KENT HABERLERİ - 05 Eylül 2016 Pazartesi 09:54

Kurbanlıkta mobil denetim dönemi

A
A
A
Kurbanlıkta mobil denetim dönemi

Kurban bayramında vatandaşın dert yandığı konulardan olan kurban pazarlarının kokması ve sineklenmesine Başakşehir Belediyesi çözüm buldu.

İlçede kurulan kurban pazarında kokudan ve sinekten eser yok. Öte yandan geliştirilen mobil uygulama sayesinde, müşteriler alacakları kurbanlıkların kulağındaki seri numaradan hayvanların kilosu, yaşı, kurbanlığa el verişli olup olmaması gibi bilgilere rahatça ulaşabiliyor. Yaklaşan kurban bayramı nedeniyle vatandaşlar kurbanlık almak için hayvan pazarlarına akın ediyor. Uğrak noktalardan birisi olan Başakşehir Belediyesi Kurban Pazarında ise durum diğerlerine göre farklı. Vatandaşın şikayet ettiği kurban pazarındaki kötü koku ve sineklenme Başakşehir kurban pazarında neredeyse yok. Öte yandan telefona yüklenen mobil uygulama ile, kurbanlık alacak vatandaşlar hayvanların kulağındaki küpe de bulunan seri numarayı mobil uygulamaya okutarak, hayvanın tüm kimlik bilgilerine rahatça ulaşabiliyor.

"Ürün günde iki defa kullanılıyor"
Başakşehir Kurban Pazarında görevli Veteriner Hekim Taner Bingöl, “Bizler Başakşehir Belediyesi olarak Kurban satış ve kesim yerlerinde her yıl yaşanan koku problemini ortadan kaldırmak üzere genel olarak hayvancılıkta da kullanılan probiyotik ürün dediğimiz ürünlerden kullanıyoruz. Burada kullanmış olduğumuz ürün yem katkı maddesi olarak hayvancılıkta kullanılan ve Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan da ruhsatlı bir ürün. Ürünü sabah ve akşam olmak üzere iki periyot halinde uyguluyoruz. Arkadaşlarımız probiyotik ürünün uygulamasından sonra takriben 10 dakika içinde koku yapan çürükçül bakteriyi ortadan kaldırmak suretiyle çalışan bir ürün. Koku ortadan kalktıktan sonra bir problemimiz kalmıyor” şeklinde konuştu.

"Uygulama bu yıl daha verimli geçiyor”
Öte yandan Veteriner Hekim Bingöl, “Vatandaşlar buraya geldiklerinde öncelikli olarak koku olmayınca tabiî şaşırıyorlar. Bu ürünü biz de alıp evlerimizde kullanalım yönünde talepleri de oluyor. Biz sürekli burada olduğumuz için kokuya duyarsızlaşıp alamıyor olabiliriz fakat dışarıdan gelen gelenler de kokuyu almadıklarını söylüyor. Güzel tepkiler alıyoruz. Geçtiğimiz yıllarda başladığımız bir uygulama. Profesyonel olarak bizim de yapmaya başladığımız bir uygulama oldu. Bu yıl daha verimli geçiyor” dedi.

"Vatadaşlar uygulamadan memnun"
Öte yandan Başakşehir'deki kurbanlık pazarında hayvanların kulağına takılan küpe sayesinde kurbanlıkları GBT'sine (Genel bilgi taraması) ulaşılabiliyor. Küpedeki seri numaradan kurbanlığın kilosu, yaşı, kurbanlığa elverişli olup olmadığına ulaşılabiliyor. Mobil uygulama sayesinde müşterilerin kurbanlık hakkında tüm bilgilere kolayca ulaşabildiğini belirten Veteriner Hekim Yunus Kanlı, " Kamuoyu tarafından Türkiye’nin en modern kurban satış ve kesim yeri olarak nitelendirilen Başakşehir Belediyesi Kurban Satış ve Kesim Yerinde çıtayı her sene yükseltmekteyiz. Geçen sene uygulamaya koyduğumuz mobil kurban çalışmamız bu sene de devam etmekte. Vatandaşlarımız hayvanlarını alırken küpe numaralarını sorgulatma suretiyle uygulamadan hayvanla ilgili detaylı bilgilere sahip olabilirken aynı zamanda çadırlara yerleştirmiş olduğumuz barkotları da mobil uygulamaya okutarak çadırda bulunan hayvanlar hakkında bilgi sahibi olarak hayvanı alıp almama konusunda karar verebilmekte. Bu tarz bir uygulama yapmaktayız. Vatandaşlarımızdan gelen tepkilerde bu uygulamamızı destekler nitelikte” diye konuştu.

