KENT HABERLERİ - 31 Ocak 2014 Cuma 11:27

İstanbul’da Türk halk müziği rüzgarı esti

A
A
A
İstanbul’da Türk halk müziği rüzgarı esti

İstanbul’da konser veren ünlü Türk halk müziği sanatçısı Yudum, harika sesi ile seyircilere unutulmaz anlar yaşattı.

Küçükçekmece’de her ay türkülerin sevilen sesi Muharrem Temiz sunuculuğunda gerçekleştirilen ‘Türkülerle Muhabbet’ adlı söyleşinin bu ay ki konuğu Türk halk müziği sanatçısı ‘Yudum’ oldu. Küçükçekmece Belediyesi tarafından Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen söyleşide, Yudum ve Muharrem Temiz, katılımcılara sazlı sözlü müzik ziyafeti sundu. Ardahan yöresinin yetiştirdiği en büyük ozanlardan biri olan dedesi Enver Tatar’ın ismini günümüzde temsil eden ünlü sanatçı Yudum’u programda babası Davut Tatar’da izledi.

“ALBÜM SATIŞLARI BİTTİ”

1998 yılında başladığı 11 yıllık müzik hayatına 5 albüm sığdıran ve bu 11 yıl içerisinde sadece albümleri ve konserleriyle ilgilenmeyen Yudum, küçük yaşlarda adım attığı müzik yaşamını dinleyicileriyle paylaştı.

Söyleşide, iki şarkılık bir albüm çalışması içerisinde olduğunu ifade eden Yudum, bu şarkıların yalnızca dijital ortamda yayınlanacağını ifade ederek, artık albüm çıkarmanın satışlar bittiği için bir önemi olmadığını dile getirdi.

“DEDE MİRASINI AKTARMAK İÇİN ÇABALIYORUZ”

Muharrem Temiz halk müziği alanındaki sanatçıların kazançlarını zor sağladığını ifade ettiği konuşmasında, “Pop müziği sanatçıları telif haklarından yararlanıyor. Ancak halk müziği sanatçılarına dinleyenler, internetten indirdikleri albümleri imzalatmak için getiriyor. Artık biz türkü seslendirenlerin amacı, babadan dededen gelen kültürlerimizi önümüzdeki nesillere aktarmak” diye konuştu.

