GÜNDEM - 05 Eylül 2016 Pazartesi 09:42

Kardeşi için adalet istiyor

A
A
A
Kardeşi için adalet istiyor

Manisa’nın Turgutlu ilçesinde 29 Temmuz Cuma günü yol kenarında cesedi bulunan 20 yaşındaki Enes Özgül’ün ağabeyi Üveys Özgül, kardeşinin ölümüne neden olanların bulunarak adalete teslim edilmesini istiyor.

Olay, 29 Temmuz Cuma günü meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Manisa-Turgutlu karayolu Bağyurdu OSB kavşağı yakınlarında yaya olarak seyreden 2 kişi bankette bir erkek cesedi gördü. Cesedi görenler durumu polis ekiplerine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri intikal etti. Sağlık ekipleri şahsın öldüğünü tespit etti. Ardından bölgeye savcı, olay yeri inceleme ekipleri gelerek çalışma yaptı. Üzerinden kimlik çıkmayan ve vücudunun büyük bir bölümde yara izleri bulunan şahsın kazaya mı yoksa cinayete mi kurban gittiği henüz netlik kazanmazken, savcılık ve emniyet güçleri konuyla ilgili çok yönlü soruşturma başlattı.

Kardeşi için adalet istiyor
Cesedinde büyük ölçüde yaralar bulunan ve üzerindeki kıyafetleri ve ayakkabılarının da çıkarılmış olduğu gözlenen 20 yaşındaki Enes Özgül’ün gözü yaşlı ağabeyi Üveys Özgül ise kardeşinin ölümüne neden olanların bir an önce bulunmasını ve adalete teslim edilmesini istiyor. Olay günüyle ilgili bilgi veren ağabey Üveys Özgül, “Kardeşim 28 Temmuz Perşembe günü evden babamlarla tartışıp çıkıyor. O gece eve gelmedi. Sonra da ertesi gün bir haber geldi. Babamı aramışlar. Kardeşim Turgutlu’ya 5 kilometre kala mesafede ölü bulunmuş. İlk etapta trafik kazasından şüphelendiler ama ne çarpan var ne bunu yapanlar var. Bugün 38 gün oldu. Ne polis ne savcı bize yeterli içimizi rahatlatacak bir bilgi vermiyor. Kardeşim daha küçüktü. Askere gidecekti. Askerden geldikten sonra biz onun düğününü yapacaktık. Ben onu damatlık içinde hayal ederken kefene koydum kardeşimi. Bunu yapanların bulunmasını istiyorum. En azından bir nebze de olsun içimizin rahatlatılmasını istiyoruz. Annem perişan. Hayatımız tepetaklak oldu” dedi.

“İşkence yapılarak öldürülmüş”
Kardeşinin ölümüyle ilgili kaza süsü verilmiş bir cinayetten şüphelendiğini söyleyen Özgül, “20 yaşındaki çocuğa işkence yapılmış. Ölü bulunduğunda üzerinde tişörtü, ayağında ayakkabıları bile yokmuş. 2 ay olacak henüz net bir şey yok. Bir an önce sorumluların bulunup adalete teslim edilmesini istiyoruz. Kaza süsü verilmiş bir cinayet gibi bakıyorum. Vücudunda çok sayıda darp izi var. Kafasında kırık var. Elinde, kolunda sigara söndürmüşler. İşkenceyle öldürüldüğünü ve kaza süsü verildiğini düşünüyorum. Araba çarpmış bile olsa kasti bir cinayetmiş gibi geliyor. Ama net bir şey bilemiyoruz. 20 yaşında bir çocuktu. Yarı çıplak öldürülmeyi hak etmiyordu” dedi.
Özgül ayrıca kardeşi Enes’in ölümüyle ilgili bilgisi olanların bu bilgiyi polis ve savcılıkla paylaşmasını istedi.

