DÜNYA - 10 Mart 2022 Perşembe 16:15

Lavrov: 'Başkan Putin, Zelenski ile görüşebilir, temastan kaçmaz'

A
A
A
Lavrov: 'Başkan Putin, Zelenski ile görüşebilir, temastan kaçmaz'

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, "Başkan Putin reddetmiyor, Zelenski ile buluşabilir. Ama bu olmadan önce belirli hazırlıkların yapılması şart. Putin hiçbir temastan kaçmıyor. Sadece bu temasların laf olsun diye gerçekleşmesini istemiyoruz" dedi.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba, Antalya'nın Belek Turizm Merkezi’ndeki bir otelde üçlü toplantıda bir ayara geldi. Lavrov, görüşme sonrası düzenlenen toplantıda açıklamalarda bulundu. Lavrov, açıklamasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

"Savaşın ortaya çıkan maliyetleri hesapladığınız gibi mi" sorusuna Lavrov, “Özel askeri harekatımızın gidişatını değerlendirecek olursak ilgili yorumları en önemlisini Devlet Başkanımız gerekli açıklamaları yapıyor. Bu harekatın planlı şekilde devam ettiğini söyledi” şeklinde cevap verdi.

"Saldırmaya niyetimiz yok"

"Batı'dan Ukrayna ordusuna gelen silahlar için Ukrayna toprakları dışında bir müdahale düşünür müsünüz" şeklindeki soruya Lavrov, “Bu tarz hareketlerin Avrupa Birliği’nin batılı partnerlerimizin attığı adımların ne kadar tehlikeli olduğunu çok iyi anlıyor ve kavrıyoruz. Onlar ölümcül silahları Ukrayna’ya ihraç ediyorlar. Binlerce füze, binlerce silah, teröristler tarafından Rus uçaklarına karşı kullanılıyor. Daha sonra bunlar kimin eline geçecek bu soruyu AB’deki mevkidaşlarımıza hep soruyoruz. Onlar bize seneler boyu Ukrayna’dan, Rusya’ya karşı bir üst yaptılar. Şimdi de bize sıradaki adımlarınız ne olacak bu durumu nasıl çözebiliriz diye soruyorlar. Ama şimdi bu tehlikeli duruma gelmenin sebebi bizler değiliz. Genel anlamda sadece Rusya’ya karşı değil Avrupa göklerine de bir tehlike gelecek Ukrayna’dan başka ülkelere saldıracak mıyız. Ukrayna’ya saldırmadık, saldırmaya da niyetimiz yok kimseye" cevabını verdi.

"Rusya'nın güvenliğiyle ilgili tehdit oluştu"

"Polonya’da konuşlandırılacak patriotları doğrudan tehdit kabul edecek misiniz, askeri misilleme seçeneğiniz söz konusu mu" sorusuna Lavrov şu cevabı verdi:

"Rusya’nın güvenlik konusundaki hassasiyetlerini tehlike altına alan bir durum oluştu Ukrayna’da. Sınırlarımızın güvenliği tehdit ediliyordu. Devlet Başkanımız detaylı bir şekilde bunu defalarca açıkladı ama kimse dinlemedi. Donetsk, Luhansk bölgelerine azad ettiğimiz bölgelerden biz şunu anlıyoruz. Önümüzdeki aylarda Rusya’ya bir saldırı düzenliyorlardı. Amerika Savunma Bakanlığı kendi parasıyla biyolojik laboratuvarlar kurdu. Ukrayna topraklarını çeşitli patojen maddeler üzerine deney yapmak için adeta test yapmak için kullandıktan sonra biyolojik silah üretimini hedefliyordu burada. Onlar sözde Ukrayna’da AB ama tek ağızla ABD’nin öyle bir niyeti yok. Biyolojik silah falan geliştirmiyor dediler. Buna zaten şaşırmadık, açıklayacakları buydu. BM’de yok buna dair bir bilgimiz yok dediler. ABD’liler gizli olarak çevirdi bu işlerini. Başta eski Sovyetler Birliği’nde de aynı laboratuvarları kurdular. Rusya sınırları boyunca kuruldu. Fakat kimyasal silahların, biyolojik silahların yasaklanmasıyla ilgili uluslararası bir sözleşme var."

