EKONOMİ - 20 Temmuz 2020 Pazartesi 12:23

Konut sigortası aramaları 3 katına çıktı

A
A
A
Konut sigortası aramaları 3 katına çıktı

Pandemi sonrası isteğe bağlı sigortalara talep yeniden artmaya başladı. İnternetten yapılan konut sigortası aramaları faiz indirimlerinin de etkisiyle pandemi dönemine kıyasla son bir ayda 3 kat arttı. Artan talepleri inceleme altına alan Hesapkurdu.com, haziran ve temmuz ayı ortalama konut sigortası teminat tutarlarını açıkladı.

Yeni tip koronavirüs salgınından etkilenen sektörler arasında sigortacılık da yer aldı. Özellikle pandeminin yoğun hissedildiği dönemde isteğe bağlı sigorta türlerinden olan konut sigortaları geri plana itildi. Ancak salgının kontrol altına alınmasıyla başlayan yeni normal dönemde, gayrimenkul ve düğün sektörlerinin canlanmasıyla sigortacılık sektöründe de gözle görülür bir hareketlenme başladı. İnternetten konut sigortası ve eşya sigortası aramaları pandemi dönemine kıyasla son bir ayda 3 kat artış gösterdi. Online kredi ve sigorta karşılaştırma platformu Hesapkurdu.com, artan talebe istinaden haziran-temmuz ayı ortalama sigorta prim tutarlarını açıkladı.

Konut sigortası ortalama yıllık 140 TL
Online kredi karşılaştırma platformunun paylaştığı verilere göre, platform üzerinden haziran ayından bu yana alınan konut sigortası tekliflerinin ortalaması 200 ila 250 bin TL’lik konut teminatı için yıllık 140 TL oldu. 200 ila 250 bin TL konut ve 100 bin TL’ye kadar eşya teminatı için alınan tekliflerin ortalaması ise yıllık 250 TL olarak kaydedildi. Özellikle kiracılar için avantaj sağlayan eşya sigortasında 100 bin TL’lik teminat için ise yıllık prim ortalaması 175 TL olarak kaydedildi.

Güvence altında olmak her bütçe için mümkün
Konut ve eşya sigortalarının yalnızca ev sahiplerini değil kirada oturanları da güvence altına aldığına dikkat çeken Hesapkurdu.com Sigorta Direktörü Dilara Çetin, "Zorunlu ya da isteğe bağlı sigortalar, konutu çeşitli felaketlere ve hasara neden olan beklenmedik durumlara karşı güvence altına alır. Bu da 'konut sigortası' ve 'DASK-zorunlu deprem sigortası' ile sağlanır. Genellikle aynı oldukları sanılsa da bu iki sigortanın poliçe içerikleri birbirinden farklıdır. Konut sigortası, yangın ve hırsızlık gibi temel teminatların yanı sıra cam kırılması, dahili su hasarı gibi bir dizi ek teminatlarla ev sahibini güvence altına alır. Sigortalının ev sahibi olması durumunda hem bina hem de eşyalar sigortalanabilirken kiracı da eşya sigortası ile kiraladığı evin içine yaptığı yatırımı güvence altına alabilir. Poliçede belirtilen şartlarda kombi ve klima bakımı, ücretsiz halı yıkama, çilingir hizmeti gibi hizmetler de sunulabilir. Bu noktada poliçe içeriğine göre şekillenen yıllık prim tutarlarının, güvence altında olmayı her bütçe için mümkün hale getirdiğini söyleyebiliriz." şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Konya Gençler duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor Uzmanlar, sınav odaklı eğitim sistemi ve erken yaşta sosyal medya kullanımının gençlerde yalnızlık ve mutsuzluğu artıran en önemli faktörler