SAĞLIK - 22 Haziran 2022 Çarşamba 09:41

Klimalardaki yüz felci riskine dikkat

A
A
A
Klimalardaki yüz felci riskine dikkat

Klimalara bağlı yapay ve ani serinlemenin zararları hakkında açıklamalarda bulunan Uzman Fizyoterapist Elif Uzun, “Kış aylarında soğuk ile görüldüğü düşünülen yüz felci, yazın klimaların yoğun ve yanlış kullanımı nedeniyle de görülebilir. Yazın bunaltan sıcaklar ile birlikte kendimizi klimanın serinliğine bırakırken aslında yüz felcine merhaba diyoruz” ifadelerini kullandı.

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte klima ile serinlemeye olan ihtiyaç artış gösteriyor. Yüz sinirlerinin beyinden çıkıp yüze gelirken dar bir kanaldan geçerek yüz kaslarına doğru dağıldığını belirten Uzman Fizyoterapist Elif Uzun, “Yüz felci, günlük hayatta en çok soğuğa maruziyet ile sinir etrafında oluşan ödem ve enflamasyon sonucu sinirin kanalda sıkışması ile oluşur. Kış aylarında soğuk ile görüldüğü düşünülen yüz felci, yazın klimaların yoğun ve yanlış kullanımı nedeniyle de görülebilir. Yazın bunaltan sıcaklar ile birlikte kendimizi klimanın serinliğine bırakırken aslında yüz felcine merhaba diyoruz” şeklinde konuştu.

“Klima sıcaklığı 24-26 derece olarak ayarlanmalı”

Klima kaynaklı yaşanan yüz felcinden korunmak için uyarılarda bulunan Uzun, “Ani ısı değişimi yaşadığımızda klima karşısında vakit geçirmekten ve yüzün terli olduğu durumlarda yüze direkt klimanın gelmesinden kaçınmalıyız. Hava sıcaklığı 35 derece olduğunda ve klima oda sıcaklığı 18 dereceye ayarlandığında ani ısı değişimine maruz kalırız. Klima sıcaklığının ideal oda sıcaklığı olan 24-26 derece olarak ayarlanması önerilmektedir” dedi.

Klimalardaki yüz felci riskine dikkat

“Araç içi klimalara dikkat”

