DÜNYA - 12 Mart 2026 Perşembe 17:11 | Son Güncelleme : 12 Mart 2026 Perşembe 19:15

İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'den ilk mesaj!

A
A
A

İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, göreve gelmesinin ardından yayımladığı ilk açıklamasında, ABD üslerinin bulunduğu bölge ülkelerine seslenerek, "Bölgedeki tüm ABD üslerini en kısa sürede kapatmalarını tavsiye ediyorum. Gerekirse bu üsleri hedef almaya devam edeceğiz" dedi.

İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney, göreve gelmesinin ardından ilk açıklamasını devlet televizyonu üzerinden yayımladı. Hamaney, televizyonun sunucusu tarafından okunan açıklamasında, İran halkına, İran Silahlı Kuvvetleri'ne ve bölge ülkelerine hitap ederek birlik çağrısında bulundu. Açıklamasının başında babası eski dini lider Ali Hamaney'in hayatını kaybetmesi nedeniyle taziye dileklerini ileten Hamaney, Uzmanlar Meclisi'nin kendisini dini lider seçme kararından devlet televizyonu aracılığıyla haberdar olduğunu belirtti.

"Ülkeyi yöneten ve gücünü garanti altına alan siz halk oldunuz"

İran halkına hitap eden Hamaney, son günlerde yaşanan gelişmeler sırasında halkın sergilediği birlik ve direnişe dikkat çekerek, "İran milletinin basireti, direnişi, cesareti ve sahnedeki varlığı dostları hayran bırakırken, düşmanları şaşkına çevirdi. Ülkeyi yöneten ve gücünü garanti altına alan siz halk oldunuz. Biliniz ki sizin gücünüz sahnede görünmezse ne liderlik makamı ne de halka hizmet etmekle görevli kurumlar gerekli verimliliğe sahip olabilir. Milletin farklı kesimleri arasındaki birlik korunmalı ve bu birliğe zarar verilmemelidir. Zor zamanlarda daha da belirgin hale gelen bu birlik, anlaşmazlıkların bir kenara bırakılmasıyla güçlenebilir" dedi.

Kudüs Günü yürüyüşlerine katılım çağrısı

Hamaney, halkın sahadaki etkin varlığının korunması gerektiğini belirterek, bunun savaş günlerinde gösterilen direnişin yanı sıra sosyal, siyasi, eğitim, kültür ve güvenlik alanlarında da farklı şekillerde devam etmesi gerektiğini ifade etti. Toplumsal birliğe zarar vermeden doğru rolün üstlenilmesinin önemine dikkat çeken Hamaney, "Bu nedenle Kudüs Günü yürüyüşlerine katılımın önemini hatırlatıyorum ve bu etkinliklerde düşmana karşı duruşun güçlü şekilde ortaya konulması gerektiğini vurguluyorum" ifadelerini kullandı.

İran ordusuna teşekkür

Hamaney, açıklamasında İran Silahlı Kuvvetleri'ne de teşekkür ederek, "Milletimiz ve ülkemiz saldırıya uğradığı bir dönemde onların attığı adımlar, düşmanın ilerlemesini engellemiş ve ülkemize hakim olabileceği hatta parçalayabileceği yönündeki hayallerini boşa çıkarmıştır. Halkın isteği etkili ve caydırıcı savunmanın devam etmesidir" dedi.

Hürmüz Boğazı ve yeni cephe mesajı

Hamaney, Hürmüz Boğazı'na değinerek, "Ayrıca Hürmüz Boğazı'nı kapatma kozunun kullanılmaya devam edilmesi gerektiği kesindir. Düşmanın deneyiminin az olduğu ve savunmasız bulunduğu bazı yeni cephelerin açılması konusunda çalışmalar yapılmıştır. Savaşın devam etmesi halinde ve uygun görülmesi durumunda bu cepheler devreye alınacaktır" ifadelerini kullandı.