arasında yer aldığını söyledi. Gençlerin ruh haline ilişkin yapılan araştırmaların dikkat çekici sonuçlar ortaya koyduğunu belirten Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz, yapılan değerlendirmelere göre gençlerin yarısından fazlasının kendisini mutlu, neşeli ve heyecanlı hissettiğini ifade ederken, yarısına yakınının ise mutsuzluk, yalnızlık ve duygusal yorgunluk yaşadığını belirtti. Prof. Dr. Ercan Yılmaz, erkek gençlerin kadın gençlere kıyasla yalnızlık ve mutsuzluk duygularını daha yoğun yaşadığını vurguladı. Erken yaşta sosyal medya kullanımının gençlerde yalnızlık hissini artırdığına ve mutsuzluğu derinleştirdiğine dikkat çeken Prof. Dr. Ercan Yılmaz, sınav odaklı eğitim sisteminin de gençler üzerinde ciddi bir performans baskısı oluşturduğunu belirtti. Necmettin Erbakan Üniversitesi Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Yılmaz Türkiye ölçeğinde gençler üzerine bir araştırma yaptıklarını belirterek, "15-23 yaş arasında gençler üzerinde gerçekleştirdiğimiz bir çalışma sonucunda gençlerin mutluluğu ve yalnızlık duyguları üzerinde önemli sonuçlar ortaya çıktı. Araştırmamızın örneklerinde yaklaşık bin 547 genç var. Bu araştırmayı yüzde 95 güven aralığında güvenilir bir örneklem büyüklüğünde gerçekleştirdik. Araştırmamızda geçerli ve güvenilir ölçme araçları kullandık. Araştırma sonuçlarımıza göre gençlerin yarısından fazlası olumlu duygular yaşıyor. Daha mutlu, daha neşeli, kendisini daha mutlu hissediyor, heyecanlı hissediyor. Ama yarısına yakını da mutsuz, neşesiz, her şeyden önce duygusal yorgunluk ve yalnızlık hissediyor. Yine baktığımız zaman araştırma sonuçlarında erkek gençler, kadın gençlere göre daha fazla mutsuz ve yalnızlık duygularını daha fazla hissediyorlar. Erken yaşta sosyal medya kullanımı gençleri yalnızlığa yönlendiriyor ve yalnızlık duygusunu daha fazla arttırıyor. Aynı zamanda mutsuz ediyor. Gençler sosyal ortamlarda, sosyal medyada olsa bile o ortamlarda kendilerini yalnız hissedebiliyorlar" dedi. "Eğitim sistemimiz çocuklarımızı daha fazla yorgun, daha fazla mutsuz ve daha fazla yalnız hale getiriyor" Eğitim sisteminin öğrencileri daha duygusallaştırarak yorgun hale getirebildiğini ifade eden Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Çocuklarımızda ciddi bir şekilde sınav performansı kaygısı var. Aileler çocuklarının başarılı olabilmesi için her türlü ortamı oluşturmaya çalışıyor. Ama bu oluşturma çabası aynı zamanda çocuklarda bir beklenti de oluşturuyor. Çocukların eğitim sürecine bu beklentiyi karşılayamaması ya da beklentiyi karşılamak için ciddi bir şekilde çaba içerisine girmesi, bir mücadele içerisine girmesi gençleri daha fazla duygusal yorgun haline getirebilir veya bu süreçte kendilerini daha fazla yalnız hissettirebilir. Birinci bulgu bu esasında. Yani bizim eğitim sistemimiz çocuklarımızı daha fazla yorgun, daha fazla mutsuz ve daha fazla da yalnız hale getiriyor. Bunlardan birincisi de yani eğitim sistemimizin maalesef sınav odaklı bir eğitim anlayışı olması ve çocuklarımızın performansının sınav merkezli birtakım yaklaşımlarla ölçülmeye