GÜNDEM - 26 Mayıs 2015 Salı 15:47

İşte Yüksekova Havalimanı'nın ismi

A
A
A
İşte Yüksekova Havalimanı'nın ismi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Hakkari Yüksekova Havalimanı’na "Selahattin Eyyubi Havalimanı isminin" verildiğini açıkladı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Hakkari Yüksekova Havalimanı açılış töreninde yaptığı konuşmada, "Bir hakkari türküsü der ki ırak yollar yakın olsa, bir güzel hakkım olsa lokman hekimolsa baksa dillere dillere. Irak yolları yakın etmek için buradayazı. Hakkari’yi yüksekovayı yakın kılmak için buradayız. Hakkarinin karlı dağları selam olsun, güzel suyuna toprağına güneşine selam olsun. Çukurca, Şemdinli’ye Yüksekova’ya selam olsun. Abdullah-ı Şemdini’ye, Seyyid Taha-yı Hakkari’ye selam olsun. Bütün seyitlere manevi öncülere selam olsun. Güzel ki Hakkari kilimlerini dokuyan, analarımıza, bacalarımıza selm olsun. Hakkari’nin yaylarını, ovalarını şenlendiren yiğit Hakkarilere selam olsun. Dün, Çankakkale’deydim. Çanakkale’de hitap ederken, bugün Hakkari’ye geleceğimi söyledim. Bütün vatandaşlarımıza bu ülkeyi, inancımızı, ezanı Muhammediye’yi savunmak için Çanakkale’de şehit düşenler için selam verdim. Yarın Hakkari’ye gidiyorum selamınızı götüreyim mi dedim onbinlerce vatandaşımız Hakkari’ye selam olsun. Bir ün Çanakkale’de, Tekirdağ’da diğer gün Hakkari’deyiz Şırnak’ta. Uzak hiçbir kardeşimiz yoktur. Allah dostluğumuz,u kardeşliğimiz daim etsin. Bu kardeşliğe darbe vurmak isteyen olursa onlara karşı bizi bir kılsın, iri kılsın diri kılsın. Dağlar şahit olsun, Çanakkale’de ecdadımız bu milletin onuru için yürümüşse, nasıl Sehattin Eyyubi Kudüs’e inancımız için yürümüşse biz de geleceğe hep birlikte yürüyeceğiz. Hep birlikte yürümeye var mısınız? Birliği daim kılmaya, ezeli kardeşliği ebedi kılmaya var mısınız? Bu havalimanıyla Hakkari’yi Çanakkale’yi kardeş kılmaya, komşu kılmaya var mısınız?" diye sordu.

Hakkari kilimindeki desenlere değinen Davutoğlu, "Gelin kız, muhabet kuşu, hayat ağacı, kurt ayağı, akrep ve daha nice desenler hakkari kiliminde olduğu gibi Torosların yörük kiliminde, Uşak halısında da vardır" diyen Davutoğlu, "Her yerde biz aynı desenleri kullanırız. Şimdi birileri bu güzel motifleri, desenleri birbirinden ayırmak istese, liflere bölmek istese, tel tel o kilimin iplerini birbirinden ayırmak istese geriye kilimden eser kalır mı? Birleri bu kilimin renkleri ayırmak istese o güzel Hakkari kiliminden eser kalır mı? Biz, kilimlerimizin desenlerinin birleşmesi gibi ülkemizin her santimetrekaresini birbiriyle ebediyen Hakkari kilimi gibi kılmaya geliyoruz. Hereke halısı, Uşak halısı, Hakkari kilimi hepsi aynı desende, hepsi aynı ruh haliyle dokunmuştur. işte, kardeşliğimiz esası bu" ifadelerini kullandı.

