TEKNOLOJİ - 30 Eylül 2021 Perşembe 08:11

Kalıcı yaz saati uygulaması ile 6 yılda 6 milyar lira tasarruf sağlandı

A
A
A
Kalıcı yaz saati uygulaması ile 6 yılda 6 milyar lira tasarruf sağlandı

Kalıcı yaz saati uygulamayasıyla elektrik faturalarında tasarruf 6 milyar liraya ulaştı. Yaz saati uygulamasının başladığı 2016 yılından bugüne kadar elde edilen toplam enerji tasarrufu ise 6,82 milyar kilovatsaat olurken, yaklaşık 1,9 milyon kişinin bir yıllık enerji ihtiyacı da buradan elde edilen tasarrufla karşılandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) arasında imzalanan sözleşme kapsamında İTÜ tarafından yürütülen detaylı analiz çalışmaları sonucunda, Türkiye 2016 yılında sabit yaz saati uygulamasına geçilmişti. İTÜ tarafından hazırlanan “Sabit Saat Uygulaması (SSU) Değerlendirme Raporu” ile Türkiye’de sabit saat uygulamasına geçilmesi sonucunda elde edilen kazanımlar bir kez daha sıralandı. Buna göre 08:30-17:30 mesai saatleri içerisinde daha fazla gün ışığından yararlanıldı.
Gün aşığından daha fazla yararlanmak, enerji tasarrufu sağlamak amacıyla 2016 yılında sabit yaz saati uygulamasına geçilirken, o tarihten bu yana saati ileri-geri alma uygulaması yapılmadı. Bu uygulama ile kış aylarında Avrupa ile Türkiye arasındaki saat farkı 1 saat daha artarken, Avrupa Birliği de kalıcı saate geçmek üzere çalışmalarını sürdürüyor.

Kalıcı yaz saati uygulaması ile elektrik tüketiminin düştüğü ve tasarruf sağlandığı görüldü

Türkiye’deki toplam elektrik tüketimi göz önüne alındığında 06:00-09:00 saatleri arasında elektrik tüketiminde düşük seviyede bir artış, 17:00-18:00 saatlerinde toplam elektrik tüketiminde azalış, saat 20:00 civarında ise elektrik tüketiminde artış gözlendi. Ancak, pik saatlerde meydana gelen bu değişimlerin tamamı değerlendirildiğinde elektrik tüketiminin düştüğü ve tasarruf sağlandığı görüldü.

Kalıcı yaz saati uygulamasının başlamasından bu yana elde edilen toplam tasarruf 6,82 milyar kilovatsaati buldu

Türkiye, kalıcı yaz saati uygulaması ile her yıl 1 milyar lirayı aşan oranlarda tasarruf elde etti. Uygulamanın başlamasından bu yana elde edilen toplam tasarruf 6,82 milyar kilovatsaati buldu. Yani 2020 yılında kişi başı elektrik tüketimi 3 bin 661 kilovatsaat olarak hesaplandığında 1.9 milyon kişinin bir yıllık elektrik ihtiyacı buradan elde edilen tasarrufla sağlanmış oldu.

6 yılda 6 milyar lira tasarruf sağlandı

Bu tasarrufun parasal karşılığı ise tek zamanlı tarifeye göre 3,97 milyar lira olurken, farklı saat aralıklarında farklı fiyat tarifelerinin uygulandığı üç zamanlı tarifeye göre ise 5,94 milyar lira olarak kayda geçti.

Yaz saati uygulaması ile elektrik enerjisinin saatlik referans fiyatı düştü

Yaz saati uygulaması ile elektrik enerjisinin saatlik referans fiyatında da düşüş gözlemlendi. Kış saati uygulama sisteminde günlük olarak tüketimin en yoğun olduğu saatlerde (puant) öğlen ve akşama doğru iki defa pik yük oluşurken, yaz saati uygulaması sonucu sadece öğlen saatlerinde bir pik yük zaman aralığı kaldı. Akşam saatlerinde oluşan puant aralığında yük tasarrufu gerçekleşirken puant saatlerde Piyasa Takas Fiyatları’nda da düşüş meydana geldi.

Avrupa yaz saati uygulamasını kalıcı hale getirecek

Avrupa Birliği Komisyonu, önceki yıllarda kıta genelinde 4,6 milyon Avrupalının görüşüne başvurarak yaz saati uygulamasını kalıcı hale getirmeyi masaya yatırdı. Ankete katılan Avrupalıların yüzde 80’den fazlası Türkiye’de uygulamada olan kalıcı yaz saatinden yana oy kullandı.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, daha önce İTÜ ile imzalanan protokolle yaz saati uygulamasının enerji tüketimine yansımasının incelendiğini açıklamıştı. Bakan Dönmez, bu bilimsel araştırma sonuçlarına ilişkin de şu değerlendirmede bulunmuştu:

“Bilimsel araştırma sonuçları ülkemizin jeopolitik konumu, batısındaki sanayileşme, kentleşme, enerji yoğunluğu ile doğusu ve batısı arasındaki doğal saat farkı olan 1 saat 16 dakika da dikkate alındığında uygulanan saat diliminin GMT+3 kalmasından elde edilecek enerji verimliliği kazanımlarına olumlu katkılar sağlayacağı görülmüştür.”

Mustafa Cenik
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.