DÜNYA - 16 Mart 2026 Pazartesi 09:13 | Son Güncelleme : 16 Mart 2026 Pazartesi 09:15

İran’dan Trump’a meydan okuma: "Cesareti varsa gemilerini Basra Körfezi’ne getirsin"

A
A
A
İran’dan Trump’a meydan okuma: "Cesareti varsa gemilerini Basra Körfezi’ne getirsin"

İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü Ali Muhammed Naini, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın deniz gücünün yok edildiği yönündeki sözlerine tepki göstererek Hürmüz Boğazı’nın İran’ın kontrolünde olduğunu söyledi. Naini, "Cesareti varsa gemilerini Basra Körfezi’ne getirsin" dedi.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO) Sözcüsü Tuğgeneral Ali Muhammed Naini, ABD ve İsrail ile yaşanan savaş kapsamında Hürmüz Boğazı’ndaki durum, İran deniz gücüne yönelik iddialar ve askeri operasyonlara ilişkin açıklamalarda bulundu. DMO Deniz Kuvvetleri’nin düşmanın denizdeki saldırılarına karşılık vermekle görevli olduğunu belirten Naini, hava kuvvetleriyle birlikte düzenlenen füze ve insansız hava aracı operasyonlarıyla düşmana ait askeri üsler ve savaş gemilerinin hedef alındığını söyledi.

"Hürmüz Boğazı tamamen İran’ın kontrolünde"

ABD’nin İran deniz gücünü yok ettiği yönündeki iddialara tepki gösteren Naini, "Hürmüz Boğazı tamamen İran’ın kontrolü altındadır. Bölgede farklı bayraklarla bulunan ancak mülkiyeti ABD veya Siyonist rejime ait olan gemilerin tamamı hedef alınmıştır. Bölgeye hakim olduklarını ve İran deniz gücünü yok ettiklerini iddia eden düşman, eğer cesareti varsa savaş gemilerini bu bölgeye yaklaştırsın. Daha önce savaş halinde Hürmüz Boğazı’nı kontrol edeceklerini ve enerji güvenliğini sağlayacaklarını söylüyorlardı, ancak şimdi sahneden çekilmiş durumdalar" dedi.

"Düşman savaş gemileri bölgeden uzaklaştı"

Naini, "Umman Denizi’nin açıklarında yaklaşık 300-400 mil mesafede bulunan ABD’ye ait savaş gemilerine Devrim Muhafızları’nın seyir füzeleriyle düzenlediği saldırıların ve ardından İran ordusunun saldırılarının ardından bu gemiler bölgeden uzaklaştı. Büyük ihtimalle ciddi hasar gördüler ve bakım için geri çekildiler. Böylelikle operasyonel görevleri de ellerinden alınmış oldu. Ayrıca düşmanın diğer askeri unsurları da aynı akıbete uğradı ve deniz üsleri şu anda düzensiz bir durumda bulunuyor. Radar, hava savunma sistemleri, mühimmat depoları, çeşitli altyapılar, çok sayıda savaş uçağı ve elektronik harp sistemleri dahil tüm unsurlar hedef alındı" ifadeleri kullanıldı.

"Cesareti varsa gemilerini Basra Körfezi’ne getirsin"

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran’ın deniz gücünü yok ettikleri yönündeki sözlerine atıfta bulunan Naini,"Trump İran’ın deniz gücünü yok ettiğini söylemiyor mu? O halde cesareti varsa gemilerini Basra Körfezi’ne getirsin" şeklinde konuştu.

"700 füze ve 3 bin 600 İHA fırlatıldı"

İran’ın hava savunma kapasitesinin önemli ölçüde arttığını belirten Naini, "Şu ana kadar ABD ve Siyonist hedeflere yaklaşık 700 füze ve 3 bin 600 insansız hava aracı fırlatıldı. Ayrıca halihazırda kullanılan füzeler yaklaşık on yıl öncesine ait ve 12 günlük savaştan şu ana kadar ürettiğimiz birçok füze ise henüz kullanılmadı" dedi.

