EĞİTİM - 18 Mayıs 2022 Çarşamba 13:11

Matematikçi Yazar Abdül Aziz Gürbüz PISA sonuçlarını değerlendirdi

A
A
A
Matematikçi Yazar Abdül Aziz Gürbüz PISA sonuçlarını değerlendirdi

Küresel alanda eğitim ve öğretimi ölçen ve değerlendiren program olan PISA'nın sonuçlarını Türkiye açısından değerlendiren Matematikçi Yazar Abdül Aziz Gürbüz, "Eğitim sisteminin gelişerek, daha fazla kazanımla öğrenim sürecinin sağlanmasının yanı sıra, daha sağlıklı veriler elde edebilmek için de AR-GE çalışmaları gerekiyor" dedi.

Eğitim uzmanları Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) sonuçlarını ele aldı. Matematik alanında yaptığı çalışmaları ve aldığı ödüllerle Türkiye genelinde adını duyuran Matematikçi Yazar Abdül Aziz Gürbüz, PISA sonuçları üzerinden Türkiye’de matematik eğitiminin durumunu değerlendirdi. Eğitimin her alanında AR-GE çalışmalarının hayati bir öneme sahip olduğunu belirten Abdül Aziz Gürbüz, “PISA araştırmalarından çıkan sonuçları hepimiz hayretle takip ediyoruz. Bileceğiniz üzere sonuncusu 2018 yılında yapılan PISA araştırmasına göre, Türkiye’deki öğrencilerin matematik, okuma ve fen bilimleri becerileri, 37 OECD ülkesi arasından 31’inci sırada yer aldı. Bu istatistikler gösteriyor ki, eğitimde AR-GE çalışmaları çok önemli” dedi.

“Daha sağlıklı veriler elde edebilmek için AR-GE gerekiyor”

AR-GE çalışmalarının özellikle matematik gibi soyut düşünme becerisi de gerektiren ve sınıf içi etkileşimin yoğun olduğu alanlarda çok daha önemli olduğunu belirten Gürbüz, “Eğitim sisteminin gelişerek, daha fazla kazanımla öğrenim sürecinin sağlanmasının yanı sıra, daha sağlıklı veriler elde edebilmek için de AR-GE çalışmaları gerekiyor. Günümüzde eğitim sistemleri ve öğrencilerin okullarda aldıkları derslerle ilgili yapılan birçok araştırma sadece teorik düzlemde kalıyor. Yani, pratikle ilgilenen araştırma sayısı yok denilecek kadar az. AR-GE’ye önem vermemiz durumunda pratik ve teorik olanı bir bütünlük halinde eğitim sistemine yansıtmamız daha kolay olacaktır” şeklinde konuştu.

“TIMSS verilerine göre matematikle ilgili sorunlar sınıf yükseldikçe artıyor”

