DÜNYA - 25 Şubat 2025 Salı 22:58 | Son Güncelleme : 25 Şubat 2025 Salı 22:59

Kayıp Malezya uçağı için arama çalışmaları 11 yıl sonra yeniden başladı

A
A
A
Kayıp Malezya uçağı için arama çalışmaları 11 yıl sonra yeniden başladı

Malezya Havayolları'na ait MH370 sefer sayılı uçağın enkazının bulunması için 11 yıl sonra Hint Okyanusu'nda yeniden arama başlatıldı.

Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Çin'in başkenti Pekin'e gitmek üzere 8 Mart 2014’te havalanan Malezya Havayolları'na ait MH370 sefer sayılı uçağın enkazının bulunması için yaklaşık 11 yıl sonra Hint Okyanusu'nda yeniden arama başlatıldı. Malezya Ulaştırma Bakanı Anthony Loke, Ocean Infinity'nin uçağı aramaya yeniden başladığını belirterek, Malezya ile şirket arasındaki sözleşme detaylarının halen sonuçlandırılma aşamasında olduğunu ancak şirketinin gemilerini bölgeye konuşlandırdığını ifade etti. Loke, arama çalışmalarının ne kadar süreceğine ilişkin ayrıntıların henüz müzakere edilmediğini aktardı.

Loke, daha önce yaptığı açıklamada, sözleşmenin 18 aylık olduğunu ve uçağın bulunması halinde Malezya'nın şirkete 70 milyon dolar ödeyeceğini söylemişti. Loke, ayrıca enkaz "bulunmazsa ücret yok" ilkesine dayalı bir anlaşma yapıldığını, şirketin ücret alabilmesi için uçağın enkazını bulması gerektiğini vurgulamıştı.

Ocean Infinity, 2018'deki başarısız arama girişiminin ardından bu kez "uzmanların son veri analizlerine dayanarak" belirlenen 5 bin 800 kilometre karelik yeni bir alanda tarama yapacak. Şirkete ait Armada 7806 adlı gemi geçtiğimiz hafta sonu Avustralya'nın Perth kentinin bin 200 mil açığına demirlemişti.
Avustralya öncülüğündeki 2014-2017 yılları arasındaki aram çalışmalarında Hint Okyanusu'nda 46 bin 300 kilometre karelik alan taranmış ancak sadece uçağa ait birkaç enkaz parçası bulanabilmişti.

Ne olmuştu?