çalışılması. Yine yoğun bir şekilde sosyal medya kullanımı yani erken yaşlarda sosyal medya kullanan çocuklar, gençler daha geç yaşlarda sosyal medya alışkanlığı olan gençlere göre daha fazla mutsuz, daha fazla yalnız. Erken yaşlarda sosyal medya kullanımına başlamak süreç içerisinde gençleri daha fazla yalnız, daha fazla mutsuz edebiliyor" ifadelerini kullandı. "Bilişin, bilincin, bilginin, duygunun paylaşılmadığı bir ortamda çocuklar kendilerini daha fazla yalnız hissedebilir" Çocuklar aile ortamında bulunsa bile tüm aile üyelerinin sosyal medyanın içerisinde olduğunu dikkat çeken Prof. Dr. Ercan Yılmaz, "Evet, herkes evde, aynı fiziki ortamda ama bilinçleri, duyguları aynı ortamda değil. Sonuç olarak bilişin, bilincin, bilginin, duygunun paylaşılmadığı bir ortamda çocuklar kendilerini daha fazla yalnız hissedebilirler. Yine eğitim sistemimiz de böyle maalesef. Yani biz çocuklarımızı bilgi aktarılması gereken varlıklar olarak görüyoruz. Ama varlık böyle bir şey değil. Yani sanatın olmadığı, sporun olmadığı bir yerde, duygunun olmadığı bir yerde, çocuklar duygularını ifade edemediği, aynı zamanda enerjisini aktaramadığı ortamlarda kendisini daha fazla duygusal yorgun hissedebilir, daha fazla yalnız hissedebilir, daha fazla mutsuz olabilir. Çünkü zamanımızda gençler çok fazla kalori alıyor. Ama bu kaloriyi, bu enerjiyi harcayabilecek ortamlar bulamıyorlar. Yani gençlerimizin çoğunda rutin bir spor alışkanlığı yok, sanatsal faaliyetler yok. Bunlar da gençlerin kendisini daha rahat ifade edememesine sebep olabilir. Bu da beraberinde hem mutsuzluğu hem de yorgunluğu getirebilir" diye konuştu.
İstanbul İstanbul trafiği ’ara tatil’ dinlemedi Şehirde yaşayanlar için kronik bir sorun haline gelen İstanbul trafiği, ’ara tatil’ dinlemedi. İş çıkış saatlerinde trafik yoğunluğu, okullar kapalı olmasına rağmen hafta boyunca yüzde 80 seviyesinin üzerinde seyretti. İstanbul’un kronik sorunları arasında yer alan trafik yoğunluğu, son aylarda belirgin şekilde artış gösterdi. Yoğunluğun günün büyük bölümüne yayıldığı kentte, özellikle iş çıkış saatlerinde trafik yoğunluğu yüzde 80’lere ulaşıyor. Haftada birkaç kez yüzde 85’in üzerine çıkan yoğunluk, İstanbulluları çileden çıkardı. Ocak ayında ise trafik yoğunluğu iki kez yüzde 89 seviyesine kadar yükseldi. İstanbul’da trafik yoğunluğu son 4 günde yüzde 85’leri gördü Okulların kapalı olması nedeniyle rahatlaması beklenen trafik, son hafta yüzde 85’leri gördü. Çarşamba günü İstanbul’da trafik yoğunluğu yüzde 85’e ulaşırken, perşembe günü de aynı seviyede ölçüldü. Haftanın son gününde ise yağmurun etkisiyle trafik yoğunluğu yüzde 87’ye kadar yükseldi. Hafta sonları akşam saatlerinde trafik genellikle daha sakin seyrederken, cumartesi akşamı yoğunluk yüzde 83’e ulaştı. Trafik yoğunluğuna ilişkin veriler, kent genelinde ana arterlerde ve bağlantı yollarında hareketliliğin gün boyu yüksek seyrettiğini ortaya koyuyor. Havadan çekilen görüntülerde ise D-100 kara yolunda iş çıkış saatlerinde kilometrelerce uzanan araç kuyrukları, trafik yoğunluğunun ulaştığı boyutu gözler önüne seriyor.
