GÜNDEM - 04 Haziran 2021 Cuma 09:27

Liseliler 'Online Ateş Ölçer' cihazı üretti

A
A
A
Liseliler 'Online Ateş Ölçer' cihazı üretti

Lise 1. sınıf öğrencileri bebeklerin ateş seyri konusundaki tedirginlikleri azaltmak ve gerektiğinde hızlıca önlem alınmasını sağlamak amacıyla bir proje geliştirdi. Geliştirilen cepte sağlık projesi ile ailelerin yaşamının kolaylaştırılması hedefleniyor.

İTÜ MTAL ve İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde gerçekleştirilen ‘Cepte Sağlık Projesi’ ile lise 1’inci sınıfa giden 4 öğrenci, bebeklerde yüksek ateş durumunu erken fark edebilmek ve uyku sırasında gerçekleşen bebek ölümlerini engelleyebilmek için nabız kontrolü sağlayacak bir ürün geliştirdi.

Liseliler 'Online Ateş Ölçer' cihazı üretti

Cihazın bağlantılı olacağı bir mobil uygulama yazan öğrenciler, ateş ve nabız değişkenlerini hasta yakınlarına ileten bir sistem oluşturdu. Biyoloji öğretmeni Münevver Sağır danışmanlığında akıllı telefonlarla entegre bir şekilde çalışan cihaz, bir proje yarışmasında da 3’üncülüğe layık görüldü. Ömer Kara, Ayşe Duru Çelik, Nisa Nur Tak, Kayra Koray Yılmaz’ın geliştirdiği proje ile bebeğin vücuduna yerleştirilen ateş ölçer aleti, ısı 38 derece olunca akıllı telefon üzerinden sesli ve ışıklı bir şekilde aileleri uyarıyor.

“Bebeğin ateşinin tehlikeli bir seviyede olduğunu fark edip ebeveynleri uyarıyor”

Cihaz hakkında bilgi veren İTÜ MTAL Biyoloji Öğretmeni Münevver Sağır, “Bir kalp nabız sansürü ver ısı sensörü taktık. Böylece ateş ölçebilecek hale getirdik. Bilgilerimizi Wi-Fi ile internet üzerinden istediğiniz bir sayfaya aktarabiliyorsunuz. Ayrıca uygulamayı sadece internet üzerinden değil bir de mobil aplikasyona da taşımaya çalıştık. Eğer nabız yüksekse ya da ısı yüksekse uyarı ve bildirim olarak aplikasyona geliyor. Bu cihazı biz bebeklerdeki yüksek ateşi ve nabız durumunu ölçmek için geliştirdik. Çünkü ani bebek ölümleri gerçekleşebiliyor. Ebeveynler yüksek ateşten dolayı bebeklerinin havale geçirmesi gibi tehlikeli durumlar yaşayabiliyorlar. Bebeğimizin ateşinin ya da nabzının tehlikeli bir seviyede olduğunu fark edebilmekte ve ebeveynleri uyarmakta. Böylece erken müdahale etmeyi sağlamakta” dedi.

Liseliler 'Online Ateş Ölçer' cihazı üretti

“Bebeğin kıyafeti üzerinde bulundurulabilecek bir cihaz haline getirmeyi hedefliyoruz”

Hedeflerinden bahseden Sağır, “Lise 9’uncu sınıf öğrencilerimiz ile birlikte çalıştık. Dört tane öğrencimiz var. Hedefimiz bu projenin özellikle bebeklerde, biz prototip halinde yaptık bu cihazı ve giyilebilir bir teknolojiye dönüştürmek istiyoruz. Bebeğin kıyafetinin üzerinde daha prototip bulundurulabilecek bir cihaz haline getirmeyi hedefliyoruz. E-nabız ile de desteklenirse hastanın sağlık bilgileri ateşinin, nabzının hatta tansiyon bilgileri de eklenebilir. Hastanın bu bilgilerinin doktora ulaştırılması ve doktor e-nabızda bunu daha hasta evden çıkmadan bir yükselme bir tehlikeli durum oluştuğunda bunu fark ederek müdahale edebilecek ya da evdeki hasta yakınlarına bilgi verebilecek duruma gelecektir. Bu çalışmayı öğrencilerimin daha da geliştirip patent alma hedefini düşünüyorum” diye konuştu.