227 yolcu ve 12 mürettebat taşıyan Boeing 777 tipi MH370 sefer sayılı uçak, 8 Mart 2014'te Kuala Lumpur'dan Pekin'e giderken kaybolmuştu. Malezyalı yetkililer, uçağın kasıtlı olarak rotasından çıkarılmış olabileceğini belirtmişti. Başlatılan arama kurtarma çalışmalarında 26 ülke yer alırken, hiçbir ize ulaşılamamıştı. Haftalar sonra Malezya hükümeti, MH370'in yakıtı bitene kadar uçtuğunu ve yolculuğunun Pekin'den binlerce kilometre uzakta, Güney Hint Okyanusu'nun derinliklerinde sona erdiğini açıklamıştı. Uçağa ait olduğuna inanılan enkaz parçaları, Afrika kıyılarına ve Hint Okyanusu'ndaki adalara vurmuştu. Uçaktaki yolcuların yakınları Malezya Havayolları, Boeing, uçak motoru üreticisi Rolls-Royce ve Allianz sigorta grubu da dahil olmak üzere birçok şirketten tazminat talep etmişti. Malezya hükümeti, 2018 yılında Hint Okyanusu'nun güneyinde arama yapması için Ocean Infinity ile anlaşmış, uçağı bulması halinde 70 milyon dolara kadar ödeme yapmayı teklif etmişti, ancak iki girişim de başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Uçakta 150 vatandaşı bulunan Malezya, Avustralya ve Çin tarafından Inmarsat uydusu ile uçak arasındaki otomatik bağlantılara ilişkin verilere dayanarak Güney Hint Okyanusu'nda 120 bin kilometrekarelik bir alanda su altında arama yapılmıştı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli Adliyesi personellerinin yaşadığı sorunlar çözüm odaklı ziyaretlerde masaya yatırıldı Denizli’de kamu çalışanlarının gür sesi olan Büro Memur-Sen, adalet personelinin sorunlarını en üst makamlara taşımak için Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan ve Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman’ı ziyaret adliye çalışanlarının taleplerini masaya yatırdı. Büro Memur-Sen Denizli Adliye Şube Başkanlığı, kamu çalışanlarının haklarını savunma ve çalışma koşullarını iyileştirme noktasında saha çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Adliye personelinin çalışma koşullarını iyileştirmek ve sahada yaşanan aksaklıkları gidermek amacıyla yürütülen diplomasi trafiğinde Şube Başkanı Ömer Şeker ve Şube Başkan Vekili Ramazan Çetin, Denizli Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan’ı makamında ziyaret ederek kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Ziyaretin ana gündem maddesini, adalet mekanizmasının işleyişinde kritik rol oynayan personelin yaşadığı idari ve operasyonel zorluklar oluşturdu. Özellikle İcra Müdürlüğü bünyesinde artan dosya yoğunluğunun çalışanlar üzerindeki yüküne dikkat çeken Şube Başkanı Ömer Şeker, personel eksikliğinden kaynaklanan aksaklıkların giderilmesi için acil çözüm beklediklerini vurguladı. "Mülakat adliyeleri unutulmadı" Merkez adliyenin yanı sıra mülakat (bağlı ilçe) adliyelerinde görev yapan personelin yaşadığı idari sorunları da gündeme getiren heyet, tüm personelin talep ve beklentilerini Komisyon Başkanlığına sundu. Ziyaret sonrası bir açıklama yapan Başkan Ömer Şeker; "Adalet mekanizmamızın her bir ferdi bizim için kıymetlidir. Alın terinin karşılığı ve çalışma huzuru için sahadan aldığımız her bir talebi muhataplarına iletmeye devam edeceğiz. ‘Hayatın Her Anında Büro Memur-Sen’ sloganıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" dedi. "Nöbet Bürosu" artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk Denizli Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan’ın ardından Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman’ı makamında ziyaret eden Şube Başkanı Ömer Şeker ve Şube Başkan Yardımcısı Burcu Acar, adliye personelinin çözüm bekleyen taleplerini kapsamlı bir rapor halinde sundu. Ziyaretin en dikkat çeken başlığı, personelin iş yükünü hafifletecek olan "Nöbet Bürosu" teklifi oldu. Şube Başkanı Ömer Şeker, nöbet hizmetlerinin daha düzenli ve verimli yürütülebilmesi adına müstakil bir birim kurulmasının şart olduğunu vurguladı. Mevcut ön büro sisteminin geliştirilmesi ve personel üzerindeki baskının azaltılması yönünde hazırlanan çözüm önerileri Başsavcı Ataman ile paylaşıldı. Görüşmede sadece idari değil, personelin günlük yaşamını etkileyen ekonomik konular da unutulmadı. Adliye çay ocağındaki fiyatlandırmaların, Türkiye