DİĞER SPORLAR - 29 Temmuz 2017 Cumartesi 14:45

Japonya’da sağırların kaderini değiştiren aile

A
A
A
Japonya’da sağırların kaderini değiştiren aile

Deaflympics 2017’de Japonya’nın bisiklet takımında yer alan Hayase çifti, ülkesinin sportif başarısına katkıda bulunurken, sağır toplumunun hakları konusunda da mücadele etti.

44 yaşındaki Kentaro Hayase ile 42 yaşındaki Kumi Hayase’nin yolları ilk kez üniversitede kesişti. Eczacı olmayı hayal eden eşinin üniversitede çok popüler olduğunu ve herkes tarafından çok beğenildiğini belirten Kentaro, “Etrafta çok fazla rakip vardı, onunla evlenebilmek benim için çok zor oldu” dedi. 

Ancak Kentaro için Kumi’nin en öne çıkan özelliği popülerliği değil, hayallerini gerçekleştirme konusundaki hırsı ve mücadeleci kimliğiydi.

Yasağı kaldırttı

Zira Kumi’nin üniversitedeki hayali zorlu bir sürecin ardından gerçeğe dönüşebildi. O dönem, Japonya’da sağırların eczacılık yapmasını engelleyen bir yasa vardı. Kumi, düzenlediği imza kampanyasıyla bu konuda farkındalık yaptı ve sonunda Japonya’daki söz konusu yasanın kaldırılmasını sağladı. Onun ve ona destek verenlerin sayesinde artık Japonya’da sağırlar eczacılık yapabiliyor. Kumi de Japonya’nın ilk işitme engelli eczacısı olarak tarihe geçmenin gururunu yaşıyor. Eşi Kentaro’nun ise, Japonya’daki işitme engelli çocuklara yönelik Japonca işaret dili eğitimi veren özel bir okulu bulunuyor. Kentaro bu sayede ülkesinde bu dili bilenlerin sayısının artmasını sağlıyor.

İkili aynı zamanda milli sporcu. Kumi dağ ve yol bisikletinde, kocası Kentaro ise yol bisikletinde milli formayı giyiyor. Deaflympics 2017 için Samsun’a gelen karı koca, ülkelerindeki faaliyetleri gibi, Samsun’da mücadele ediyor olmalarının da, Japonya’daki sağırlara cesaret verdiğini söyledi.

Japonya’da sağırların kaderini değiştiren aile

Hem katılıyor hem de kazanıyor

Samsun’a gelerek kariyerlerinde ikinci kez Deaflympics tecrübesi yaşayan Hayase çifti, 2021 yılındaki oyunlarda da yer almak istiyor. Sofya’da dağ bisikleti dalında elde ettiği bronz madalya başarısını Samsun’da da tekrarlayan 42 yaşındaki Kumi, “Bir sonraki oyunlara 3 yıl 10 ay kaldı, bu benim için uzak bir tarih değil. Yaşımı bahane etmeden çok çalışarak yine bir şeyler elde etmek istiyorum” diye konuştu. 

Japon bisiklet takımının en yaşlı üyesi olan 44 yaşındaki Kentaro ise, “Başka branşlarda 50 yaşını aşmış pek çok sporcu gördüm. Bu da bana sadece bir hayatımızın olduğunu bana hatırlattı. Bu nedenle 4 sene sonraki oyunlara ben de katılmak istiyorum” ifadelerini kullandı.

Samsun’un ev sahipliğinden memnunlar

Türkiye’ye ilk geldiğinde İstanbul, Ankara ve Kapadokya’yı gezen Kumi, Samsun ve insanları için, “Samsun bana uyan bir şehir. İnsanlar bilmediğimiz birçok konuda bize hep yardımcı oluyor” dedi. 

