KENT HABERLERİ - 22 Şubat 2013 Cuma 10:43

Kentsel dönüşüme 'illegal' darbe

A
A
A
Kentsel dönüşüme 'illegal' darbe

Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, katıldığı “Kentsel Dönüşüm Yasası ve Uygulamaları” toplantısında Kanarya Mahallesi’nde bir takım illegal güçlerin halkı kışkırttığını söyledi.

HATİCE ÇEKER
İSTANBUL

Küçükçekmece Belediyesi ile Tüm Mühendisler ve Mimarlar Derneği’nin (TMMD) işbirliğiyle düzenlediği “Kentsel Dönüşüm Yasası ve Uygulamaları” toplantısında Türkiye’nin dört noktasında süren kentsel dönüşüm süreci tartışıldı. Çok sayıda mimar ve mühendisin katıldığı toplantıda kentsel dönüşümde gelinen aşamalar, yerel yönetimlerin süreçteki politikaları ve sürecin ne şekilde ilerlemesi gerektiği konuları irdelendi. Toplantıda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İrfan Uzun, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay ve TMMD Başkanı Özcan Soysal birer konuşma yaparak, kentsel dönüşüm sürecinde yapılan çalışmaları anlattı.

Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay, kentsel dönüşüm sürecinde yaptıkları çalışmaları anlattı. Başkan Yeniay, “6306 sayılı yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte tabi gündemin şekli tamamen değişti. Özellikle riskli alanların ve yapıların dönüştürülmesiyle ilgili bir süreç başlamış oldu. Aslında Küçükçekmece’mizde bu süreç 2004’ten beri devam ediyor. O dönemde gecekondu bölgelerinin dönüştürülmesi, kentsel dönüşüm çalışmalarının yapılması bunlar 2004 yılından beri süren çalışmalardır. Ama 5 Ekim sayın başbakanımızın startıyla birlikte Küçükçekmece’mizde bu çalışma çok daha kapsamlı, çok daha sistematik bir hale geldi. Bu kapsamda belediye binamızın çevresindeki bölgenin dönüştürülmesi, Küçükçekmece meydan ve civarının dönüştürülmesi, Kanarya Mahallesi’nde yine bir alanın, ki bunlar şu anda Bakanlar Kurulu’nun kararıyla riskli alan olarak iki bölge ilan edildi. Bir bölge ilan edilmeden biz yüzde yüz mutabakatla çözdük. Bunun dışında yaklaşık 20 civarında alanın biz etapladık” dedi.

Hedefinin 15 yıl içerisinde Küçükçekmece’yi daha yaşanılabilir ve güvenli bir yapıya kavuşturmak olduğunu ifade eden Başkan Yeniay, şunları söyledi:

“Hedefimiz, önümüzdeki 15 yıllık bir planlamadır bu çalışma. 15 yıl içerisinde yaklaşık 51 bin 96 birim yapının bulunmuş olduğu bu alanın tamamını tasfiye etmek, yeniden inşa etmek. Bölgemizdeki riskli yapıları riskten arındırırken, aynı zamanda da yeni bir planlama anlayışını ortaya çıkarmaya hedefliyoruz. Şu günler tabiri caizse nefes almaya vakit bulamadığımız günler. Hedef 15 yıl içerisinde Küçükçekmece’mizdeki bütün riskli yapılardan Küçükçekmece’miz arındırmak, hem Küçükçekmece'mizi hem insanımızı hak etmiş olduğu noktaya taşımak.”

“HALKIN DESTEĞİ OLMADAN BİZİM YÜRÜME ŞANSIMIZ YOK”

Başkan Yeniay, kentsel dönüşümün vatandaşlar tarafından farklı algılandığını dile getirdi. Süreçte halkın desteğinin önemli olduğunu vurgulayan Yeniay, “Biz halk adına çalışıyoruz. Yapmış olduğumuz projenin tamamı da vatandaşın kendi projesi. Biz teknik destek veriyoruz. Bundan sonra 6306 sayılı yasa kapsamında riskli alanların dönüştürülmesinde halkın yüzde yüz desteğini alacağız. Çünkü halkın desteği olmadan bizim yürüme şansımız yok. Biz vatandaşa canını, malını kaybetme diyoruz. Sizin adınıza proje hazırlayalım ama karar noktasında siz olacaksınız. Projenin bedelini de siz karşılayacaksınız, mal da sizin malınız olacak. Biz kolektif olarak bir araya gelip yapamayacağınız sevk ve idareyi biz yapacağız ve artı para harcayacağız. Biz kurum olarak, idareler olarak bu işten para kazanmayacağız tam tersi para harcayacağız” şeklinde konuştu.

