SAĞLIK - 18 Haziran 2021 Cuma 15:15

Korona virüs tekerlekli sandalyeye mahkum eden hastalığı arttırdı

A
A
A
Korona virüs tekerlekli sandalyeye mahkum eden hastalığı arttırdı

Grip ve korona virüs sonrasında ya da hiçbir sağlık problemi olmayan insanları dahi tekerlekli sandalyeye mahkum edebilecek.

Hiçbir sağlık probleminiz yokken, grip ya da COVID 19 atlattıktan sonra birdenbire yürüme zorluğuna sebep olan Guillain Barre sendromu, hastalarını tekerlekli sandalyeye dahi mahkum edebiliyor.

Polinöropatik hastalıklar arasında yer alan Guillain Barre sendromu, ayaktaki sinir uçlarını tutarak yol açtığı harabiyetle 1 hafta 10 gün içerisinde aniden hastalarda yürüme kabiliyetinin ortadan kalkmasına, hatta tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelmesine sebep olabiliyor. Hastalık konusunda uyarılarda bulunan Özel Adatıp İstanbul Hastanesi Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Abdulkadir Koçer, hastalığın pandemi döneminde görülme sıklığının arttığını söyledi.

Kontrol altına alınmazsa felce sebep olabiliyor

Guillain Barre Sendromu’nda erken teşhisin çok önemli olduğunu ifade eden Prof. Dr. Koçer, “Bu hastalığın tanısı önemlidir çünkü tanı ne kadar hızla konulabilirse tedaviye de o kadar çabuk başlanır. Ayaklardan başlayan bu hastalık eğer kontrol altına alınmazsa göğüs kaslarını tutup solunum yetmezliğine, ellerdeki kasları tutup ellerde de felce kadar götürebilmektedir. Vakit kaybetmeden başlanan medikal tedavi ile üç hastadan ikisi, hastalığın herhangi bir etkisini hissetmeden iyileşerek normal hayatına dönebilmektedir” dedi.

Hastalığın Tanısında “Bel Suyu Analizi”

Hastalığın tanısının doğru şekilde konulmasının çok önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Koçer, “Polinöropatik hastalıkların onlarca çeşidi vardır. Onlarca çeşit arasında ise iki veya üç tanesi bu ilaç tedavisine cevap vermektedir. Dolayısıyla hastanın çok iyi bir şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir. İlaç tedavisine cevap alabilecek miyiz sorusuna en net yanıt ise bel suyu analiziyle alınmaktadır. Analiz sonrasında medikal tedaviye uygunluk ortaya çıkarsa tedavi süreci hızla başlatılır” diye konuştu.

“Tekerlekli sandalye ile geldi, yürüyerek ayrıldı”

Guillain Barre Sendromu dolayısıyla, tekerlekli sandalye ile kendisine başvuran hastanın, 1 hafta içerisinde yürüyerek hastaneden ayrıldığını belirten Prof. Dr. Abdulkadir Koçer, “53 yaşındaki hastamız Talip Doğan Karlıbel, son iki hafta içerisinde yürüme güçlüğü çekmeye başlamış. Aniden gelişen yürüme güçlüğü, hastamızın tekerlekli sandalye olmadan hareket etmesine engel olmuş. Şeker hastası olan hastamız ayağındaki güçsüzlüğün şekere bağlı geliştiğini düşündüğü için iki hafta boyunca hastalığını ihmal etmiş. Fakat adım atamayacak duruma gelince kurumumuza başvurmuş. Bel suyu analizi ile hastamıza Guillain Barre Sendromu tanısını koyduk ve hızlı bir şekilde ilaç tedavisine başladık. 1 hafta içerisinde hastamız iyileşti ve tekerlekli sandalye ile geldiği hastanemizden yürüyerek ayrıldı” şeklinde konuştu.