" Uygulamanın insanları hayvanlar konusunda bilgilendirdiğini belirten Veteriner Hekim Kanlı, "Uygulama sayesinde insanlar alacak olduğu hayvanın besi durumu, yaşı, hayvanın kurbanlığa el verişli olup olmaması konusunda bilgilere sahip oluyor. Bizim burada 126 adet çadırımız bulunmakta. Çadırımızdaki hayvanları birer birer kontrol etmiş olsak da yine vatandaşımızın kendi birebirde kontrolü anlamında böyle bir uygulamayı yürürlüğe koyduk” dedi.

EMRAH KUŞ-HARUN BASAT 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Yeşil ekonomi ödülü sahibini buldu Yeni Arayışlar Girişimi Platformu Derneği (YAPDER) tarafından düzenlenen 18. Küresel Isınma Kurultayı ve Yeşil Ekonomi Ödülleri, sürdürülebilirlik, çevre duyarlılığı ve yeşil dönüşüm alanlarında fark oluşturan kurumları bir araya getirdi. Çevreci üretim anlayışı ve dünya standartlarına uygun faaliyetleriyle öne çıkan RedColour, müşterilerinin talep ve beklentilerini zamanında ve çevre dostu bir yaklaşımla karşılaması dolayısıyla Yeşil Ekonomi Ödülü’ne layık görüldü. Ödülü teslim alan RedColour Yönetim Kurulu Başkanı Oya Sertdemir Düşmez, yaptığı değerlendirmede RedColour’un 2010 yılından bu yana üretim stratejisinin merkezine sürdürülebilirliği koyduğunu vurguladı. Düşmez, enerji verimliliğini destekleyen EPS (ısı yalıtım levhası) üretiminin yanı sıra inşaat ve mobilya boyaları sektörlerinde çevreye duyarlı çözümler geliştirdiklerini ifade etti. Üretim süreçlerinde insan sağlığını ve ekosistemi korumayı temel ilke edindiklerini belirten Düşmez, ağır metal içermeyen pigmentlerin tercih edildiğini, solvent kullanımını minimize eden ve su bazlı sistemlerde yüksek performans sunan yenilikçi teknolojilerin hayata geçirildiğini aktardı. Çevre duyarlılığının sanayi kuruluşları için yalnızca bir sorumluluk değil, aynı zamanda zorunluluk olduğuna dikkat çeken Düşmez, RedColour’un gelecek nesillere daha temiz ve yaşanabilir bir dünya bırakma hedefiyle üretmeye ve dönüşmeye kararlılıkla devam edeceğini ifade etti.
Amasya Amasya’da otomobilin Yeşilırmak Nehri’ne uçtuğu kaza kamerada Amasya’da bir otomobilin kavşakta önüne çıkan araçla çarpışarak Yeşilırmak Nehri’ne uçtuğu feci kaza kameraya yansıdı. Otomobildeki anne, kızın boğulma tehlikesi atlattığı kazadan saniyelerde önce de yolda yürüyen bir vatandaş nehre düşmekten kurtuldu. Edinilen bilgiye göre, Nehir Kamışlı yönetimindeki 06 DTP 103 plakalı otomobil, Saraydüzü Kışlası civarında kavşakta Fuat Sucuoğlu’nun kullandığı 05 DF 596 plakalı hafif ticari araçla çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle savrulan otomobil, Künç Köprü girişi yanındaki demir korkulukları kırarak Yeşilırmak Nehri’ne uçtu. 50 metreden fazla sürüklenerek ters dönen otomobilde can pazarı yaşandı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye sualtı kurtarma ekipleri, polis, AFAD ve ambulans sevk edildi. Ekiplerin çalışması sonucu sürücü Nehir Kamışlı ile yanında bulunan annesi Hanife Kamışlı araçtan çıkartıldı. Sırılsıklam oldukları için itfaiyecilerin üniformalarını giydirdikleri anne ve kızı, duvardan sarkıtılan merdivenle yukarı tırmandı. Durumlarının iyi olduğu görülen anne ve kız ilk müdahalenin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Araç vinç yardımıyla nehirden çıkartılırken, kazayla ilgili inceleme başlatıldı. Feci kazayı gören vatandaşlardan Abdullah Kartal, "Kaza sonrası otomobil nehre uçarak sürüklenmiş. İçindeki kadınları ekipler kurtardı" diye konuştu. Kaza anı işyerinin güvenlik kameralarına yansıyan Hüsnü Atalar, "Çarpışan araç Yeşilırmak’a düşerek sürüklendi. Ekipler kurtardı. Kazadan 2 saniye önce de bir vatandaş düşen aracın önünden geçti. Kıl payı kurtuldu" şeklinde konuştu. Kaza anı ise güvenlik kameralarına yansıdı. Görüntülerde çarpışma ve otomobilin nehre uçma anı yer alıyor.