Saldırılarda zarar gören vatandaşlara mesaj

Hamaney, saldırılarda zarar gören vatandaşlara hitap ederek, hayatını kaybedenlerin yakınlarıyla dayanışma içinde olduğunu ifade etti. Hamaney, "Bu duyguyu, yaşadığım kişisel kayıplar nedeniyle yakından biliyorum. Babamın kaybı milletin ortak bir acısı haline gelmiştir. Bunun yanı sıra eşimi, kız kardeşimi, onun küçük çocuğunu ve diğer kız kardeşimin eşini de kaybettim. Ancak bu tür acılara sabretmeyi mümkün kılan şey, sabredenler için ilahi vaade duyulan inançtır" dedi.

"Şehitlerin kanının intikamından vazgeçmeyeceğiz"

Hamaney, "Şehitlerinizin kanının intikamından asla vazgeçmeyeceğiz. Bu intikam yalnızca liderimizin şehadetiyle sınırlı değil, aynı zamanda düşman tarafından şehit edilen her bir vatandaşımız da bu intikamın ayrı bir konusudur. Bunun bir kısmı şimdiye kadar gerçekleşmiştir ancak tamamen yerine getirilinceye kadar bu dosya açık kalacaktır. Özellikle çocuklarımızın kanı konusunda daha hassas olacağız. Düşmanın Minab'taki Şeceretü't-Tayyibe okuluna ve benzeri yerlere yönelik işlediği suçlar bu açıdan özel bir yere sahiptir" dedi.

Yaralılara ücretsiz tedavi ve tazminat talimatı

Hamaney, "Yaralananların ücretsiz ve uygun tedavi hizmeti alması ve bazı ek imkanlardan yararlanması sağlanmalıdır. Ayrıca mevcut şartlar elverdiği ölçüde zarar gören kişisel mülkler ve binalar için gerekli tazminat mekanizmaları oluşturulmalı ve uygulanmalıdır. Bu iki konu, yetkililer için yerine getirilmesi zorunlu bir görevdir ve sonuçlarının bana rapor edilmesi gerekmektedir" ifadelerini kullandı.

"Düşmandan tazminat alacağız"

Düşman ülkelerden tazminat alacaklarını ifade eden Hamaney, "Her halükarda düşmandan tazminat alacağız. Eğer bunu reddederse, uygun gördüğümüz ölçüde mal varlıklarına el koyacağız. Bu da mümkün olmazsa eş değer miktarda mal varlıklarını yok edeceğiz" dedi.

"ABD üsleri mümkün olan en kısa sürede kapatılmalı"

Bölge ülkelerine seslenen Hamaney, "İran'ın kara ve deniz yoluyla 15 komşusu bulunmaktadır ve biz her zaman bu ülkelerle sıcak ve yapıcı ilişkiler kurmayı istemişizdir. Ancak düşman uzun yıllardır bazı ülkelerde askeri ve mali üsler kurarak bölge üzerindeki etkisini artırmaya çalışmaktadır. Son saldırılarda bu üslerden bazıları kullanılmıştır ve biz de daha önce yaptığımız uyarılarda belirttiğimiz gibi söz konusu ülkelere saldırmadan yalnızca bu üsleri hedef aldık. Bundan sonra da gerekirse tüm üsleri hedef almaya devam edeceğiz ancak yine de komşularımızla dostane ilişkilerin sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.

Hamaney, "Bu ülkelerin, ülkemize saldıran ve halkımızın hayatını kaybetmesine neden olan taraflar karşısında tutumlarını net şekilde ortaya koymaları gerekmektedir. Bu nedenle tüm ABD üslerini mümkün olan en kısa sürede kapatmalarını tavsiye ediyorum. Çünkü ABD'nin güvenlik ve barış sağlama yönündeki iddialarının bir yalandan ibaret olduğunu bugüne kadar anlamış olmaları gerekir" ifadelerini kullandı.

"İran'ın bölgede sömürge düzeni kurma niyeti yok"

Hamaney, ayrıca söz konusu durumun bölge ülkeleri ile kendi halkları arasındaki ilişkileri de etkileyebileceğini belirterek, birçok toplumun küresel güçlerle kurulan ilişkilerden ve aşağılayıcı yaklaşımlardan rahatsızlık duyduğunu ifade etti. Hamaney, "İran İslam Cumhuriyeti'nin bölgede herhangi bir hakimiyet ya da sömürge düzeni kurma niyeti yok aksine tüm komşularıyla birlik, karşılıklı saygı ve sıcak ilişkiler geliştirmeye hazırdır" ifadelerini kullandı.