Ordu-Giresun Havaalanı açılışını yaptıklarını hatırlatan Davutoğlu, "Denizin üzerine havalimanı yapacak kudrette bir devletimiz var. Hakkari’de, Yüksekova’da havalimanı olur mu diye düşünenlere, şimdi en güzel cevap Türkiye Cumhuriyeti için vatandaşları arasında fark yoktur. Ordu-Giresun’da havaalanı olursa Yüksekova’da da olur. Ülkemizin hiçbir santimetrekaresi, gönüllerimiz birbirine ırak olmayacak. Bütün Hakkarililer, Şemdinliler, Yüksekovalılar adına projeyi başlatan ve her zaman yakından takip eden Cumhurbaşkanımıza, ulaştırma bakanlarımız Binali Bey’e, Lütfi Elvan’a bir kez daha teşekkürü borç biliyorum" şeklinde konuştu.

Hakkari bizim için önemlidir" diyen Davutoğlu, "Hakkari’nin AK Parti içinde de tarihi bir yeri vardır. Sayın Cumhurbaşkanımız ilk mitingine çıktığında 2002 yılında büyük yürüyüşe çıktığında bu yürüyüşü Hakkari’de başlattı. İlk miting Hakkari’de olmuştu. Bundan örnekle ilk mitingi burada yapmayı planlıyorduk, ancak mitingimizi hediyeyle birleştirelim diye bugüne aldık. Hediyemiz hayırlı olsun. 12 yıl içinde neleri gerçekleştirdik. Olağanüstü hali kaldırdık. kim kaldırdı? Olağanüstü hal bu bölgede hayatı zorlaştırıyordu. Yol kontrolleri vardı, meralar boşalmıştı, köyler boşalmıştı. Yol kontrollerini kim kaldırdı? Meraları inerken Rabbime Hamdettim. Hakkarililer, Yüksekovalılar siz ne kadar şanşlısın. İlk fırsatta, bir iki gün tatil imkanı olsa inşallah bu yaylalara, dağlara, ovalara gelip sizler ve dağlardan enerji alacağız. Buraya sadece miting yapmaya, havaalanı tesisi açmaya değil, kardeşlerimizle diz dize oturmak üzere bir bayram gününde de beraber olacağız inşallah. Bu güzel dağlar, meralar hayvancılığa hasretti. İç göç eylem planı çıkartık, köye dönüşü çıkardık, arkasından hayvancılığa destek verdik. 434 bin kücükbaş hayvan varmış, 750 bin şimdi. Havyancılığı iki katına çıkaran bizim takip ettiğimiz çözüm süreci ve ebedi kardeşlik milli birlik projesidir. Bütün bu projelerde hepsinde tek birşeyi gözettik, ’insan onurunu korumak" diye konuştu.

"BUNLARI HERHANGİ BİR TEHDİT DOLAYISIYLA DEĞİL, VATANDAŞLARIMIZA SAYGI DOLAYISIYLA VERDİK"

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Vatandaşlarımız Edirne’de ne hakka sahipse, Hakkari’de de o hakkı bütün vatandaşlarımıza vermek. ’Hakkari’de Bir Mevsim’ diye filmi vardı, 12 Eylül’de yasaklanmıştı. O zaman buraya sürgün olarak gönderilen bir öğretmenin hayat hikayesi anlatılıyordu, şimdi o Hakkari’den eser kalmadı. Aksine birçok memurumuz, benim yakın dostumun oğlu da burada doktorluk yapıyor. ’Hakkari’ye dönmek için fırsat kolluyorum’ diyor. ’Çünkü, Hakkari, İstanbul’a Ankara’ya göre çok daha huzurlu ve yaşanabilir yer oldu’ diyor. Bu dağlarda yaşanmak istenmez mi? Bütün bu çözüm süreci bağlamında attığımız adımlarla, Kürtçe üzerindeki, anadiller üzerindeki yasakları kaldırdık. Siyasi propaganlara üzerindeki yasakları kaldırdık. Çağdaş bir ülkede ne varsa hepsi verildi. Birşeyi özenle vurguladık, bunları bir herhangi tehdit dolayısıyla değil, vatandaşlarımıza saygı dolayısıyla verdik. Vatandaşlarımızın hukukunu korumak için ne gerekiyorsa yapacağız."

