SAĞLIK - 17 Aralık 2020 Perşembe 13:20

'Kanseri ağrısız yenebilirsiniz'

A
A
A
'Kanseri ağrısız yenebilirsiniz'

Kanser ağrılarının uyutmayan, depresyona yol açan, yorgunluk, bitkinlikle ortaya çıkan dayanılmaz ağrılar olduğunu belirten Prof. Dr. Haci Ahmet Alıcı, "Kanser olmak her zaman ağrı çekmek anlamına gelmez. Kanser ağrıları en şiddetli ağrılar arasındadır ve yüzde 60 ila 95 arasında tedavi edilebilir. Kanser hastaları hiçbir zaman umutsuzluğa ve ıstıraba terk edilmemeli, ağrı tedavisi bu hastaların en doğal hakkıdır” dedi.

Medipol Mega Üniversitesi Hastanesi Algoloji (Ağrı tedavisi) Bölümünden Prof. Dr. Haci Ahmet Alıcı, kanser ağrılarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Alıcı, kanser hastalarının ağrıyla ilgili deneyimlerinin birbirinden farklı olduğunu belirterek, “Kanser ağrılarının şiddeti, algılanması ve seyri her hastada aynı değildir. Aynı tür tümör ve evre kanserlerde bile ağrı aynı şeklide algılanmaz bu hastadan hastaya değişir. Kanserin yayılımı, evresi, tümörün cinsi gibi faktörler de hastaların ağrıyı farklı yaşamalarında oldukça etkilidir. Kanser hastalarında hem akut hem de kronik ağrıya rastlanır. Akut ağrının tanımı kolaydır ve nedenin tedavisi ile kolaylıkla ortadan kalkabilir. Kronik ağrı çoğu kez nedenin tedavisi ile geçmez. Bu hastalarda kişilik, hayat tarzı ve fonksiyonel yetenekte anlamlı değişiklikler olur. Tümörün hızla çoğalarak normal dokuları tahrip etmesi sonucunda ortaya çıkan hem kanserin erken döneminde hem de ileri döneminde görülen meme prostat, yumurtalık ve rektum ağrıları akut ağrıdır. Kanserin ileri evresinde metastazlar sonucu ortaya çıkan omurga ile kalça kırıkları ve bağırsak tıkanıklığı da akut ağrı şeklindedir. Tümör cerrahisi, kemoterapi ve radyoterapi sonucu ortaya çıkan ağrıda akut ağrı şeklindedir” diye konuştu.

"Metastazla birlikte ağrı artar"

Kronik ağrının hastalığın ilerlemesine bağlı gelişebileceğine işaret eden Prof. Dr. Alıcı, sözlerine şöyle devam etti: "Tümörün yayılmasıyla ağrının şiddeti artar. Psikolojik faktörler ön plana çıkmaya başlar. Nedenin tedavi edilemediğini görerek ağrı tedavisine başlamak seçilecek en iyi yoldur. Ayrıca kronik ağrı kanser tedavisine bağlı olabilir. Cerrahi sonrası iyileşmeyen insizyona bağlı kronik ağrı sendromu, postoperatif nöropatik sendromlar, radyoterapi veya kemoterapi sonrası çeşitli ağrı sendromları görülebilir. Kronik ağrıların en sık rastlanan sebebi kemiklere olan metastaz sonucu ortaya çıkar ve akciğer, meme, böbrek, prostat ve tiroit kanserlerinde görülür. Hareketle artan sürekli bir ağrıya sahiptirler ve ağrı geceleri daha fazla olmak üzere künt, sızlayıcı veya derin, bıçak saplanması, batma tipindedir. Kas krampları ve çekilme tarzında ağrılarda görülebilir. Sinirlere ve omuriliğe yayılması sonucu sürekli yanıcı veya aralıklı bıçak saplanması şeklinde ağrı ortaya çıkar. Bu bölgede uyuşma ve karıncalanma ve kas gücü kaybı ortaya çıkar".

"Geçmeyen ağrı kanser belirtisi olabilir"

Prof. Dr. Alıcı, kanser belirtisi olan ağrıları ise şu şekilde açıkladı: "Kanserlerin ilk belirtisi ağrı olabilir. Ancak yumurtalık kanseri, rahim ağzı kanseri, birincil beyin tümörleri ve meme kanseri ağrıya yol açmadan ortaya çıkabilirler. Bazı kanserler ise ağrı ile belirti verebilir. Kemik kanserleri, kemik ve eklem ağrılarıyla, pankreas kanseri ise kuşak tarzındaki ağrısıyla, karın içerisindeki organ kanserleri ise karın ağrısı ile rektum (son bağırsak) kanseri ise makatta özel bir ağrıya yol açarak ağrı ile belirti veren kanserlerdendir. Yine sırt ağrısı akciğer kanserinin, baş ağrısı ise beyin tümörlerinin belirtisi olabilir. Ani başlayan, keskin, daha önce yaşanan ağrılardan çok daha şiddetli, hiç ara vermeden devam eden ağrı, basit ağrı kesicilerle geçmeyen ağrılar kanser belirtisi olabilir. Bu tip ağrılarda kişi hekime müracaat etmelidir. Ağrıyla birlikte bulantı, kusma, zayıflama, kabızlık, kansızlık, terleme makattan kan gelmesi, halsizlik, iştahsızlık gibi şikayetler varsa acele edilmelidir".

"Her tedavinin ağrısı farklıdır"

Kanser tedavisinde her tedavi türünün kendine özgü yan etkileri bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Alıcı, "Kanserin ameliyatla alınması, ameliyat alanında ağrıya neden olabilir. Ameliyat sonrası ağrının çoğunun ameliyat sırasında meydana gelen sinir hasarıyla ilgili olduğu düşünülmektedir. Bir uzvu veya göğsü çıkarılmış kişiler, uzuv veya göğüs hala varmış gibi ağrı hissedebilirler (hayali ağrı, fantom ağrısı). Radyasyon tedavisi de ciltte kızarıklığa ve yanma hissine neden olabilir. Radyasyonun vücudun hangi kısmına uygulandığına bağlı olarak ishal, ağız yaraları veya yorgunluk gibi başka sorunlara neden olabilir. Işın tedavisine bağlı bağırsak iltihabı ışın tedavisi sonrasında yüzde 2 ila 10 sıklığında gözlenir. Işın tedavisinden 3 ay-30 yıl sonra ortaya çıkabilir. İshal, kanlı dışkı, karında kramp tarzında ağrılar ve sürekli ıkınma hissi vardır. Işın tedavisine bağlı omurilik hasarı geçici veya kalıcı olarak görülebilir. Geçici tip boyun hareketleriyle ortaya çıkar. Kalıcı tipte ise ağrı şiddetlenerek süreklilik kazanır. Kemoterapinin yan etkilerinde ise mide bulantısı, yorgunluk, enfeksiyon, saç dökülmesi ve sinir ağrısı (nöropati) görülebilir. Akut veya kronik olarak görülebilir. Kemoterapide kullanılan yüksek kortizonun birden kesilmesinden dolayı steroid pseudoromatizması dediğimiz yaygın kas ve eklem ağrıları ile kendini belli eden bir tablo ortaya çıkabilir. Ayrıca uzun süreli kortizon kullanımına bağlı kol ve bacak kemik uçlarında hassasiyet omuz ve kalçada hareketle şiddetlenen künt ve sızlayıcı ağrı ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı.

"Kanser ağrıları tedavi edilebilir"

Prof. Dr. Alıcı, kanser ağrılarının tedavi edilebilen ağrılar olduğunu belirterek, "Kanser ağrısı uyutmayan, depresyona yol açan, yorgunluk, bitkinlikle ortaya çıkan dayanılmaz ağrılardır. Kanser olmak her zaman ağrı çekmek anlamına gelmez. Ancak ağrı yaşayanlar için bunu kanser olmanın normal bir parçası olarak kabul etmek zorunda değilsiniz. Bu ağrıların mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Her kanserli hasta ağrı çeker anlayışı yanlış bir anlayıştır. Kanser hastaları hiçbir zaman umutsuzluğa ve ıstıraba terk edilmemeli, ağrı tedavisi bu hastaların en doğal hakkıdır. Kanser ağrısını kontrol etmenin birçok farklı yöntemi vardır. Acı çekmediğinizde, daha iyi uyuyabilir ve yemek yiyebilir, aileniz ve arkadaşlarınızla birlikte olmanın tadını çıkarabilir, işinize ve hobilerinize devam edebilirsiniz. Ağrınız olduğunda doktorunuza ve hemşirenize söyleyin. Çünkü ne kadar ağrınız olduğunu yalnızca siz bilirsiniz, sizi bir ağrı uzmanına yönlendirebilir. Kanser ağrıları en şiddetli ağrılar arasındadır ve yüzde 60 ila 95 arasında tedavi edilebilir. Tedavi edilebilir ağrıların yaklaşık yüzde 80’i kolay, yüzde 20’si de zor kontrol edilebilen türden ağrılardır" açıklamalarında bulundu.

"Ağrı pompaları, sinir blokları uygulanabilir"

Kanser ağrısına karşı uygulanan yöntemlerini açıklayan Prof. Dr. Alıcı, sözlerini şöyle tamamladı: "Ağrıyı hafifletebilecek girişimsel prosedürler ve cerrahi tekniklerin yanı sıra birçok ilaç ve kanser tedavisi ve bunları uygulama yolları vardır. Ağrı kontrolü, kanser tedavisinin de bir parçasıdır. Hastanın doktorundan ağrısını kontrol etmede en etkili olan metodun ne olduğunu öğrenmesi hakkıdır. Kısaca hastanın ağrı kesici isteme hakkı vardır. Kanser ağrılarında medikal ve girişimsel olmak üzere iki tür tedavi vardır. Medikal tedavide analjezik ilaçlar dediğimiz ağrı kesici ilaçları kullanıyoruz. Girişimsel işlemler ise ağrının iletilmesinden sorumlu sinirlerin bloke edilmesini sağlayan sinir blokları, ağrı kesici ilaçların verildiği port pompa sistemleri, kordotomi dediğimiz ağrının beyne iletilmesini sağlayan ağrı yollarının radyofrekans ile tahrip edilmesi, bazı cerrahi yöntemler, kemoterapi ve radyoterapi sayılabilir".

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Yavuz Derin Deniz Sondaj Gemisi’ne ‘Sıfır Atık Festivali’ yazılı bir pankart asıldı İstanbul’da yapılacak olan ‘Sıfır Atık Festivali’ öncesinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Yavuz Derin Deniz Sondaj Gemisi’ne ‘Sıfır Atık Festivali’ yazılı bir pankart astı. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sıfır Atık Vakfı iş birliğinde 4-7 Haziran tarihlerinde İstanbul Atatürk Havalimanı’nda gerçekleştirilecek olan ‘Sıfır Atık Festivali’ öncesi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Yavuz Derin Deniz Sondaj Gemisi’ne ‘Sıfır Atık Festivali’ yazılı bir pankart astı. Pankartta, "Biz Mavi Vatan’da enerjide tam bağımsız Türkiye için çalışırken, sizin rotanız Sıfır Atık Festivali olsun" çağrısı yapıldı. "Rotanız Sıfır Atık Festivali olsun" Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, sosyal medya hesaplarından Yavuz Derin Deniz Sondaj Gemisine ‘Sıfır Atık Festivali’ yazılı pankart asıldığı anlara ilişkin bir görüntü paylaştı. Paylaşımda, "Yavuz Sondaj Gemimizden mesaj var! ’Biz Mavi Vatan’da enerjide tam bağımsız Türkiye için çalışırken, sizin rotanız Sıfır Atık Festivali olsun.’ ’Enerjide Verimlilik, Gelecekte Dönüşüm’ mottosuyla düzenlenen Sıfır Atık Festivali, 4-7 Haziran tarihlerinde Atatürk Havalimanı’nda! Geleceğe yön veren bu büyük dönüşümün bir parçası olmak için festivalde buluşalım" ifadelerine de yer verildi. Birçok etkinlik olacak Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Sıfır Atık Festivali’nde hazırlayacağı etkinliklerle enerji alanında atılan adımları anlatırken, enerji verimliliği bilincini de genç kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Festival boyunca çocuklar ve gençler; enerjinin nasıl üretildiğini, neden tasarruf edilmesi gerektiğini, atıkların nasıl ekonomik değere dönüştürülebileceğini ve sürdürülebilir bir gelecek için bireysel sorumlulukların önemini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı yakalayacak. Ziyaretçiler, enerji verimliliği, geri dönüşüm ve kaynak yönetimi alanındaki uygulamaları da yakından görecek. İnteraktif içerikler Ayrıca, festival alanında kurulacak özel bölümlerde Türkiye’nin enerji bağımsızlığı yolculuğunun önemli sembolleri arasında yer alan sondaj gemilerine ilişkin çalışmalar da yer alacak. Fatih Sondaj Gemisi maketi, doğal gaz arama faaliyetlerini anlatan uygulamalar ve enerji altyapısına ilişkin interaktif içerikler ziyaretçilerle buluşacak. Festivalde ayrıca Silivri ve Tuz Gölü Doğal Gaz Depolama Tesisleri ile Türkiye’nin doğal gaz iletim altyapısını anlatan uygulamalar da bulunacak. Bu çalışmalar sayesinde enerji arz güvenliğinin önemi somut örneklerle ziyaretçilere aktarılacak. Deneyim alanları Festival kapsamında çocuklara yönelik hazırlanan uygulamalar, enerji verimliliği bilincinin erken yaşlarda kazandırılmasının önünü açacak. Koşarak ve pedal çevirerek elektrik üretilebilen sistemler sayesinde çocuklar, enerjinin emek ve kaynak gerektiren bir değer olduğunu deneyimleyerek öğrenecek. İlaveten, yenilenebilir enerji eğitim kitleri, güneş enerjisi uygulamaları, enerji verimliliği temalı oyun alanları ve atölyeler de enerji tasarrufu kültürünün eğlenceli yöntemlerle anlatılmasını sağlayacak. Güneş enerjisiyle çay demleme, yiyecek hazırlama ve farklı uygulamaların gerçekleştirileceği deneyim alanları ise temiz enerji teknolojilerinin günlük yaşamda nasıl kullanılabileceğini gösterecek. Ayrıca festivalde, yapay zeka destekli uygulamalar, robot teknolojileri, hidrojen enerjisi sistemleri, enerji verimli ulaşım çözümleri, dikey tarım uygulamaları ve yenilenebilir enerji teknolojileri de ziyaretçilerle buluşacak.
İstanbul THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, Dünya Kabin Memurları Günü’nü kutladı Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Dünya Kabin Memurları Günü’nde THY Ekip Terminali’ndeki kabin ekiplerini ziyaret etti. Türk Hava Yolları (THY) Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, 31 Mayıs Dünya Kabin Memurları Günü’nde İstanbul Havalimanı’nda bulunan THY Ekip Terminali’nde görevli kabin ekiplerini ziyaret etti. Şeker, sosyal medya hesabından ziyaretlere ilişkin açıklamalarda bulundu. "Kabin ekiplerimizin emeği, gayreti ve temsil gücü çok değerli bir yere sahip" Şeker, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamasında ekip terminalinde görevli kabin ekiplerine yaptığı ziyarete vurgu yaparak, "Dünya Kabin Memurları Günü vesilesiyle İstanbul Havalimanı Ekip Terminalimizde kabin ekiplerimizi ziyaret ettik. Türk Hava Yolları’nın bugün dünyada en çok ülkeye uçan havayolu olarak ulaştığı güçlü konumda kabin ekiplerimizin emeği, gayreti ve temsil gücü çok değerli bir yere sahip. Yolcularımızın seyahat boyunca hissettiği güven, huzur ve memnuniyetin arkasında ekiplerimizin özverili çalışması bulunuyor. Uzun saatler süren uçuşlarda, yoğun operasyon temposunda ve her türlü şartta sergiledikleri profesyonellik, hepimiz için büyük bir gurur kaynağı. İşlerini yalnızca görev sorumluluğuyla değil, büyük bir gönül bağıyla yaptıklarına hep birlikte şahit oluyoruz" dedi. "Bugünü hep birlikte yeni rekor günümüz olarak hatırlayacağız" Açıklamasının devamında Şeker, "Bugün bu özel günü kutlarken, aynı zamanda Türk Hava Yolları tarihinin en yoğun operasyon gününü de icra ediyoruz. Türk Hava Yolları ve AJet olarak bugün toplamda bin 877 uçuşumuzda yaklaşık 330 bin yolcumuzu ağırlayacak, onları ödüllü hizmet anlayışımız ile ülkemizin ve dünyanın dört bir yanına ulaştıracağız. Kabin ekiplerimizi tam da bu tarihî rekora imza atarken ziyaret ettiğimiz için ayrıca mutlu olduk. Bugünü hep birlikte yeni rekor günümüz olarak hatırlayacağız. Güncel rakamlar ile birlikte büyük bir operasyon gerçekleştirdiğimiz 22-31 Mayıs tarihleri arasında ise Türk Hava Yolları ve AJet olarak 2 milyon 815 bin yolcumuzu 16 bin 580 uçuşumuzda taşımış olacağız. Güler yüzü, disiplini ve enerjisiyle Türk Hava Yolları’nı gökyüzünde güçlü ve ayrıcalıklı kılan tüm kabin ekiplerimize emekleri, fedakarlıkları ve markamıza kattıkları değer için teşekkür ediyor, hepsinin 31 Mayıs Dünya Kabin Memurları Günü kutluyorum. Nice emniyetli, sağlıklı ve başarılarla dolu uçuşlarda birlikte olmayı diliyorum" ifadelerine yer verdi.