Türkiye’ye ilk kez gelen Kentaro ise şehir içinde antrenman yaparken lastiğinin patladığını ve onu gören herkesin yardım teklifinde bulunduğunu anlattı. Kentaro özellikle ineğiyle yanından geçen bir Samsunlunun, onu dilediği yere bırakma teklifinin özellikle hoşuna gittiğini söyledi. 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DSO Başkanı Kasapoğlu: "Üretimden vazgeçmek gibi bir seçeneğimiz yok" Denizli sanayisinin güçlü üretim gücü ve ekonomik dinamizmine katkı sunan, 18 farklı sektörde 2 bini aşkın üyeyi temsil eden DSO Meslek Komite Üyeleri, 2026 yılının ilk Meslek Komiteleri Ortak Toplantısında bir araya geldi. DSO Başkanı Selim Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka bir lüksü olmadığını ifade etti. Denizli Sanayi Odası (DSO) tarafından her yıl iki kez düzenlenen Meslek Komiteleri Ortak Toplantısı, DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu, Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu ve Genel Sekreter Dr. Sezgi Akbaş’ın yönetiminde DSO hizmet binasında gerçekleştirildi. Toplantıda, Meslek Komiteleri aracılığıyla sahadan gelen ihtiyaç, talep ve çözüm önerileri ele alınırken, DSO’nun Denizli sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik 2026 yılı faaliyetleri, devam eden projeleri ve yıl içerisinde gerçekleştirilmesi planlanan hedefleri değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan DSO Meclis Başkanı İ. Okan Konyalıoğlu, periyodik olarak gerçekleştirilen ortak toplantıların önemine dikkat çekerek, "İstişare, bilgilendirme ve gelecek projeksiyonu sunma açısından Meslek Komitelerimizin bir araya gelmesi çok kıymetli. Meslek gruplarından aktif olarak Yönetim Kuruluna ve Oda Meclisine bilgi akışı sağlayan Komitelerimiz, sorunları dile getirmekten ziyade bu sorunlara çözüm önerileri getirmeleriyle değer katıyorlar" dedi. "Meslek komitelerimiz sahanın nabzını tutuyor" DSO Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu ise göreve geldikleri günden bu yana yürütülen çalışmalarda Meslek Komitelerinin önemli katkı sunduğunu belirterek, Yönetim Kurulu toplantılarında Komite kararlarının dikkatle değerlendirildiğini ifade etti. Başkan Kasapoğlu, "Meslek Komitelerimiz, üyelerimizin taleplerini Odaya aktaran, sahanın nabzını tutan en önemli kurullardır. Birlik ve beraberliğin, aynı dertlere hemhal olmanın oluşturduğu pozitif enerjinin kaynağıdır. Yeni dönemde de dinamik, yüksek katılımlı temsiliyet anlayışımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye ve Denizli sanayisinin ekonomik anlamda yakın tarihin en zorlu dönemlerinden birinden geçtiğini belirten Kasapoğlu, bu süreçte işlerin düzeleceğine dair inançlarını hiçbir zaman kaybetmediklerini ifade etti. Sorunlara çözüm arayan ve sürekli aksiyon alan bir Oda anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Kasapoğlu, Ankara’ya iletilen talep ve çözüm önerilerine zaman zaman geri dönüş alınamadığını ancak sorunları dile getirmekten ve çözüm aramaktan asla vazgeçmediklerini söyledi. Başkan Kasapoğlu, Türkiye’nin üretmekten ve ihraç etmekten başka ne bir şansı ne de bir lüksü olmadığını ifade etti. Sanayide verimlilik ve desteklere erişim öncelikli başlıklar arasında Dalgalı ekonomik süreçlerde verimlilik olgusunun sanayiciler için en önemli yatırım başlıklarından biri olduğunu vurgulayan Kasapoğlu, Komitelere Denizli Model Fabrika’ya açıldığı günden itibaren verdikleri destek ve gösterdikleri yoğun ilgi nedeniyle teşekkür etti. Oda bünyesinde faaliyet gösteren Verimlilik Merkezi ve Teşvik Ofisi çalışmalarına da değinen Kasapoğlu, Teşvik Ofisi aracılığıyla son bir yılda yaklaşık 3,5 milyon liralık kaynak oluşturulduğunu söyledi. KOSGEB’in yürüttüğü İstihdamı Koruma Destek Programı’ndan mevcut durumda 1.500 firmanın faydalandığını belirten Kasapoğlu, mevcut teşvik ve destek mekanizmalarından daha fazla firmanın yararlanmasının önemsendiğini vurguladı. Denizli Sanayi Odası’nın sanayicilerin desteklere erişiminde daha aktif rol almaya devam edeceğini belirten Kasapoğlu, özellikle KOSGEB destekleri konusunda DSO KOSGEB temsilciliği ve Teşvik Ofisi aracılığıyla firmaların daha etkin şekilde bilgilendirilmesine gayret gösterildiğini vurguladı. Yönetim olarak temel motivasyonlarının yalnızca kendi dönemlerine etki etmek değil, kendilerinden sonra da etkisi sürecek çalışmalar bırakmak olduğunu söyleyen Kasapoğlu, saha ziyaretlerinde birlik ve beraberliğin