GÜNDEM - 21 Ekim 2021 Perşembe 10:03

İstanbul’da trafik çilesi her geçen gün artıyor

A
A
A
İstanbul’da trafik çilesi her geçen gün artıyor

Türkiye’nin en büyük metropolü İstanbul’da Covid-19 tedbirlerinin kademeli olarak kalkmasıyla toplu ulaşım ve trafikte yoğunluk arttı. İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı: “İstanbul’un trafiğine pandemiden dolayı en az 350 bin özel araç dahil oldu. Ayrıca Avrasya, Yavuz Sultan Selim, Marmaray yokken ağır taşıtlar 1. ve 2. köprüden belli saatlerde geçebiliyorlardı, bunun ekonomiye zararı 1 milyardı. Avrasya’dan ise 1 günde 50 bin araç geçiyor” dedi.

İstanbul'da D-100 kara yolu ve TEM otoyolunun bazı noktalarında, arterler ve caddelerde trafik yavaş seyrediyor. İş yerine gitmeye çalışan vatandaşlar ile öğrenciler, toplu taşıma araçları ve duraklarda yoğunluk oluştururken, toplu ulaşımda özellikle Yenibosna ve Şirinevler gibi aktarma noktalarında yolcu yoğunluğu artıyor. Yapılan projelerin İstanbul trafiğini bir nebzede olsa rahatlattığını söyleyen İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı, İstanbul’un köklü trafiğinin çözümü kavuşturulması için ise orta ve uzun vadede gerekli olan bin kilometrelik raylı sistemin devreye girmesi gerektiğini ifade etti.

“Okulların açılmasıyla toplu taşımada 1 milyonluk artış oldu”

İstanbul’un trafik ve toplu ulaşımdaki yoğunluğunu değerlendiren İstanbul Ticaret Üniversitesi Öğretim Üyesi, Ulaştırma Sistemleri Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Mustafa Ilıcalı: “Okulların açılmasıyla beraber hiçbir zaman 5 milyonu geçmeyen yolculuklar, kısıtlamaların kalkması ve okulların açılmasıyla beraber 6 milyonu aştı. Geçen hafta cuma günü ise 6 buçuk milyona ulaştı. Okulların açılmasıyla toplu taşımada 1 milyonluk artış oldu. Aynı şekilde trafikte de artış oldu. Bir taraftan İstanbul’un artan bir nüfusu ve ulaşım talebi var. Bu pandemiyi hiç saymasak bile geçmiş yıllarda da her geçen yıl yüzde 5-10 trafik artışı oluyor. Bir günde ilave İstanbul’un trafiğine pandemiden dolayı en az 350 bin özel araç dahil oldu. İstanbul ana arterlerinde pandemi öncesine göre çok daha artmış vaziyette trafik, çünkü özel araçla kaçış çok oldu. Bu artış toplu ulaşımda da trafikte de artarak devam edecek” şeklinde konuştu.

İstanbul’da trafik çilesi her geçen gün artıyor

İstanbul’da trafik çilesi her geçen gün artıyor

“En fazla trafiği çeken 15-20 tane ilçe var bunlarda acil başka önlemler almak lazım”

İstanbul’da ana arterlerde ciddi trafik sıkıntısı yaşandığını söyleyen Prof. Dr. Ilıcalı: “2019-2021’i kıyaslarsak İstanbul’da dolaşan araçların sayısı yüzde 50 arttı. İstanbul’un nüfusunun bu şekilde artması geçmişten gelen plansız şehirleşmenin çok büyük bir rolü var. İstanbul’un köklü trafiğinin çözümü için orta ve uzun vadede gerekli olan bin kilometrelik raylı sistemin devreye girmesini sağlamak. Bugün İstanbul’un sıkışıklık haritalarına baktığımız zaman sabah zirve saatlerde yüzde 65-70’e varan bir sıkışıklık var. İstanbul 5 bin kilometrekare, İstanbul’un genelinde bunu görüyorsunuz.

Esas İstanbul’un ana yerlerinde belli bir sıkışıklık haritası verilse yüzde 90-95’leri buluyor. Demek ki en fazla trafiği çeken 15-20 tane ilçe var. Bunlarda acil başka önlemler almak lazım. Şu an iki köprümüze bakıyorum günlük 160 bin araç geçiyor. Diğer Avrasya, Yavuz Sultan Selim, Marmaray yokken biliyorsunuz ağır taşıtlar 1. köprüden ve 2. köprüden belli saatlerde geçebiliyorlardı. Yapılan hesapta ise o günkü parayla ekonomiye zararı 1 milyar lira, sadece orada ki kayıp. Avrasya’dan 1 günde 50 bin araç geçiyor” dedi.

İstanbul’da trafik çilesi her geçen gün artıyor

“İnsanlar iç içe burada hasta olmamak mümkün değil”

Toplu ulaşımlardan sıkışıklıktan dert yanan Tamer Seçkin: “Bu köprü buraya küçük geliyor, yetmiyor. Bu kalabalık ve yoğunluk çok fazla. Şuan boş zamanı sabah daha erken saatlerde tıklım tıklım ayrıca korona var. Ama insanlar iç içe burada hasta olmamak mümkün değil. Ek sefer koymaları lazım insanlar iç içe, hasta yapacaklar bizi” ifadelerini kullandı.

“Otobüsler minibüsler ölüm saçıyor saman basar gibi millet biniyor”

Yoğunluktan şikayetçi olan Musa Opten ise, “Bu yoğunluk fazla değil fazlanın fazlası araba yoğunluğundan çok bazen trafik duruyor. Pandemide otobüsler minibüsler ölüm saçıyor, saman basar gibi millet biniyor” diye konuştu.

Sümeyye İnal - Zehra Baykal - Harun Özcüler - Furkan Tan - Veysel Ensar Gökçegözog

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Başakşehir Belediyesi’nden stratejik plan çalıştayı Başakşehir Belediyesi, 2025-2029 yıllarını kapsayan beş yıllık stratejik planının hazırlıklarına geniş katılımlı bir çalıştayla başladı. Başakşehir Belediyesi’nin 2025 - 2029 yıllarını kapsayan beş yıllık stratejik plan çalışmaları için hazırlık çalışmalarına girildi. Bu çerçevede yerel yönetim, sivil toplum kuruluşları, eğitim kurumları temsilcileri ve muhtarların yer aldığı geniş katılımlı bir çalıştay düzenlendi. 6 konu başlığında yapılan Stratejik Plan Dış Paydaş Analizi Çalıştayı ile paydaşların stratejik planlanla ilgili görüşleri alındı. “Akıllı ve vizyoner bir şehir oluşturduk” Çalıştay öncesi katılımcılara hitap eden Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, “Başakşehir Belediyesi olarak şehrimizin Türkiye Yüzyılı’nda da kalkınması ve gelişmesi için çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Son altı yıldır hayata geçirdiğimiz başarılı hizmet ve projelerin yanı sıra Başakşehir’imize kazandırdığımız eserlerle komşularımızın yaşam kalitesini sürekli artırıyoruz. Akıllı şehircilikten sağlığa, çevreden kültür sanat ve teknolojiye kadar, hayatın her alanındaki projelerimizle ülkemizdeki yerel yönetimlere örnek ve öncü olmaya devam ediyoruz. Hedefimiz, her alanda sürdürülebilir, akıllı ve vizyoner bir şehir oluşturmak. Bu hedefimizi de gerçeğe dönüştürmek adına geleceğe yönelik adımları atıyor, hazırlıklarımızı bugünden yapıyoruz” şeklinde konuştu. 2025 - 2029 yıllarını kapsayan beş yıllık stratejik plan için hazırlıklara başladıklarını belirten Başkan Kartoğlu, “Stratejik planlama çalışmalarının başarılı olmasını sağlayacak en önemli unsurlardan biri de hiç şüphesiz ki katılımın en üst düzeyde olmasıdır. Bu kapsamda yerel yönetimlerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın ve eğitim kurumlarımızın temsilcileri ile kıymetli muhtarlarımızın yer aldığı çalıştayımızı düzenledik. Çalıştay ile önümüzdeki beş yılda başarı düzeyimizi artırma ve daha da üst seviyeye ulaştırmanın yollarını bulacağız” ifadelerini kullandı. 6 konu başlığında yapılan Stratejik Plan Dış Paydaş Analizi Çalıştayı ile paydaşların stratejik planla ilgili görüşlerinin alınması, belediye hizmetlerinin yararlanıcı ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirilmesi ve başarı düzeyinin artırılması hedefleniyor.
