SAĞLIK - 20 Nisan 2020 Pazartesi 10:12

İzmir’de günde 10 binden fazla korona virüsü testi yapılabilecek

A
A
A
İzmir’de günde 10 binden fazla korona virüsü testi yapılabilecek

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), İzmir’de kurduğu 3 merkezle günde 10 binden fazla korona virüsü testi yapılabilmesine imkan sağladı.

Sağlık Bakanlığına bağlı bir kurum olan Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), korona virüsü (Covid-19) ile mücadele kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda ortaya koyduğu faaliyetlerle güven verdi. Bir hafta gibi kısa bir süre içinde İzmir’de üç farklı merkez kurarak e-nabız sisteminde sonuç verebilecek hale gelen TÜSEB, pek çok kesimden destek gördü. Sağlık Bakanlığının en üst Ar-Ge kuruluşu da olan TÜSEB, kanser, biyoteknoloji, yapay zeka ve aşı ulusal enstitülerini içeriyor. Başkanlığını Sistem Biyolojisi ve İlaç Geliştirme Uzmanı Prof. Dr. Adil Mardinoğlu’nun yürüttüğü kurumun Genel Sekreterliğini ise Genetik ve Farmakoloji Uzmanı Prof. Dr. Hasan Türkez yürütüyor. Merkezi Ankara’da bulunan TÜSEB, İstanbul’da da faaliyet gösteriyor.

İzmir’de bir günde 10 binden fazla test yapılabilecek

Öte yandan TÜSEB, bu hafta içerisinde İzmir’de Covid-19 salgını ile mücadelede edecek üç yeni tanı merkezi kurdu. Bu merkezlerden ilki Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde kuruldu ve günde 3 bin test kapasitesinde hizmet vermeye başladı. Merkezlerden ikincisi merkez ise günde 2 bin 500 testin yapılabildiği Ege Üniversitesi (EÜ) bünyesinde yer alıyor. İzmir İl Sağlık Müdürlüğünde bünyesinde kurulan bir diğer merkez ise günde 5 bin test yapılabilmesine imkan veriyor. İzmir’de sadece bu üç merkezde günlük 10 binden fazla testin yapılması mümkün hale geldi. Bu merkezlerde ilgili kurumların personellerine ilave olarak TÜSEB tarafından görevlendirilen 40 moleküler biyolog da, testlerin kısa sürede sonuçlandırılarak İzmir halkına ulaştırılmasını sağlıyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beylik tabancasını tanıtırken arkadaşını vuran polis hakkında 25 yıla kadar hapis talebi Bakırköy’de beylik tabancasını tanıtırken silahın ateş alması sonucu arkadaşının ölümüne neden olan polisin yargılandığı davada Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanığın 25 yıla kadar hapsini talep edilirken duruşma, mütalaaya karşı savunma yapabilmeleri için taraflara süre verilerek ertelendi. Bakırköy’de 9 Ekim 2024 tarihinde, arkadaşı Kadir Özkök (31) ile buluşan özel harekat polisi Ahmet Ç. (31), beylik tabancasıyla nasıl ateş edildiğini anlattığı sırada silahın ateş alması sonucu Özkök vurularak ölümüne ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, bir önceki celse tutuklanan sanık Ahmet Ç., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Hayatını kaybeden Kadir Özkök’ün müşteki annesi Ayşe Özkök, müşteki erkek kardeş Hazar Özkök ile tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. "Olay yanlışlıkla gerçekleşti" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Ahmet Ç., "Olay yanlışlıkla gerçekleşti. Silahı gösteriyordum, aniden silah patladı. Öldürme kastı ile hareket etmedim. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. 25 yıla kadar hapsi istendi Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık hakkında, ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Taraflara süre verildi Mahkeme heyeti, mütalaaya karşı taraflara savunma hazırlayabilmesi için süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Yargılamanın bir sonraki celsesinde mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor. Olayın geçmişi Bakırköy’de 9 Ekim 2024 tarihinde, arkadaşı Kadir Özkök ile buluşan özel harekat polisi Ahmet Ç.’nin, beylik tabancasıyla nasıl ateş edildiğini anlattığı sırada silahın ateş alması sonucu Özkök vurularak hayatını kaybetmişti. 9 Ekim 2024 tarihinde gözaltına alınan Ahmet Ç., hakkında adi kontrol tedbiri uygulanmıştı. Hazırlanan iddianamede, şüpheli hakkında, ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmiş ve dosya Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmişti. Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi, görülen ilk duruşmada olayın vasıf ve mahiyeti, suçun işleniş şekli bakımından davanın Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘olası kastla ölümüne neden olma’ suçundan gönderilmesine hükmederek dosyada görevsizlik kararı vermişti. Yargılama, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmişti.