EKONOMİ - 05 Mayıs 2025 Pazartesi 13:26 | Son Güncelleme : 05 Mayıs 2025 Pazartesi 15:52

Mehmet Şimşek: ''Bizim tek gündemimiz hayat pahalılığıyla mücadele''

A
A
A
Mehmet Şimşek: ''Bizim tek gündemimiz hayat pahalılığıyla mücadele''

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TGRT Haber yayınında ekonomi gündemine dair açıklamalarda bulundu. Şimşek, ''Bu sene enflasyonun, Merkez Bankamızın hedef tahmini olan yüzde 19-29 aralığında kalması ihtimalini oldukça yüksek görüyoruz. Enflasyon için Merkez Bankası'nın hedefini önceliklendirdik. Bizim tek gündemimiz hayat pahalılığıyla mücadele'' dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TGRT Haber yayınında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Şimşek, enflasyonun düşüş sürecinin devam ettiğini ve hayat pahalılığı ve mücadele en önemli gündem maddelerinin başında olduğunu belirterek, "Bir süredir uyguladığımız programın da ana amacı enflasyonu kalıcı bir şekilde aşağıya çekmek. Biliyorsunuz biz bu programa başlarken bir yıllık bir geçiş dönemi görmüştük. Yani dezenflasyon için politika kurgusunun tam olarak oluşturulması için zamana ihtiyaç vardı. Yani para politikasının yeniden inşasından tutun, diğer bütün bileşenler açısından konuşuyorum. Haziran 2024'ten bu yana sürekli yıllık enflasyon düşüşte. Yani 11 aydır yıllık enflasyon aşağı yönlü devam ediyor. Bu son yaşanan iç ve dış şoklara rağmen yıllık enflasyonun sınırlı da olsa düşüşe devam etmiş olması olumlu" açıklamasında bulundu.

"Sıkı Para Politikası enflasyonun düşmesine katkıda bulunacak"

Gelecek süreçte enflasyonun düşmeye devam etmesini beklediklerini de sözlerine ekleyen Şimşek, "Bunun birinci sebebi gecikmeli para politikası etkisi net bir şekilde ortaya çıkmış durumda. Sıkı Para Politikası enflasyonun düşmesine katkıda bulunacak. Bu sene için hem maliye politikası hem gelirler politikası daha destekleyici bir nitelik kazanacak. Arz yönlü çabalarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Yani konut arzından tutun diğer bütün alanlara kadar. Yani dolayısıyla sadece maliye politikası, para politikası üzerinden değil. Aslında arz yönlü de dezenflasyon iş sürece katkı verecek önemli çabalar içerisindeyiz.

"Merkez Bankası'nın enflasyon hedefi yüzde 20-19 arası"

Bakan Şimşek, geçen sene enflasyonun yüzde 44'e indiğini ve 20 puanlık ciddi bir düşüş olduğunu hatırlatarak, enflasyon düşüşü hedeflerine ilişkin, "Bu sene için tabii hedefimiz 20'li rakamlar. Yani Merkez Bankamızın bir biliyorsunuz koridoru var. Hedef koridoru, tahmin aralığı diyelim. Bu da yüzde 20-19 arası. Biz enflasyonun bu hedef tahmin aralığı içerisinde kalması ihtimalini oldukça yüksek görüyoruz. Bu anlamda hala biz hedeflerimize inanıyoruz. Şimdi burada tabii şu anda enflasyon yüzde 37,9 civarı. Ama temel mal enflasyonuna baktığınız zaman, yani temel mallarda enflasyon ciddi bir şekilde düştü. Yüzde yirmi civarı. Gıda enflasyonu alkolsüz içekler dahil olmak üzere yüzde 36 civarı. Hizmet enflasyonu yüksek seyrediyor. Burada da yüzde 55 civarı bir hizmet enflasyonu var. Yani dolayısıyla aslında genel anlamda mal enflasyonuna baktığınız zaman yüzde 31 civarına inmiş durumdayız. Dolayısıyla burada enflasyonu nispeten yüksek tutan faktörlerden bir tanesi hizmet enflasyonu" ifadelerine yer verdi.

"Temmuz'dan itibaren kira enflasyonunda normalleşme olacak"

Hizmet enflasyonunda kira enflasyonunun ön plana çıktığını dile getiren Şimşek, "Fakat şunu da söyleyeyim 2023'te kira enflasyonu yüzde 110 civarı iken 2024'te yüksek seyretmişken yine yüzde 100'ün üzerindeyken şu anda yüzde 90'ın altına indi. Ben inanıyorum ki özellikle Temmuz'dan sonra, çünkü biz geçen sene Temmuz ayında bu kiralar üzerindeki yüzde 25'lik üst limiti kaldırdık. Temmuz'dan itibaren burada bir normalleşme olacak. Eğitimde de benzer bir şekilde" diye konuştu.

"Konut arzında ciddi bir artış var"

Konut arzlarına ilişkin de konuşan Şimşek, deprem konutlarına ilişkin, "Şu an itibariyle 202 bin deprem konutu teslim edildi. Yerinde dönüşüm dahil olmak üzere 2023'e oranla bu sene sonu itibariyle geçen Çevre Şehircilik Ve İklim Değişikliği Bakanımızla bir toplantı yapma fırsatımız oldu. Kendileri bana 560 bin konutun devreye girmiş olacağını söylediler bu yıl sonu itibariyle. Dolayısıyla yani konut arzında ciddi bir artış var. Biz tabii ki deprem konutlarını önceliklendirdik ama kentsel dönüşümdür, yerinde dönüşümdür, o çerçevede özellikle dirençli şehirlerin inşasıdır, bütün bu konularda bütçeden önemli imkanları seferber etmiş durumdayız" şeklinde konuştu.

"Bizim en önemli gündemimiz hayat pahalılığı ile mücadeledir"

Şimşek, enflasyonun düşmesinin mevcut şartlarda oldukça muhtemel bir sonuç olduğunu ifade ederek, "Biz enflasyonun düşmeye devam edeceğini öngörüyoruz. Son şoklarda da yani içeride yaşanan dışarıda Türkiye'yi etkileyen dış şoklarda biz enflasyonu ve programı önceliklendirdik. Bizim en önemli gündemimiz hayat pahalılığı ile mücadeledir" değerlendirmesinde bulundu. Programın işleyişine ilişkin yapılan eleştirileri değerlendiren Şimşek, programın başlıca hedeflerinin enflasyonu düşürmek ve cari açığın sürdürülebilir bir patikaya çekilmesi olduğunu belirterek, bu hedeflerde sonuç aldıklarını ve almaya devam ettiklerini aktardı.

"İmamoğlu'nun tutuklanmasının piyasalara etkisi 3 gün sürdü"

Şimşek, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun tutuklanmasının piyasalara olan etkisine ise, "İlk üç gün tabii çok ciddi bir çıkış oldu Türkiye'den. Ağırlıklı olarak offshore. Ama bir sonraki Pazartesi günü tamamen durulmuştu. Hatta offshore'dan girişler başlamıştı. Daha sonra özellikle ABD merkezli ticaret savaşları üzerinden küresel büyüme ilişkinin önemli bir belirsizliğinin ortaya çıkması, riskli alanlardan kaçışı ciddi bir şekilde tetikledi. Yani herkes nakde dönmeye çalıştı ya da çok böyle hani güvenli işte hazine kağıtlarına Türkiye için konuşmuyorum, dünya için konuşuyorum. Yani o türden tercihler ortaya çıktı. O da tabii Türkiye'yi etkiledi. Dolayısıyla sadece bu faktör etkiledi demek yanlış olur. Her iki faktöründe etkisi var" şeklinde konuştu.