Aynur Sena Çabuk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Balıkesir 5 kuşaklık Kızıklı mirası yok olmak üzere Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde dünyaca ünlü "Kızıklı işi" bıçak ustalığı, yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. 5 kuşaktır dededen toruna aktarılan bu kadim zanaatın son temsilcisi Tanju Pulat, ateş ve örs başında zamana direniyor. Yarım asırlık bileme görmeden hala kullanılan satırları ve el işçiliği işlemeli dualı bıçaklarıyla tanınan Pulat, "Çırak bulamıyoruz, bu ateş sönmek üzere" diyerek sitem etti. Balıkesir’in Burhaniye ilçesine bağlı Kızıklı Mahallesi’nde, beş asırdır yankılanan çekiç sesleriyle yapılan bıçaklar artık son kalan atölyede yapılıyor. Babasından devraldığı mesleği 5. kuşak olarak omuzlayan Tanju Pulat, fabrikasyon üretime inat, çeliği geleneksel yöntemlerle çekiçle şekillendiriyor. 52 yıllık satır, hiç bilenmeden hala kesiyor Usta Tanju Pulat’ın atölyesindeki en dikkat çekici parça, babasının 1974 yılında çeliğini elleriyle dövdüğü kurban satırı. Yarım asrı devirmesine rağmen keskinliğinden hiçbir şey kaybetmeyen satırın özelliğini açıklayan Pulat, "Bu satır yapıldığı günden bu yana birçok kurban kesip parçaladı. Hala ilk gün ki gibi bir kez bile bileme yüzü görmedi. Eski ustaların çeliğe su verme ve dövme tekniği böyle belli oluyor. Biz hala bu satırı bilemedik. İlk günkü gibi kullanıyoruz" dedi. Bıçaklara işleme yapıyor Kızıklı işi bıçaklarını diğerlerinden ayıran en büyük özellik, üzerindeki sanatsal derinlik ve sağlam dayanıklı olması diyen Pulat, Bıçakların işlemeleri hakkında bilgiler veriyor. "Günümüzde bıçak çeliği üzerine el işçiliğiyle yazı ve motif işleyen belki 5 kişi kalmadık" şeklinde konuşan Pulat, bu geleneği şu sözlerle anlatıyor: "Babam kurban bıçaklarının üzerine kurban figürleri yapar, kurban duasını ayrıca kurbanın nasıl kesileceğini anlatan resim, figür ve yazılar işlerdi. Bu konuda daha sanatkârdı. Ben de bu geleneği yaşatan son kişilerden biriyim. Bu bıçaklar sadece birer araç değil, her biri birer sanat eseri" dedi. "Çırak bulamıyoruz, bu sanatın sonu geliyor" Beş kuşaktır aile mirası olarak sürdürülen zanaatın geleceği ise karanlık. Ağır işçilik ve sabır gerektiren mesleğe gençlerin ilgi göstermediğini vurgulayan son usta Pulat, bu konu hakkında dert yandı. "Bu meslek bize babalarımızın dedelerinden kaldı, biz beşinci kuşağız. Birileri zahmet edip 5 kuşaktır bu mesleği birilerine öğretmiş. Ama bende tıkandı. Son ustayım, meslek benle birlikte ölecek. Bu işi öğrenmek isteyen kimse çıkmıyor. Çırak bulamıyoruz. Ben bu kapıyı kilitlediğimde, Kızıklı’nın asırlık bıçak kültürü de tarih olacak. Ya öbür tarafta dedelerim, babam bana hesap sorarsa, niye bu mesleği öğretmedin derse" diyerek sitem etti. Burhaniye’de ki mütevazı atölyesinde, kor ateşin başında ter dökmeye devam eden Tanju Pulat, bir taraftan mesleğini yaparken diğer taraftan da mirasını devredecek bir el arıyor.