“Tedavi şansını yakalayamayabilirdi”

Dr. Koçer, sözlerine şu şekilde devam etti: “Burada tablonun şeker hastalığına bağlı gelişip gelişmediğinin vurgulanması çok önemlidir. Eğer hastamız şeker hastalığına bağlı geliştiğini kabul edip kurumumuza hiç başvurmasaydı, böyle bir tedavi şansını yakalayamayabilirdi. Toplumumuzda, ayağında yürüme güçlüğü olup şeker hastalığından kaynaklandığını düşünerek tedavisini ihmal eden çok sayıda hastamız mevcut. Toplumun, Guillain Barre Sendromu’nun farkına varıp, bu doğrultuda hareket etmeleri tedavi şansı açısından büyük önem taşımaktadır.”

Covid-19 hastalarında sendrom geliştiği tespit edildi

Pandemi döneminde Guillain Barre Sendromu’nun görülme sıklığında artış olduğunu ifade eden Prof. Dr. Abdulkadir Koçer ise şöyle konuştu: “Covid-19 öncesinde, Guillain Barre Sendromu’nun belirtileriyle bizlere başvuran hastalarımıza son bir ay içerisinde grip geçirip geçirmediğini ya da ishal olup olmadıklarını sorardık. Son bir buçuk yıldır ise Covid-19 sormaya başladık ve gerçekten de Covid-19 atlatan hastaların bir kısmında Guillain Barre Sendromu geliştiğini tespit etmiş olduk.”