Mehmet Şimşek: ''Bizim tek gündemimiz hayat pahalılığıyla mücadele''

"Bütçede milli gelirde bir artış olacak"

Merkez Bankası'nın ortaya koyduğu tedbirlere ilişkin eleştirilere de cevap veren Şimşek, bu tedbirlerin programı korumak amacıyla konulduğunu belirtti. Şimşek, şu ifadelere yer verdi:
"Merkez Bankası'nın yaptığı şey, enflasyon tahmin aralığında tutmak için bu adımlar atılıyor. Hayat pahalılığı ile mücadele için kararlıyız. Bütçede daha iyi bir performans görmek isterim. Hükümetimizin en büyük önceliklerinden biri deprem yaralarını sarmaktır. Bu sene bütçede milli gelirde bir artış olacak. Harcama kesintileri üzerinde çalışıyoruz. Tasarruf paketi uyguluyoruz. Mevcut kaynakların daha üretken alanlara nasıl aktarılacağını masaya yatırmış durumdayız. Özellikle cari harcamalarda, acaba daha verimli alanlara nasıl kaynak aktarırız, bunu çalışıyoruz. Gelir ayağı bizim kontrolümüzde değil, önemli ölçüde tüketime bağlı. İthalat etkili, tüketim etkili. Bizim için önemli olan harcamaların kontrol altına alınması. Dezenflasyon açısından önemli olan harcamaların aşağı yönlü tutulması."

"Cari açık Şubat itibarıyla 12,8 milyar dolar bu son derece makul bir rakam"

Son gelişmelerin cari açıkta artışı sınırlayacağının altını çizen Şimşek, "Bir taraftan dış talep yavaşlayacak. Bu ihracatı olumsuz etkileyebilir. Ama iç talepteki yavaşlama ithalatı aşağı çekecek. Petrol fiyatlarındaki düşüş en kritik konu o. Petrol fiyatlarındaki düşüş cari açığı büyük oranda aşağı çekecek. Bakın burada arkadaşlara sordum yani etkisi ne olacak diye. Şimdi birincisi cari açık Şubat ayı itibariyle 12,8 milyar dolar. Yani yaklaşık milli gelirin yüzde 1'i kadar" ifadelerini kullandı.

"Mücevher adı altında altın ithalatı yapıldığını da biliyoruz"

Şimşek, Şubat ayından itibaren altın hariç, cari açığın olmadığını aksine cari fazlanın olduğunu söyleyerek, "Bu resmi altın. Mücevher adı altında altın ithalatı yapıldığını da biliyoruz. Bütçe açığını yüzde 3'lere çekmeyi hedefliyoruz. Program olmasa, neden bizim kredi notumuzu arttırsınlar? Geçen yıl dünyada kredi notu iki kez artan tek ülke Türkiye'ydi. Aldığımız tedbirler sayesinde, normal şartlar altında bir ülke bu türden şoklar yaşasa kredi notu olumsuz gelişirdi. Şu anda bu olasılığın düşük olduğu kanısındayım. Merkez Bankası'nın doğru adımları ve kurduğumuz iletişim, bu programın en üst düzeyde Cumhurbaşkanımız tarafından sahiplenilmesi çok önemli. Türkiye, gri listede değil, bu program sayesinde. KKM'de 20 milyar doların altına düştü. Bu yılın ortalarında bu şartlı yükümlülüğü bitireceğiz" diye konuştu.

"Çiftçilerin kredi faizlerinin yüzde 70'ini, esnafın kredi faizlerinin ise yüzde 50'sini hazine ödüyor"

Önceliklendirilen kesimler olduğunu sözlerine ekleyen Şimşek, bu çerçevede çiftçiler için 2025 bütçesinden destek için 706 milyar liralık milli gelirin yüzde 1,15'i kadar tarım desteği verildiğini dile getirdi. Şimşek, hazinenin, çiftçiler için kredi faizlerinin yüzde 70'ini ödediğinin de altını çizerek, geçen yılın Mart ayından itibaren kredilerden yararlanan çiftçi sayısını da 1,2 milyon olarak açıkladı. Şimşek, benzer destekleri esnaflar için de gerçekleştirdiklerini söyleyerek, "Esnafımızın kullandığı kredilerin faizinin yüzde 50'sini hazine ödüyor. Bundan yararlanan esnaf sayısı ise 2024'te 800 bin esnaftı. Bu krediler hazine destekli. Kullanılan faizin yarısı ne olursa olsun, yarısını hazine ödüyor. Bu sene bu, 60 milyarın üzerine çıkmış olacak. Çiftçiye çok daha yüksek olmakla birlikte, esnafa da desteğimiz var" bilgisini paylaştı.