Ankara Türk üniversitelerinin uluslararası sıralamalardaki yükselişi sürüyor Türkiye’den toplam 11 üniversite, Quacquarelli Symonds’un (QS) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında ilk 500’de yer aldı. Londra merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu QS, 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralaması sonuçlarını açıkladı. 100 ülkeden bin 900’ü aşkın yükseköğretim kurumunun değerlendirildiği sıralamada, Türkiye’den toplam 11 üniversite farklı alanlarda dünyada ilk 500’e girmeyi başardı. Ankara Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), İstanbul Üniversitesi (İÜ), Koç Üniversitesi, Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ), Sabancı Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ), farklı alanlarda ilk 500’de yer alan Türk üniversiteleri oldu. Sıralamada ‘Beşeri Bilimler ve Sanat’, ‘Mühendislik ve Teknoloji’, ‘Fen Bilimleri ve Tıp’, ‘Doğa Bilimleri’ ve ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ olmak üzere 5 ana alan ve 55 alt bölüm değerlendirildi. Değerlendirme, ‘akademik itibar’, ‘işveren itibarı’, ‘makale başına araştırma atıf sayısı’, ‘H indeksi’ ve ‘uluslararası araştırma ağı’ olmak üzere beş gösterge baz alınarak yapıldı. Sanat ve Beşeri Bilimler alanında 9 Türk üniversitesinden derece QS Alan Bazlı Dünya Üniversite Sıralamasında, ‘Sanat ve Beşeri Bilimler’ alanında ilk 500’de 9 Türk üniversitesinin sıralamaya girdiği belirtilirken, ODTÜ 242, İÜ 279, İTÜ 284, Hacettepe Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi 305, Koç Üniversitesi 383, Ankara Üniversitesi 391’inci olarak listeye girdiği açıklandı. Bilkent Üniversitesi 401-450, Gazi Üniversitesi ise 451-500 bandında yer aldı. Mühendislik ve Teknoloji alanında İTÜ 91’inci oldu ‘Mühendislik ve Teknoloji’ alanında İTÜ 91’inci olarak dünyada ilk 100’e girme başarısı gösterirken, ODTÜ 103, Boğaziçi Üniversitesi 236, Koç Üniversitesi 243, Sabancı Üniversitesi 266, YTÜ 273, Bilkent Üniversitesi 290’ıncı olarak ilk 300’de yer aldı. Hacettepe Üniversitesi de 364’üncü sırada yer alarak, bu alanda ilk 500’e giren 8’inci Türk üniversitesi oldu. Sosyal Bilimler ve İşletme alanında ODTÜ 173’üncü oldu ‘Sosyal Bilimler ve İşletme’ alanında ODTÜ 173, Boğaziçi Üniversitesi 217, Koç Üniversitesi 252, Bilkent Üniversitesi 278, İstanbul Üniversitesi 346, İTÜ ve Sabancı Üniversitesi 353’üncü oldu. Hacettepe Üniversitesi 401-450, Ankara Üniversitesi 451-500 bandında yer aldığı açıklanırken, böylece bu alanda toplam 9 Türk üniversitesi ilk 500’e girdi. Fen Bilimleri ve Tıp alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada ‘Fen Bilimleri ve Tıp’ alanında Hacettepe Üniversitesi 308’inci sırada yer alırken, onu 390’ıncı sırada Ankara Üniversitesi takip etti. İÜ de 451-500 bandında yer alarak bu alanda ilk 500’e girmeyi başaran 3 Türk üniversitesinden biri olduğu belirtildi. Ayrıca ‘Doğa Bilimleri’ alanında da İTÜ 251, ODTÜ 300’üncü olarak ilk 300’e girmeyi başarırken, Ankara Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi 451-500 bandında kendilerine yer bularak bu alanda ilk 500’e giren 4 Türk üniversitesi arasında yer aldığı ifade edildi. "Türk yükseköğretimi, küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir" Türk üniversitelerinin uluslararası alandaki başarılarının artarak sürmesinden memnuniyet duyduğunu belirten Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, "Türk yükseköğretimi küresel rekabette üst sıralara yükselmeye devam edecektir. Hep birlikte daha büyük hedeflere ulaşmak için planlı ve kararlı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sıralamalarda yer alan tüm üniversitelerimizi kutluyorum" ifadelerine yer verdi.