Aykut Yeniçağ

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Osmaniye Oltalar birincilik için denize atıldı Osmaniye Surf Casting Balık Spor Kulübü tarafından 4. Geleneksel Olta ile Balık Yakalama Turnuvası düzenlendi. Hatay’ın Erzin ilçesindeki Burnaz Sahili’nde yapılan turnuvaya Adana, Osmaniye, Hatay ve Mersin’den gelen takımlar, akşam saat 19.00’dan sabah 07.00’ye kadar kıyasıya mücadele etti. Kura çekimleriyle başlayan turnuva, balıkçıların birincilik adına oltasını Akdeniz’in mavi sularına atmasıyla sürdü. Turnuvada, resmi sirkülerdeki boyutlara göre en çok balığı tutan ilk 3’e ve en büyük balığı yakalayana ödül verildi. Mersin’den yarışmaya nişanlısı İrem Saral ile birlikte katılan Asrın Parmaksız, "Mersin’den geldik nişanlımla beraber turnuvaya katılmaya karar verdik geldik yarışacağız ne olacağını bizlerde bilmiyoruz. 4 yaşımda başladım balıkçılığa sonradan geliştirince Surf Casting’e de başladık. Sevgili olduktan sonra ben İrem’e öğrettim bu sporu. Daha yeni 2-3 yıl oldu başlayalı. Öğrenmeye çalışıyor" dedi. Bu spora nişanlısı sayesinde başladığını belirten İrem Saral, "Ben öncesinde nişanlımın yanına geliyordum çay kahve falan içiyordum. Baktım böyle olmuyor kendime ’Sen de balığa başla’ dedim. Çok güzel bir etkinlik, eğleniyoruz" diye konuştu. Balıkçılık sporunun maddi anlamda pek bir katkısının olmadığı ama maneviyat olarak dostluk ve arkadaşlık anlamında çok katkısı olduğunu söyleyen Mehmet Zafer Aykanat, "Osmaniye Surf Casting Balık Spor Kulübü’nün düzenlediği kıyıdan balık tutma yarışmasına, Mersin’den katılıyoruz. AKOB-DER ailesi olarak 9 takım olarak katıldık. Burnaz Sahili’ndeyiz şuan. İnşallah güzel bir yarışma olur ve biz birinci oluruz. Maddi olarak hiçbir katkısı yok. Bu hobi sayesinde çok güzel bir arkadaş çevresi edindik, sosyal bir aktivitede bulunuyoruz. Genç arkadaşlara özellikle tavsiye ediyorum, mutlaka bu hobinin bir uçundan tutsunlar, başlasınlar. Seveceklerinden eminim" ifadelerini kullandı.
Diyarbakır Tahir Elçi davasında savcıdan sanık 3 polis için beraat talebi Diyarbakır’ın merkez Sur ilçesinde 9 yıl önce dönemin Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin hayatını kaybetmesine ilişkin davada savcı, tutuksuz yargılanan 3 polisin beraati yönünde talepte bulundu. Diyarbakır 10. Ağır Ceza Mahkemesinde 6 Mart’taki duruşmada dosyanın kapsamlı olduğu gerekçesiyle ek süre talep eden cumhuriyet savcısı, mütalaasını tamamladı. Savcının 25 Nisan’da mahkemeye sunduğu mütalaasında, "Olay yerinde görevli polis memuru sanıklar S.T., F.T. ve M.S. ile adı geçen teröristler arasında gerçekleşen silahlı çatışma anında nereden geldiği yapılan tüm araştırmalara rağmen tespit edilemeyen kurşun ile maktulün hayatını kaybettiği kanaatine varılmıştır” ifadeleri yer aldı. Mütalaada, şunlar kaydedildi: "Sonuç olarak sanıklar S.T, F.T. ve M.S’nin maktule yönelik olarak atılı ’bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işlediklerine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilememesi karşısında, amacı maddi gerçeğin ortaya çıkarılması olan ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden birisi olan ’şüpheden sanık yararlanır’ ilkesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/2 maddesi ile garanti altına alınan masumiyet karinesi uyarınca, müsnet suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/2 (e) maddesi gereğince ayrı ayrı beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." Davada 12 Haziran’daki duruşmada karar verilmesi bekleniyor. Sur ilçesinde 28 Kasım 2015’te Diyarbakır Barosunca, terör saldırılarında zarar gören tarihi Dört Ayaklı Minare’ye dikkati çekmek amacıyla basın açıklaması yapılmış, açıklamanın ardından teröristlerin saldırısı sonucu polis memurları Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur şehit olmuş, çıkan çatışmada dönemin Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi hayatını kaybetmişti. Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede, saldırının ardından kaçan terör örgütü PKK mensubu Mahsum Gürkan’ın bölgede gerçekleştirilen operasyonda etkisiz hale getirildiği belirtilerek, hakkında yakalama kararı çıkarılan terörist Uğur Yakışır’ın "devletin birliği ve ülke bütünlüğünü bozmak", 2 polis memurunu "kasten öldürmek" suçlarından 3’er kez ağırlaştırılmış müebbet ile Tahir Elçi’yi "olası kastla öldürmek"ten 20 yıldan 25 yıla, polis memuru S.T’yi "öldürmeye teşebbüs"ten 20 yıla, "mala zarar vermek" ve "ruhsatsız silah bulundurma, taşıma veya satın alma"dan da 1 yıl 4 aydan 5 yıla kadar hapsi isteniyor. Mahkeme heyetince, hakkında yakalama kararı çıkarılan terörist Uğur Yakışır’ın dosyasının ayrılmasına karar verilmişti. Polis memurları S.T, F.T. ve M.S. hakkında da "bilinçli taksirle ölüme sebebiyet verme" suçundan 2 yıldan 6’şar yıla kadar hapis talep ediliyor.
