GÜNDEM - 15 Ağustos 2019 Perşembe 18:28

Kuşadası'na bu yıl 198 turist gemisi sefer yapacak

A
A
A
Kuşadası'na bu yıl 198 turist gemisi sefer yapacak

Türkiye’de kruvaziyer turizmin başkenti sayılan Kuşadası’na sezon sonuna kadar 198 turist gemisi ile 185 bin turistin geleceği açıklandı.

Kuşadası bugün sezon içinde 4. seferini yapan Holland America Line şirketine ait Hollanda bayraklı ’Koningsdam’ isimli dev transatlantiği ağırladı. Uzunluğu 296, genişliği, 38 metre ve 99 bin 500 Gros ton ağırlığında olan Koningsdam isimli dev transatlantik 3 bin 100 turist ve bin 200 mürettebat ile Kuşadası Ege Ports Limanı’na yanaştı. Çoğunluğu Amerikalı olan turistlerin bir bölümü otobüslerle şehir dışındaki Efes ve Meryemana Evi gibi tarihi ve turistik yerleri ziyarete giderken, tur programına katılmayan turistler ve gemi mürettebatı ise Kuşadası çarşılarını gezdi. 

Kuşadası Limanı’nı işleten Ege Ports firmasının Genel Müdürü Aziz Güngör, “ 2019 yılında toplamda 6 sefer düzenleyecek olan Hollanda America Line şirketine ait Hollanda bayraklı ’Koningsdam’ isimli kruvaziyer gemisi 2019 yılında toplam 6 sefer düzenleyecek. Bugün Kuşadası’na dördüncü seferini gerçekleştirdi. Kruvaziyer turizmindeki yükseliş devam ediyor. 2019 yılının ilk 7 ayında 103 gemi seferi ile 84 bin 800 turist Kuşadası’na geldi. Yıl içerisinde ise limanımıza 198 turist gemisi sefer yapacak ve bu gemiler ile toplam 185 bin turist gelecek. 2020 yılında dünyanın en yeni ve en büyük gemileri Kuşadası Limanı’na gelecek “ dedi.  