önemini daha net gördüklerini, sanayicilerin sorunlarını yerinde dinlemenin ise çok kıymetli olduğunu belirtti. Mesleki eğitimde geleceğe yatırım mesajı Toplantının gündem başlıklarından biri olan Mesleki Eğitim İş Birliği Projesi (MEİP) konusunda söz alan DSO Başkan Yardımcısı ve Mesleki Eğitim Komisyonu Başkanı Mehmet Serter, sanayinin geleceğini belirleyen en önemli başlıklardan birinin mesleki eğitim olduğunu vurguladı. Proje kapsamında Denizli’deki 9 mesleki teknik Anadolu lisesine, 25 sanayicinin katkılarıyla destek sağlandığını belirten Serter, "Elimizde eğitim politikalarını tek başına şekillendirecek ya da tüm sorunları kısa sürede çözecek sihirli bir değnek olmayabilir. Ancak biz, sanayimizin ve gençlerimizin geleceği için daha aydınlık yarınların mücadelesini vermeye devam edeceğiz" dedi. Genç istihdamını artırmaya yönelik yürütülen çalışmalar ve Atatürk Meslek Lisesinde düzenlenen Kariyer Şöleni hakkında da bilgi veren Serter, ortaokul rehber öğretmenleriyle de bir araya geleceklerini belirterek, mesleki eğitimin öğrencilere ve velilere doğru aktarılması, kariyer yönlendirme süreçlerinde farkındalığın artırılması amacıyla çeşitli görüşme ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirdiklerini ifade etti. Enerji verimliliği ve saatlik mahsuplaşma sistemi masaya yatırıldı Program kapsamında DSO-VEM Enerji ve Kaynak Verimliliği Uzmanı Damla Bayezit tarafından gerçekleştirilen sunumda, merkezin faaliyet alanları ile enerji verimliliği, temiz üretim ve sürdürülebilirlik odaklı yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verildi. Sunumda, firmalara yönelik sahada gerçekleştirilen ölçüm, analiz ve tespit uygulamaları ile enerji yönetimi alanında yürütülen etüt ve danışmanlık çalışmalarının sanayi kuruluşlarına sağladığı katkılar ele alındı. Programın son bölümünde elektrik piyasasında üretim ve tüketimin saatlik bazda dengelenmesini esas alan "saatlik mahsuplaşma" sistemi, özellikle lisanssız enerji üretimi yapan sanayi kuruluşları açısından getirdiği maliyetleriyle ele alındı. Bu kapsamda sunum yapan Akgün Elektrik firma yetkilisi Cemil Piri, yeni uygulamanın sanayi kuruluşları üzerindeki finansal ve operasyonel etkilerini değerlendirdi. Toplantı, Yönetim Kurulu Başkanı Selim Kasapoğlu’nun Meslek Komite Üyelerinden gelen soruları yanıtlamasıyla son buldu.
Rize Dev çay bardağını endüstriyel dağcılar temizledi Rize’de 30 metrelik dev çay bardağı anıtı, endüstriyel dağcılar tarafından temizlendi. Rize merkez sahil dolgu alanındaki Çay Çarşısı içerisinde bulunan dev çay bardağı anıtında bahar temizliği yapıldı. 30 metre yüksekliğindeki anıt, terastan aşağıya iplerle sarkan endüstriyel dağcılar tarafından temizlendi. Bölgedeki endüstriyel dağcıların geçmişte yaptıkları işlerden yola çıkarak bu yıl dev çay bardağının temizliğinin kendilerine verildiğini söyleyen Çay Çarşısı Müdürü Hasan Önder, "Bildiğiniz gibi Rize’de çok fazla doğa sporcusu var. Coğrafyanın yetiştirdiği kardeşlerimizle birlikte bu çalışmayı yapalım dedik. Endüstriyel dağcılık Türkiye’de de artık revaçta. Hatta yurt dışında Malezya’da, Rusya’da bu temizliği yapan arkadaşlarımızın güvenlik önlemlerini çok yakinen bildiğimiz, kendilerini de tanıdığımız için bu yılki bardağın dış temizliğini bu arkadaşlarla yapalım dedik. Yani dünyanın en büyük çay bardağında, dünyanın en doğal yerinde, Kaçkar Dağları eteklerinde yetişen o dağcılarımızı, gençlerimizi bu hizmet sektörüne de katmış olduk" dedi. Çay bardağının temizliğini gerçekleştiren ekibin koordinatörü Selçuk Çolak, Türkiye’de endüstriyel dağcılığın geliştiğini dile getirerek, "Yüksekte çalışmayı içerisinde barındıran bu teknikleri kullanarak temizliğimizi gerçekleştiriyoruz. Bu işin tabii eğitimleri; dünya genelinde kabul gören birkaç tane yetkin kurum, kuruluş var. Profesyonel eğitimler alındıktan sonra arkadaşlarımız da küçük küçük saha deneyimine göre deneyim kazanarak, buradan ekmeklerini kazanmaya çalışıyorlar. Türkiye bu konuda profesyonel anlamda kendini her geçen yıl, her geçen gün biraz daha geliştiriyor ve ihtiyaç doğuyor. Birçok endüstriyel tesiste olsun, rafinerilerde olsun, rüzgar türbinlerinde bu tip yüksekte çalışmanın, yani ekipmanın yetişemediği, ulaşamadığı araç-gereç, bu tip erişim imkanlarının ulaşamadığı noktalarda bu şekilde daha güvenli oluyor. Maliyet olarak da düşünürsek daha düşük oluyor" ifadelerini kullandı.