DÜNYA - 14 Ekim 2025 Salı 21:25 | Son Güncelleme : 14 Ekim 2025 Salı 21:30

KKTC'de 'Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi" oy çokluğuyla kabul edildi'

A
A
A

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi’nde yapılan oylamada, "Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi" oy çokluğuyla kabul edildi.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Cumhuriyet Meclisi’nde yeni yasama yılının ilk olağanüstü toplantısı yapıldı. Oturum sırasında Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu’nun açıklamaları sırasında ana muhalefet partisi Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) milletvekilleri ve CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman salonu terk etmesi tansiyon yükseldi.

Oturumda, daha önce Hukuk, Siyasi İşler, Dış İlişkiler ve Savunma Komitesi’nde oy çokluğuyla kabul edilen "Kıbrıs Sorununa İki Devletli Çözüm Konusunda Karar Önerisi" oylamaya sunuldu. Öneri, oy çokluğuyla kabul edildi.

"Kıbrıs Türkü tarih boyunca büyük acılar yaşadı"

Olağanüstü birleşimde konuşan KKTC Başbakanı Ünal Üstel, Kıbrıs Türkü’nün tarihi süreçte yaşadığı acılara dikkat çekerek, Kıbrıs Türkü’nün 1950’lerden 1960’lara kadar çok acı çektiğini ve çok sayıda insan kaybettiklerini ifade etti. 1960 yılında Cumhuriyet’in kurulmasıyla kısa süreli bir rahatlama yaşandığını ancak 1963 olaylarıyla yeniden şehitler verildiğini belirten Üstel, "Bu Cumhuriyeti bozan Rum hükümeti, Kıbrıs Türkü’nü yok etmek için her türlü girişime başvurdu" dedi.
Başbakan Üstel, 1968 sonrası Kıbrıs Türkü’nün özgürlük mücadelesini başlatan Dr. Fazıl Küçük’ün federasyon için her türlü girişimde bulunduğunu ifade etti. 20 Temmuz 1974 Barış Harekatı’na kadar aynı tutumun sürdüğünü belirten Üstel, hala bulunamayan vatandaşların olduğunu söyledi. Mutlu Barış Harekatı ile Kıbrıs Türkü’nün özgürlüğüne kavuştuğunu dile getiren Üstel, "1974 bizim bağımsızlığımızın dönüm noktasıdır" dedi.

"Rum tarafı egemen eşitliği hiçbir zaman kabul etmedi"

Üstel, 1974-2020 yılları arasında federasyonun masada görüşüldüğünü ancak Rum tarafının egemen eşitliği hiçbir zaman kabul etmediğini vurguladı. Talat ve Akıncı dönemlerinde de aynı durumun sürdüğünü belirten Üstel, Crans Montana sürecinde "toprak tavizi verilmeyecek" denmesine rağmen haritada taviz verildiğini söyledi.

"Annan Planı’nda ‘evet’ dedik, sözler tutulmadı"

2004 yılında Annan Planı referanduma sunulduğunda AB’nin "Evet deyin, Avrupa’ya gireceksiniz" dediğini hatırlatan Üstel, Rum tarafının planı reddettiğini, Türk tarafının ise "evet" demesine rağmen verilen sözlerin hiçbirinin tutulmadığını belirtti. Üstel, "Biz ‘evet’ dedik ama vaat edilenlerin biri bile gerçekleşmedi" dedi.

"Bosna Hersek tanındıysa KKTC de tanınabilir"

Başbakan Üstel, sonraki cumhurbaşkanlarının da çözüm için iddialı olduğunu ancak 2020’ye kadar senaryonun değişmediğini söyledi. Bosna Hersek örneğini hatırlatarak, "AB komşusundaki zulme rağmen yaklaşık 100 ülke Bosna Hersek’i tanıdı. KKTC de tanınabilir" dedi.

Gazze-İsrail savaşı ve Erdoğan’ın desteği

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına da değinen Üstel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC’ye sahip çıktığını ve dünyaya çağrı yaptığını vurguladı. Üstel, "Mısır’da ateşkes anlaşması ABD’nin girişimleri ve Erdoğan’ın desteğiyle imzalandı" dedi.

"2020’den sonra iki devletli politika benimsendi"

Üstel, 2020 yılında ulusal davada politika değişikliği yapıldığını ve iki devletli çözüm siyasetinin ortaya çıktığını belirterek, "Beş senede Cenevre’ye gidildi, 5+1 toplantısında KKTC’nin görüşleri Ersin Tatar tarafından zabıtlara geçirildi. 15 gün önce ABD’de egemen eşit iki devlet konusu konuşuldu ve zabıtlara geçti" ifadelerini kullandı.

Üstel, tüm bu sürecin Türkiye’nin desteğiyle yürütüldüğünü ve BM Genel Kurulu’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın KKTC’ye destek çağrısını dört kez yinelediğini hatırlattı.

"Azerbaycan ve Türk Devletleri Teşkilatı desteği"

Azerbaycan hükümetinin KKTC’nin yanında olduğunu ve her platformda destek verdiğini belirten Üstel, Türk Devletleri Teşkilatı’na (TDT) gözlemci üye olunması sürecine de değindi. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın 15 gün önce TDT toplantısına katılarak KKTC devleti adına konuşma yaptığını söyledi.