"İhracatçı için kullandırdığımız krediler ilk defa rekor kırıp 49 milyon dolara ulaştı"

Programın en önemli birleşenlerinden bir tanesinin ihracat destekleri olduğunu vurgulayan

Şimşek, sözlerine şu şekilde devam etti:

"Şimdi burada ihracatı desteklemek bizim için en önemli önceliklerden geliyor. Mayıs 2023'te Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı ve üyeleri beni ziyarete geldiler. Dediler ki biz hani faiz önemli değil. Dediler kredi yok. Krediye erişemiyoruz. Ve önemli olan siz kredi imkanlarını arttırın. Fiyatı önemli değil dediler. Biz de günlük ihracatı desteklemek için Reeskont Kredisi günlük miktarını 300 milyon liradan 4 milyara çıkarttık. Yani 13 kat arttırdık. Kısa bir süre içerisinde bunu yaptık. Dolayısıyla biz ihracat için kredi imkanlarını caizse seferber ettik. Ve Resskont Kredi faizi şu anda yüzde 29 civarı. İhracatçıya sübvansiyonlu kredi imkanı sunuyoruz. Faizin neredeyse yüzde 40-50'sini devlet ödüyor. 2024 yılında kullandırılan ihracatçı için kullandırdığımız bu bağlamdaki krediler ilk defa rekor kırıp 49 milyon dolara ulaştı. Yani rekor. Sadece büyük firmalar değil, 18 bin ihracatçı bu krediden yararlandı; bunların yüzde 83'ü KOBİ."

"Bütçede bizim kesintiyi öngörmediğimiz tek alan deprem konutlarıdır"

Deprem harcamalarına ilişkin sorulan soruları da yanıtlayan Şimşek, "Bütçede bizim kesintiyi öngörmediğimiz üzerinde çalışmadığımız yani kesinti anlamında tek alan deprem konutlarıdır. Çünkü vatandaşımızın bir an önce yani insan onuruna yaraşır güzel konutlara geçmesi bizim en büyük önceliğimiz. Cumhurbaşkanımızın bu konudaki duruşu, talimatı çok net. Deprem konutlarını en kısa sürede tamamlamak için zaten ilgili bakanlığımız çalışıyor ama bununla da yetinmeyeceğiz. Deprem genel bir risk. Türkiye açısından. Özellikle yarısı bizden anlamlı bir proje var biliyorsunuz. Onu da bütçe üzerinden destekliyoruz" dedi.

"Asyalı üreticilerin yerinde olsam, üretimi Türkiye'ye kaydırırdım"

Şimşek, ABD'nin uyguladığı gümrük vergisi politikasını Türkiye açısından değerlendirerek, şu ifadelere yer verdi:

"Eğer bir sorun varsa, bir fırsat da vardır. ABD'nin yeni bir politika seti var. Bizi etkileyen kısımları da var. Ama sürekli olumsuz kısımlara odaklanılıyor. ‘Türkiye'den sermaye çıkışı oldu, rezervler düştü' deniyor. Fırsat tarafına bakılırsa; ABD'nin bize getirdiği ilave, gümrük vergisi yüzde 10. En düşük oran. Peki bu ne anlama geliyor sizce? Bir, Asyalı üreticilerin yerinde olsam, Amerikan piyasasına bizim 3 katımız, 5 katımız gibi vergilerle karşı karşıya kaldıkları için rekabet avantajları yok. Ben Asya'da bir üretici olsam ve Amerika benim en önemli pazarım olsa, ben bakardım hangi ülkede sanayi birikimi var. Bakın, birçok ülke var tabii dünyada. Yüzde 10'a tabi bazı ülkeler de var. Ama aralarında sanayide, sofistike, altyapı anlamında en önemli ülke Türkiye. Çünkü Avrupa Birliği daha yüksek vergiye tabii ve Asya zaten yüksek vergiye tabii. Geriye Türkiye kalıyor. Yani yüzde 10'luk vergiye ilave, gümrük vergisine tabii olup da sanayi üstü olan Türkiye var. o zaman üretiminizin bir kısmını buraya kaydırırsınız. Bu Avrupa Birliği için de geçerli, Asya için de geçerli." Şimşek, Türkiye'de yatırım anlamında tekrar olumlu bir havanın var olduğunu belirterek, gelecek dönemde Londra ve Doha'da yatırımcılarla bir araya geleceklerini ve çeşitli ziyaretlerde bulunacağını da paylaştı.