"ŞİMDİ HAKKARİ’NİN DE BÖLGENİN DE GELECEĞİNDE ’İKİ YOL’ VAR"

Şimdi Hakkari’nin de bölgeninde geleceğinde iki yolun olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bu havalimanı bu iki alternatifin en güzel işareti. Havalimanız gibi, havalimanımıza inen her uçakla burası Şemdinli, Yüksekova, Hakkari şenlenecek, ticaret artacak, yollar açılacak. Irak’a İran’a, Esendere’ye buradan gidilecek. Bugün güzel bir hediye olarak da Derecik-Karüzümlü kapısının da resmi açılışı için imzayı atıp öyle geldim. Üzümlü kapısı da hayırlı olsun. Bu havalimanı sadece hakkaride yayaşan vatandaşlarımız için değil, Iraklı, İranlı misafirlere de mekan olacak, buradan uçacaklar. Bizim vizyonumuz bu. Yüksekova’yı bütün çevre ülkeleri içinde önemli merkezi kılmak. Hayvancılığa tarımsal desteği artırarak yaylarımızı şenlendirmek. Bu yolla Hakkari’yi Türkiye’nin yükselen illeri arasına sokmak. İkinci yol ise bu projenin karşısında şiddeti, törerü, baskıyı, silahı gencecik kardeşlerimizi dağa kaldırmaya dayalı bir fitne stratejisini devreye sokmak. İşte, 7 Haziran bu iki yoldan birini seçme seçimidir. Bütün Hakkarili kardeşlerimizin, Çaza vatandaşlarımızın bu bölgede yaşanan bütün kardeşlerimizin bunu gözönüne alması lazım" dedi.

İktidara geldiklerinde Hakkari’de sadece bir ambulansın olduğunu, şimdi 42 ambulans olduğunu belirten Davutoğlu, "6 tanesi kar paletli, bir tanesi helikopter. İşte, Hakkari’ye ve bölgeye saygı duymamızın gereği. Bölünmüş yol, sadece bir kilometreydi, şimdi 73 kilometre bölünmüş yol var. Buradan bir müjdeyi daha vereyim, inşallah Hakkari-Van arasını da en kısa süre zamanda yapacağız, 32 viraj diye andığınız çileli yola son vereceğiz. Hakkari çıkmaz sokak olmayacak, Hakkari yükselen bir şehir olacak. Bu dağları şenlendireceğiz, bu yayları bereketlendireceğiz. Yüksekova Havalimanına bütün turistlerin uğrak yeri kılacağız. Bizim, vizyonumuz bu. Bu vizyonla hareket ediyoruz. Gelirken ifade edildi, Yüksekova’da kayak tesisi yapılması. Bütün bu dağları, kayak tesisleriyle, gençlik merkezleriyle, güzel spor tesisleriyle ilçelerde Şemdinli’de açtığımız kütüphanelerle ilim, irfan, spor diyarı ve gençlerimizin birbirleriyle kardeşçe ve omuz omuza yaşayacakları barış diyarı yapacağız. Anaların gözyaşları dinecek. Analar, ’Oğlum nerede ’diye sormayacak. Oğlu, ya gençlik merkezinde spor yapacak, ya bir kütüphanede" diye konuştu.