"Bu tarihi karar KKTC’nin yol haritası olacak"

Başbakan Üstel, Meclis’e sunulan karar metninin 29 milletvekilinin imzasıyla tarihe geçtiğini vurgulayarak, "Bu tarihi kararı hep birlikte oylayacağız. Yeni dönemde, KKTC’yi dünyaya tanıtmak için Anavatan Türkiye ile el ele bu yolu yürüyeceğiz" dedi.

"Rum Yönetimi çözüm istemiyor"

Üstel, ana muhalefet partisinin çizdiği tablonun pembe olabileceğini belirterek, Rum tarafının sağlık ve ekonomi alanlarındaki tutumunu da eleştirdi. Üstel, "Çözüm istememesi normal; hiç paylaşmadı, her zaman suçlu Türk tarafı oldu" ifadelerini kullandı.

Gökçe Örnekal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Pursaklar Belediyesi’nden Kadir Gecesi’nde gönülleri ısıtan sürpriz Ramazan ayının paylaşma ve dayanışma ruhunu sahaya yansıtan Pursaklar Belediyesi, Kadir Gecesi’nde camilere gelen çocuklara sürpriz yaparak ayakkabılarına bıraktığı hediyelerle yüzlerde tebessüm oluşturdu. Pursaklar Belediyesi, Ramazan ayının manevi atmosferine anlam katan güzel bir etkinliğe imza attı. Kadir Gecesi dolayısıyla camilere gelen çocukları unutmayan belediye ekipleri, miniklere sürpriz yapmak için özel bir çalışma gerçekleştirdi. Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, çocukların mutluluklarına ortak olmak adına ilçedeki camileri tek tek gezerek miniklerin ayakkabılarını içine çeşitli hediyeler bıraktı. Camiden çıkan minikler, ayakkabılarının içinde buldukları sürprizlerle büyük sevinç yaşadı. Renkli görüntülere sahne olan etkinlik, aileler tarafından da takdirle karşılandı. "Çocuklarımızın, Ramazan’ı ve Kadir Gecesi’ni böylesine güzel hatıralarla anımsaması bizim için çok kıymetli" Kadir Gecesi’nde camilere gelen çocukları için sürpriz hediyeler hazırladıklarını Belediye Başkanı Ertuğrul Çetin, "Kadir Gecesi’nde camilerimize gelen çocuklarımızın kalbine küçük bir dokunuş yaparak, onların ayakkabılarına bıraktığımız küçük hediyeleri büyük bir sevince dönüştürdük. Belki küçük bir hediye ama o an çocuklarımızın kalbinde oluşan mutluluk, bizim en büyük kazancımızdır. Çocuklarımızın, Ramazan’ı ve Kadir Gecesi’ni böylesine güzel hatıralarla anımsaması bizim için çok kıymetli. Biz de bu anlayışla, özellikle çocuklarımızın kalbine dokunan projeler üretmeye devam edeceğiz. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, tüm çocuklarımızın yüzü her zaman gülsün" dedi.
Şanlıurfa Şanlıurfa’da şiddetli yağışlar tarlaları göle çevirdi Şanlıurfa etkili olan yoğun yağışlar, Suruç ilçesinde tarlaları adeta göle çevirdi. Dört tarafı sularla kaplanan kırsal mahalleler ise adeta adaya döndü. Şanlıurfa’da bu yıl yoğun bir şekilde etkili olan yağışlar nedeniyle Suruç ilçesinde tarlalar su altında kaldı. İlçeye bağlı kırsal Özgören Mahallesi’nde yüzlerce dekar buğday ekili tarım arazisi suyla kaplandı. İddiaya göre, bölgede yeterli drenaj kanalının bulunmaması, yağmur sularının tarlalarda birikmesine neden oldu. Her iki tarafı suyla kaplı yolu kullanarak evlerine giden vatandaşlar, adeta bir adada yaşıyor. Çiftçi endişeli Yağışların ardından oluşan su birikintileri nedeniyle birçok tarla göle dönerken, çiftçiler ürünlerinin zarar görmesinden endişe duyduklarını ifade etti. Tarım arazilerinde oluşan su baskınının özellikle yeni gelişme dönemindeki buğday ekili alanları olumsuz etkilediği belirtildi. Drenaj kanalı şart Mahalle sakinleri ve üreticiler, benzer durumların tekrar yaşanmaması için bölgede drenaj kanallarının açılması ve altyapı çalışmalarının yapılmasını talep etti. Çiftçiler, yetkililerin bölgede inceleme yaparak gerekli önlemleri almasını beklediklerini dile getirdi. Arazisinde devasa bir göl oluşan Mehmet Bulut, "Tarlalarımız sular altında kaldı. Hepsine de buğday ekmişiz. Tohum, gübre ve mazotu borç aldık. Parayı nereden getirip ödeyeceğiz bilmiyorum" dedi. Arazisinde göl oluşan Abdullah Aslan da zararlarının büyük olduğunu ve yetkililerin bu soruna bir çare bulmasını istedi. Drenaj kanallarının en kısa zamanda yapılması gerektiğini söyleyen Ziraat Teknikeri Abdurrahman Aydoğdu, "Burada drenaj kanalları olmadığı için sular tarlalarda birikiyor, göller oluşuyor. Bu da ciddi zararlara neden oluyor, çünkü çiftçi tohumu, gübreyi, ilacı borç ile alıyor. Eğer bu ürünler olmasa çiftçi borcunu ödeyemez" diye konuştu.