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz" Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına Türkiye olarak her daim katkıda bulunmayı sürdüreceğiz" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Duran, İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen ’Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye’nin Barış Rolü Paneli’nde konuştu. Duran, Türkiye’nin, bugün küresel vicdanın sesi olarak çatışma bölgelerinde hem diplomatik bir aktör hem de insani çözüm ortağı olduğunu belirterek, "Cumhurbaşkanımızın sıklıkla vurguladığı adalet merkezli dünya çağrısı, Türkiye’nin barış yaklaşımının temelini oluşturmaktadır. Bizler biliyoruz ki, barışın meşruiyeti askeri ve siyasi güç dengelerinden değil, toplumların adalet duygularından beslenir. Günümüzdeyse barış, yalnız müzakerelerle barış masalarında kazanılan bir şey değil. Barış çabaları uluslararası kamuoyunda karşılık bulamazsa, sesi kısılır veya perdelenirse, işte o zaman en önemli cepheyi kaybetmişiz demektir. Bu nedenle, bizler barışın sesinin duyulabilmesi için her tür medya mecralarında adil ve güvenilir bir temsilin mücadelesini veriyoruz ve vermek zorundayız" ifadelerini kullandı. "Barış artık güvenlik, insani yardım, ekonomi ve iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla inşa edilebiliyor" Çatışma bölgelerinde barış inşası konuşulurken aynı zamanda neoliberal bakış açılarının ötesine geçen çok katmanlı bir gerçeklikle karşı karşıya olunduğunu aktaran Duran, "Hibrit çatışmaların, vekil aktörlerin ve büyük güç rekabetinin belirleyici olduğu bir dönemden geçiyoruz. Barış artık yalnız siyasi anlaşmalarla değil; güvenlik, insani yardım, ekonomi ve iletişim boyutlarını birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla inşa edilebiliyor. Türkiye’nin son yıllarda çatışma bölgelerinde üstlendiği rolü de ancak bu çok boyutlu barış diplomasisiyle anlayabiliriz" açıklamasında bulundu. "Ülkemiz, müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır" Türkiye’nin kolaylaştırıcı ve arabulucu kapasitesinin bugün dünyada fark oluşturduğunu vurgulayan Duran, "Ülkemiz, zıt bloklarla aynı anda konuşabilen, temas kanallarını açık tutabilen ve müzakere zeminini mümkün kılabilen diplomatik erişim kapasitesine sahip nadir ülkelerden birisi durumundadır. Bu rol, yalnızca siyasi düzeyde değil; teknik müzakere süreçlerinin yürütülmesi, güven artırıcı önlemlerin geliştirilmesi ve kriz anlarında iletişimin kesintisiz sürdürülmesi açısından da önem taşımaktadır" diye konuştu. Duran, barış anlatısını güçlendirmek adına pek çok faaliyet yürüttüklerine dikkati çekerek, "İletişim Başkanlığı olarak bize düşen vazifelerden birisi de çatışma bölgelerinde kimin mağdur, kimin haklı ve neyin adil olduğunu vicdanlara sunmaktır. Bu doğrultuda İletişim Başkanlığımız, Türkiye’nin barış anlatısını güçlendirmek ve iletişim ekosisteminde doğru temsil etmek adına çok sayıda faaliyet yürüttü, yürütmeye de devam edecek" ifadelerine yer verdi. "Barışın iletişimini konuşmak bir panel başlığı değil, artık bir güvenlik meselesidir" Panelde, çatışma bölgelerinde yaşanan dezenformasyonların konuşulacağını anlatan Duran, sözlerine şöyle devam etti: "Zira artık bizler için barışın iletişimini konuşmak bir panel başlığı değil, artık bir güvenlik meselesidir. Dikkatinizi çekmek isterim, burada basit bir bilgi kirliliğinden bahsetmiyorum. Bugün dezenformasyon dediğimiz