İstanbul OSCORP, yerel değerlerle küreselleşmeye devam ediyor Savunma sanayii sektöründe yaptığı yatırımlarla dünya sıralamasında 11. sıraya yerleşen OSCORP Savunma Teknolojileri Endüstrisi, 54 ülkede faaliyetlerini genişleterek sürdürüyor. Türkiye’nin tanınan yatırım uzmanlarından Kenan Altunç’un liderliğinde yola çıkan OSCORP, sadece ülke çapında değil dünya çapında da 20’ye yakın markayla ülkenin bu alanda büyümesine katkı sağlamaya devam ediyor. OSCORP’un alan uzmanlarından oluşan profesyonel ekibi dünyada meydana gelen değişimleri yakından takip ediyor. OSCORP yenilikçilik, esneklik, uyumluluk ve bütüncül düşünce yaklaşımıyla geleceğin ihtiyaçlarını anlayarak bu doğrultuda tasarımlar yapmaya çalışıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda şirket, dünyada belirmeye başlayan gıda krizine şimdiden hazır olmak için gıda sektöründe de ‘Soframda Anadolu’ markasıyla faaliyet göstermeye başlayacağını duyurdu. OSCORP şirketinden yapılan açıklamada, "Kendi bünyesinden ve öz kaynaklarıyla çıkardığı 20’ye yakın markanın yanı sıra ‘Soframda Anadolu’ markasıyla gıda sektöründe yapacağı ulusal ve uluslararası işbirliği ve yatırımlarla birikimini ve uzmanlığını bu alanda da uluslararası düzeye taşımış olacak. Teknoloji transferi, savunma ve güvenlik alanlarının yanı sıra Soframda Anadolu ile gıda alanında da faaliyet gösterecek olan şirketin yönetim kurulu bu alanda da talepleri hızla karşılamaya hazır duruma gelecek. OSCORP’un bünyesinden çıkardığı Black Lion International Security (BLIS) adlı kuruluşu özellikle profesyonel güvenlik hizmetlerine olan ihtiyacın arttığı bölgelerde bu ihtiyacı karşılayabilecek bir yapıya dönüşüyor. BLIS’in başına bu alanda çok yetkin ve birçok başarıya imza atmış bir üst düzey yönetici ataması yapıldığını ifade eden şirket yöneticileri; BLIS’in çok yakında ülke genelinde sahip olduğu yaygın hizmet ağı ve marka değeriyle standartları farklılaştıracağını belirtiyorlar. OSCORP, BLIS ile çok kısa sürede ülke genelinde yaygın bir hizmet ağı kurarak değişimden kaynaklanan ihtiyaçlara çözümler sunmaya devam ediyor" ifadelerine yer verdi. Değişime uyum sağlayabilen yapıların özellikleri arasında hız, esneklik ve çoklu görevlere hazırlık olduğunu ifade eden Kenan Altunç, bu nedenle yapılan boşluk analizlerinden elde edilen durum tespitlerinin ötesine geçme ve aksiyon alabilme becerisine olan ihtiyaca vurgu yaptı. Stratejilerin ve stratejik planların her şirket tarafından yapıldığını, fakat bunları uygulayabilen, değişen çevreyle uyumlu icrasını sağlayabilen şirketlerin oranının ise ancak yüzde 10 düzeylerinde kaldığını belirten Altunç, elde ettikleri başarının icrada gösterdikleri hız, esneklik ve uyumlulukla ilişkili olduğunu aktardı.
Ordu Asırlık çınar 72 yıldır günlük tutuyor: “Okudukça gençliğim gözümün önüne geliyor” Ordu’da yaşayan 4 çocuk babası ve 29 torun sahibi 100 yaşındaki Hüseyin Aydoğan, 72 yıldır her gün aksatmadan günlük tutuyor. Perşembe ilçesine bağlı Boğazcık Mahallesi’nde yaşayan 100 yaşındaki Hüseyin Aydoğan, 1952 yılından bu yana günlük tutuyor. 100 yaşında olmasına rağmen sağlık problemi bulunmayan Gündoğdu, günlük yaptığı işleri düzenli olarak not alıyor, sonrasında ise defterlerini arşivliyor. “1952 yılından bu yana düzenli olarak yazıyorum” Günlük yazmaya heves ile başladığını ifade eden Hüseyin Aydoğan, “1952 yılından bu yana günlük yazıyorum, her akşam düzenli olarak yazarım. Gün içerisinde neler yapsam, nerelere gitsem onların hepsini yazıyorum. Çalıştığım işlerden gezdiğim yerle kadar yazıyorum. Buna hevesle başladım ve 72 yıldan bu yana yazıyorum” diye konuştu. “Gençliğim gözümün önüne geliyor” Yazdığı günlükler sayesinde anılarını hatırladığını ve bunun kendisine çok büyük faydası olduğunu söyleyen Aydoğan, “Hayatım gözümün önüne geliyor, gençlik yıllarım, rahmetlik eşimle ile çarşıya gitmelerimiz, alışveriş yapmalarımız yani hepsi gözümün önüne geliyor. Bunları birer yıl olarak deftere yazdım, bundan sonra da yazmaya devam edeceğim inşallah. Şimdi 100 yaşına girdiğim için bundan sonraki yazmam daha iyi olur” ifadelerine yer verdi.