KENT HABERLERİ - 12 Nisan 2013 Cuma 13:39

"İstanbul'un nüfusu burada durmalı"

A
A
A
"İstanbul'un nüfusu burada durmalı"

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Bozlağan, İstanbul’un siyasi, demografik, tarihi ve kültürel özelliklerine vurgu yaparak, “İstanbul’un geleceği bugünden planlanmalı. Nüfusumuz şu anda 16 Milyon oldu ve nüfusumuz burada durmalı” dedi.

İSTANBUL

Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Recep Bozlağan, Haber Türk’te Didem Arslan Yılmaz’ın hazırlayıp sunduğu Türkiye'nin Nabzı programına canlı yayın konuğu olarak katılarak önemli açıklamalar yaptı. Aynı zamanda Marmara Üniversitesi İstanbul Araştırmaları Bilim Dalı Başkanı da olan Prof. Dr. Recep Bozlağan, İstanbul son yıllarda bütün dünyanın gözlerini kamaştıran bir gelişim sürecine girdiğini belirtti.

Prof. Dr. Recep Bozlağan, “İstanbul’un her tarafı adeta bir şantiye görünümünde. Neredeyse her ilçede büyük alış veriş merkezleri, rezidanslar, iş merkezleri, kuleler ve toplu konutlar inşa edilmekte. Ancak yeni yapılaşma sürecinde İstanbul siluetine hiçbir önem verilmediği gibi, birtakım yanlış öğeler de bulunuyor. Aileyi parçalayan, insanları soyutlayarak atomize eden, insanî değerleri yok eden, maddiyat adına ne varsa kutsayan, maneviyat adına ne varsa gündelik hayatın dışına iten materyalist, faydacı, fırsatçı, bencil ve haz düşkünü hayat tarzı ne yazık ki öne çıkmakta” dedi.
Dikey büyümeye şiddetle karşı çıkan Prof. Dr. Recep Bozlağan, Başbakan Erdoğan’ın, “Yüksek bina inşa etmek maharet değildir. Yüksek binalar insanoğlunu topraktan uzaklaştırır. Bizim mimarimizde yatay yapılaşma egemendir” sözlerini de inşaat firmalarına hatırlatarak, “Yüksek binalar, insanla şehir, dolayısıyla insanla devlet arasındaki halkalara zarar verir. İnsanla devlet arasındaki halkalar, stratejik önemdedir. İnsan, aile, sokak, mahalle, şehir ve devlet unsurlarından oluşan halkalar, devlet ve insan arasındaki bağı kuvvetlendirmektedir. İnşaat şirketlerimiz ve kamu yöneticilerimiz bu hususlara dikkat etmeli” diye konuştu.

İstanbul’un siyasi, demografik, tarihi ve kültürel özelliklerine vurgu yapan Prof. Dr. Bozlağan, “İstanbul’un geleceği bugünden planlanmalı. Nüfusumuz şu anda 16 Milyon oldu ve nüfusumuz burada durmalı” diyerek sözlerini tamamladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’da zirai don nöbeti MANİSA (İHA) – Manisa’nın Demirci ilçesinde hava sıcaklıklarının eksi 3 dereceye kadar düşmesiyle birlikte badem üreticileri, ürünlerini korumak için bahçelerinde "zirai don nöbeti" tutmaya başladı. Çiftçiler, saman balyaları ve badem kabuklarını yakarak dumanlama yöntemiyle ağaçlarını don tehlikesine karşı korumaya çalışıyor. Demirci ilçesinde özellikle 900 rakımın üzerindeki ve 1000 metreye yakın bölgelerde bulunan badem bahçelerinde, ağaçların çiçeklenme ve filizlenme döneminde zarar görmemesi için üreticiler yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji verilerine göre 11 Nisan tarihine kadar sürmesi beklenen soğuk hava dalgasına karşı çiftçiler, akşam saatlerinden itibaren bahçelerinde dumanlama çalışmalarına başlıyor. Gece boyunca süren bu çalışmalar, sabahın ilk ışıklarına kadar devam ediyor. Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt da zirai donla mücadele eden üreticileri yalnız bırakmayarak gece saatlerinde bahçeleri ziyaret etti. Yapılan çalışmaları yerinde inceleyen Şenyurt, üreticilere teknik destek sağlayıp alınması gereken önlemler hakkında bilgi verdi. "Dumanlı koruma" ile ürünlerini kurtarmaya çalışıyorlar Oyukarkası mevkisinde bulunan ve 250 dönümlük alanda 5 bin badem ağacıyla üretim yapılan Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği’nde de yoğun bir mücadele yürütülüyor. Gece saatlerinde sıcaklığın eksi 3 dereceye kadar düştüğü bölgede üreticiler, yaktıkları materyallerden çıkan yoğun duman sayesinde bahçe içerisindeki sıcaklığı sıfır derece civarında tutarak filizlerin donmasını önlemeye çalışıyor. Çiftlik yöneticisi İsmail Hakkı Sular, geçen yıl zirai don nedeniyle ürün alamadıklarını belirterek, "5000 badem ağacımız var. Bu yıl tedbirlerimizi artırdık. En kolay yöntem dumanlama. Kendi ürünümüz olan badem kabuklarını yakıyoruz, çünkü daha uzun süre duman sağlıyor. Sigortamızı yaptırdık ama mücadeleyi bırakmıyoruz" dedi. "Erken uyarıları dikkate aldık" Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise geçen yıl yaşanan don olayını hatırlatarak, bu yıl da benzer risklerin bulunduğunu ifade etti. Şenyurt, "Bakanlığımız geçtiğimiz yıl çiftçilerimize destek vermişti. Bu yıl da meteorolojik verilere göre zirai don riski var. Biz de üreticilerimizi önceden uyardık ve sahada çalışmaları takip ediyoruz. İlçemizde 14 bin dekar badem üretim alanı bulunuyor. Meyve veren yaklaşık 200 bin, gelişim aşamasında ise 400 bin badem ağacı var. Bu sezon 500 ton rekolte bekliyoruz" diye konuştu. Karaoklar Ekolojik Hayat Çiftliği Ziraat Mühendisi Muharrem Çaka da erken uyarı sistemlerini dikkate alarak önlem aldıklarını belirterek, "Önümüzdeki iki gece sıcaklığın eksi 3 dereceye düşmesi bekleniyor. Dumanlama yöntemiyle bahçemizde yaklaşık 2 derecelik bir sıcaklık artışı sağlayarak bademlerimizi korumaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Zirai don riskinin devam ettiği Demirci’de çiftçiler, ürünlerini korumak için gece boyunca nöbet tutmaya devam ediyor.