"Ukrayna'nın güvenliğini istiyoruz"

Ukrayna’nın silahlandırılmasını ve Ukrayna’da yeni Nazi hükümeti kurulmasını istemediklerini ifade eden Lavrov, Ukrayna’nın tarafsız bir ülke olmasını istediklerinin altını çizdi. Hem Avrupa ülkelerinin, hem Ukrayna’nın güvenliğini istediklerini de belirten Lavrov, “Ama Rusya’nın da güvenliğini istiyoruz” dedi.

"Putin hiçbir temastan kaçmaz"

Rusya Devlet Başkanı Putin ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski’nin görüşmesine dair soruya Lavrov, “Başkan Putin reddetmiyor, Zelenski ile buluşabilir. Ama bu olmadan önce belirli hazırlıkların yapılması şart. Putin hiçbir temastan kaçmıyor. Sadece bu temasların laf olsun diye gerçekleşmesini istemiyoruz. Kuleba ile bugün görüştük. Önerilerimiz Ukrayna tarafına ulaştı, spesifik yanıt vermeye söz verdiler. Bundan bir katma değer, faydalı netice çıkacaksa tamam bir görüşme yaparız. Fakat Ukrayna’daki darbeden sonra daha çok görüşme için görüşme, imitasyon görüşmeler, kameralara, televizyona çıkmak için görüşme yapıyorlar. Paris’te bütün kararlar alınan Kiev tarafından uygulanmadı. Bir problemin özünde, çözümü için illaki görüşmek gerekmiyor. Alınan kararlar var, yasal çerçeve var. Elbette Zelenski ile görüşecekler Sayın Devlet Başkanımız ama bunun hazırlıklarının yapılması gerekiyor” cevabını verdi.

"Batılı iş ortaklarına ihtiyacımız olmayacak"

"Krizi öyle bir çözeceğiz ki bir daha batılı iş ortaklarına ihtiyacımız olmayacak" diyen Lavrov, "Siyasi saldırganlığın bir parçası haline geldiler. Böyle bir duruma bir daha düşmemek için her şeyi yapacağız. Doğal gaz ve petrol konusunda burada bu mesele Batı meslektaşlarımızın vicdanına bırakılması gereken bir mesele. Biz bunları hiçbir zaman silah olarak kullanmadık. Petrol ve doğal gaz alımını durdururlarsa biz kimseyi zorlamayacağız almaları için. Biz her zaman pazarı açık tutacağız" diye konuştu.

"Kaygılanıyoruz"

Nükleer konusuna da değinen Lavrov, "Nükleer savaşın çıkabileceğini düşünmüyorum. Nükleer konu olayların bağlamında son yıllarda olaylar daha gerginleşti. Nükleer konuyu bu tartışmaların içine batılı temsilciler dahil etti. Biden da kendisine soru sorulduğunda 'Yaptırımların alternatifi var mı' denildiğinde, 'Alternatif sadece üçüncü dünya savaşı' dedi. Biz kaygılanıyoruz. Aynı konuları dönüp dolaşıp duruyorlar" açıklamasını yaptı.

"Bu savaşı bitirmek istiyoruz"

Lavrov, mutabakat sağlanmış konular üzerinde ilerlenmesinin önemli olduğunu belirterek, her türlü fomatta görüşebileceklerini ancak bunun sadece görüşme olması için yapılmaması gerektiğini kaydetti.

"Bu savaşı bitirmek istiyoruz"