"TÜRKİYE ÇÖZÜM SÜRECİNDE İLERLERKEN BİRİLERİ TUZAK KURMA YOLUNDA"

Davutoğlu, konuşmasında şunları kaydetti: "Türkiye çözüm sürecinde ilerlerken birileri tuzak kurma yolunda. Birileri biraya gelerek tek başına iktadar olma şansı olmayan, birbirinin düşman kardeşleri gibi görülen partiler biraraya gelerek AK Parti’yi engellemeye çalışıyorlar. Bakınız Adana’da Mersin’de HDP binalaranı saldırı oldu, anında kınadık, İçişleri Bakanımıza sorumlulaları bulma konusunda talimat verdik. Daha olayın üzerinden bir saat geçmeden Selahattin Demirtaş, Sayın Cumhurbaşkanımıza, bana ve AK Parti’ye dönük olarak bu saldırıların arkasında sizler varsınız dediler. Arkasından çok ilginçtir MHP, HDP haklı bunu arkasında AK Parti var dedi. arkasından Kılıçdaroğlu aynı şeyi söyledi. Paralel medya, Doğan Medya benzer yaklaşımlar sergilediler. Tespit edildi, fail, DHKP-C’li 2007’de yakalanmış bir terörist, bu tespiti ilan ettik bu sefer DHKP-C’den açıklama geldi, HDP’yi destekliyoruz diye. Bir tarafta AK Parti’nin barış, çözüm vizyonu, bu dağlara, ovalara bereket getirme vizyonu var, diğer tarafta bütün bu 3’lü çete arkasında bazı unsurların, paralelcilerin, Türkiye’yi tekrar 1990’lı yıllara götürme çabası var. işte seçim ve tercih bu ikisi arasındadır. Sizler barış ve çözüm yoluna ’evet diyecek misiniz? Sizler bu dağların, yayların bereketlenmesi için AK Parti’nin kalkınma hamlesine ’Evet’ diyecek misiniz? Hakkari’yi İran’a, Irak’a Esendere’den Üzümlü’den bağlayıp Ortadoğu’daki kan politikalarına karşı kardeşlik politikasını egemen kılacak mısınız? Türk, Kürt, Sünni, Şii...Bütün Iraklılar bizim kardeşimizdir. Herkes bütün sınırlara saygı gösterecek mi, Erbil’den Yüksekova’ya insanlar uçmak için gelecekler. Bütün bölgeyi kardeşlik diyarı yapmaya var mısınız?" diye sordu.

HAKKARİ YÜKSEKOVA HAVALİMANI’NIN YENİ İSMİ

Başbakan Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Şu anda 400 milyonluk ihracat yapıyor Hakkari, biz bu ihracatı milyar dolarlara çıkaracağız. Bir refah havzası kurmaya var mınız? Birlik ve kardeşlik deyince akla kim gelir? Hakkari’ye Yüksekova Havalimanı’na öyle bir ad verelim ki, Kürtler de, Araplar da, Türkler de ’İşte bizim liderimiz, işte bizim birlik sembolumüz’ desin. Kudüs, Yahudilerin kutsal mekanıdır diyenler de bir kez daha utansın? Bu toprakların yiğit bacıları bu havalimanına birlik kardeşlik mesajı vermek için ve Kudüs edebiyen Kürtlerin, Türklerin, Araplarındır, Müslümanlarındır demek için bu meydana Selahaddin Eyyubi adını veriyoruz. Buradan hepiniz adına, eminim o büyük komutan alim, ordusunda bütün Ortadoğu halklarını biraraya getirerek Haçlıları dize getiren o büyük alim manen şu anda bize şahitlik ediyordur. Ben onun manevi huzurunda ona hitaben diyorum ki, ’Hakkarili, Yükseovalı, Çukurcalı, Şemdinlili, doğulu, güneydoğulu, Anadolu yiğitler bütün Türkiye sana söz veriyor Ey Selahattin Eyyubi. Sen nasıl Ortadoğu coğrafyasını kardeş kılmışsan biz de kardeş kılacağız. Sen nasıl Türke, Kürde, Arap’a kardeş kılmışsan biz de kardeş kılacağız. Sen nasıl, Kudüs Haçlıların değildir demişsen biz de sen şahit ol, Allah şahit olsun Kudüs İsrail’in değil Müslümanlarındır demeye devam edeceğiz. Mescid’i Aksa’ya postallarla girenlerle dost olmadık olmayacağız. Kudüs Yahudilerin mekanıdır diyenlerle dost olmadık, olmayacağız. Bunlara ders vermeye hazır mısınız Hakkari? Türkiye’de kardeşlik tohumu atmaya hazır mısınız? Bu kardeşlik tohumundan bir çınar yetiştirmeye, Ortadoğu’da kardeşlik davasını üstlenmeye hazır mısınız? Selahattin Eyyubi’nin yolundan yürümeye hazır mısınız? İşte, Selahattin Eyyubi’nin yolunun takipçileri AK Parti’de. 7 Haziran böyle bir seçim. 7 Haziran’nda Selahattin Eyyubi’nin izinden yürüyen AK Parti’ye destek verecek misiniz? Tarihi bir destan yazacak mısınız? Dağlar, ovalar şahit, söz mü? Hakkarili söz verdi mi şu dağ çöker ama Hakkarili o sözünden dönmez. Allah yar ve yardımcımız olsun."