Türkiye’de öğrencilerin matematikle ilgili yaşadıkları sorunların sınıf seviyesine göre değişkenlik gösterdiğini aktaran Gürbüz, “TIMSS verilerine göre matematikle ilgili sorunlar, sınıf seviyesi yükseldikçe artıyor. Bu veriler, hemen her ülke için benzer nitelikleri taşıyor olsa da bizdeki makas diğer OECD ülkelerine göre çok açık. Yani, 5’inci sınıf öğrencisinin matematik becerileriyle, 10’uncu sınıfa geçen öğrencinin matematik becerileri arasında uçurum var desek yanlış olmayacaktır. Ayrıca bu istatistikler, öğrencilerin matematikle olan ilişkisini de aynı ölçüde belirliyor. Öğrencinin sınıf seviyesi artıkça matematiğe olan ilgisi ve sevgisi de düşüyor. Ayrıca sadece Türkiye özelinde yapılan akademik çalışmalar da son derece çarpıcı sonuçları göz önüne serdi. Örneğin 5’inci sınıflar üzerine yapılan bir çalışmada elde edilen bulgu; öğrencilerin henüz 2’nci sınıf düzeyinde bile olmadığını gösterdi. Doğru yaklaşımlarla öğrencilere matematiği sevdirmek tüm eğitimcilerin görevi” şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Trabzonspor, 48 golün 15’ini kafayla attı Trabzonspor, Trendyol Süper Lig’de bu sezon attığı 48 golün 15’ini kafa vuruşlarıyla kaydederek hava toplarındaki üstünlüğünü ortaya koydu. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında sahasında Fatih Karagümrük’ü 3-0 mağlup eden Trabzonspor, söz konusu gollerin tamamını kafa vuruşlarıyla attı. Onuachu 1 ve Nwaiwu’nun 2 golüyle sahadan 3 puanla ayrılan Karadeniz ekibi, hava toplarındaki hakimiyet konusunda zirvede yer aldı. 48 gol atan Karadeniz ekibinin 15 kafa golüyle hava toplarındaki etkinliği, takımın en önemli kozlarından biri oldu. 2.01’lik dev forvet etkisi Trabzonspor’un hava toplarındaki üstünlüğünün en önemli etkenlerinden biri ise takımın Nijeryalı golcüsü Paul Onuachu oldu. 2.01 metrelik boyuyla Nijeryalı golcü ligde 18 golle krallık yarışında zirvede yer alırken, söz konusu gollerin 7’sini kafayla ağlara gönderdi. Onuachu, 5’i penaltı olmak üzere 11 golü de ayakla attı. Onuachu’nun ardından bu alanda Augusto, golcü oyuncuyu takip etti. Brezilyalı oyuncu 4 kafa golüyle takımına katkı verirken, devre arası takıma katılan Nijeryalı futbolcu Nwaiwu 2, Stefan Savic ve sezon içinde takımdan ayrılan Sikan da 1’er kez kafa vuruşuyla fileleri havalandırdı. Uzun boylu ve fiziksel olarak güçlü oyuncularını etkili kullanan Trabzonspor, özellikle duran toplarda ve kenar ortalarında rakip savunmalara zor anlar yaşattı. Hava toplarındaki bu üstünlük, skorlara da yansıdı. Bordo-mavililer birçok maçta kilidi açan ya da sonucu belirleyen golleri kafa vuruşlarıyla buldu.
Gaziantep Dr. Öztaş’tan gebelik döneminde oruç tutma konusunda önemli uyarılar Gaziantep Özel ANKA Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Sonay Öztaş, gebelik döneminde oruç tutma konusunda anne adaylarına önemli uyarılarda bulundu. Dr. Öztaş, karar sürecinde en belirleyici unsurun anne ve bebek sağlığı olduğunu vurguladı. Gebelik ve emzirme döneminde dini açıdan kolaylık sağlandığını hatırlatan Op. Dr. Sonay Öztaş, "Normal şartlarda sağlıklı bir yetişkin uzun süreli açlığa dayanabilir. Ancak gebelikte metabolizma hızlanır, enerji ihtiyacı artar ve kan şekeri daha hızlı düşer. Biz hekimler gebelerimize az ve sık beslenmelerini öneriyoruz" dedi. "Uzun süreli açlık risk oluşturabilir" Uzun süreli açlığın gebelikte bazı riskler oluşturabileceğini belirten Dr. Öztaş, kan şekerinin düşmesine bağlı olarak yağ dokusunun parçalandığını ve kanda keton adı verilen maddelerin arttığını ifade etti. Bu maddelerin bebeğe uzun vadeli etkileri konusunda kesin veriler bulunmasa da risk ihtimalinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi. "Sıvı tüketimi hayati önem taşıyor" Gebelikte artan kan hacmi ve bebeğin içinde bulunduğu amniyon sıvısı nedeniyle su ihtiyacının da arttığını dile getiren Op. Dr. Öztaş, "Uzun süre susuz kalmak tansiyon düşüklüğüne, böbrek fonksiyonlarında etkilenmeye ve ciddi halsizliğe yol açabilir" uyarısında bulundu. "Her gebe için aynı cevap verilemez" "Gebe oruç tutamaz mı?" sorusuna net bir "evet" ya da "hayır" yanıtı verilemeyeceğini belirten Dr. Öztaş, değerlendirmelerin kişiye özel yapılması gerektiğini söyledi. Eğer gebelik sağlıklı ilerliyorsa, anne adayında diyabet, hipertansiyon, kalp ya da böbrek hastalığı gibi ek bir rahatsızlık yoksa ve gebelik düşük riskli gruptaysa; doktor kontrolünde bireysel değerlendirme yapılabileceğini belirten Öztaş, riskli gebeliklerde, gebelik şekeri olanlarda, tansiyon problemi yaşayanlarda veya bebekte gelişme geriliği bulunan durumlarda ise oruç tutmanın önerilmediğini ifade etti. "Sahur şart, dengeli beslenme şart" Oruç tutmaya karar veren gebelerin mutlaka sahur yapması gerektiğini belirten Op. Dr. Sonay Öztaş, günlük alınması gereken sıvı miktarının iftar ile sahur arasında tamamlanmasının önemine dikkat çekti. Sahur ve iftarda aşırı yemek tüketiminin hazımsızlık ve gereksiz kilo artışına yol açabileceğini hatırlatan Öztaş, dengeli ve kontrollü beslenmenin önemini vurguladı. Son olarak anne adaylarına çağrıda bulunan Öztaş, gebelik döneminde oruç tutmak isteyenlerin mutlaka takiplerini yapan hekim ve sağlık personeline danışmaları, mümkünse diyet desteği alarak süreci planlamaları gerektiğini sözlerine ekledi.