Doğumhane saldırısıyla ilgili açıklama yapan Lavrov, "Burada bizim cevabımızı duymak istemiyorsunuz anladığım kadarıyla. Burada çocuk hastanesi ile ilgili ilk sorunuzsa bu o zaman hiç dinlemiyorsunuz cevaplarımı demek. Tüm basın bunu manşetlerine taşıdı. 7 Mart'ta açıklama yaptık, BM Güvenlik Konseyi'nde yaptığımız açıklamada uzun süredir orada anne ve çocuk olmadığını, radikal unsurların oraya yerleştirdiğini, orayı askeri üsse çevirdiklerini söyledik. Buraya kendi teçhizatlarını yerleştirdiler. Tekliflerimiz ta 15 Aralık'a kadar gidiyor. O zaman 'Bir güvenlik sistemi kuralım' demiştik. 'Kimse başka bir ülkenin güvenliğini riske atarak kendi güvenliğini sağlama alamaz' dedik. 'Hiçbir örgüt böyle bir hakka sahip değil Avrupa'da' dedik. 'Kimse kimseyi domine edemez NATO'nun şu anda yaptığı gibi' dedik. Bunlar cevapta kalmasaydı da uygulansaydı memnun olurduk. Bunun yerine Stoltenberg'ten, Borrel'den bir mektup geldi, 'Müzakerelere hazırız' dendi ama bu taahhütler bireysel ülkeler tarafından imzalanmıştı. Batılı temsilcileriniz bunu yaptı işte, diplomasiden anlayışları bu. Diplomasi ile her şeyi çözmek istiyoruz ama Ukrayna'nın askeri varlıktan, Nazizimden arındırılması gerektiğini söyledik. Rusya Federasyonu'na yönelik açık bir tehdit var. Bu çok açık bir şekilde ortaya çıktı. Bu yüzden düzgün insanlarla dürüstçe irtibat halinde olsaydık o zaman her şey çözülmüş olurdu. Burada bir ortak göremiyoruz ki dürüstçe bizimle masaya otursun. Biz bu savaşı hiç istemedik, bu savaşı bitirmek istiyoruz" dedi.

