GÜNDEM - 12 Mart 2020 Perşembe 10:50

İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na yeni uçak park alanı

A
A
A
İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na yeni uçak park alanı

İzmir Adnan Menderes Havalimanı apron genişletme ve yeni uçak park alanları inşaatı tamamlandı.

Çalışmaların ardından 26 yeni uçak park alanı hizmete açıldı. Yeni açılan uçak park alanları ile ilgili Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürü Hüseyin Keskin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.

Uçak park sayısı 35’ten 61’e yükseltildi

İzmir Adnan Menderes Havalimanı’nda 2 yüz 80 bin metrekare alanda yapılan 26 yeni uçak park alanı ile önceden 35 olan uçak park alanı 61’e yükseltildi. Sosyal medya hesabından açıklama yapan Keskin,” İnşaat çalışmaları tamamlanan İzmir Adnan Menderes Havalimanının 280.000 metrekare ve 26 yeni uçak park sahasından oluşan "Apron-3 sahası" hizmete açıldı. Havalimanı Hizmet Kalitesi ödülüyle ülkemizi gururlandıran İzmir Adnan Menderes Havalimanında Apron-3 sahasının da hizmet vermeye başlamasıyla uçak park sahası kapasitesi 35’ten 61’e yükseldi. 8 uçak park sahası ise özel uçaklar için tahsis edildi” paylaşımını yaptı.

Tuncer Cengiz
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: "Hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Ben güçlüysem her şeyi yapabiliriz diyen bir zihniyetten değiliz. Maalesef böyle bir zihniyet dünyada hakim hale gelmiş durumda. Biz şunu söylüyoruz hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. Güçsüz olursanız o da çare değil. Güçlüler gelir haklı da olsanız bin bir türlü zulümler yapıyorlar. Dolayısıyla hem haklı olacağız hem güçlü olacağız" dedi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, Ankara’da Kızılcahamam-Çamlıdere Eğitim ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı (ESYAV) tarafından düzenlenen iftar programına katıldı. İftardan önce konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, "Ramazan ayı nefsimizi terbiye ettiğimiz, kalbimizi arındırdığımız, hayata ve birbirimize karşı sorumluluklarımızı yeniden hatırladığımız bir muhasebe mevsimidir. Oruçla sabrı, iftar sofralarıyla şükrü, teravihlerle birlik duygusunu idrak ederiz. Ramazan, insanın yalnız kendi açlığını değil, başkasının ihtiyacını da hissettiği bir irfan mevsimidir. Ramazanın verdiği sükunet, vicdanı daha hassas kılar; başkasının yükünü omuzlama sorumluluğunu hatırlatır. Paylaşmanın bereketi, Ramazan’da daha görünür hale gelir" dedi. "Sadaka anlayışı içinde eğitime katkı, dönüştürücü gücü en yüksek alanlardan biridir" ESYAV Vakfı’nın 35 bin öğrenciye burs imkanı sunduğuna dikkati çeken Yılmaz, "Kuruluşundan bugüne 35 bin öğrenciye burs imkânı sunmuş, 2 bin üniversite öğrencisine de destek sunuyor. Türkiye’nin 73 iline ulaşan bu burs ağı var. Sadece burs vermekle de yetinmiyor ayrıca başka pek çok desteği de sağlayan bir kurumumuz" diye konuştu. "Hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız" Vakıf geleneğinin ihtiyaç sahiplerini gözetmeye esas aldığı gibi devlet aklının da aynı sorumluluk bilinciyle hareket ettiğini ifade eden Yılmaz, "Ben güçlüysem her şeyi yapabiliriz diyen bir zihniyetten değiliz. Maalesef böyle bir zihniyet dünyada hakim hale gelmiş durumda. Biz şunu söylüyoruz hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız. Güçsüz olursanız o da çare değil. Güçlüler gelir haklı da olsanız bin bir türlü zulümler yapıyorlar. Dolayısıyla hem haklı olacağız hem güçlü olacağız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a konuşmasının ardından ESYAV Vakfı tarafından plaket takdim edildi. Programa, Ankara Valisi Vasip Şahin, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Yıldırım, STK’ların temsilciler, siyasi partilerin temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Kırıkkale Evlerde yemek pişmiyor, köy halkı ortak sofrada iftar yapıyor Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde Ramazan ayı dolayısıyla evlerde ocak yanmıyor, hayırseverlerin desteğiyle hazırlanan iftar yemekleri köy konağında kurulan ortak sofralarda paylaşılıyor. Köy halkı her akşam aynı sofrada buluşarak orucunu birlikte açıyor, komşuluk ve akrabalık bağlarını güçlendiriyor. Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde ramazan ayı, kurulan ortak iftar sofralarıyla birlik ve beraberlik içinde yaşanıyor. Ramazan ayında evlerde yemek pişmezken, maddi durumu iyi olan hayırseverlerin katkısıyla dört çeşit yemek hazırlatılıyor. Vatandaşlar, iftar vakti köy konağında bir araya gelerek orucunu birlikte açıyor. İftara yakın saatlerde köyün gençleri yemekleri masalara taşıyarak servis ediyor, özellikle yaşlı vatandaşlarla yakından ilgileniyor. Ezanın okunmasıyla birlikte aynı sofrada buluşan her yaştan köy sakini, ramazanın manevi atmosferini hep birlikte paylaşıyor. Ortak iftar sofraları hem komşuluk bağlarını güçlendiriyor, hem de uzun süredir görüşemeyen akraba ve dostları bir araya getiriyor. Vatandaşlar, bu buluşmaların kendilerini daha da yakınlaştırdığını ve dayanışmayı artırdığını ifade ediyor. Köy muhtarlığı tarafından 2024 yılında başlatılan bu uygulama geleneksel hale getirildi. Ramazan ayı boyunca devam eden iftar buluşmaları Hacıbalı köyünde paylaşma ve kardeşliğin en güzel örneklerinden biri olarak yaşatılıyor. Hacıbalı Köyü Muhtarı İbrahim Sağkol, uygulamanın geleneksel hale getirildiğini belirterek, "Geçen sene de 30 gün boyunca iftarlarımızda bir araya geldik. Bu sene de aynı şekilde devam ettik. Geleneksel hale getirdik. Her yıl durumu iyi olan iki üç vatandaşımız Allah rızası için yemek veriyor. Herkes burada iftarını yapıyor. Ramazan ayı boyunca evlerde yemek pişmiyor. Bundan sonra da birlik ve beraberlik içinde devam edeceğiz" dedi. Köy sakinlerinden Arif Karakuş (70) ise ortak sofraların komşuluk bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, "Bu ortam çok iyi. Evde iki kişiyle yemek oluyor ama burada birlik ve beraberlik var. Görmediğimiz komşularımızı, akrabalarımızı görüyoruz" diye konuştu. Mehmet Karakuş da eski gelenek ve göreneklerin yaşatıldığını vurgulayarak, köylüler arasındaki dayanışmanın güzel bir örneğinin sergilendiğini ve etkinliğin uzun yıllar sürmesini dilediğini söyledi. Dursun Uçar (73) ise uygulamadan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Burası çok iyi oluyor, millet kaynaşıyor. Görmediğimiz arkadaşlarımızı görüyoruz. Eskiden bir kap yemek zor bulunurdu. Şimdi dört çeşit yemek var" ifadelerini kullandı.
İstanbul Cumhurbaşkanı Erdoğan: "6 Mart’tan itibaren 81 milyar lira destek ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde çiftçiler ile iftar programında bir araya geldi. Programa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanı sıra Adalet Bakanı Akın Gürlek, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ve çok sayıda vatandaş katıldı. "15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanını korumak için en ön safta yer alanlar çiftçi kardeşlerimdi" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan konuşmasında, "Çiftçi kardeşlerime sevgilerimi saygılarımı gönderiyorum. Ülkemizin kalkınmasına verdiğiniz destekten dolayı Allah hepinizden razı olsun. On yıllardır sizlerle yol yürümüş, sizlerin emeğine, mücadelesine bizzat şahitlik etmiş bir kardeşinizim. Sizin fedakarlığınızı sadece rızkınızı kazanmak için döktüğünüz terden değil, en sancılı dönemlerdeki memleket sevdanızdan da biliyorum. Kucağındaki dokuz aylık bebeğiyle İnebolu’dan aldığı cephaneyi kağnılarla Ankara’ya taşıyan Şerife bacılarımız, Erzurum’un ayazında eline silahı alıp Aziziye Tabyası’na koşan Nene Hatunlarımız da sizlerdir. İstiklal Harbinde vatanımıza uzanan kirli elleri kıranlar sizlerdiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nin ayağa kalkmasına destek olan sizlerdiniz. Batı’nın hasta adam dediği bu milletin yeniden tarih sahnesine çıkmasına omuz veren sizlerdiniz. İşte en son 15 Temmuz hain darbe girişiminde vatanını korumak için en ön safta yer alanlar yine sizlerdiniz, benim çiftçi