetini sürdürüyor. Gerçekleştirilen saldırılar son derece tehlikeli ve ABD ile Siyonist rejimin saldırgan tutumda hiçbir sınır gözetmediğini açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada Birleşmiş Milletler ile UAEA'nın sorumluluğu son derece açıktır" şeklinde konuştu.

"Misket bombası iddiaları gündem saptırma çabasıdır"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, İran'ın misket bombası kullandığı yönündeki iddialara da sert tepki göstererek, "Bu son derece küstah bir iddiadır. Bir yandan insancıl hukukun tüm kurallarını ihlal ederken, diğer yandan mağduriyet algısı oluşturarak İran'ın bu kuralları ihlal ettiğini öne sürüyorlar. Bu iddialar kesinlikle gerçeği yansıtmıyor. İran, işlev ve etki bakımından misket bombasından farklı olan çoklu savaş başlıklı füzeler kullanmaktadır. Bu tür iddialar, daha çok gündemi saptırma çabasıdır. Minab'daki okul saldırısı, Fars eyaletine bağlı Lamerd kentinde yeni tip füzelerle gerçekleştirilen saldırılar, elektrik altyapısı ve üniversitelerin hedef alınması, çevreyi tahrip eden silahların kullanılması ve Lübnan'da fosfor bombası kullanımı bu saldırılara örnek teşkil etmektedir. Savaşın kendisi zaten hukuka aykırı ve saldırgan bir nitelik taşımaktadır. Ayrıca, savaş dışı şartlarda komutanlarımıza yönelik saldırılar da savaş suçu kapsamına girmektedir" dedi.

"NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor"

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bekayi, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması'ndan (NPT) çekilmeye yönelik Meclis teklifine ilişkin de açıklamada bulunarak, "NPT'den çekilme teklifi Meclis'te değerlendiriliyor. Kamuoyunda da temel soru şu: Güçlü ülkelerin, anlaşmanın tanıdığı hakların kullanılmasına izin vermediği bir yapıya üye olmanın ne anlamı var? Eğer üyelik sadece kağıt üzerinde kalacak ve bu haklardan yararlanamayacaksak, bunun bize ne faydası olacak? Biz hala bu anlaşmanın tarafıyız ve taraf olduğumuz sürece yükümlülüklerimize bağlı kalıyoruz. Tutumumuz net. Her türlü kitle imha silahına karşıyız. Ancak UAEA'nın sorumsuz yaklaşımı ve ABD'nin yıkıcı tutumu, bu tartışmaların gündeme gelmesine neden oluyor" şeklinde konuştu.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Gürsu’da çocuklara destek, büyüklere vefa Gürsu Belediyesi, Kurban Bayramı öncesinde, süresince vatandaşların yanlarında olduğu hizmetleri ile ilçede dayanışma ve kardeşlik duygularını güçlendirmeye devam etti. İhtiyaçlı aileleri tek tek tespit eden Gürsu Belediyesi, bayramda kullanılmak üzere kıyafet desteğinde bulundu. Ayrıca devam eden Yuvamda Sağlık ve Umut Var projesi kapsamında 65 yaş üstü vatandaşları tek tek ziyaret eden Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık ve ekibi, büyüklerin yüzlerini güldürüp, moral verdi. Düzenli gıda, sıcak yemek, ve giysi desteği verilen vatandaşlar bayramdan bir gün önce kapılarına kadar ulaştırılan yardımlar sayesinde bayramı eksiksiz geçirdi. Çocuklara ve ailelere giysi ve bayramlık desteği sağlandıktan sonra, Yuvamda Sağlık ve Umut Var projesi kapsamında da 65 yaş üstü büyükler ziyaret edildi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın öncülüğünde Bursa’da sadece Gürsu Belediyesi’nin projesinin onaylandığı süre kapsamınca ilçedeki yedi bin vatandaşa destek verilecek. Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık’ın bizzat eşlik ettiği ziyaretler kapsamında büyüklere kuaför desteği, evlerine teknik destek, sosyal destek, sağlık desteği gibi birçok farklı alanda yardım da götürüldü. Gürsu’da bayramın son günleri ise özel çocuklar için Gürsu Hayvan Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nin kapıları açıldı. Veterinerlerle görüşüp bilgiler alan, hayatlarında ilk kez bir bakım merkezini gezen çocuklar ve aileleri gönüllerince zaman geçirme fırsatı da buldular. Tüm vatandaşların bayramlarını kutlayan Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, " Bayramı bayram yapan insanlarımızın güzelliğidir. Biz de bu anlayışla her biri için farklı projeler ve hizmetle düşünüp, sağlamaya çalışıyoruz" dedi.
Muğla Saklıkent Kanyonu’nda bayram yoğunluğu Kurban Bayramı tatilini fırsat bilen yerli ve yabancı turistler, Muğla’nın Seydikemer ilçesindeki dünyaca ünlü Saklıkent Kanyonu’na akın etti. Bayramın üçüncü gününde kanyon girişinde uzun araç ve ziyaretçi kuyrukları oluşurken, tatilciler buz gibi suda serinleyip doğanın tadını çıkardı. Saklıkent Kanyonu, Kurban Bayramı’nın üçüncü gününde ziyaretçi akınına uğradı. Kayadibi Mahallesi’ndeki Seydikemer Belediyesi tarafından işletilen kanyona girmek isteyen tatilciler uzun kuyruklar oluşturdu. Yerli ve yabancı ziyaretçiler kanyonun soğuk suyunda serinlerken, bazı tatilciler de rafting ve zipline gibi aktivitelerle adrenalin dolu anlar yaşadı. Çevredeki restoran, kafe ve işletmelerde de bayram yoğunluğu dikkat çekti. Seydikemer Belediye Başkanı B. Önder Akdenizli, yaptığı açıklamada, şu ana kadar bayram sürecinde yaklaşık 20 bine yakın ziyaretçinin Saklıkent’e geldiğini ifade ederek "Bilindiği üzere Saklıkent sadece Türkiye’de değil, dünyada kendini kanıtlamış önemli bir turizm noktası. Bayram dolayısıyla ciddi bir yoğunluk söz konusu. Bayram sürecinde yaklaşık 20 bine yakın yerli ve yabancı misafirimizi ağırladık. Misafirlerimiz sadece Saklıkent’i değil, bölgemizde bulunan tarihi ve kültürel değerleri de ziyaret ediyor. Özellikle Letoon ve Tlos antik kentlerinde de yoğunluk yaşanıyor. Tüm misafirlerimizi bölgemize bekliyoruz. Şirin ilçemiz Seydikemer’de onları misafir etmekten mutluluk duyacağız" diye konuştu. Başkan Akdenizli, son bir haftalık süreçte günlük ortalama 3 bine yakın ziyaretçinin kanyona giriş yaptığını belirterek, "Yaklaşık 6-7 günlük süreçte son olarak aldığım bilgiye göre, 18 bin civarında misafirimiz Saklıkent’e giriş yaptı. Bu ilgi bizi çok mutlu ediyor. İnşallah sezonun geri kalanının da hareketli ve verimli geçmesini bekliyoruz" dedi.