"Kayıt dışı ile mücadelenin dozu çok daha artacak"

Kayıt dışılıkla mücadelenin devam edeceği mesajını da veren Şimşek, "Kayıt dışı ile mücadele ettiğimiz için gelen şikayetlere saygı duymuyorum. Hakkaniyetle hareket edeceğiz. Mükellefler bizim için çok değerli. Kayıt dışı ile mücadelenin dozu çok daha artacak. Denetimler sayesinde vergi tahsilatında yüzde 111 artış oldu. Kazanıp da vergi vermeyenleri tespit ediyoruz. En büyük adaletsizlikle uğraşıyoruz. İşini doğru yapanların hakkını savunuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. 

Kemal Diri

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Mersin Mezitli’de kadın emeği atölyelerde hayat buluyor Mezitli Belediyesinin kadın atölyelerinde verilen ücretsiz kurslarla üretime katılan kadınlar hem sosyalleşiyor hem de ekonomik kazanç elde ederken, Başkan Ahmet Serkan Tuncer kursiyerlerle bir araya geldi. Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer, Viranşehir Mahallesi’nde faaliyet gösteren Kadın ve Aile Atölyesini ziyaret ederek kursiyer kadınlarla bir araya geldi. Kadınların üretime katılımını artıran ve sosyal yaşamda daha aktif rol almalarını sağlayan atölyelerde yürütülen çalışmaları yerinde inceleyen Tuncer, kursiyerlerin yoğun ilgisiyle karşılandı. Ücretsiz kurslarla hem meslek edinme hem de sosyalleşme imkanı sunan atölyelerin, Mezitli’de kadınların güçlenmesinde önemli bir rol üstlendiği vurgulandı. Kadınların kendilerini geliştirmeleri amacıyla Mezitli’nin birçok mahallesinde hayata geçirilen atölyelerde verilen ücretsiz kurslar büyük ilgi görüyor. El emeği üretimden kişisel gelişime kadar birçok alanda eğitim alan kadınlar, hem sosyalleşme imkanı buluyor hem de aile bütçelerine katkı sağlayacak üretimler gerçekleştiriyor. Gerçekleştirilen ziyarete belediye meclis üyeleri de katıldı. Heyet, atölyede yürütülen çalışmaları ilgiyle takip ederken kursiyerlerin taleplerini de dinledi. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren kadın atölyeleri, gönüllü eğitmenlerin desteğiyle farklı alanlarda eğitimler sunarak her geçen gün daha fazla kadına ulaşıyor. Yoğun talep gören atölyelerde kadınlar, üretim, meslek edinme ve kişisel gelişim alanlarında kendilerini çok yönlü olarak geliştirme fırsatı yakalıyor. "Kadınların güçlenmesi toplumun güçlenmesidir" Ziyaret sırasında değerlendirmelerde bulunan Başkan Ahmet Serkan Tuncer, kadınlara yönelik projelerin artarak devam edeceğini belirterek, "Mezitli Belediyesi olarak kadınların hayatın her alanında daha güçlü bireyler olması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Atölyelerimizde kadınlar hem yeni beceriler kazanıyor hem de üretime katılarak ekonomik özgürlüklerini güçlendiriyor. Kadınların güçlenmesi, toplumun güçlenmesi demektir. Bu anlayışla daha fazla kadına ulaşmak için projelerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" dedi. Atölyede eğitim alan kadın kursiyerler ise sunulan imkanlardan duydukları memnuniyeti dile getirerek, "Burada sadece bir meslek öğrenmiyoruz, aynı zamanda sosyalleşiyoruz, kendimize güvenimiz artıyor. Üreterek aile bütçemize katkı sağlamak bizi çok mutlu ediyor. Bu imkanları sağlayan belediyemize ve emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Kayseri