DÜNYA - 21 Temmuz 2025 Pazartesi 09:55 | Son Güncelleme : 21 Temmuz 2025 Pazartesi 09:57

Japonya'da iktidar koalisyonu meclis çoğunluğunu kaybetti

A
A
A
Japonya'da iktidar koalisyonu meclis çoğunluğunu kaybetti

Japonya'da 248 üyeli Danışmanlar Meclisi'nin (Üst Meclis) 125 üyesini belirlemek üzere yapılan olağan seçimde, iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP) ve koalisyon ortağı Komeito hedeflediği en az 50 sandalyeyi kazanamayarak meclisteki çoğunluğu kaybetti.

Japonya'da 248 üyeli Danışmanlar Meclisi'nin (Üst Meclis) 125 üyesini belirlemek üzere dün yapılan olağan seçimin sonucu belli oldu. Resmi olmayan sonuçlara göre, iktidardaki Liberal Demokrat Parti (LDP) ve koalisyon ortağı Komeito hedeflediği en az 50 sandalyeyi kazanamayarak meclisteki çoğunluğu kaybetti. LDP'nin 39 sandalyenin sahibi olduğu seçimde, Komeito ise 8 sandalye kazanabildi. Muhalefetteki Anayasal Demokrat Parti (CDP) 22 sandalye kazanırken, Halkın Demokratik Partisi (DPFP) 17, yabancı karşıtı söylemlerle öne çıkan Sanseito ise 14 sandalye elde etti. Japonya İnovasyon Partisi (JIP) 7, Japonya Komünist Partisi (JCP) 3, Reiwa Shinsengumi 3, Sosyal Demokrat Parti (SDP) 1, Japonya Muhafazakar Partisi (CPJ) 2 sandalyenin sahibi olurken, diğer sandalyeler ise bağımsız adayların oldu.

LDP'nin kuruluşundan bu yana ilk: Meclisin iki kanadında da çoğunluk kaybedildi

Danışmanlar Meclisi'nde 75 sandalyeye sahip olan LDP-Komeito koalisyonu bu seçimde 50 sandalye elde edemeyerek, meclis çoğunluğu için gereken toplam 125 sandalyenin altına düştü. Son gelişmelerle birlikte, geçen yıl yapılan Temsilciler Meclisi (Alt Meclis) seçimlerinde meclis çoğunluğunu kaybeden iktidar koalisyonu, Danışmanlar Meclisi'nde de (Üst Meclis) çoğunluğu yitirmiş oldu. LDP, partinin kurulduğu 1955 yılından bu yana ilk kez meclisin her iki kanadında da çoğunluğu kaybetti.

Japonya'da halk sandığa gitmişti

Japonya'da halk, Danışmanlar Meclisi (Üst Meclis) üyelerinin yarısını belirlemek üzere her 3 yılda bir gerçekleştirilen olağan seçim kapsamında sandık başına gitmişti. 248 üyeli Danışmanlar Meclisi'nin 125 üyesinin belirleneceği seçimde oy kullanma işlemleri ülke genelindeki 44 bin 700 noktada dün saat 07.00'de başlamıştı. 75 üyenin Japonya'daki seçim bölgelerinden, 50 üyenin ise nispi temsil yoluyla meclise girmeye hak kazanacağı seçimde sandıklar saat 20.00'de kapanmıştı. İktidardaki LDP ve koalisyon ortağı Komeito'nun en az 50 sandalye kazanarak Danışmanlar Meclisi'ndeki 125 sandalyelik çoğunluğu koruyup koruyamayacağı merak konusu olmuştu. Meclis çoğunluğunun kaybedilmesi halinde iktidar koalisyonunun yasa tasarıları için geçici muhalefet desteği aramak zorunda kalabileceği belirtilirken, böyle bir başarısızlığın LDP Genel Başkanı ve Japonya Başbakanı Shigeru Ishiba'nın siyasi geleceğini olumsuz etkileyebileceği yorumları yapılmıştı.