Zafer Hacısalihoğlu - İsmail Ümit Dilşen

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Antika tutkusu ile bodrum katını müzeye çevirdi Giresun’un Görele ilçesinde yaşayan 53 yaşındaki Muammer İmat, yaşadığı apar tmanın bodrum katını adeta müzeye dönüştürerek geçmişin izlerini günümüze taşıyor. Çocukluk yıllarında başlayan antika merakını 15 yıldır sürdüren İmat, bin 200’ü aşkın parçadan oluşan koleksiyonuyla ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarıyor. Yaklaşık 3 yıl önce bodrum katını düzenleyerek koleksiyonunu sergilemeye başlayan İmat’ın arşivinde; pikap ve plakçalarlar, kasetçalar ve radyolar, fotoğraf makineleri, kameralar, 80’li ve 90’lı yıllara ait kasetler, yöresel sanatçıların eserleri, lüks gaz lambaları ile çok sayıda cam ve dönem objesi yer alıyor. 15 yıllık emekle bin 200 parçalık koleksiyon oluşturdu Antika tutkusunun gençlik yıllarına dayandığını belirten İmat, birçok parçayı köy gezilerinde topladığını söyledi. Bazı eşyaları sahiplerinden rica ederek, bazılarını ise ücret karşılığında aldığını ifade eden İmat, "15 yıl boyunca gittiğim köylerde bir köşede atıl duran ya da çöpe atılmak üzere olan eşyaları değerlendirdim. Bir kısmını hediye aldım, bir kısmını satın aldım. Ayrıca antika gruplarında paylaşımlar yapıyor, mezatlara katılıyoruz. Bu iş bana büyük moral veriyor. Koleksiyonumda bin 200’ün üzerinde obje bulunuyor. Koleksiyonumda eski radyolar, plaklar ve ulusal sanatçıların kasetleri özel bir yer tutuyor. Koleksiyon için bugüne kadar yaklaşık 250-300 bin lira harcamışımdır. En eski parçalar arasında Osmanlı dönemine ait bir kama ile 100 yılı aşkın geçmişi olduğu düşünülen bir kemençe bulunuyor" diye konuştu. Ziyaretçiler zamanda yolculuğa çıkıyor Ziyaretçilerin eksik olmadığını da ifade eden İmat, "Kendim zamanımın büyük bir kısmını burada geçiriyorum. Burada zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorum. Sabah saatlerinde indiğim bodrum kattan bazen gece yarısı çıktığımı fark ediyorum. Bu benim için bir tutku. Ömrüm yettiği sürece devam ettirmek istiyorum. Ziyaretçilerim oluyor koleksiyonum özellikle gençlerin ilgisini çekiyor. Gençler kaseti bile tanımıyor. Plakları görünce şaşırıyorlar. Onlara çalıyorum, dinletiyorum. Büyük keyif alıyorlar. Gelmek isteyenlere de bodrum katındaki müzemiz herkese açıktır" dedi. Mahalle sakinlerinden Onur Bektaş ise, "Burası benim em büyük tutkum her defasında yeni bir şeyler öğreniyor ve keşfediyorum. Adeta zamanda yolculuğa çıkıyoruz. Burası bir bodrum katıydı ama şimdi bir müzeye dönüşmüş durumda" ifadelerini kullandı.
Erzurum Erzurum’da TSK Güçlendirme Vakfı’nın faaliyetleri paylaşıldı Erzurum’da Türk Silahlı Kuvvetlerinin gücü, yerli ve millî savunma sanayinin gelişimi ile Türkiye’nin bağımsızlık yolculuğunun ele alındığı anlamlı bir program düzenlendi. Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü konferans salonunda düzenlenen programda, savunma sanayinde gelinen nokta, Türk Silahlı Kuvvetlerinin caydırıcı gücü ve Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı’nın faaliyetleri katılımcılarla paylaşıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan programın açılış konuşmasını Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Hasan Aykut yaptı. Aykut, konuşmasında milletimizin gururu ve devletimizin teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetlerini ve savunma alanında elde edilen büyük atılımı konuşmak üzere bir araya gelindiğini belirtti. Şanlı ordunun tarih boyunca yalnızca bir askerî güç değil, aynı zamanda milletimizin bağımsızlık iradesinin, vatan sevgisinin ve fedakârlık ruhunun en güçlü temsilcisi olduğunu vurgulayan Aykut, "Malazgirt’ten Çanakkale’ye, Sakarya’dan 15 Temmuz’a kadar her dönemde istiklalimizi koruyan en büyük dayanak Türk Silahlı Kuvvetlerimizdir" dedi. 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında ülkemize uygulanan ambargoların savunmada bağımsızlığın ne kadar hayati olduğunu gösterdiğini ifade eden Aykut, bu sürecin yerli ve millî savunma sanayinin temellerinin atıldığı bir dönüm noktası olduğunu söyledi. Ambargoları bir zafiyet değil, bir diriliş vesilesine dönüştüren irade sayesinde bugün Türkiye’nin savunma alanında çok güçlü bir noktaya ulaştığını dile getirdi. Türkiye’nin bugün İHA’ları, SİHA’ları, millî gemileri, radar sistemleri ve akıllı mühimmatlarıyla yalnızca kendi ihtiyaçlarını karşılayan değil, aynı zamanda dost ve kardeş ülkelere teknoloji ihraç eden bir ülke konumuna geldiğini belirten Aykut, bu başarının mühendislerin emeğinin, devletin vizyonunun ve milletin inancının eseri olduğunu vurguladı. Türk askerinin disiplinin, cesaretin ve yüksek ahlakın timsali olduğunu kaydeden Aykut, kahraman Mehmetçiğin yalnızca sınırları değil; milletin huzurunu, birliğini ve geleceğini de koruduğunu, doğal afetlerde ve insani yardımlarda da ordunun milletin merhamet elini dünyaya ulaştırdığını ifade etti. Aykut ayrıca, Erzurum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü olarak güçlü ailenin güçlü toplum, güçlü toplumun da güçlü devlet anlamına geldiğine inandıklarını belirterek, savunma sanayinde elde edilen her başarının çocukların daha güvenli ve huzurlu bir geleceğe sahip olması anlamına geldiğini söyledi. Aziz şehitlerin emaneti olan ailelerin ve kahraman gazilerin milletin baş tacı olduğunu vurgulayan Aykut, her zaman yanlarında olmayı bir görev değil, vefa borcu olarak gördüklerini dile getirdi. Programın devamında Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı Erzurum Bölge Temsilcisi Emekli Albay Ahmet Avcı, vakfın kuruluş süreci, savunma sanayinin tarihsel gelişimi ve bugün gelinen aşamaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avcı, savunma sanayiinde atılan her adımın şehitlere vefa, milletin bağımsızlık iradesinin ve güçlü Türkiye idealinin bir göstergesi olduğunu ifade etti. Program sonunda, başta protokol üyeleri olmak üzere emeği geçenlere ve katılımcılara teşekkür edildi.