algı operasyonları toplumsal yaraları kaşıyan, istikrarı zehirleyen, barış masalarını deviren bir güce erişmiştir. Gazze’de bebekler ölürken, sosyal medyada ‘Filistinlilerin sattığı topraklardan bahsedenler’ maalesef bu zehirden tatmış olanlardır. Vatandaşlarımızın da özellikle duygusal hassasiyetlerin tırmandığı dönemlerde bu tarz içeriklere karşı çok dikkatli olmalarını istirham ediyorum. "Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına katkıda bulunmayı sürdüreceğiz" Suriye’de eski rejim katliamları karşısında oradaki halkın yanında olduklarını ifade eden Duran, şunları kaydetti: "Elbette önümüzde çok önemli bir görev var. Suriye’nin istikrar içerisinde yeniden inşası ve yeniden mimarı. Bunun kolay bir görev olmadığını biliyoruz. Yeni dönemde Suriye’de oluşan istikrarı hala sabote etmek isteyen, barış ortamını zehirlemek isteyen çevreler var. Bu aktörler zaman zaman terör örgütü görünümünde zaman zaman diğer vekil aktörler zaman zaman da devlet görünümünde olabiliyor. Onlara ve bütün dünyaya şunu ifade etmek istiyorum; Türkiye olarak biz dün olduğu gibi bugün de gelecekte de Suriyeli kardeşlerimizin haklı mücadelesinin yanında olacağız. Suriye devletinin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygı göstereceğiz, bunun korunmasına yardımcı olacağız. Suriye’de ve bölgemizde barış ve huzur ortamının sağlanmasına Türkiye olarak her daim katkıda bulunmayı sürdüreceğiz." Suriye Arap Cumhuriyeti Enformasyon Bakanı Hamzah Almustafa’nın da katıldığı program, ‘Medya Perspektifinden Çatışma Bölgelerinde Türkiye’nin Barış Rolü’ panel oturumuyla devam etti.
Tekirdağ Tekirdağ’da üreticiye mazot desteği başvuruları başladı Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin üreticilere yönelik Mazot Desteği Projesi kapsamında başvurular 24 Şubat itibarıyla başladı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi tarafından üreticilerin en büyük girdi maliyetlerinden biri olan mazot giderini azaltmak ve tarımsal üretimi teşvik etmek amacıyla hayata geçirilen "Mazot Desteği Projesi" için başvuru süreci başladı. Türkiye’nin tarım alanında öne çıkan illerinden Tekirdağ’da Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı ve traktör ruhsatı bulunan çiftçi destekten yararlanabilecek. Proje kapsamında 5 dekardan 200 dekara kadar arazisi bulunan üreticilere, dekar başına değişen miktarlarda mazot desteği verilecek. Mazot Desteği Projesi çerçevesinde başvurusu onaylanan 5 dekar arazisi olan üreticilere 20 litre mazot desteği sağlanacak. 5 ila 20 dekar arasında arazisi bulunan çiftçilere her bir dekar artışı için 4 litre ilave edilecek. 20 ila 200 dekar arasında arazisi bulunan üreticilere ise toplam 80 litre mazot desteği verilecek. Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği açısından üreticiye verilen desteğin büyük önem taşıdığını belirterek, "Çiftçimizin en önemli gider kalemlerinden biri olan mazot konusunda üreticilerimizin yanında olmaya devam ediyoruz. Sağladığımız bu destekle hem çiftçimizin yükünü hafifletiyor hem de tarımsal üretimin artmasına katkı sunuyoruz. Alın teriyle üretim yapan çiftçimizin emeğine değer veriyor, tarımın sadece çiftçimizin değil, toplumumuzun geleceği için de hayati bir alan olduğunun bilinciyle hareket ediyoruz. Hedefimiz kırsalda kalkınmayı güçlendirmek ve üreticimize daha fazla destek olmak. Çünkü inanıyoruz ki güçlü bir Tekirdağ, üretimi güçlü çiftçilerimizle yükselir" ifadelerini kullandı. Başvurular 24 Şubat-23 Mart 2026 tarihleri arasında Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin internet sitesi üzerinden çevrim içi olarak yapılacak.