DÜNYA - 08 Şubat 2025 Cumartesi 22:57 | Son Güncelleme : 08 Şubat 2025 Cumartesi 23:00

İsrail’in serbest bıraktığı 138 Filistinli Gazze’de

A
A
A

İsrail’in bugün ateşkes anlaşmasının ilk aşaması çerçevesinde Batı Şeria'daki Ofer Hapishanesinden serbest bıraktığı 183 Filistinliden 138’i Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentine ulaştı.

İsrail, bugün ateşkes anlaşmasının ilk aşaması çerçevesinde Batı Şeria'daki Ofer Hapishanesinden 183 Filistinliyi serbest bıraktı. Özgürlüğüne kavuşan Filistinli mahkumlardan 138’i Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentine ulaştı. Sağlık kontrolleri için Uluslararası Kızıl Haç Komitesi'ne ait otobüslerle Avrupa Gazze Hastanesi'ne getirilen Filistinlileri, çok sayıda kişi Allahu Ekber sloganları ile karşıladı.

"Her gün hakaret, işkence ve dayağa maruz kaldık"

1 yılı aşkın süredir İsrail hapishanelerinde tutuklu olduğunu belirten Ahmed Al-Hisi, "Mahkumların durumu çok ama çok kötü. Her gün hakaret, işkence ve dayağa maruz kaldık ve İsrail askerleri bize işkence ederken babalarımıza, annelerimize ve ailelerimize küfrediyorlardı" dedi.
Mahkumlar arasında hastalıkların yayıldığını belirten Al-Hisi, "Her zaman açtık, çünkü yiyecek miktarları çok azdı ve bize verilen yiyecek miktarları küçük bir çocuk için bile yeterli değildi. Çok acımasızca dövüyorlardı. Ellerimde kelepçelerin izlerini görebilirsiniz. Bu kelepçeler dün gece yarısı 12'den bugün Kızıl Haç'a teslim edilene kadar takılıydı. Hakaret ve dayak son ana kadar devam etti. Kızıl Haç tarafından karşılanmak üzere otobüsten inerken İsrail askeri kafama vurdu ve beni yere fırlattı" diye konuştu.

"Şartları daha da zor olan birçok mahkum var"

Bugün serbest bırakılan Mahdi Al-Bardini de İsrail hapishanelerindeki duruma değinerek, "Şartlar felaket ve çok zor, tarif edilemez. 160 gün boyunca her gün kelepçeye ve dayağa maruz kalıyoruz. Ayrıca yemek miktarı da çok az. Ben 22 kilo kaybettim. Her gün dayak, saldırı ve hakaret vardı, ancak Gazze'ye varır varmaz ve Filistin halkının bizi karşıladığını görür görmez tüm bu zorluklar sona erdi" ifadelerini kullandı.

Filistinli Arafat Muştaha ise, İsrailli askerlerin muamelesinin çok kötü olduğunu ve mahkumların şartlarının son derece zor olduğunu vurgulayarak, Filistinli gruplara tüm tutukluların bir an önce serbest bırakılması için anlaşmayı tamamlamaları çağrısında bulundu. Muştaha, "Hastalıklar ve salgınlar vücuduma yayıldı ve sağlık durumum kötü olsa da, şartları daha da zor olan birçok mahkum var" açıklamasını yaptı.

"Tüm mahkumların serbest bırakılması için çalışmalarını sürdürmesini istiyoruz"

Bugün özgürlüğüne kavuşan Alaa Al-Athamneh'in kız kardeşi ise açıklamasında, "Kardeşim 1 yıl 3 aydır tutuklu. Savaş sırasında İsrail ordusu 2 oğlunu öldürdü, diğer kardeşim ise hala İsrail hapishanelerinde. Tüm Filistinli tutukluların serbest bırakılacağını umuyoruz. Direnişi kararlılıkla destekliyor ve tüm mahkumların serbest bırakılması için çalışmalarını sürdürmesini istiyoruz" şeklinde konuştu.
Bugün gerçekleştirilen takas çerçevesinde Batı Şeria'dan 42, Kudüs'ten 3 ve Gazze'den 138 olmak üzere 183 Filistinli mahkum serbest bırakıldı.

Muhammed Rabah

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.