“HER TARAFI SİTELERLE DOLDURMAMAK GEREKİYOR”

Dönüşümle birlikte mimarinin bölgeye göre değişeceğini belirten Başkan Yeniay, “Küçükçekmece Meydan civarında az katlı yapılarımız var. Burada tarihi bir kent merkezi inşa etmek istiyoruz. Bu yüzden oradaki tarihi binalara saygı gösterecek bir planlama anlayışı içerisindeyiz. Ama bazı yerler var ki, çok daha yüksek katlı olacak. Mahalle ilişkisini, komşuluk ilişkisini öldürmemek gerekiyor. Her tarafı sitelerle doldurmamak gerekiyor” diye konuştu.

Başkan Yeniay, “Biz yoğunluk artışlarında aldı başını gitti, bunu bir fırsat olarak görmek istemiyoruz. Çünkü bu kentin bir de kaldırabileceği bir yoğunluk var. Buna dikkat etmemiz gerekiyor” dedi.

“ULAŞTIRMA BAKANLIĞI DA BU İŞİN HEM VİCDANİ HEM YASAL SORUMLUSUDUR”

Başkan Yeniay, ilçede devam eden kentsel dönüşümü olumsuz etkileyen Atatürk Havalimanı Mania planını da değerlendirdi. “Havaalanı bizim açımızdan ciddi bir engel” diyen Başkan Yeniay, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Hava Mania’dan dolayı özellikle sivil havacılık normları çerçevesinde kısıtlılık alanında kalıyoruz. Bu iniş kalkış koridorunun dışında etkilenme bölgeleri vardır. Havaalanını merkez kabul edip, yaklaşık 4 kilometrelik bir yarıçap çizip, bu bizim nüfusumuzun yarısından fazlasının yaşadığı yere isabet ediyor. Bu alanda 78 rakımını deniz seviyesinden esas alıyor. Bunun üzerindeki yapılaşmayı 2 katı geçemeyiz diyor. 1985’te vatandaş 4,5 kat gibi yapıları yapmış. Şimdi diyorlar ki, bu yapıları yıkacaksınız bunun yerine iki kat yapacaksınız. İnsaf diyoruz. Yasal hakları olan binayı iki kata indireceğiz. Bu insanları bir yere götürme şansımız yok. Ulaştırma Bakanımız bu konun üzerinde hassasiyetle duruyor ama şu engeli aşamadık. Sayın bakanımızın başkanlığında iki toplantı yaptık. Bu manada 3-5 yıl içerisinde havaalanının kalkacağı ifade ediliyor. Ama biz 3-5 sene daha vakit kaybetmeyelim. Depremin ne zaman geleceğini bilmiyoruz.”

Sorunun çözülmemesi halinde yaşanacak olumsuz durumlardan bütün kurumların etkileneceğinin altını çizen Yeniay, “Dolayısıyla şuandaki mevcut kotların üzerine çıkmayacak şekilde bize plan kriterleri içerisinde kalacak bir çıkış yolu bulmak mecburiyetindeler. Aksi takdirde bu ülkedeki bir vatandaşımızın burnu kanasa bizim kadar Sivil Havacılık da, Ulaştırma Bakanlığı da bu işin hem vicdani hem yasal sorumlusudur” dedi.

“ÜNİTER YAPIMIZ DAHİ SORGULANIR NOKTAYA GELİR”

Kentsel dönüşüm ile ilgili toplantıları zaman zaman gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Yeniay, bu vesileyle kendilerinin eksiklerini, yanlışlarını gördüklerini; ayrıca yaptıkları çalışmaları paylaşma imkanı bulduklarını söyledi. “6306 sayılı yasa bu ülke açısından bir fırsattır” diyen Başkan Aziz Yeniay, devletin tarihinde yaptığı en büyük projelerden biri olduğunu belirterek, “Devlet bu büyüklükte taşın altına elini değil, gövdesini koymuştur. Bu iş çok sıkıntılı bir iştir. Büyük bir tehlike, tehdit var. Bu tehdidin altında millet olarak kalırız. Üniter yapımız dahi sorgulanır noktaya gelir” şeklinde konuştu.

