DÜNYA - 27 Mayıs 2025 Salı 20:26 | Son Güncelleme : 27 Mayıs 2025 Salı 20:33

Kanada’da 1977’den bu yana bir ilk: İngiltere Kralı Charles parlamentoda taht konuşması yaptı

A
A
A

İngiltere Kralı III. Charles’ın resmi ziyaret kapsamında geldiği Kanada’da parlamentoda taht konuşması yaparak, 1977’den bu yana bir ilke imza attı.

İngiltere Kralı III. Charles’ın Kanada’da temasları devam ediyor. Kral Charles, Kanada’da parlamentoda taht konuşması yaparak, 1977’den bu yana bir ilke imza attı. Kanada parlamentosuna İngiliz monarşisinin başı olarak en son 1977’de Kraliçe II. Elizabeth hitap etmişti.

Kral Charles, Kanada parlamentosunun 45. yasama döneminin açılışı vesilesiyle bir konuşma yaptı. İngiltere Kralı unvanının yanı sıra İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) bölgesinin kralı olması nedeniyle resmi olarak Kanada Kralı makamının da sahibi olan Kral Charles, parlamentoda Kraliçe Camilla ile birlikte Kral ve Kraliçeye ayrılan tahta oturdu.

Bu nedenle "taht konuşması" olarak anılan hitabında Kral Charles, Kanada’nın annesi Kraliçe II. Elizabeth’in 1957 ve 1977 yıllarında yaptığı taht konuşmalarından bu yana büyük bir değişiklik yaşadığını ifade etti.

İngilizce ve Fransızca yaptığı konuşmada Kral Charles, Kanada’nın artık tamamen bağımsız, çok kültürlü ve özgün kimliğe sahip bir ülke olduğunu ve İngiliz, Fransız ve yerli halkların kökleri üzerine kurulu olduğunu vurguladı.

"Kanada, yaşam süremiz boyunca görülmemiş zorluklarla karşı karşıya"

ABD Başkanı Donald Trump’ın Kanada’yı 51. eyalet yapma açıklamalarına karşı Kanada’nın egemenliğine ve İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) dahilindeki yerine destek mesajı taşıyan ziyaret çerçevesindeki konuşmasında Charles, küresel ticaret sisteminin değiştiğini ve bu çerçevede Kanada’nın partnerleriyle olan ilişkilerinin de yeniden tanımlandığını ifade etti.

Kral Charles, "Kanada, yaşam süremiz boyunca görülmemiş bazı zorluklarla karşı karşıya. Birçok Kanadalı, bu durumdan endişe duyuyor. Ancak bu dönem aynı zamanda olağanüstü bir fırsat sunuyor. Yenilenme fırsatı. Büyük düşünme ve daha da büyük adımlar atma fırsatı" dedi.

Senato ve Avam Kamarası mensuplarına seslenen Charles, "Bu, Kanada’nın İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ekonomisindeki en büyük dönüşümü başlatma fırsatıdır" ifadelerini kullandı. Kral Charles, Kanada’nın kendi değerlerine sadık kalarak yeni ittifaklar ve yeni bir ekonomi inşa edebileceğini söyledi.

Kanada-ABD ilişkileri

ABD ile ilişkilere de değinen Kral Charles, Kanada Başbakanı ile ABD Başkanı’nın iki ülke arasında yeni bir ekonomik ve güvenlik ilişkisi tanımlamaya başladıklarını söyledi. Kanada ile ABD arasındaki ilişkinin karşılıklı saygı ve ortak çıkarlara dayandığını vurgulayan Charles, "İlişkiler, her iki egemen ülke için de dönüşümsel faydalar sağlama amacı taşımaktadır" dedi.
ABD’nin Kanada’ya yönelik vergileri artırma sebeplerinden biri olarak gösterdiği sınır güvenliği konusuna da değinen Charles, Kanada hükümetinin sınır güvenliğini artıracak önlemler alacağını açıkladı. Charles ayrıca, Kanada hükümetinin silahlı kuvvetlerini yeniden yapılandırarak Kanada’nın egemenliğini koruyacağını ifade etti.
Kral Charles, konuşmasını Kanada ulusal marşının sözlerine gönderme yaparak "Gerçek Kuzey, gerçekten de güçlü ve özgür" ifadeleriyle sonlandırdı.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.