“Ev ve iş yerlerindeki klimaların oturduğumuz alana dik bir şekilde gelmemesi için klimanın konumunun doğru ayarlanmasına dikkat edilmeli” diyen İzmir Kavram Meslek Yüksekokulu’ndan Uzman Fizyoterapist Elif Uzun, “Araç içi klimalarda da fanın üfleme yönünün direkt yüzümüze gelmeyecek şekilde ayarlanması gerekiyor. Gidilen sosyal mekânlarda klimanın konumu değiştiremeyeceğimiz için kişiler kendi oturma konumlarını klimaya göre ayarlamalı” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Niğde Niğde’de bir haftada 182 şahıs hakkında işlem yapıldı Niğde İl Emniyet Müdürlüğü ile İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 16-22 Şubat 2026 tarihleri arasında il genelinde yürütülen çalışmalarda asayiş, narkotik, kaçakçılık ve trafik alanlarında çok sayıda denetim ve operasyon gerçekleştirildi. Asayiş olayları kapsamında il genelinde 182 şahıs hakkında işlem başlatılırken, 4 kişi adli makamlarca tutuklandı. Yapılan çalışmalarda 2 tabanca, 1 av tüfeği, 1 şarjör, 6 fişek, 1 motosiklet ve 1 telsiz ele geçirildi. Çeşitli suçlardan aranan 50 şahıs da yakalandı. Narkotik operasyonlarında yakalanan 24 şüpheliden 3’ü tutuklanırken 21’i serbest bırakıldı. Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda 2 şüpheli yakalanırken her iki şahıs da serbest bırakıldı. Operasyonlarda 50 litre etil alkol, 1 tabanca, 1 tabanca şarjörü ve 8 tabanca fişeği ele geçirildi. Göçmen kaçakçılığıyla mücadele kapsamında 6 yabancı şahıs hakkında yasal işlem başlatılarak geri gönderme merkezine teslim edildi. Olay Yeri İnceleme ekipleri tarafından kasten öldürme, kasten yaralama, ölümlü trafik kazası, ateş etme, 6136 sayılı kanuna muhalefet, uyuşturucu madde, iş kazası, oto inceleme ve farklı kimlik olayları olmak üzere toplam 9 olay aydınlatıldı ve olaylarla ilgili 10 fail tespit edildi. Trafik ekiplerince yapılan denetimlerde 26 bin 900 araç sürücüsünden ihlal tespit edilen 3 bin 333’üne cezai işlem uygulanırken, 75 araç trafikten men edildi. Sivil ekipler ve KGYS üzerinden yapılan kontrollerde ise 238 araç sürücüsünden 236’sına cezai işlem uygulandı.
Diyarbakır Uzmanından ’’İftar yemeğini ikiye bölün’’ önerisi Ramazan ayına özel beslenme önerilerinde bulunan Uzm. Dyt. Elif Aslan, iftarı mutlaka ikiye bölmek gerektiğini aktararak, "Öncelikle su ve bir, en fazla iki adet hurma ile oruç açılmalı, ardından bir ya da en fazla iki kepçe çorba tüketilmeli. Sonrasında 10-15 dakika beklemek önemlidir. Daha sonra protein içeriği yüksek bir ana yemek tercih edilmeli, bol su, sebze veya salata ile öğün tamamlanmalıdır" dedi. Diyarbakır Memorial Hastanesinde görev yapan Uzm. Dyt. Elif Aslan, sahur ve iftarda tüketilecek olan yiyeceklere yönelik önerilerde bulundu. Ramazan ayının sadece bir ibadet dönemi olmadığını, aynı zamanda beslenme alışkanlıklarımızın tamamen değiştiği özel bir süreç olduğunu söyledi. Gün boyu süren açlığın iftarda kontrolsüz beslenmeye sebep olabileceğini kaydeden Aslan, bu süreçte asıl amacın sadece aç kalmak değil, dengeli, düzenli ve kontrollü beslenmeyi sürdürebilmek olduğunu ifade etti. Aslan, güzel bir planlamayla Ramazan ayını kilo artışıyla değil, metabolik dengeyi koruyarak tamamlayabileceklerini dile getirdi. Sahurda öncelikle protein açısından zengin besinler tercih edilmesi konusunda uyarılarda bulunan Aslan, şu ifadeleri kullandı: ’’Yumurta, az tuzlu peynir, az tuzlu zeytin, söğüş sebzeler ve sağlıklı yağlar tüketilebilir. Avokado veya çiğ kuruyemişler de iyi seçeneklerdir. Geceden kalma yemekler kesinlikle tüketilmemeli, kahvaltı formatında hafif ve dengeli besinler tercih edilmelidir. Salatalık, marul, dereotu ve kereviz sapı gibi sebzeler de sahurda yer alabilir. Bunlar su ihtiyacımızı bir nebze olsun karşılayan besinlerdir" "İftarı mutlaka ikiye bölmek gerekir" İftarı mutlaka ikiye bölmek gerektiğini aktaran Aslan, öncelikle su ve bir, en fazla iki adet hurma ile oruç açılmasını, ardından bir ya da en fazla iki kepçe çorba tüketilmesi gerektiğini aktardı. Aslan, ’’Sonrasında 10-15 dakika beklemek önemlidir. Daha sonra protein içeriği yüksek bir ana yemek tercih edilmeli, bol su, sebze veya salata ile öğün tamamlanmalıdır. Karbonhidrat tüketimi mutlaka kontrollü olmalıdır. İftarda hızlı yemek yenmemeli ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Yemekten hemen sonra uyuma pozisyonu veya uzanmak doğru değildir. İftardan yaklaşık 30-45 dakika sonra hafif tempolu bir yürüyüş yapılabilir. İftardan sahura kadar iki ara öğün yapılabilir. Su tüketimi bir kerede değil, yudum yudum yapılmalıdır. Toplam sıvı tüketimine dikkat edilmeli, yeterli su içilmelidir. Çay ve kahve diüretik etki gösterebildiği için kontrollü tüketilmelidir. İftardan hemen sonra çay ve kahve içilmemeli, en az 1-1,5 saat beklenmelidir. Tatlı tüketimine de dikkat edilmelidir. Şerbetli tatlılar yerine sütlü tatlılar tercih edilmeli ve haftada 1-2 sefer ile sınırlandırılmalıdır. Böylece kan şekerinin ani yükselmesi ve insülin dalgalanmaları önlenebilir" dedi.