“Üç boyutlu yazıcı ile beraber bunları bir kap tasarladık”

Projede görev alan Kayra Koray Yılmaz, “Projemizin amacı bebeklerde yüksek ateş ve nabız parametrelerini hızlıca takip edebilen bir cihaz geliştirmekti. Biz de yaptığımız çalışma ile beraber oldukça prototip ve taşınabilir bir sensör geliştirdik. Bu sensör sayesinde bebekten uyku esnasında yüksek ateş ve nabız durumunu takip edebiliyoruz. Bunu da Wİ-Fİ özelliği ile beraber uygulamalara ve ekrana yansıtabiliyoruz. Bu sayede ebeveynler ve doktorlar, bebeği takip eden doktorlar verilere ulaşabiliyor. Üç boyutlu yazıcı ile beraber bunları bir kap tasarladık. Bu kapla beraber bebekleri uyku esnasında giyilebilir bir şekilde geliştirme yapabiliriz” ifadelerini kullandı.

Sümeyye İnal - Harun Özcüler
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor ING Türkiye’nin Habitat Derneği ve ODTÜ iş birliğiyle yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuruları devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene ulaşan proje, yenilenen yapısıyla Türkiye’nin 81 ilinden öğretmenleri dijital zekâ odağında kapsamlı bir eğitim programıyla buluşturuyor. Toplumsal yatırımlarında dijitalleşme ve eğitimde fırsat eşitliğini önceliklendiren ING Türkiye’nin, Habitat Derneği ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi iş birliğiyle 2020 yılından bu yana yürüttüğü Dijital Öğretmenler Projesi’nin yeni dönem başvuru süreci devam ediyor. Bugüne kadar 10 binden fazla öğretmene dijital okuryazarlık eğitimi sunulan proje; öğretmenlerin teknolojiyle güçlenmesini, dijital dönüşümün aktif bir parçası haline gelmesini ve kazandıkları dijital becerileri sınıflarında öğrencilerine aktarmalarını hedefliyor. Nisan ve mayıs aylarında gerçekleştirilecek yeni dönemde 1.000 öğretmene kapsamlı bir eğitim programı sunulacak. Yenilenen proje ile birlikte Türkiye’nin 81 ilinden okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan ve devlet okullarında çalışan tüm öğretmenler programa başvurabiliyor. Katılım için temel bilgisayar bilgisine sahip olmak yeterli. Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı kadrolu veya sözleşmeli öğretmenler, 13 Mart 2026 tarihine kadar projenin web sitesi üzerinden başvuru yapabiliyor. Proje sonunda öğretmenler sertifika almaya hak kazanıyor. Öğretmenlere 8 hafta dijital yetkinlik eğitimi Dijital Öğretmenler Projesi iki fazdan oluşuyor. 8 hafta süren ilk faz; canlı sunumlar ve etkileşimli video derslerinden oluşuyor. Bu aşamada öğretmenlere Dijital Zekâ, Dijital Üreticilik ve Tasarım ile Dijital Ölçme ve Değerlendirme alanlarında kapsamlı eğitimler veriliyor. Program kapsamında; dijital içerik ve materyal üretimi odağında infografik hazırlama, etkili sunum oluşturma, video düzenleme, animasyon tasarımı ve mikro öğrenme yaklaşımıyla eleştirel düşünme temelli dijital ölçme-değerlendirme uygulamaları gerçekleştiriliyor. Ayrıca üretken yapay zekâ araçları da uygulamalı olarak tanıtılıyor. Okul öncesi ve lise kademelerine özel farklılaştırılmış modüller sayesinde teknolojinin yaş ve gelişim düzeyine uygun, anlamlı ve sorumlu biçimde sınıf ortamına aktarılması destekleniyor. İlk fazın ardından başarı kriterlerine göre seçilen 100 öğretmen, sanal gerçeklik gözlükleriyle sanal ve artırılmış gerçeklik üzerine ileri seviye eğitim alma fırsatı elde ediyor. Proje yenilendi: Daha geniş etki alanı, güçlü yapı ve zengin içerik Yenilenen proje kapsamında hedef kitle genişletildi; ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin yanı sıra okul öncesi ve lise öğretmenleri de programa dahil edildi. İçerik, dijital zekâ odağında yeniden yapılandırılırken, daha esnek ve etkili bir öğrenme deneyimi sunmak amacıyla canlı ders sayısı artırıldı.