Her 3 yılda bir yarısı seçiliyor

Japonya'nın çift kademeli yasama organı olan Ulusal Meclis (Diyet), başbakanı seçme yetkisine sahip olan Temsilciler Meclisi (Alt Meclis) ve daha az yetkiye sahip olan Danışmanlar Meclisi'nden (Üst Meclis) oluşuyor. Her 3 senede bir gerçekleştirilen seçimlerde, Danışmanlar Meclisi üyelerinin yarısı belirleniyor. Her iki meclisin üyeleri, halk tarafından seçiliyor.

Burak Ersoy

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Mustafa Er: "Hedefimiz sadece farkı korumak değil, daha da açmak" Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, takımın hedefinin mevcut puan farkını korumak değil, daha da büyütmek olduğunu söyledi. Nesine 2. Lig Kırmızı Grup 29. haftasında Bursaspor, sahasında karşılaştığı Güzide Gebze Spor’u 2-0 mağlup etti. Bursaspor Teknik Direktörü Mustafa Er, galibiyetin ardından hem karşılaşmayı değerlendirdi hem de sezonun kalan bölümü için mesaj verdi. "Oyunun kontrolü tamamen bizdeydi" Karşılaşmanın başından sonuna kadar oyunun hakimiyetini ellerinde tuttuklarını belirten Er, rakibe ciddi bir fırsat tanımadıklarını ifade etti. Er, "Maçın büyük bölümünde oyunu kontrol ettik. Rakip sadece bir şut çekebildi ve ceza sahamıza çok sınırlı sayıda girebildi. Biz ise birçok gol pozisyonu ürettik. Daha farklı bir skor da olabilirdi. Önemli olan oyuncularımızın oyun disiplininden kopmamasıydı." Maç öncesinde agresif bir oyun planı belirlediklerini söyleyen Er, hem hücumda tempolu hem de savunmada baskılı bir anlayışı sahaya yansıttıklarını dile getirdi. Taraftar desteğinin de bu oyuna önemli katkı sağladığını ifade eden Mustafa Er, "Top bizdeyken hızlı ve tempolu oynamayı, top rakibe geçtiğinde ise yoğun baskı yapmayı planladık. Oyuncularımız bunu sahada çok iyi uyguladı. Taraftarımızın maçın başındaki enerjisi de takımın baskılı oyununa ciddi katkı verdi" diye konuştu. Son haftalarda savunma performansının öne çıktığını belirten yeşil-beyazliların teknik patronu, "Son 9 maçta sadece 2 gol yedik. Rakiplere çok az pozisyon veriyoruz. Hücumda ise üretkeniz, sadece son vuruşlarda biraz daha etkili olmamız gerekiyor" dedi. "Şampiyonluk anını hayal etmelerini istiyorum" Takım içindeki motivasyonu sürekli yüksek tutmaya çalıştıklarını belirten Er, oyuncularına şampiyonluk atmosferini hayal etmelerini söylediğini açıkladı. Kalan 5 maçta aynı ciddiyetle devam edeceklerini de sözlerine ekleyen Er, "Kalan haftalar için sloganımız net: Durmak yok, yola devam. Bu kulüp ve bu taraftar çok daha büyük başarıları hak ediyor. Oyuncularımdan şampiyonluk anını hayal etmelerini istiyorum. Ancak matematiksel olarak bitmeden rehavete kapılmayacağız" ifadelerini kullandı. Gözler Fethiye maçına çevrildi Mustafa Er, Gebzespor galibiyetinin ardından kısa süreli bir moral yaşayacaklarını ancak hemen Fethiye karşılaşmasına odaklanacaklarını belirtti. Er, sözlerine şöyle devam etti: "Bu galibiyetin mutluluğunu bu akşam yaşayacağız ama yarından itibaren tamamen önümüzdeki maça odaklanacağız. Şampiyonluk kesinleşene kadar aynı disiplinle çalışmaya devam edeceğiz." Deneyimli teknik adam ayrıca, muhtemel şampiyonluğun ardından vakit kaybetmeden yeni sezon planlamasına başlanması gerektiğini de vurgulayarak, Bursaspor’un her alanda büyüklüğünü göstermesi gerektiğini sözlerine ekledi.