genelindeki emsal adliyelerle kıyaslanarak personel lehine revize edilmesi ve indirim yapılması talebi iletildi. "Dinlenme hakkı, verimliliğin temelidir" Görüşmenin en hassas başlıklarından birini personel izinleri oluşturdu. Adliye çalışanlarının yüksek tempo ve stres altında görev yaptığını hatırlatan Şube Başkanı Ömer Şeker, personelin en doğal hakkı olan "dinlenme ihtiyacının" daha sağlıklı karşılanması gerektiğini vurguladı. Şeker, dinlenmiş bir personelin hizmet kalitesinin de artacağına dikkat çekti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Şube Başkanı Ömer Şeker, adliye personelinin her zaman yanında olduklarını belirterek; "Sendika olarak önceliğimiz üyelerimizin huzurlu bir çalışma ortamına kavuşmasıdır. Başsavcımız Ahmet Ataman’a yapıcı ve çözüm odaklı yaklaşımı için teşekkür ediyoruz. İlettiğimiz her talebin sonuçlanana kadar takipçisi olacağız" diye konuştu.
Denizli Serinhisar’a özgü yöresel ürünler Leader zirvesinde beğeniye sunuldu Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen Leader Projesi Lansmanında sergilenen serinhisar leblebisi, yatağan bıçağı, kızılhisar bardağı ve yatağan kemik tarağı gibi yöresel ürünleri beğeni topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından düzenlenen "IPARD III Programı Leader Projesi Tanıtım Programı" Türkiye’nin 60 şehrinden gelen 155 YEG Derneği’ni buluşturdu. Toplam 35 milyon avroluk destek paketinin açıklandığı dev organizasyonda Kızılhisar YEG Derneği sergilediği performansla zirvenin parlayan yıldızı olmayı başardı. Serinhisar Tanıtım Standı Etkinlik kapsamında ilçe tanıtım standı kuran 7 YEG Derneği’nden biri Kızılhisar YEG Derneği oldu. Kurulan tanıtım standında Serinhisar Leblebisi, Yatağan Bıçağı, Kızılhisar Bardağı ve Yatağan Kemik Tarağı gibi Serinhisar’a has ürünler sergilendi. Stant ziyaretçilerine Leader Projesi kapsamında geliştirilen Leblebi Çorbası ikram edildi ve Yatağan Çakısı hediye edildi. Tarım ve Orman Bakanı’na Yatağan Kılıcı Takdimi Etkinliğin açılışında yaşanan ve katılımcıların büyük ilgisini çeken sembolik anlarda da derneğimizin imzası vardı. Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız’ın, Sayın Bakan İbrahim Yumaklı’ya takdim ettiği ve Serinhisar’ın 850 yıllık kadim demircilik mirasını simgeleyen Yatağan Kılıcı, Kızılhisar YEG Derneği tarafından özel olarak temin edildi. Kırsal kalkınmanın yereldeki yeni modelini başarıyla uygulayan Kızılhisar YEG Derneği, sunduğu projelerle Bakan düzeyinde tam not aldı. Bakan Yumaklı, derneğimizin bölgeye kattığı katma değeri ve stratejik önemini şu sözlerle takdir etti: "Denizli’de Kızılhisar Yerel Eylem Grubu özellikle Serinhisar’ın adeta nişanesi olan leblebinin, yenilikçi ürün geliştirme faaliyetleri ile katma değerini artırdı. Derneğimizin başarılarını Türkiye gündemine daha fazla taşıyacağımızı ifade etmek isterim. Yerelin gelişmesine katkı koyan başarılar Türkiye’nin gündemine girmeli. Bu başarılar üreticilerimizin kendine güvenini de üst düzeye taşıyacaktır." Konuşmaların ardından temsili çek takdimine geçildi. Kızılhisar YEG Derneği yönetici İlker Özmen temsili sözleşme çekini Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Antalyalı’nın elinden teslim aldı. Gelecek 5 yılın temelleri atıldı Etkinliğin ikinci gününde IPARD II döneminde faaliyet gösteren YEG Derneklerinin deneyimlerini paylaştığı "Tecrübe ve Bilgi Paylaşımı" oturumu yapıldı. Kızılhisar YEG Derneği yöneticisi İlker Özmen, tecrübe ve bilgi birikimini paylaşmak üzere bu prestijli oturuma davet edilen 5 panelistten biri olarak oturumdaki yerini aldı. Özmen, yaptığı açıklamada; "Bu başarılarla birlikte önümüzdeki 5 yıllık uygulama dönemine güçlü bir giriş yapan Kızılhisar YEG Derneği, yerel dinamikleri harekete geçirmeye ve Serinhisar’ın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına öncülük etmeye devam edecektir. Ankara’da tescillenen bu başarı, sadece Kızılhisar YEG Derneği’nin değil, tüm Serinhisar halkının ve üreticilerimizin ortak gururudur. ‘Birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı’ vizyonuyla, bölgemizin değerlerini dünya standartlarında projelerle taçlandırmayı sürdüreceğiz" dedi.