Cihan Atik
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi vatandaşın evi ‘denetimli serbestlik hükümlülerince’ onarıma alındı Diyarbakır’da ihtiyaç sahibi bir kadının evinde, Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında denetimli serbestlik hizmetlerine ilişkin imza altına alınan protokol kapsamında, denetimli serbestlik hükümlülerince onarıma başlandı. Cumhuriyet Başsavcılığı ve Sur İlçe Kaymakamlığı arasında Denetimli Serbestlik Hizmetlerine ilişkin adına iş birliği protokolü imza altına alındı. Protokol ile Sur İlçe Kaymakamlığına bağlı bulunan kurum ve kuruluşlarda ve Kaymakamlıkça belirlenen ihtiyaç sahibi kişilerin ev bakım ve tadilatlarının yapılmasında Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliğinin ilgili maddeleri doğrultusunda (boya badana, bahçe bakımı ve peyzaj çalışmaları, temizlik vb.) insan kaynağı noktasında destek veriliyor. Bu yolla toplumsal faaliyetlerde işgücü anlamında gerekli destek sağlanırken, diğer taraftan hükümlülerin toplum yararına yürütülen faaliyetlerde görev alması sağlanarak toplumsal yaşamın ve birlikteliğin sağlıklı bir iletişim ile devam edebilmesi ve nitelikli bir birey haline dönüşebilmesi adına gerekli rehberliğin sağlanması bir diğer hedef olarak belirleniyor. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özgür Celbek, ceza infaz hukuk sisteminin son merhalesi olan denetimli serbestlik biriminde hükümlülerin, müdürler, kurs hocalarının koordinesinde kamuya ait binaları, yerleri peyzaj, boya, badana ve temizlik faaliyetlerini yerine getirdiğini söyledi. Aynı zamanda hükümlülerin de cezasını bu şekilde infaz etmiş olduğunu belirten Celbek, hükümlülerin iyilik ve empati duygularının geliştiğini; topluma entegre olduklarını, mesleki becerilerini de geliştirdiklerini ifade etti. Başsavcı vekili Celbek, burada Sur Kaymakamlığıyla bir protokol imzaladıklarını söyleyerek, "Hamdolsun devletimiz çok köklü, çok büyük. Özelikle o video, fotoğraflara baktım. Maddi durumu iyi olmayan bir vatandaşımız kaymakamlığımıza başvuruyor, kaymakamımızın tespitleriyle, bizde iş birliği içerisinde hükümlü arkadaşlarımız gidiyorlar boya, badana, peyzaj baştan sona yerine getiriyorlar. Burada hükümlüler de şunu görmüş oluyor. Devletin büyüklüğünü, yüceliğini. O aidiyet duyguları da gelişmiş oluyor. Başsavcımız Erdal Bey’in talimat ve tensipleriyle buradayız. Öncelikle ona teşekkür ediyorum. Sizlere çok teşekkür ediyorum. İlk defa böyle özel bir durumla karşılaşıyoruz, direkt vatandaşlarımızın. Biz, genelde kamuya ait binalar üzerinde çalışma yapıyorduk" dedi. Sur İlçe Kaymakamı Hasan Akbulut ise, okulların listesini yaptıklarını, boya badana ihtiyacı olan okulların sayılarının belli olduğunu dile getirdi. Bunlardan birinin de Ziya Gökalp İlkokulu olduğunu kaydeden Akbulut, "Tarihi bir okul. Diyarbakır’da 112 yıllık bir okul. Burayı da boyayacağız. Diğer bir tarafta ilçemizde ekonomik durumu kötü olan herkesi biliyoruz. Bunlara çeşitli şekillerde yardımlarda bulunuyorduk. Yardımlarımızdan biri de boya, badana, tadilat oluyor. Bu vesile ile kamu hizmetini etkin bir şekilde sağlamış oluyoruz. Diğer taraftan hükümlülerin topluma kazandırılması amaçlanıyor. Bu da çok değerli, çok kıymetli. İlçemize, vatandaşlarımıza hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu. Ziya Gökalp İlkokulu’nda düzenlenen iş birliği protokolüne, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin Özcan, Sur İlçe Milli Eğitim Müdürü Demir Ernez, Denetimli Serbestlik Müdürü Sinan Yaşar ve okul müdürü Mustafa Bozkuş hazır bulundu.
Erzurum ETSO Başkanı Saim Özakalın ile ETSO yönetiminden Vali Aydın Baruş’a hayırlı olsun ziyareti Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Erzurum Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, ETSO Yönetim Kurulu Üyeleri ve ETSO Genel Sekreteri, Erzurum Valisi Aydın Baruş’u makamında ziyaret etti. Ziyarette Vali Baruş’a yeni görevinde başarı dilekleri iletilirken, Erzurum ekonomisi, kent sanayisi ve bölgesel kalkınma projeleri üzerine kapsamlı bir görüşme yapıldı. Sanayi Altyapısı ve 2. OSB’ye Yoğun Talep Görüşmede TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, şehrin sanayi kapasitesi hakkında Vali Baruş’a detaylı bilgi aktardı. Altyapı çalışmaları büyük ölçüde tamamlanan ve 6. Bölge teşvikleri kapsamında yer alan 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne (OSB) yönelik yatırımcıların gösterdiği yoğun talep toplantının ana gündem maddelerinden biri oldu. 2. OSB’nin cazip bir yatırım merkezi haline geldiği belirtilirken, tarımsal üretimi sanayi ile bütünleştirecek Tarıma Dayalı İhtisas OSB çalışmaları da değerlendirildi. Lojistik merkez hedefi ve dış ticaret Erzurum’un ticari potansiyelinin ele alındığı ziyarette, ulaştırma ve lojistik projelerinin önemi vurgulandı. Şehrin 7 gümrük kapısına olan bağlantısı ve Zengezur Koridoru gibi bölgesel ulaştırma projeleri detaylandırıldı. Karadeniz limanlarına doğrudan ticaret güzergâhı sağlayacak ulaşım ağlarının, Erzurum’u bölgesinde önemli bir lojistik merkez konumuna taşıdığı ifade edildi. Turizm, tarım ve eğitim ekonomisi Toplantıda, kış turizminde Palandöken’in ve bölgedeki modern tesislerin otel, restoran ve hizmet sektörlerine sağladığı ekonomik hareketlilik konuşuldu. Erzurum’un tarım ve hayvancılıktaki güçlü üretim kapasitesinin yanı sıra, 100 bini aşkın üniversite öğrencisinin şehrin sosyo-kültürel yapısına ve piyasa canlılığına olan doğrudan etkileri üzerinde duruldu. Vali Aydın Baruş, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, TOBB Yönetim Kurulu Üyesi ve ETSO Yönetim Kurulu Başkanı Saim Özakalın, ETSO yönetimi ve ETSO Genel Sekreteri’ne teşekkür etti. Görüşme, Erzurum’un kalkınması adına kurumlar arası iş birliğinin ortak akıl çerçevesinde süreceği vurgusuyla sona erdi.