kardeşlerimdi" dedi. "1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu da büyük bir gururla ifade etmek isterim. Çiftçilerimiz nasıl bize, demokrasimize ve vatanımıza sahip çıktıysa, biz de başbakan ve cumhurbaşkanı olarak daima onların yanında olduk. Hükümetlerimiz üreticilerimizi, çiftçilerimizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Devletimizin imkanları yıldan yıla genişledikçe bundan çiftçilerimizin de istifade etmesini sağladık. Meydanlarda ne dediysek, hangi sözü verdiysek, sizin takdirinizle göreve geldiğimizde vaatlerimizi hayata geçirmek için dört koldan çalıştık. Ağızlarını her açtıklarında ‘tarıma destek verilmiyor’ diyenlerin şu rakamları iyi dinlemesini istiyorum. Sadece geçen yıl doğrudan destek kredi desteği, yatırım ödeneği, müdahale alımları, ihracat destekleri dahil sektöre verdiğimiz desteğin toplamı 706 milyar lirayı buluyor. 2026 için tarıma doğrudan ve dolaylı olarak ayırdığımız rakam ise tam 939 milyar lira. Yani 1 trilyon liraya varan devasa bir rakamla üreticimizi destekleyeceğiz. Güçlü Türkiye’nin yolu, güçlü tarımdan geçer inancıyla inşallah sizin yanınızda olacağız" şeklinde konuştu. "Tarımsal hasılamızı üç kattan fazla artırarak 2024 yılında 79,1 milyar dolara yükselttik" "Cennet vatanımızda hamdolsun 606 çeşit tarım mahsulü yetişiyor. Bunların birçoğunda kendi ihtiyaçlarımızı kendimiz karşılar durumdayız" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Muhalefetin ağzına pelesenk ettiği ‘Türkiye’de tarım bitti’ iddiasını sadece sektörün gerçekleri değil uluslararası kuruluşlar da yalanlıyor. Bu raporlara göre Türkiye hasılada Avrupa’da 1., dünyada ise 7. sırada yer alıyor. Sebze üretiminde dünyada üçüncü, meyvede 4.’yüz. 21 bitkisel ürün mahsulünde ise ilk 3’teyiz. Çiğ sütte dünyada 9., Avrupa’da 3. sıradayız. Sığır etinde dünyada ilk 10’da, Avrupa’da 1.’yiz. Tavuk etinde dünyada ilk 10’daa, Avrupa’da 2.’yiz. Yumurtada dünyada yine ilk 10’da, Avrupa’da zirvedeyiz. Su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa’da 2. sıradayız. Bir diğer çarpıcı rakam 2002’de 24,5 milyar dolar olan tarımsal hasılamızı üç kattan fazla artırarak 2024 yılında 79,1 milyar dolara yükselttik. Tarımda son 23 yılda yaklaşık 117 milyar dolar dış ticaret fazlası verdik. Sık sık dezenformasyon yapılan bir başka alan olan tohumda ise dünyada ilk on ülke arasındayız. Birileri umutlarını buna bağlasa da Türkiye’de tarım bitmedi inşallah hiçbir zaman bitmeyecek. Hatta ülkemiz tarım sektöründe daha nice rekorlara imza atacak. Ama biten, meydanlarda her çiftçiye bedava traktör sözü verip sonra bunların üzerine sünger çekenlerin hevesleri olacak. Biten, Anadolu kadınına tepeden bakanların şişirilmiş egoları olacak. Biten, mübarek Ramazan-ı Şerif’ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerde insanlarımıza dil uzatan karanlık zihniyetin hezeyanları olacak. Biten, kamusal alanda milletin inancına tahammül edemeyen 28 Şubat heveslisi jakobenlerin dayatmaları olacak. Bu ülkenin kaptan köşkünde üreticisini, çobanın kendisine dost ve yoldaş bilen Tayyip Erdoğan olduğu müddetçe millete parmak sallayan kibir abidelerinin hevesleri kursaklarında kalmaya devam edecek" ifadelerini kullandı. "6 Mart’tan itibaren 81 milyar lira destek ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan "Vatandaşımızın sağlıklı, kaliteyi gıdaya erişmesi önceliklerimiz arasında yer alıyor. Gıdada sahtecilik yapanları, vatandaşımızı kandırmaya çalışanları cezalandırdığımız gibi artık anlık olarak ifşa ediyoruz. Ayrıca restoranlar, kafeler gibi yiyecek içecek hizmeti sunan iş yerlerinde karekod uygulamasını geçen yıldan itibaren zorunlu hale getirdik. Hem vatandaşın uygun fiyatla ürün almasını sağlayıp hem de enflasyonla mücadelemize destek olan işletmelerimize buradan teşekkür ediyorum. Yıllardır konuşulan ve 2024’te başladığımız üretim planlamasında bir yılı geride bıraktık. Planlamayla artık hangi ürünün nerede ne kadar ekileceğini belirliyoruz. Bunu sadece bitkisel üretimde değil, hayvancılıkta da hayata geçirdik. Bunun için özellikle besi ve süt üretim bölgeleri planladık. Yani destek modelimiz kapsamında hayvancılık desteklerinin ödemesini geçtiğimiz sene yapmıştık. Şimdi de bitkisel üretim yapanların destek ödemelerine başlıyoruz. 