Adana Kredi kartı limiti yükseltme vaadiyle milyonluk vurgun Adana’da maddi sıkıntı yaşayan kişilere, banka bağlantıları olduğunu söyleyerek kredi kartı limitlerini yükseltme vaadinde bulunan şahısların, bu yöntemle milyonluk dolandırıcılık yaptığı ortaya çıktı. Dolandırıcılığı yapan iki şüpheli de yakalanarak çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Edinilen bilgiye göre, Özkan K. (37) ve Muhammet Ali İ. (37), arkadaş ortamında tanıştıkları ve ekonomik zorluk yaşayan Karani G.’ye (31), "Bankalarla irtibatımız var, tanıdıklarımız sayesinde kredi puanını yükseltip yüksek limitli kredi kartı çıkarabiliriz" diyerek güven kazandılar. Görüşmenin ardından Karani G., kredi kartı limitlerinin artırılması vaadiyle, mevcut kredi kartlarını ve kimlik bilgilerini Özkan K. ile Muhammet Ali İ.’ye teslim etti. Zanlıların, mobil bankacılık üzerinden kart limitlerini toplamda 2,5 milyon liraya kadar yükselttiği, ardından bir hafta boyunca kartları kullanarak alışveriş yaptığı belirlendi. Şüphelilerin, anlaşmalı oldukları kuyumcu, cep telefonu satıcısı, petshop ve restoran gibi işletmeler üzerinden hayali satışlar yaparak iki ayrı kredi kartından toplam 1 milyon 540 bin liralık harcama gerçekleştirdiği, ayrıca kartlardan 300 bin lira nakit avans çektiği tespit edildi. Kredi kartı limitlerinin artırılmasını bekleyen Karani G., art arda gelen harcama bildirimleri sonrası dolandırıldıklarını anlayarak polise başvurdu. İhbar üzerine harekete geçen Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, şüphelilerin izini sürdü. Yapılan çalışmada zanlıların, güven kazanmak amacıyla günübirlik hazır ofis kiralayarak mağdurlarla burada görüştüğü, "Bankalarda tanıdıklarımız var" yalanıyla dolandırıcılığı organize şekilde gerçekleştirdiği belirlendi. Ekiplerce düzenlenen operasyonla Özkan K. ve Muhammet Ali İ. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüpheliler çıkardıkları mahkemece tutuklandı.
Adana Yüreğir’de yol isyanı: Belediye çukuru kapatmayınca vatandaş lastikle önlem aldı Adana’da vatandaşın Büyükşehir Belediyesi’ne başvurusuna rağmen yoldaki çukurlar bir türlü kapatılmayınca çukuru kendisi kapatan vatandaş, araçların düşmemesi için de eski bir otomobil lastiğiyle önlem aldı. Adana’da cuma günü gece başlayan ve iki gün devam eden yağmur hayatı felç etti. Yağmur sonrasına yoldaki çukurlar da su ile dolunca sürücüler zor anlar yaşadı. Çukurların onarılması için vatandaşların daha önce Adana Büyükşehir Belediyesi’ne başvuru yapmasını rağmen merkez Yüreğir ilçesine bağlı Sinanpaşa ve Yavuzlar mahallelerinden geçen Kışla Caddesi’ndeki çukurlar uzun süredir onarılmadı. Asfaltın çöktüğü cadde, özellikle motosikletliler için büyük tehlike oluşturuyor. Belediyeden sonuç alamayan vatandaşlar, muhtemel kazaların önüne geçmek için kendi imkânlarıyla çukurları doldurdu. Tehlikeli noktaya ise eski bir otomobil lastiği yerleştirilerek sürücüler uyarılmaya çalışıldı. "Biz vicdanen rahatsız oluyoruz" Esnaf Abdullah Sertleroğulları yaşanan duruma tepki göstererek, "Motosikletliler bu yolda yolun içine düşüyor. Asfalt çökmüş durumda. Biz vicdanen rahatsız oluyoruz. Kaza olduğu için böyle bir önlem aldık. Lastiği gören kaçıyor. Belediyeyi arkadaşlar aramış ama ilgilenen yok" dedi. "Geçici önlemlerle can güvenliği sağlamaya çalışıyoruz" Bir diğer mahalle sakini Necmi Acet ise, "Bu yolu biz doldurduk. Belediye burayla ilgilenmiyor. Bir an önce bu yolun düzeltilmesini istiyoruz. Lastik olan yerde çukur var, motosikletliler düşüyor" ifadelerini kullandı. Vatandaşlar, geçici önlemlerle can güvenliği sağlamaya çalıştıklarını belirterek, Kışla Caddesi’nde kalıcı ve güvenli bir yol çalışmasının bir an önce yapılmasını talep ediyor.