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN

Başbakan’ın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan, halka hitap etti. Erdoğan, havalimanının açılışının 2 yıl gecikmesine yol açan saldırılara değinerek, "İş makineleri yakıldı, müteahhitler tehdit edildi. Hakkarili vatandaşlarımızı mahrum etmek istediler. Kararlıydık, ’bu bitecek’ dedik. ’Hakkarili kardeşlerimiz de insanca yaşamanın mutluluğuna erecek’ dedik. Neden bu havalimanının açılışını yaptırmak istemediler. Bunlar Kürt kardeşlerimizi sevmiyorlar. Bu yaptıkları zulüm değil mi?" diye konuştu. Erdoğan, Türk,Kürt, Gürcü,Çerkez ayrımı yapmadıklarını ’Yaradılanı Yaradandan ötürü’ sevdiklerini ifade etti.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde yaşananların da 17-25 Aralık girişimleri ile Gezi olaylarının da çözüm sürecini hedef aldığını anlattı. Cumhurbaşkanı, "Çözüm süreci aynı kararlılıkla devam edecek. Çözüm süreci örgüt ve onun güdümündeki parti için değil, milletimiz için devam edecek. Eğer bugün bölgeye yatırım gelmiyorsa tek sebebi terördür. Bu ortadan kalksa işsizlik burada biter" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Eğitimi geleceğe taşıyacak girişimciler yola çıktı Milli Eğitim Bakanlığı ve YTÜ Yıldız Teknopark iş birliğiyle hayata geçirilen "ETKİM Yıldızları Hızlandırma Programı"nın lansmanı yapıldı. Eğitim teknolojileri alanında desteklenmeye hak kazanan 15 genç girişimci kamuoyuna tanıtıldı. Girişimciler, yapay zeka destekli öğrenme çözümleri, dijital içerik platformları, ölçme-değerlendirme teknolojileri, uzaktan ve hibrit eğitim sistemleri gibi alanlarda hazırladıkları projelerini anlattı. MEB Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğü (YEĞİTEK) ve Eğitim Teknolojileri Kuluçka ve İnovasyon Merkezi (ETKİM) ile Yıldız Teknopark’ın kuluçka merkezi YTU Startup House iş birliğinde hayata geçirilen "ETKİM Yıldızları Hızlandırma Programı" başladı. YTÜ Otağ-ı Hümayun’da gerçekleştirilen lansmana, YEĞİTEK Genel Müdürü Mustafa Canlı, YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip, YTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Vatan Karakaya’nın yanı sıra sektör temsilcileri ve programa kabul edilen girişimler katıldı. Milli Eğitim Bakanlığı ile YTÜ Yıldız Teknopark arasında imzalanan iş birliği kapsamında yürütülen programda operasyonel süreçler, eğitim ve mentörlük ile girişimci gelişim süreçleri YTU Startup House tarafından koordine ediliyor. Eğitimde dijital beceriler merkeze yerleşiyor Lansmanda konuşan Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı, eğitim teknolojilerinin öğrenme üzerindeki etkisine dair akademik çalışmaların sınırlı olmasının, eğitimin uzun süre daha temkinli ilerlemesine neden olduğunu söyledi. Küresel krizler, dijitalleşme ve değişen ekonomik şartların eğitimi dönüşüme zorladığının altını çizen Mustafa Canlı şöyle konuştu: "Günümüzde diploma tek başına iş garantisi sunmazken, dünya genelinde zorunlu eğitimin süresi