Mersin Hint Okyanusu’na özgü ‘portakal benekli lagos’ Mersin’de tezgaha çıktı Mersin’de Hint Okyanusu kaynaklı ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ balığı tezgahlarda yerini aldı. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Adnan Polat, son yıllarda deniz suyu sıcaklığındaki artış ve gemi hareketliliği nedeniyle tropikal balık türlerinin Akdeniz’de görülmeye başladığını söyledi. Mersin Balık Pazarı’nda Akdeniz’de nadir görülen bir balık türü tezgâhlarda satışa sunuldu. Balıkçıların ‘portakal benekli’ ya da ‘kırmızı benekli lagos’ olarak adlandırdığı balığın Hint Okyanusu kaynaklı olduğu belirtildi. Mersin Balıkçılar Derneği Başkanı Polat, son yıllarda Akdeniz’de farklı balık türlerinin görülmeye başladığını belirterek, denizlerdeki değişimin bu türlerin ortaya çıkmasında etkili olduğunu ifade etti. Polat, balığın bölgeye geliş nedenlerine ilişkin, "Akdeniz’de daha önce de yaşadığımız gibi Hint Okyanusu kaynaklı değişik balıklar geliyor. Bu balıklar bizim denizimizde olmayan balıklar. Havaların sıcaklığı, deniz suyunun sıcaklığı, tuz oranı ve gelen yük gemilerinin sintine sularıyla bazı balık türleri buraya gelebiliyor. Bu balık türünün de oradan geldiğini düşünüyoruz" dedi. "Akdeniz’e özgü bir balık değildir" Balığın Akdeniz’e özgü olmadığını söyleyen Polat, "Bu gördüğünüz kırmızı benekli lagos dediğimiz balıktır, portakal benekli de deniyor buna. Bu Akdeniz’e özgü bir balık değildir, tamamen Hint Okyanusu kaynaklıdır. 5-6 yıl önce Antalya Körfezi’nde görülmüştü. Şimdi Mersin’de de denk geldik" diye konuştu. "Akdeniz’de de değişkenlik oluyor" Akdeniz’de zamanla tropikal özelliklerin görülmeye başladığını dile getiren Polat, "Yıllar içerisinde Akdeniz artık tropikal bir deniz olmaya başladı. Teknolojinin gelişmesiyle, gemilerin hareketliliğiyle ve doğanın kendi içindeki gücüyle Akdeniz’de de değişkenlik oluyor. Böyle tropikal balıklar buraya gelmeye başlıyor" ifadelerini kullandı. "Balık gayet lezzetli bir balık" Balığın lezzetli bir tür olduğunu belirten Polat, "Portakal benekli, yani kırmızı benekli lagos dediğimiz balık gayet lezzetli bir balık. Okyanusta yetişen bir balık. Eti bembeyaz, pamuk gibidir ve yumuşaktır. Her zaman çıkan bir balık çeşidi değil. Biz de tezgahımıza koyduk, satışa sunuyoruz" dedi. "Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor" Balığa talep olduğunu söyleyen Polat, "Sabah bir tanesini sattık. Bu balığı bilen ve tanıyan satın alıyor. Elimizde 6-7 tane vardı, şu an 5 tane kaldı" şeklinde konuştu. Balığın kilosunun 700 TL’den satıldığını ifade eden Polat, "Normalde lagos balığını 700 ile bin TL arasında toptan fiyatına satıyoruz. Bu balık yeni çıktığı için tanınması yeni olduğu için fiyatını diğer lagosa göre düşük tuttuk ve kilosunu 700 TL’den satışa sunuyoruz" diye konuştu.