Sinop Sinop’ta bir garip olay: Tarımsal sulama boruları kayboldu Sinop Valisi Dr. Mustafa Özarslan’ın, geçen günlerde Sinop Mertoğlu köyü halk buluşmasında vatandaşlar tarafından gündeme getirilen tarımsal sulama borularının kaybolması merak konusu oldu. Sinop’un Merkez ilçesine bağlı Çobanlar köyü Muhsinli Göleti’nden, Merkez Kılıçlı köyü ovasına giden tarımsal sulama boruları ortadan kaldırıldı. Yaklaşık 200 metrelik metal sulama borularının kim ve kimler tarafından hangi amaçlı alındığı merak konusu oldu. Konu ile ilgili konuşan Sinop Mertoğlu köyü Muhtarı Mustafa Ünal, “Sinop Karasu Ovası’na tarımsal sulama amaçlı gelen su kanallarının tamamı tahrip oldu. İddialara göre geçen sene selden dolayı etkilenen köprünün üzerinden geçen su boruları taşkına sebebiyet verdiği gerekçesiyle boruların söküldüğü ve dolayısıyla göletten Sinop Kılıçlı köyüne geçen su borularının ortadan kaldırıldığı ve boruların nerede olduğu bilinmiyor. Gölet yıllar önce yapılmış. Su haznesi çeltik suyunu sulamaya yetmiyor. Göletten gelen beton kanallar tahrip olmuş. Su geçmiyor. Bu konuyla ilgili daha önce yetkililere dilekçe vermiştim. Yetkililerden tekrar bu konunun incelenmesini ve tekrar bu göletin Karasu Ovası’nı sulamasına yardımcı olmasını istiyoruz. Son zamanlarda suyun öneminin daha çok olduğu biliniyor. Böyle bir imkanımız varken biz bu göleti kullanmak istiyoruz” dedi. Sinop İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Yahya Çınkıl, konuyla ilgili inceleme başlattıklarını söyledi.
Bursa İnegöl’de çetenin faaliyetlerini başlatanın “Hanımağa” lakaplı iş kadını olduğu ortaya çıktı Bursa İl Emniyet Müdürlüğü KOM Şube Müdürlüğü ile Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yapılan çalışmalar sonucu Bursa merkezli 7 ilde düzenlenen eş zamanlı “Mahzen-32” operasyonunda elebaşının da içerisinde bulunduğu organize suç örgütü üyesi 27 kişi, kıskıvrak yakalandı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan çete üyeleri geniş güvenlik önlemleri alınarak adliyeye sevk edildi. Ayrıca, İnegöl’de yine bir işletmesi bulunan 41 yaşındaki “Hanımağa” lakaplı kadının ise ilçede çetenin faaliyetlerini başlatan kişi olduğu öğrenildi. Bursa merkezli İstanbul, Ankara, Trabzon, Sakarya, Yalova ve Diyarbakır’da düzenlenen “Mahzen-32” operasyonları ile elebaşılığını cezaevinde olan Ümit Saral’ın kardeşi Hakkı Saral’ın yaptığı suç örgütü çökertildi. Organize suç örgütü üyesi şüphelilerin, Bursa merkez ve İnegöl’de vadeli araç alım satım faaliyetlerinde bulunarak vatandaşlardan silah zoruyla yüksek miktarlarda para tahsilatı yaptıkları tespit edildi. Bunun yani sıra Bursa’ya il dışından getirdikleri yaşları 17 ile 25 arasında tetikçiler vasıtasıyla para vermeyi kabul etmeyen kişilere ve bu kişilerin iş yerlerine yönelik silahlı saldırı düzenledikleri öğrenildi. Sıkı takibin ardından çete çökertildi Bursa’ya farklı illerden gelerek vadeli araç alımı yapanların adreslerini tespit ettikleri ve bu kişileri hürriyetlerinden yoksun bırakarak darp ettikleri, araç alım satımı nedeniyle kişiler arasında meydana gelen alacak-verecek konularına müdahil oldukları ve sözde mahkemeler kurarak haksız menfaat sağladıkları, silahla ölüm tehdidinde bulundukları kişilerin iş yerlerine ve araçlarına zorla el koydukları ve bu malları örgüt üyelerinin üzerine geçirdikleri, silah ve tehdit zoru ile el konulan araçları hediye adı altında örgütün elebaşına verdikleri ve suç faaliyetleri esnasında, güvenlik güçlerine yönelik silahlı saldırıda bulundukları tespit edildi. Operasyon için düğmeye basan polis, çeteyi çökertti. Operasyonlarda çetenin elebaşını Hakkı Saral’ın da arasında bulunduğu organize suç örgütü üyesi 27 şüpheli yapılan operasyon ile kıskıvrak yakalandı. Operasyonlar sonucu 10 iş yeri ile 34 evde yapılan aramalarda 16 adet tabanca, 56 milyon 434 bin TL değerinde 53 adet çek ve senet, bin 272 adet farklı çaplarda fişek, 430 bin 400 TL nakit para, 123 bin 800 dolar, 20 bin 800 euro ve 2 tane lüks araç ele geçirildi. İnegöl’de çetenin faaliyetlerini başlatan kişinin ise 41 yaşındaki iş kadını D.T. olduğu öğrenildi. Kendilerini takip eden polislere ateş açmışlar Kendilerini takip eden polisleri husumetlileri zanneden çete üyelerinin polisle çatıştığı ve bu olaydan kimsenin yara almadığı öğrenildi. Çetenin elebaşının da aralarında bulunduğu 27 kişi adliyeye sevk edildi Emniyete getirilen 27 çete üyesi işlemlerinin ardından geniş güvenlik önlemleri alınarak adliyeye sevk edildi.