ve niteliği yeniden tartışılıyor. Eğitimde odak, bilgi aktarımından çok beceri kazandırmaya kayıyor. Eleştirel düşünme, dijital okuryazarlık ve yaşam boyu öğrenme gibi 21. yüzyıl yetkinlikleri ön plana çıkıyor. Türkiye, FATİH Projesi ile başlayan dijitalleşme sürecinde önemli bir altyapı oluşturdu; bugün okulların tamamına yakını internet erişimine sahip ve yüz binlerce derslikte etkileşimli tahta bulunuyor. Bununla birlikte hedef, yerli eğitim teknolojileri girişimlerini destekleyerek küresel pazarda rekabet edebilecek ürünler geliştirmek." Dünyada eğitimin dönüşüm içinde olduğunu söyleyen Canlı, "Bu eğitim dönüşümünün merkezinde dijital beceriler olacak ve bunu en iyi sunabilen platformlar bundan 10 yıl sonra şu andaki en yaygın bildiğimiz Fintech ve oyun firmalarının yerini alacak. Bizim gönlümüzden geçen, bunların sizlerden çıkması. Buraya gelen, başvurusunu 100’ün üzerindeki firmamıza, şu anda ilk programla birlikte başlayacak 15 girişimci adayımızı şimdiden tebrik ediyorum" dedi. "Teknolojiyi takip eden değil yön veren olmalıyız" YTÜ Rektör Yardımcısı ve YTÜ Yıldız Teknopark Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Vatan Karakaya ise fizikselden dijitale ve oradan otonom sistemlere uzanan teknoloji dönüşümüne uyum sağlamanın önemini vurguladı. Karakaya, "Bu hıza ayak uydurmak zorundayız. Ancak bunu yaparken insan kalmayı, eğitimi yalnızca bilgi aktarımı değil aynı zamanda karakter ve irade inşası olarak görmeyi unutmamalıyız. İnovasyon, insan faydası taşıyan fikirdir; girişimcilik ise bu fikrin hayata geçip ticarileşmesidir. Girişimcilik sadece teknoloji üretmek değil, etik değerleri gözeterek insanlığa fayda sağlamaktır. Yıldız Teknik Üniversitesi ve Teknoparkımız, kamu, akademi ve girişimciliği buluşturan güçlü bir ekosistem oluşturuyor. Gençlerimizin üretim odaklı yaklaşımını destekleyerek, teknolojiyi takip eden değil, ona yön veren bir ülke olmalıyız" dedi. "Hedefimiz, küresel başarı hikayeleri" Yıldız Teknopark’ın bilgiyi ticarete, ürüne ve sosyal faydaya dönüştürmek aynı zamanda küresel başarı hikayelerine yönlendirmek için çalışan çok önemli bir ekosistem olduğunu belirten YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip de yönetim biçimlerinde kümelenme stratejisinin öncelik olduğunu vurguladı. Garip, "Yıldız Teknopark’ta bugün 81 aktif eğitim firmamız bulunuyor ve bu alanda toplam 239 proje geliştiriliyor. Bu dikeyde 9 milyar TL yurt içi satış ve yine 6 milyon TL yurt dışı satış hacmimiz bulunuyor. Ülkemiz açısından ekonomik ve ihracat odaklı önemli gelişmelerin eşiğindeyiz. Ancak bizim için asıl değer, geliştirilen teknolojilerin oluşturduğu katma değer ve sosyal etkidir. Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz Eğitim Yıldızları Hızlandırma Programı ile yalnızca projeleri desteklemeyi değil, bu fikirleri küresel başarı hikayelerine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Yıldız Kuluçka ekosistemimiz, mentorluktan yatırım süreçlerine kadar girişimcilerin yanında olacak. 25 milyon dolarlık fonumuz ve uluslararası ağımızla, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir başarılar ortaya çıkarmayı amaçlıyoruz. Bu güçlü iş birliğinin, eğitim ve teknoloji alanında ülkemize önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz" şeklinde konuştu. ETKİM Yıldızları Hızlandırma Programı hakkında ETKİM Yıldızları Hızlandırma Programı; eğitim teknolojileri alanında yüksek etki potansiyeline sahip, teknoloji hazırlık seviyesi (THS) en az 3 olan girişim fikirlerinin geliştirilmesini ve sürdürülebilir iş modellerine dönüşmesini amaçlıyor. Program kapsamında yapılan değerlendirmeler sonucunda seçilen 15 girişim, kapsamlı bir destek sürecine dahil edilecek. Program çerçevesinde girişimcilere; girişimcilik ve iş geliştirme eğitimleri, alanında uzman montörlerle birebir destek, eğitim teknolojileri ekosistemine erişim, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde pilot uygulama imkanı, ulusal ve uluslararası etkinliklere katılım fırsatı, Demo Day ile yatırımcı ve paydaşlarla buluşma imkanı sunulacak. Yapay zeka destekli öğrenme çözümlerinden, dijital içerik platformlarına, ölçme-değerlendirme teknolojilerinden, uzaktan ve hibrit eğitim sistemlerine kadar girişimciler eğitim çözümleri geliştirecek. 100 saat mentörlük ve Demo Day ile taçlanacak Program süresince seçilen girişimlere toplamda 100 saat mentörlük desteği sağlanacak. Eğitim, sektör buluşmaları ve networking etkinlikleri ile desteklenecek süreç, program sonunda gerçekleştirilecek Demo Day ile tamamlanacak. Bu etkinlikte girişimler projelerini yatırımcılar ve paydaşlara sunma fırsatı elde edecek.
Samsun Atakum Belediye Meclisi’nde 10 madde komisyonlara havale edildi Samsun’un Atakum Belediye Meclisi Mayıs ayı 1. oturumunda gündeme alınan 10 maddenin tamamı, daha kapsamlı değerlendirilmek üzere ilgili komisyonlara sevk edildi. Atakum Belediye Meclisi Mayıs Ayı 1. Oturumu, Meclis Başkanvekili Halil Taşkın başkanlığında yapıldı. Meclisin açılışında 2025 yılı kesin hesabı görüşülürken söz alan AK Parti Meclis Üyesi İsa Bozçelik, "2025 yılı ilginç bir yıl oldu. 400 milyon TL’lik arsa sattık. Bu, doğrudan gelirleri artırdığı gibi satışların tamamını borçlara mahsuben yaptığımız için alacaklılara gitti. 352 milyon TL de İller Bankası kesintisinden kaynaklanmış. Bunlar mali yapıdaki iyileşmelere neden oldu. Bunlara paralel olarak Atakum’da ‘kral çıplak.’ Borcumuz 2026’da 221 milyon TL daha artmış. Toplamda şirketler hariç 910 milyon TL belediyenin borcu bu son dönemde artmış. Bu artış yaklaşık 500 milyon TL’lik arsa satışına rağmen yaşandı. 2024 geliri 1 milyar 69 milyon TL, 2025 geliri 2 milyar 118 milyon TL. Bu yıl 31 Mart’a kadar Atakum Belediyesi’nin toplam geliri 532 milyon TL. 910 milyon TL de borçlanmışız. Toplamda 2 yıl içerisinde 4 milyar 629 milyon TL’lik kaynak kullanmışız. 