KENTSEL DÖNÜŞÜME “İLLEGAL” DARBE

Başkan Yeniay, yaptığı konuşmada ilçede bulunan Kanarya Mahallesi’nde birtakım illegal güçlerin dönüşüm sürecinde halkı kışkırttığını söyledi. “Keçi can derdinde kasap et derdinde” diyen Başkan Yeniay, “Biz derdimizle uğraşıyoruz. Risklerimizden kurtulalım diyoruz. Birileri burada siyasi bir şeyler nasıl elde edebiliriz, acaba bunu nasıl provoke edebiliriz. Birtakım siyasi ve illegal güçler hepsi iç içe girmişler. Kapı kapı dolaşıyorlar. Malum tipler vatandaşı kışkırtıyor. Sanki vatandaşın canı gitmeyecek de onun canı gidecek. Fitne fesat acaba bu işi nasıl bozabiliriz diye düşünüyorlar. Bunlar da risktir. Ama mutlak surette bunlarla da başa çıkacağız. Oradaki vatandaşlarımızla da görüşeceğiz. İnşallah bu projeyi de orada bitireceğiz” dedi.
Başkan Yeniay, ilçede yapılan ve yapılması tasarlanan projelerin örneğini konuklara göstererek, projeler hakkında bilgi verdi.
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İrfan Uzun, Bakanlık olarak hedeflerinin doğru bir yapılanma olduğunu söyledi. Uzun, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı kentsel dönüşüm ile çevre dostu enerji verimliliği, iklim duyarlılığı, dayanıklı, nitelikli sürdürülebilir yaşam alanlarını meydana getirmesine, kentsel ve kırsal yerleşime ve yapılaşmalara dair politikalar oluşturmak, rehberlik etmek ve yapılan çalışmaları denetlemek üzere görevlendirilmiştir. Hedefimiz sağlıklı bir çevre ve imar düzeni kurmaktır. Bunun yanında kentlerimizin çevre odaklı gelişimini sağlayarak, sağlıklı, güvenli ve estetik yaşam alanlarının oluşturulmasını da hedeflemekteyiz. Bu amaçla şehirlerimizin yatırım ortamlarının iyileştirilmesinde ihtisaslaşmış kentler ve yeni yerleşim alanları oluşturulması kapsamında çalışmalar yürütmekteyiz.”

Uzun, dayanıksız eski konutların enerji israfına da yol açtığını belirterek, “Ülkemizde kontu stokunun büyük bir kısmı depremlere karşı dayanıksız ve sağlıksız durumdadır. Bu yapılar, ısı yalıtımı olmaması sebebiyle yüksek enerji tüketimine ve su izolasyonları olmaması sebebiyle de korozyona sebep olmaktadır” diye konuştu.

“OLASI DEPREMDE 90 BİN CAN KAYBI YAŞANABİLİR”

Kentsel Dönüşüm Marmara Bölge Müdürü Bülent Babaoğlu, “İstanbul’da yaklaşık yüzde 60 civarında kaçak yapı mevcuttur. İstanbul’da olası bir depremin bilançosu ise 70 ile 90 bin arası can kaybı bekliyoruz. 500 bin de hasarlı konut bekliyoruz. Kentsel dönüşüm alanları sadece deprem riski olan alanlar değildir. Aynı zamanda kaçak alanlar, gece kondu alanlarıdır” diye konuştu.
TMMD Başkanı Özcan Soysal ise, “Dönüşüm tamamlandığında kendimizi Japonya’daki insanlar gibi güvenli hissedeceğiz. Öncelikle kentsel dönüşümü doğru ele almak ve bunu sonuçlandırmak şarttır. Onun için kentsel dönüşüm olmazsa olmaz bir olgudur” dedi.

