SAĞLIK - 09 Mart 2023 Perşembe 12:02

Klinik Psikolog Kırıktaş: '6 Şubat itibarıyla 3 bin 358 yetişkin depremzede hastamıza müdahale ettik'

A
A
A
Klinik Psikolog Kırıktaş: '6 Şubat itibarıyla 3 bin 358 yetişkin depremzede hastamıza müdahale ettik'

Ankara Etlik Şehir Hastanesi klinik psikoloğu Meriç Kırıktaş, Kahramanmaraş merkezli 11 ilde yıkıcı etkiler bırakan depremlerden sonra Ankara’ya gelen depremzedelere yapılan psikolojik ilk yardımlar ve hastanenin gerçekleştirdiği çalışmalar hakkında İHA muhabirine açıklamalarda bulunarak, "6 Şubat itibarıyla 3 bin 358 yetişkin depremzede hastamıza müdahale ettik" dedi.

Kahramanmaraş merkezli yıkıcı depremler için karşılama hastanesi olarak görevlendirilen Ankara Etlik Şehir Hastanesi, yapılan tüm cerrahi müdahalelerin yanı sıra psikiyatri bölümünde depremzedeler için tüm psikolojik ve psikiyatrik çalışmalara depremin yaşandığı 6 Şubat’tan bu yana aralıksız devam ediyor.
Psikolojik müdahale için çok kritik olan ilk bir ayın geride kaldığını ve bu bir ay içerisinde önemli gelişmeler kaydedildiğini İHA muhabirine anlatan Ankara Etlik Şehir Hastanesi yetişkin psikiyatri sorumlu psikoloğu Meriç Kırıktaş, "Çocuk ve yetişkin psikiyatrisi olarak ayrı kulelerde çalışıyoruz. 6 Şubat itibarıyla 3 bin 358 yetişkin depremzede hastamızı psikolog ve doktorumuzun psikososyal çalışma ve bunun dışında klinik çalışma müdahaleleri oldu. İlk 1 ay bizim için çok kritikti çünkü psikolojik ilk yardımın uzun vadede yeri çok önemli. Bu nedenle ilk bir ay, her gün psikolog ziyareti yapıldı. Bütün depremzede hastalarımıza bire bir yataklarında ziyaret yapıldı. Tabii ki ameliyat veya operasyonları olan hastalarımızın klinik düzeltmeleri beklendi. Ardından hemen bu sürece kendileri dahil edildi.

Her gün ziyareti yapılan depremzede hastalarımızın ziyaretleri devam ederken ihtiyaç dahilinde psikiyatri doktorlarımız, klinik psikologlarımız, ayrıntılı görüş ve doktorlarımız tarafından gerekliyse ilaç dağıtımı süreci başladı. Bu psikolojik ilk yardım, destekleyici görüşmeler, psiko eğitimler ilk 1 ayda tamamlandı. Şimdi önümüzde artık sürecin travma sonrası stres bozukluğuna evrilmemesi açısından daha ayrıntılı, daha yapılandırılmış bir sürece daha klinik, derinlemesine bir çalışma gerektiğini biliyoruz. Bu yüzden artık sahadaki 40 psikoloğumuz ve kıdemli klinik psikologlarımız biraz daha terapötik bir sürece dahil oldular. Burada çoklu yas ve travma çok büyük ölçekte olduğu için bu derinlemesine çalışmalardan önce kişinin oryante olduğuna emin olmak istiyoruz. Kişinin akut stres bozukluğuna dair semptomları zaten önceden çalışıldığı için travma sonrası stres bozukluğuna evrilebilme riski saptadığımız, uluslararası ölçekler uyguladığımız hastalarımızda artık yaklaşık 1 saatlik görüşmeler uygun görüyoruz. Bu süreçte doktorlarımızın bizlere desteği bu noktada çok kıymetli oldu" diye konuştu.

"Kendi mental sağlığımızı da koruma nedeniyle alanla ilgili çalışmaları takip ediyoruz"

Deprem bölgesine giden veya bir noktada etkilenen doktorlara ve diğer tüm sağlık çalışanlarına hastane olarak psikolojik yardımlarda bulunulduğunu vurgulayarak, yapılan müdahaleler için, "Aynı bir suyun okyanusa karışması gibi. Bu yeni rutinin de yeni normalinde iyileşme sürecinde onun aynası olmak, eşlikçisi olmak istiyoruz" diyen Kırıktaş, sözlerine şöyle devam etti:

"Etkilenmemek mümkün değil. Mutlaka iletişim halinde olduğumuz, tanıdığımız insanlar etkilendi. Onlar etkilenmemiş olsa bile gördüğümüz hastaları gördükten sonra bizim canımız çok acıdı. Herkes gibi bütün Türk milleti gibi bizim de canımız acıdı. Bu noktada tabii ki de bireysel süpervizyon çok kıymetli. Sempatik değil, empatik olarak yaklaşılmalı çünkü orada o acının yaşanması gerekiyor iyileşme için. Orada sadece eş duyumsal empatiyle yeni güvenli alanında ona eşlik ediniz. Bunu kabul etmek lazım. Bir kere sahadaki bütün herkesin biz orada o acıya eşlik eden ve en sağlıklı şekilde, en sağlıklı duygularla bu acıyı yaşamasına destek verecek insanlarız. Aslında görevimiz bu. Sağlığını riske atma ihtimali olan yerlerde 'bir dakika biz varız, yanındayız' duygusu vermek istiyoruz. Yeni bir normal, aynı bir suyun okyanusa karışması gibi. Bu yeni rutinin de yeni normalinde iyileşme sürecinde onun aynası olmak, eşlikçisi olmak istiyoruz. Öncelikle bunu kabul etmek zorundayız. Ardından kendi mental sağlığımızı da koruma nedeniyle alanla ilgili çalışmaları takip ediyoruz. Hocalarımızın süpervizyonlarına katılıyoruz. Dediğim gibi her öğle arası uzmanlarımızdan eğitim alıyoruz. Tabii ki polikliniklerimizde burada. Sağlık çalışanlarına bu noktada destek vermeye başladık."

Evren Doğru - Hüseyin Samet Öksüz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Yarış uğruna 3 genci hayattan koparan sürücü, kaçtığı adreste yakalandı Eskişehir’de 2 aracın yarıştığı anda 3 yayaya çarpan ve onları hayattan kopardıktan sonra kayıplara karışan Muhammed D. ve beraberindekiler gözaltına alındı. Odunpazarı ilçesi 75. Yıl Mahallesi Selami Vardar Bulvarı üzerinde meydana gelen trafik kazasında, Muhammed D. idaresindeki 26 ADU 714 plakalı otomobil, tramvaydan inen Eray Akyol(21), Ayşegül Seliti(14) ve Samiye Saygı(21)’ya çarpmıştı. Kaza da yaya 3 kişinin de olay yerinde hayatını kaybetti. Kaza yerine yaklaşık 1 kilometre uzakta araç terk edilmiş halde buldu. Yarış yaparken kaza gerçekleşti Ekiplerin başlattığı çalışmalarda, Muhammed D. idaresindeki otomobil ile başka bir aracın yarıştığı ve bahse konu sürücünün aracı geçmek için otomobiliyle tramvay yoluna girdiği öğrenildi. Kazanın ardından Muhammed D.’nin kendi otomobilini yol kenarında bıraktığı ve başka bir araca binerek kaçtığı belirlendi. Polis tarafından yapılan çalışmalardan 71 Evler Nahallesi’nde bir evde olduğu belirlenen sürücü, Odunpazarı İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipler tarafından gözaltına alındı. Kazada Muhammed D.’nin kullandığı araçta bulunan Fırat D., Emin D., Volkan Ş. ile yarıştığı araçta bulunan Sefa A. ve Musa Can A. da gözaltına alındı. 3 kişininim ölümüne neden olan Muhammed D., Yunus Emre Devlet Hastanesi’ndeki sağlık kontrolünün ardından polis merkezine götürüldü.
İstanbul Rumelifeneri’nde kaybolduktan saatler sonra bulunan kadın, düştüğü uçurumdan kurtarıldı Rumelifeneri’nde kaybolduktan saatler sonra bulunan Ayfer Özmen(57) orman yolunda düştüğü uçurumdan 7 saat süren çalışmaların ardından kurtarıldı. Özmen’in hafif yaralı olduğu öğrenildi. Olay öğlen saatlerinde Rumelifeneri orman yolunda meydana gelmişti. Kağıthane Sanayi Mahallesi’ndeki evinden mantar toplamak için çıkan ve Rumelifeneri’nde ormana gelen Ayfer Özmen’den haber alınamamış, yakınlarının ihbarı üzerine jandarma, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne (TSK) bağlı komandolar, UMKE, AFAD ekiplerince arama çalışması başlatılmıştı. Özmen’in ormanlık alanda uçurumun kenarında denize yakın bir yerde TSK’ya bağlı komandolar ve Jandarma ekiplerince hafif yaralı olarak gece saatlerinde 7 saat süren çalışmaların arından bulunmuştu. Edinilen bilgiye göre 57 yaşındaki kadının bacağında kırık bulunduğu, bilincinin açık vaziyette olduğu ve arama kurtarma ekiplerinin kendisine seslenmelerine cevap verdikten sonra yerinin tespit edildiği öğrenildi. Deniz yoluyla kurtarıldı Ekiplerce yaşam hattı kurulurken Özmen’in sarp kayalıkların bulunduğu yerden değil denizden yanaşan Sahil Güvenlik botu tarafından kurtarıldığı ardından ambulansla hastaneye kaldırıldığı bilgisine ulaşıldı. Yaralı kadın olay yerindeki ilk müdahalenin ardından Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yapılan ilk tedavinin ardından travma kontrolü amacıyla Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne sevk edildi.