Programda, halk müziğinin en güzel eserlerini seslendiren Yudum’a katılımcılar alkışlarla eşlik etti. Samimi ve keyifli bir sohbete sahne olan söyleşi sonunda, Muharrem Temiz sanata ve sanatçıya olan duyarlılığından dolayı Başkan Aziz Yeniay’a teşekkür etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa Laleleri Mayıs karına yakalandı Manisa’da baharın simgesi olan ve yılda sadece birkaç gün açan Manisa laleleri, uzun yıllar sonra yağan mayıs karının altında kaldı. Beyaz örtüyle buluşan kırmızı laleler, doğada nadir görülen bir manzara oluşturdu. Spil Dağı Milli Parkı’nda yetişen ve baharın müjdecisi olarak bilinen Manisa laleleri, bu yıl beklenmedik bir doğa olayıyla karşılaştı. Nisan ayı sonunda çiçek açmaya başlayan ve yılda sadece bir kez, yaklaşık 10 gün canlı kalabilen endemik tür Tulipa Orphanidea, mayıs ayında yağan karın altında kaldı. Manisa’daki 1517 metre rakıma sahip Spil Dağı’nda uzun yıllar sonra görülen mayıs karı, doğayı beyaza bürürken, yeni açan lalelerin büyük bölümü kar örtüsü altında kaldı. Boyu daha uzun olan laleler ise karın üzerinde kırmızı renkleriyle eşsiz görüntüler oluşturdu. Erik, kiraz, lale ve kar aynı karede Spil Dağı’na çıkan yol üzerindeki Turgutalp Mahallesi’nden itibaren etkili olan kar yağışı, baharın tüm renklerini aynı karede buluşturdu. Erik ve kiraz ağaçlarının ardından açan lalelerin karla kaplanması, bölgeye gelen ziyaretçilere eşsiz bir görsel şölen sundu. Hafta sonu boyunca Manisa ve İzmir’den çok sayıda doğasever bölgeye akın etti. "Lalelerin kar altında kalmasına alışkın değiliz" Spil Dağı Milli Parkı Şefi Şeref Aydınyüz, mayıs ayında gerçekleşen kar yağışının nadir görüldüğünü belirterek, "En son bu şekilde bir kar yağışı yaklaşık 16 yıl önce yaşanmıştı. Kardelenlerin karda kalmasına alışkınız ancak Manisa lalelerinin kar altında kalması bizi de şaşırttı" dedi. Aydınyüz, kar örtüsü arasından çıkan lalelerin her zaman görüntülenemeyeceğini vurgulayarak, bu anların fotoğraflandığını ifade etti. Koparmanın cezası 699 bin TL Yetkililer, endemik tür olan Manisa lalelerinin koparılmaması konusunda vatandaşları uyardı. Doğadan koparılan lalelerin biyolojik çeşitliliğe zarar verdiğini belirten ekipler, 2025 yılında 557 bin 212 TL olan cezanın 2026 yılı itibarıyla 699 bin 245 TL’ye yükseldiğini açıkladı. Baharın simgesi lalelerin karla buluştuğu bu nadir doğa olayı, fotoğraf tutkunlarına unutulmaz kareler sundu.
Manisa Bursa Ulu Cami’nin halıları Demirci’de dokunuyor Manisa’nın dünyaca ünlü el halısı ve yün cami halıcılığı merkezi Demirci ilçesi, dev bir projeye daha ev sahipliği yapıyor. Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid tarafından inşa ettirilen tarihi Bursa Ulu Camii’nin 3 bin 200 metrekarelik yeni halıları, Demirci’de özel olarak dokunmaya başlarken, yeni halıların Kurban Bayramına yetiştirilmesi hedefleniyor. Manisa’nın Demirci ilçesinde faaliyet gösteren Özkul Halı, tarihi mekanların ruhuna uygun özel tasarımlarıyla Türkiye’nin sembol camilerini süslemeye devam ediyor. Son olarak Bursa’nın simgesi Ulu Camii için düğmeye basan firma, Emevi ve Abbasi dönemlerinden esinlenen tarihi motifleri modern dokuma teknolojisiyle buluşturuyor. Tarihi desenler yeniden canlanıyor Dokunan halı hakkında teknik bilgiler veren firma yöneticisi Ali Rıza Özkul, kullanılan desenin tarihi bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Özkul, "Bursa Ulu Camii, Osmanlı eserleri arasında çok müstesna bir yere sahip. Halımızda Emevi döneminin son yılları ile Abbasi döneminin ilk yıllarına denk gelen tarihi eserlerden alınmış özel bir desen uygulandı. Gerekli revizeler yapıldıktan sonra caminin ruhuna uygun hale getirildi" dedi. Yeni Zelanda yünüyle 20 yıllık dayanıklılık Halının kalitesi ve kullanım ömrüyle ilgili detayları paylaşan Özkul, şu bilgileri verdi: "Halımız yüzde yüz saf Yeni Zelanda yününden üretiliyor. Boyasında en sağlıklı yöntem olan reaktif boya kullanıyoruz. 3 bin 200 metrekarelik bu devasa halının her bir metrekaresi tam 5 kilogram ağırlığında. Halılarımızı, camilerimize en az 20 yıl hizmet verebilecek kalitede hazırlıyoruz. Yün olması sebebiyle yanmaz ve alev almaz özelliğe sahip olan bu halılar, kullandıkça güzelleşen bir yapıdadır." ’Alın lekesi’ ve ’Keçeleşmeye’ özel önlem Namaz kılan vatandaşların konforunun ön planda tutulduğunu belirten Ali Rıza Özkul, "Diz yerlerinin bozulmaması ve alın bölgesinde oluşabilecek lekelenmelerin önüne geçmek için özel işlemler uyguluyoruz. Ayrıca yünün keçeleşmemesi için de çeşitli apre işlemlerinden geçiriyoruz" ifadelerini kullandı. Demirci ilçesinin yün cami halısında bir dünya markası olduğunu hatırlatan Özkul, Bursa Ulu Camii’ndeki dokuma ve hazırlık süreçlerinin tüm hızıyla sürdüğünü belirterek, "Hedefimiz, bu muazzam eseri Kurban Bayramı’ndan önce camimize döşeyerek halkımızın hizmetine sunmaktır" dedi.