Toplantının sonunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı İrfan Uzun, Küçükçekmece Belediye Başkanı Aziz Yeniay ve TMMD Başkanı Özcan Soysal, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Alt Yapı ve Kentsel Dönüşüm Marmara Bölge Müdürü Bülent Babaoğlu katılımcıların sorularını yanıtladı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan’da hava soğudu, yüksek kesimlere kar yağdı Erzincan’da hava sıcaklıklarının düşmesiyle kent merkezinde yağmur, Refahiye ilçesinde ise kar yağışı etkili oldu. Kent merkezinde aralıklı yağmur görülürken, yüksek rakımlı bölgelerde kar yağışı etkisini sürdürdü. Nisan ayında bahar havasının beklendiği kentte, Refahiye’ye bağlı köyler kar yağışıyla beyaza büründü. Kar yağışı ve yer yer etkili olan sis nedeniyle bazı köy yollarında ulaşımda aksamalar yaşandı. Refahiye’nin Orçul bölgesine bağlı Kamberağa köyünde yaşayan Baki Kaya, sabah saatlerinde kar sürpriziyle karşılaştıklarını belirterek, "Hayvanlarımızı otlatmaya çıkaracaktık ancak kar yağışı nedeniyle çıkaramadık." dedi. Vatandaşlar, bahar havası beklerken güne kar yağışıyla uyandıklarını ifade etti. Meteoroloji yetkililerinden alınan bilgiye göre, bölge genelinde havanın çok bulutlu, Erzurum ve Ardahan çevrelerinde aralıklı karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçmesi bekleniyor. Yağışların yerel olarak kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin altında seyretmesi öngörülürken, rüzgarın güneyli yönlerden hafif ve orta kuvvette, akşam saatlerinden itibaren yer yer kuvvetli (40-60 km/saat) esmesi bekleniyor. Yetkililer, gece ve sabah saatlerinde buzlanma ve don olayına karşı dikkatli olunması gerektiğini bildirirken, yüksek kesimlerde çığ tehlikesi bulunduğu uyarısında bulundu. Ayrıca bölgede zirai don riskinin sürdüğü belirtilerek, üreticilerin tedbirli olması istendi. Öte yandan, akşam saatlerinden itibaren Erzurum ve Ardahan çevrelerinde kuvvetli karla karışık yağmur ve kar yağışının etkili olmasının beklendiği, yüksek kesimlerde yer yer yoğun kar görülebileceği kaydedildi.
Erzincan Erzincan’da çiftçiler don nöbetinde Erzincan’da hava sıcaklıklarının gece saatlerinde eksi derecelere kadar düşmesi, çiçeklenme dönemindeki meyve ağaçlarını tehdit ediyor. Don riskine karşı önlem alan çiftçiler, bahçelerinde ateş yakarak ürünlerini korumaya çalışıyor. Baharın gelişiyle birlikte kayısı başta olmak üzere elma, kiraz ve diğer meyve ağaçlarının çiçek açtığı kentte, ani sıcaklık düşüşleri üreticileri endişelendiriyor. Gece boyunca bahçelerinde nöbet tutan çiftçiler, farklı noktalarda kontrollü ateşler yakarak oluşan ısı ve duman sayesinde ağaçların zarar görmesini önlemeye çalışıyor. Merkeze bağlı Akyazı Mahallesi’nde üretim yapan Ramazan Beydili, geniş arazilerde farklı meyve türleri yetiştirdiklerini söyledi. İklim değişikliklerinin üretimi zorlaştırdığını belirten Beydili, ağaçların erken çiçek açmasının don riskini artırdığını ifade etti. Geçen yıl olumsuz hava koşulları nedeniyle istedikleri verimi alamadıklarını dile getiren Beydili, "Bu yıl daha iyi bir hasat bekliyoruz. Dona karşı bahçemizde tütsü şeklinde ateşler yakarak önlem almaya çalışıyoruz." dedi. İlkokul öğrencisi Yusuf Kerem Demirol da babasına destek olmak için bahçeye geldiğini anlatarak, geçen yıl yaşanan don nedeniyle kayısı alamadıklarını söyledi. Bu yıl aynı durumu yaşamamak için gece ateş yakarak ağaçları korumaya çalıştıklarını belirten Demirol, iyi bir hasat umut ettiklerini kaydetti.