6 Mart’tan itibaren bir ay içinde 81 milyar lira temel ve planlı üretim desteği ödemelerini çiftçilerimizin hesaplarına aktaracağız. Hayırlı uğurlu olsun diyorum" dedi. "11 milyar liralık kaynağı 11 ilimizde üretimin güçlendirilmesi için harcayacağız" "Kuraklığa dayanıklı ve besin değeri yüksek tuz çalısını da meralarımıza ulaştırıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah bunu bütün mera alanlarında en kısa zamanda uygulayacağız. Tıpkı organize sanayi bölgeleri gibi organize tarım bölgesi yatırımlarımıza da son sürat devam ediyoruz. 14 organize tarım bölgesinde üretime başladık. Bu yıl 5 bölgede daha ilk kez üretime geçeceğiz. Bütün bu yatırımlarımızın şehirlerimize, üreticilerimize, çiftçilerimize hayırlı olmasını diliyorum. Çok değerli üreticilerimiz, nisan ayındaki zirai dondan etkilenen bütün üreticilerimize geçen yıl toplam 47 milyar lira ödeme yaptık. Maalesef geçtiğimiz günlerde de bazı illerimizde dolu, hortum ve selden hem üreticilerimiz hem vatandaşlarımız etkilendi. Kendilerine buradan geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Başta Tarım Bakanlığımız olmak üzere devletimizin ilgili birimleri hemen sahaya indiler, üreticilerimizi rahatlatmak için seferber oldular. Değişen iklim şartları, küresel ısınma bize bu ve benzeri olayların devam edeceğini söylüyor. O yüzden sizleri mutlaka tarım sigortası yaptırmaya davet ediyorum. Halihazırda prim ödemelerinin yüzde yetmişe kadar olan kısmını devlet olarak biz karşılıyoruz. Tüm bunların yanında deprem bölgesi için yeni bir yatırım paketini daha hayata geçirdik. Toplam 11 milyar liralık bu kaynağı 11 ilimizde üretimin güçlendirilmesi için harcayacağız" ifadelerini kullandı. "Tam 150 bin küçükbaşı üreticilerimize uygun şartlarda vereceğiz" Konuşmasında çiftçilere müjdelerini açıklayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026 yılında 14,5 milyar lira olan kırsal kalkınma destek bütçemizin yarısını genç ve kadın üreticiler ile aile işletmelerimize ayırıyoruz. Ayrıca küçükbaş hayvancılığını desteklemek amacıyla yeni bir projeyi daha devreye sokuyoruz. ‘Kırsalda Bereket Küçükbaşa Destek’ adını verdiğimiz projenin ilk etabında tam 150 bin küçükbaşı üreticilerimize uygun şartlarda vereceğiz. Projeden faydalanacak her üreticimize 95 dişi ve 5 erkek küçükbaş temin edeceğiz. Bu hayvanlar için aylık 15 bin lira, yıllık 180 bin lira bakım ve besleme desteğini biz karşılayacağız. Projenin finansmanı için üreticilerimiz Ziraat Bankası’ndan faizsiz kredi kullanabilecek. Bu kredilerde iki yıla kadar geri ödemesiz, devamında da yedi yıla kadar vade seçenekleri var. Projeden faydalanan üreticilerimizin alacakları küçükbaşların sigortasını 1 yıl biz karşılayacağız. TİGEM çiftliklerinde yetişen, üstün genetiğe sahip bu hayvanlarımızın dağıtımını da bölgelere uygun ırklara göre biz yapacağız. Bu projede kadın ve genç üreticilerimize öncelik vereceğiz. Ayrıca veteriner hekimlik, ziraat ve gıda mühendisliğinden yeni mezun gençlerimize de bu projeye başvurmaları halinde öncelik sağlayacağız. Böylece hem gençlerimiz kendi doğdukları topraklarda kendi işlerini kuracak, hem de üretime ve istihdama güç katacak. İlk hayvanları da yetiştiricilerimize bu yıl içinde teslim edeceğiz. Küçükbaş hayvancılık yapmak isteyen bütün genç ve kadın üreticilerimizi bu projeye başvurmaya davet ediyorum" ifadelerini kullandı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ise, "Değerli üreticilerimiz sizler bu ülkenin görünmez ama vazgeçilmez kahramanlarısınız. Vatan söz konusuysa gerisi teferruattır diyerek 15 Temmuz hain darbe girişiminde canınızdan geçip darbecilere arşı sergilediğiniz duruş. Siz alın terini berekete dönüştürensiniz. Siz sofralara gelen her lokmada emeği, sabrı ve şükrü olanlarsınız" dedi.