2 yılda 4 milyar 629 milyon TL’lik kaynak kullanımına karşılık somut bir yatırım göremiyoruz" dedi. "Hiç hizmet yapılmasa bile gelen para yine yetmiyor" Meclis Başkanvekili Halil Taşkın ise, "Atakum’u İlkadım Belediyesi ile kıyaslama şansımız yok. İlkadım Belediyesi’ndeki yol ağı ve yerleşim alanlarına baktığınız zaman Atakum’un 10’da 1’ine, belki de 15’te 1’ine denk gelir. Atakum’da şu anda çok büyük gelişim alanı var. Bunların hangisini yapacaksınız? Yapılan tüm inşaat alanlarında yapacağınız yol, inşaat devam ederken yapılan her yol, hibe olan yatırımlar oluyor. Altyapısı yapılmayan bir yola yatırım yaptığınız zaman gelirlerin tamamını tüketmeye başlıyorsunuz. Geçen sene bir süre ihaleye çıktık, süre yetmediğinden iptal oldu. Çalışılmıyor değil, tüm arkadaşlarımız çalışıyor. Borç artışlarına doğru geldik. SGK borcumuz 2025’te 600 milyon TL civarındaydı. Bu seneki SGK borcu 1 milyar TL. 300 milyon TL kesinti yapıldı, bir miktar ödeme gerçekleştirildi ancak borç 300 milyon TL daha arttı. Ödediğimiz para faizine yetmiyor. Bunu çözmek için birçok çaba sarf edildi ancak sonuç alınamadı. Hazine bize bağlı değil, darphanemiz de yok. İmkânlar doğrultusunda bunları yapıyoruz. Hiç hizmet yapılmasa bile gelen para yine yetmiyor" diye konuştu. "Geçmiş dönemlerin sorunlarını bugün hep beraber yaşıyoruz" Toplantıda ayrıca Cumhur İttifakı meclis üyeleri, 4 aydır belediyenin personele maaş ödeyemediğini, işçilerin Kurban Bayramı öncesinde toplu ödeme beklediğini ve maaş ödenmemesine rağmen belediyeye sürekli yeni işçi alındığını iddia etti. Bu iddialara yanıt veren Halil Taşkın, "Gelen paranın tamamını personel maaşına yatırsak yine yetmiyor. Mevcut personelimiz var ancak ihtiyaç duyulan nitelikli personel de gerekiyor. Geçmişte dışarıya yaptırılan işleri belediye artık kendi elemanlarıyla yapıyor. Bu, belediye için bir tasarruftur. Bunu gerçekleştirebilmek için de bazı nitelikli elemanlara ihtiyaç var. Bu nedenle bu personeli almak zorundasınız. Zamanında bu kalifiye elemanlar alınmadıysa buna da bir şey diyemiyoruz. Geçmiş dönemlerin sorunlarını bugün hep birlikte yaşıyoruz. Şu anda belediyede işin ucundan tutmayan kimse yoktur. Çalışmadan maaş alan personel iddiası varsa belgelerin sunulması gerekir. Dedikodular her zaman olabilir. Gerçekten böyle bir durum varsa isim verin, biz de gereğini yapalım. Maaşların ödenmesiyle ilgili kesin bir tarih verme şansımız yok. Belediyenin imkânları dâhilinde elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz" ifadelerini kullandı. Toplantıda ayrıca bazı CHP’li meclis üyeleri, birçok girişime rağmen maaşların ödenmesine yönelik adımların olumsuz sonuçlandığını, bu nedenle işçilerin mağduriyetinin giderilmesinde Cumhur İttifakı üyelerine de sorumluluk düştüğünü dile getirdi. Cumhur İttifakı üyeleri ise karar alma sürecinde muhatap alınmadıklarını ve şimdi kendilerinden destek beklendiğini ifade etti. Mayıs ayına ait ilk meclis toplantısı, tüm maddelerin ilgili komisyonlara havale edilmesinin ardından sona erdi.