İsa Akar - Ahmet Serdar Eser
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli Adliyesi personellerinin yaşadığı sorunlar çözüm odaklı ziyaretlerde masaya yatırıldı Denizli’de kamu çalışanlarının gür sesi olan Büro Memur-Sen, adalet personelinin sorunlarını en üst makamlara taşımak için Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan ve Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman’ı ziyaret adliye çalışanlarının taleplerini masaya yatırdı. Büro Memur-Sen Denizli Adliye Şube Başkanlığı, kamu çalışanlarının haklarını savunma ve çalışma koşullarını iyileştirme noktasında saha çalışmalarına ara vermeden devam ediyor. Adliye personelinin çalışma koşullarını iyileştirmek ve sahada yaşanan aksaklıkları gidermek amacıyla yürütülen diplomasi trafiğinde Şube Başkanı Ömer Şeker ve Şube Başkan Vekili Ramazan Çetin, Denizli Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan’ı makamında ziyaret ederek kapsamlı bir istişare gerçekleştirdi. Ziyaretin ana gündem maddesini, adalet mekanizmasının işleyişinde kritik rol oynayan personelin yaşadığı idari ve operasyonel zorluklar oluşturdu. Özellikle İcra Müdürlüğü bünyesinde artan dosya yoğunluğunun çalışanlar üzerindeki yüküne dikkat çeken Şube Başkanı Ömer Şeker, personel eksikliğinden kaynaklanan aksaklıkların giderilmesi için acil çözüm beklediklerini vurguladı. "Mülakat adliyeleri unutulmadı" Merkez adliyenin yanı sıra mülakat (bağlı ilçe) adliyelerinde görev yapan personelin yaşadığı idari sorunları da gündeme getiren heyet, tüm personelin talep ve beklentilerini Komisyon Başkanlığına sundu. Ziyaret sonrası bir açıklama yapan Başkan Ömer Şeker; "Adalet mekanizmamızın her bir ferdi bizim için kıymetlidir. Alın terinin karşılığı ve çalışma huzuru için sahadan aldığımız her bir talebi muhataplarına iletmeye devam edeceğiz. ‘Hayatın Her Anında Büro Memur-Sen’ sloganıyla çalışmalarımızı aralıksız sürdüreceğiz" dedi. "Nöbet Bürosu" artık bir ihtiyaç değil, zorunluluk Denizli Adalet Komisyonu Başkanı Bahattin Arıkan’ın ardından Denizli Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman’ı makamında ziyaret eden Şube Başkanı Ömer Şeker ve Şube Başkan Yardımcısı Burcu Acar, adliye personelinin çözüm bekleyen taleplerini kapsamlı bir rapor halinde sundu. Ziyaretin en dikkat çeken başlığı, personelin iş yükünü hafifletecek olan "Nöbet Bürosu" teklifi oldu. Şube Başkanı Ömer Şeker, nöbet hizmetlerinin daha düzenli ve verimli yürütülebilmesi adına müstakil bir birim kurulmasının şart olduğunu vurguladı. Mevcut ön büro sisteminin geliştirilmesi ve personel üzerindeki baskının azaltılması yönünde hazırlanan çözüm önerileri Başsavcı Ataman ile paylaşıldı. Görüşmede sadece idari değil, personelin günlük yaşamını etkileyen ekonomik konular da unutulmadı. Adliye çay ocağındaki fiyatlandırmaların, Türkiye genelindeki emsal adliyelerle kıyaslanarak personel lehine revize edilmesi ve indirim yapılması talebi iletildi. "Dinlenme hakkı, verimliliğin temelidir" Görüşmenin en hassas başlıklarından birini personel izinleri oluşturdu. Adliye çalışanlarının yüksek tempo ve stres altında görev yaptığını hatırlatan Şube Başkanı Ömer Şeker, personelin en doğal hakkı olan "dinlenme ihtiyacının" daha sağlıklı karşılanması gerektiğini vurguladı. Şeker, dinlenmiş bir personelin hizmet kalitesinin de artacağına dikkat çekti. Ziyaret sonrası açıklamalarda bulunan Şube Başkanı Ömer Şeker, adliye personelinin her zaman yanında olduklarını belirterek; "Sendika olarak önceliğimiz üyelerimizin huzurlu bir çalışma ortamına kavuşmasıdır. Başsavcımız Ahmet Ataman’a yapıcı ve çözüm odaklı yaklaşımı için teşekkür ediyoruz. İlettiğimiz her talebin sonuçlanana kadar takipçisi olacağız" diye konuştu.
Ankara Adalet Bakanı Akın Gürlek Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini kabul etti ve "Yargının hızlandırılması için gerekli adımları atacağız" dedi. Adalet Bakanı Gürlek, Türk Hukuk Enstitüsü heyetini Bakanlıkta kabul etti. Türk Hukuk Enstitüsünün kökleri, tarihi ve gelenekleri olan bir kurum olduğunun altını çizen Bakan Gürlek, "İnşallah biz de beraber çalışacağız. Sizin fikirleriniz, çalışma planlarınız bizim için önemli. Biliyorsunuz şu an yargıda bir reform stratejisi bir reform hamlesi yaptık. Özellikle yargının sorunlarına ilişkin, yargının hızlandırılmasına ilişkin bir kısım önemli adımlar daha atmayı düşünüyoruz" dedi. "Avukatlarımıza biz yardımcı olmak istiyoruz" Avukatların son zamanlarda yaşadıkları sorunları çok iyi bildiklerini vurgulayan Bakan Gürlek şöyle konuştu: "Biz adalet ailesiyiz. Bu adalet ailesinde 209 bin avukatımız, 212 bin hakim, savcı ve adliye personelimiz var. Burada hep birlikte bir çalışma yapmamız gerekiyor. Özellikle avukatlarımızın son zamanlarda yaşadığı sorunları çok iyi biliyoruz. Düzenleyeceğimiz paketlerde hem hukuk yargılamasını hızlandırmak istiyoruz, hem de bir anlamda avukatlarımıza maddi anlamda dokunmak istiyoruz." Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin tüm dünyada kaliteli, nitelikli, elit bir meslek olduğunu ifade etti. "Hukuk mesleği giriş sınavında kalite arttı" Hukuk mesleğine giriş sınavlarının kalitesinin arttığını dile getiren Bakan Gürlek, "Biliyorsunuz hukuk mesleklerine giriş sınavı yapıldı. Biraz zor bir sınav. Evet barajları da yüksek ama bu kesinlikle bu mesleğin nitelikli ve elit bir meslek haline gelmesi gerektiriyor" diye konuştu. "Avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz" Bakan Gürlek, hukuk fakültelerine giriş başarı sıralamasının 125 binden 100 bine çekildiğini belirterek, bu rakamı daha da düşürmek istediklerini ifade etti. Bakan Gürlek, avukatlık mesleğinin elit bir meslek olduğuna vurgu yaptı. Savunma makamının kutsal olduğunu söyleyen Bakan Gürlek, "Burada zaten üç tane sacayağı birlikte işlerse yargıda başarı sağlanır. Burada elbette avukatlarımızın sorunlarını biliyoruz. Uygulamadaki mahkeme kalemlerinde çektiği sorunları da biliyoruz" dedi. E-Duruşma ile daha etkin adli süreçler Adli süreçleri daha etkin ve hızlı hale getiren e-Duruşma uygulamasının özellikle hukuk davalarında önemli ölçüde kullanıldığını belirten Bakan Gürlek, e-Duruşmada da kapsamı genişletmeyi düşündüklerini kaydetti. Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketinde e-duruşma yoluyla ön inceleme duruşmasına katılabilme imkanı getirmeyi planladıklarını söyledi.
Denizli Serinhisar’a özgü yöresel ürünler Leader zirvesinde beğeniye sunuldu Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın katılımıyla Ankara’da gerçekleştirilen Leader Projesi Lansmanında sergilenen serinhisar leblebisi, yatağan bıçağı, kızılhisar bardağı ve yatağan kemik tarağı gibi yöresel ürünleri beğeni topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) tarafından düzenlenen "IPARD III Programı Leader Projesi Tanıtım Programı" Türkiye’nin 60 şehrinden gelen 155 YEG Derneği’ni buluşturdu. Toplam 35 milyon avroluk destek paketinin açıklandığı dev organizasyonda Kızılhisar YEG Derneği sergilediği performansla zirvenin parlayan yıldızı olmayı başardı. Serinhisar Tanıtım Standı Etkinlik kapsamında ilçe tanıtım standı kuran 7 YEG Derneği’nden biri Kızılhisar YEG Derneği oldu. Kurulan tanıtım standında Serinhisar Leblebisi, Yatağan Bıçağı, Kızılhisar Bardağı ve Yatağan Kemik Tarağı gibi Serinhisar’a has ürünler sergilendi. Stant ziyaretçilerine Leader Projesi kapsamında geliştirilen Leblebi Çorbası ikram edildi ve Yatağan Çakısı hediye edildi. Tarım ve Orman Bakanı’na Yatağan Kılıcı Takdimi Etkinliğin açılışında yaşanan ve katılımcıların büyük ilgisini çeken sembolik anlarda da derneğimizin imzası vardı. Tarım Reformu Genel Müdürü Osman Yıldız’ın, Sayın Bakan İbrahim Yumaklı’ya takdim ettiği ve Serinhisar’ın 850 yıllık kadim demircilik mirasını simgeleyen Yatağan Kılıcı, Kızılhisar YEG Derneği tarafından özel olarak temin edildi. Kırsal kalkınmanın yereldeki yeni modelini başarıyla uygulayan Kızılhisar YEG Derneği, sunduğu projelerle Bakan düzeyinde tam not aldı. Bakan Yumaklı, derneğimizin bölgeye kattığı katma değeri ve stratejik önemini şu sözlerle takdir etti: "Denizli’de Kızılhisar Yerel Eylem Grubu özellikle Serinhisar’ın adeta nişanesi olan leblebinin, yenilikçi ürün geliştirme faaliyetleri ile katma değerini artırdı. Derneğimizin başarılarını Türkiye gündemine daha fazla taşıyacağımızı ifade etmek isterim. Yerelin gelişmesine katkı koyan başarılar Türkiye’nin gündemine girmeli. Bu başarılar üreticilerimizin kendine güvenini de üst düzeye taşıyacaktır." Konuşmaların ardından temsili çek takdimine geçildi. Kızılhisar YEG Derneği yönetici İlker Özmen temsili sözleşme çekini Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK) Başkanı Ahmet Antalyalı’nın elinden teslim aldı. Gelecek 5 yılın temelleri atıldı Etkinliğin ikinci gününde IPARD II döneminde faaliyet gösteren YEG Derneklerinin deneyimlerini paylaştığı "Tecrübe ve Bilgi Paylaşımı" oturumu yapıldı. Kızılhisar YEG Derneği yöneticisi İlker Özmen, tecrübe ve bilgi birikimini paylaşmak üzere bu prestijli oturuma davet edilen 5 panelistten biri olarak oturumdaki yerini aldı. Özmen, yaptığı açıklamada; "Bu başarılarla birlikte önümüzdeki 5 yıllık uygulama dönemine güçlü bir giriş yapan Kızılhisar YEG Derneği, yerel dinamikleri harekete geçirmeye ve Serinhisar’ın ekonomik, sosyal ve kültürel kalkınmasına öncülük etmeye devam edecektir. Ankara’da tescillenen bu başarı, sadece Kızılhisar YEG Derneği’nin değil, tüm Serinhisar halkının ve üreticilerimizin ortak gururudur. ‘Birlikte üreten, birlikte yöneten ve birlikte büyüyen bir kırsal yapı’ vizyonuyla, bölgemizin değerlerini dünya standartlarında projelerle taçlandırmayı sürdüreceğiz" dedi.