Kırıkkale Köy halkı evde değil, ortak sofrada iftar yapıyor Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde ramazan ayı dolayısıyla evlerde ocak yanmıyor, hayırseverlerin desteğiyle hazırlanan iftar yemekleri köy konağında kurulan ortak sofralarda paylaşılıyor. Köy halkı her akşam aynı sofrada buluşarak orucunu birlikte açıyor, komşuluk ve akrabalık bağlarını güçlendiriyor. Kırıkkale’nin Yahşihan ilçesine bağlı Hacıbalı köyünde ramazan ayı, kurulan ortak iftar sofralarıyla birlik ve beraberlik içinde yaşanıyor. Ramazan ayında evlerde yemek pişmezken, maddi durumu iyi olan hayırseverlerin katkısıyla dört çeşit yemek hazırlatılıyor. Vatandaşlar, iftar vakti köy konağında bir araya gelerek orucunu birlikte açıyor. İftara yakın saatlerde köyün gençleri yemekleri masalara taşıyarak servis ediyor, özellikle yaşlı vatandaşlarla yakından ilgileniyor. Ezanın okunmasıyla birlikte aynı sofrada buluşan her yaştan köy sakini, ramazanın manevi atmosferini hep birlikte paylaşıyor. Ortak iftar sofraları hem komşuluk bağlarını güçlendiriyor, hem de uzun süredir görüşemeyen akraba ve dostları bir araya getiriyor. Vatandaşlar, bu buluşmaların kendilerini daha da yakınlaştırdığını ve dayanışmayı artırdığını ifade ediyor. Köy muhtarlığı tarafından 2024 yılında başlatılan bu uygulama geleneksel hale getirildi. Ramazan ayı boyunca devam eden iftar buluşmaları Hacıbalı köyünde paylaşma ve kardeşliğin en güzel örneklerinden biri olarak yaşatılıyor. Hacıbalı Köyü Muhtarı İbrahim Sağkol, uygulamanın geleneksel hale getirildiğini belirterek, "Geçen sene de 30 gün boyunca iftarlarımızda bir araya geldik. Bu sene de aynı şekilde devam ettik. Geleneksel hale getirdik. Her yıl durumu iyi olan iki üç vatandaşımız Allah rızası için yemek veriyor. Herkes burada iftarını yapıyor. Ramazan ayı boyunca evlerde yemek pişmiyor. Bundan sonra da birlik ve beraberlik içinde devam edeceğiz" dedi. Köy sakinlerinden Arif Karakuş (70) ise ortak sofraların komşuluk bağlarını güçlendirdiğini ifade ederek, "Bu ortam çok iyi. Evde iki kişiyle yemek oluyor ama burada birlik ve beraberlik var. Görmediğimiz komşularımızı, akrabalarımızı görüyoruz" diye konuştu. Mehmet Karakuş da eski gelenek ve göreneklerin yaşatıldığını vurgulayarak, köylüler arasındaki dayanışmanın güzel bir örneğinin sergilendiğini ve etkinliğin uzun yıllar sürmesini dilediğini söyledi. Dursun Uçar (73) ise uygulamadan memnuniyet duyduğunu belirterek, "Burası çok iyi oluyor, millet kaynaşıyor. Görmediğimiz arkadaşlarımızı görüyoruz. Eskiden bir kap yemek zor bulunurdu. Şimdi dört çeşit yemek var" ifadelerini kullandı.