İstanbul İstanbul Valiliği’nden Resul Emre Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklama İstanbul Valiliği, İBB’ye yönelik ’Yolsuzluk’ davası kapsamında görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın mahkemede savunmasındaki iddialara ilişkin açıklamada bulundu. Yapılan açıklamada, "Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" açıklamasında bulunuldu. "Doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar edilmemesi önem arz etmektedir" İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, "Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın, yargılandığı mahkemede ileri sürdüğü iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. İddiaların tamamı çarpıtma niteliğindedir. İddialara konu edilen meselenin seyri ve gerçekliği ise şu şekildedir: Şişli ilçesi Kaptanpaşa Mahallesi’nde bulunan bahse konu arsa, Bulgar Vakfı’na aittir. Taş Yapı ile Bulgar Vakfı arasında 2006 yılında kat karşılığı usulüyle inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Taş Yapı, arsaya 72 katlı bir inşaat için Şişli Belediyesi’nden gerekli izinleri almış ve belediye 2008 yılında avam projeyi onaylamıştır. Şişli Belediyesi, avam projesini onayladığı bu projenin inşaatının başlaması için gereken inşaat ruhsatını ’bilmediğimiz bir sebepten dolayı’ 2015 yılına kadar onaylamamıştır. Şirket, konuyu Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na iletmiş; Bakanlık 14.04.2015 tarihinde, 72 kat olan kat sayısını 38 kat şeklinde revize ederek onaylamıştır. Bakanlık tarafından onay sürecini tamamlayan şirketin başlattığı inşaat çalışmaları ise Şişli Belediyesi tarafından çeşitli gerekçelerle engellenmiştir. Şirket, durumu İçişleri Bakanlığı’na, İstanbul Valiliği’ne, Şişli Kaymakamlığı’na ve Cumhuriyet başsavcılığına bildirerek Şişli Belediyesi’nin keyfî uygulamaları hakkında şikâyetçi olmuştur. İçişleri Bakanlığı, yapılan şikâyet üzerine konuyla ilgili mülkiye başmüfettişi görevlendirmiştir. Eski Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan ile Valimiz Sayın Davut Gül arasında gerçekleşen görüşme de, soruşturmaya konu olan bu mesele ve Bulgar Vakfı’nın her platformda dile getirdiği, imar planlarından kaynaklanan haklarının Şişli Belediyesi tarafından engellenmeye çalışılması nedeniyle oluşan mağduriyetlerle ilgilidir. Konuya ilişkin tüm işlemler, Şişli Belediyesi’ne kayyum atanmasından önceki döneme aittir. Kayyum döneminde verilmiş herhangi bir izin söz konusu değildir. Resul Emrah Şahan’ın tutuklanmasının ardından kayyum atanması sonrasında, şirket lehine herhangi bir idari tasarrufta bulunulmamıştır. Zaten söz konusu planlama süreci Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğünden, bu yönde bir tasarrufta bulunulması da mümkün değildir. Öte yandan, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın onayladığı bir ’Özel Proje Alanı’ kapsamında, ruhsat ya da diğer işlemlerle ilgili bir ilçe belediyesinin idari tasarrufta bulunması söz konusu değildir. Dolayısıyla Resul Emrah Şahan, tüm onay süreçlerinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütüldüğü bir konuda direndiğini iddia ederek sözde ’çevreci direniş’ sergilediği algısını oluşturmaya çalışmaktadır. Valimiz Sayın Davut Gül’ün söz konusu görüşmesi, kendisine iletilen talepler ve iddialar çerçevesinde, görevinin gereği olarak gerçekleştirilmiş olup herhangi bir farklı anlam yüklenmesi mümkün değildir. Sonuç olarak; Yargı süreci devam eden bir dosyada, gerçek dışı iddialarla kamuoyunu yanıltmaya yönelik bu tür söylemler kabul edilemez. İlgili şahsın, içinde bulunduğu hukuki durumla yüzleşmek yerine, mesnetsiz iddialar ve hayali senaryolar üzerinden üçüncü kişi ve kurumları sürece dâhil ederek konuyu sulandırma çabası, gerçeği değiştirmeyecektir. Kamuoyunun, doğruluğu teyit edilmemiş bu tür iddialara itibar etmemesi önem arz etmektedir" ifadeleri kullanıldı.