"Bu çarşamba düşman için yakıcı olacak"

Savaşın sona ermesinin düşmanın İran’ın askeri ve toplumsal caydırıcılığını kabul etmesine bağlı olduğunu belirten Naini, "Bu çarşamba düşman için yakıcı bir çarşamba olacak. Biz saldırgana ceza vermeyi hedefliyoruz ve düşmana yönelik ağır ve yıkıcı saldırılarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Şavakların yayla mücadelesi: Tulum peynirinin arkasındaki emek Erzincan’ın yüksek rakımlı yaylalarında yaşayan Şavak Aşireti mensuplarının tulum peyniri üretimindeki en büyük yardımcıları, okulların bayram tatili olmasıyla birlikte yaylaya çıkan çocuklar oldu. Minik çocuklar, ailelerine destek olmak için koyun otlatıyor, sağım işlerine yardımcı oluyor ve üretim sürecinin çeşitli aşamalarında görev alıyor. Türkiye’nin önemli yöresel ürünleri arasında yer alan Erzincan tulum peynirinin üretimi, yaz aylarında yaylalarda yoğun bir mesaiyle sürdürülüyor. Çadırlarda yaşayan üretici aileler, sabahın erken saatlerinde başlayan ve gece geç saatlere kadar devam eden çalışma temposunda çocuklarıyla birlikte emek veriyor. Okulların bayram tatilinde olmasıyla ailelerinin yanına yaylalara gelen çocuklar, küçük yaşlarına rağmen önemli sorumluluklar üstleniyor. Kimi koyun sürülerinin peşinde kilometrelerce yol yürürken, kimi de sağım ve süt toplama işlerinde ailelerine yardımcı oluyor. Zorlu hava koşullarına rağmen çalışmalara katılan çocuklar, yayla yaşamını yakından öğrenme fırsatı da buluyor. Şavak Aşireti mensupları, nesilden nesile aktarılan geleneksel yöntemlerle ürettikleri Erzincan tulum peynirinin doğal yapısını korumaya çalışırken, çocuklar da bu kültürün gelecek kuşaklara aktarılmasında önemli rol üstleniyor. Yaylalarda geçen yaz ayları, çocuklar için hem tatil hem de üretimin içinde öğrenerek büyüdükleri bir yaşam deneyimine dönüşüyor. Üreticiler ise verilen emeğin karşılığını almak ve Erzincan tulum peynirinin hak ettiği değeri görmesini istediklerini belirtiyor.
Bursa Kabulbaba Güreşleri’nin finalinde Ali Gürbüz 1’inci oldu Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde düzenlenen geleneksel 350. Kabulbaba Güreşleri’nin başpehlivanlık finali nefesleri kesti. Finalde Ali Gürbüz ile Okan Yavaş karşı karşıya geldi. Mücadeleyi kazanan Ali Gürbüz, bu yıl 1’inci oldu. Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesinde her yıl düzenlenen ve bu yıl 350’ncisi düzenlenen Kabulbaba Güreşleri yine nefesleri kesti. Birçok pehlivanın güreştiği Kabulbaba Güreşleri’nde, finale Ali Gürbüz ve Okan Yavaş kaldı. Karşı karşıya gelen pehlivanlarda Ali Gürbüz rakibini yenerek 1’inci oldu. Gürbüz, finalin ardından yaptığı açıklamada Kabulbaba güreşlerinin köylünün büyük emeğiyle yaşatıldığını vurgulayarak, "Bursa Kabulbaba Güreşleri’ne geldik. Burada gerçekten çok önemli bir organizasyon oluyor. Köyünlüğü ve köy halkı bir sene boyunca çalışıp büyük emeklerle bu güreşleri yaptırıyor. Biz de halkımıza en güzel şekilde güreş izletmek istedik. Elimizden geldiğince güzel güreşler yaptık. Bugün de burada birinci olmak nasip oldu" dedi. Önlerinde lig güreşleri ve ardından Kırkpınar Yağlı Güreşleri olduğunu söyleyen Gürbüz, altın kemer hedefini de hatırlatarak, "Biliyorsunuz bu işin olimpiyatı Kırkpınar. Benim için altın kemer senesi. Yeni kanunla, 5 ayrı yılda 5 kez kemer kazanan pehlivana altın kemere ebedi sahip olma hakkı verildi. Bu hakkı almak için çalışmalarımı sürdürüyorum. İnşallah Rabbim hayırlısını nasip eder" diye konuştu.