Sanat Melikgazi Kayseri Kent Konseyi’ni ağırladı Dedeman Parkı’nın içinde, birbirinden keyifli etkinlikleri, söyleşileri ve yetenekleri gün yüzüne çıkaran farklı atölyeleri ile vatandaşları sanatın kalbine dokunmaya teşvik eden Sanat Melikgazi, Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ ile Kültür Sanat ve Kadın Çalışma Gruplarını ağırladı. Kent Konseyi ziyaretine ev sahipliği yapan Melikgazi Belediye Başkanı Doç. Dr. Mustafa Palancıoğlu, Sanat Melikgazi’nin kazandırılması ile çok önemli bir eksikliğin giderildiğini, verilen eğitimlerin güzel sonuçlar vereceğini dile getirerek şunları söyledi; "Kent Konseyi Başkanımız Serdar Altuntuğ’a, kent konseyinin değerli üyelerine teşekkür ediyoruz. Şehrimizin farklı açılardan birçok pozitif yanı var. Bu özelliklerini keşfettikçe, bunlara yatırım yaptıkça bizim de şaşıracağımız sonuçlar ortaya çıkıyor. Sanat merkezimizle birlikte insanların ne kadar bu konuda istekli olduklarını; sanatla ilgili birçok eğitim almak isteyen, uygulama yapmak isteyen, hatta burada eğitim vermek isteyen kişiler olduğunu gözlemledik. Burada yaklaşık 14-15 farklı alanda atölye çalışmaları, eğitimler verilecek. Önümüzdeki günlerde burada sergiler yapmaya başlayacağız. Dolayısıyla Kayseri’deki büyük bir açığı inşallah burayla birlikte bir nebze de olsa gidermiş olacağız. Sanat Melikgazi’nin kurs takvimlerini lütfen sanatseverler yakından takip etsin. Burası farklı bir formatta çalışacak ve buradan eğitim alanlar bir müddet sonra bu işten ekmek kazanacak, para kazanacak, istihdam sahibi olacak duruma gelecekler. Bir nevi uygulamalı bir akademi gibi çalışacak. Emeği geçen mesai arkadaşlarıma da teşekkür ediyorum. Hayırlı olsun." Sanat Melikgazi’de eğitim alan insanların kültür- sanat hayatına katkı sunacağını belirten Kayseri Kent Konseyi Başkanı Serdar Altuntuğ; "Kent Konseyi olarak Melikgazi Belediyemizin şehrimizde kazandırdığı sanat merkezini ziyarete geldik. Başkanımızı ve ekibini kutluyoruz. Kayseri’de şehrimizin kültür-sanat hayatına veya toplum yaşantısına katkı sunabilecek bütün projeleri, Kent Konseyi olarak ilgili çalışma gruplarıyla ziyaret edip desteklemek istiyoruz. Buraya Güzel Sanatlar Fakültemiz, lisemiz ve ilgili bütün sanatla uğraşan, kültürel faaliyetlerle uğraşan arkadaşlarımızı davet ettik. Daha önce biliyorsunuz Gön Han gibi çok önemli bir projeyi de ziyaret etmiştik. Bu tip projeler şehrimizin geleceği için çok önemli. İnşallah burada eğitim alan insanlar şehrin kültür- sanat hayatına da katkı sunacaktır. Güzel Sanatlar Fakültelerine, lisesine gitmek isteyen insanlara eğitimler de verilebilir diye Başkanımızla da görüştüm. Katılımcılara da çok teşekkür ediyoruz. Hepsi ilgili insanlar, sağ olsunlar, güzel bilgilendirme oldu. Bu tip çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz. Başkanımıza ve ekibine teşekkür ediyoruz" dedi.
Bursa "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi özel lise öğrencilerini ağırlıyor Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) Türkiye’de bir ilk olan ve isim tescili alınan "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesi kapsamında bu defa Bursa genelindeki özel liselerden 11. ve 12. sınıf öğrencilerini ağırlamaya başladı. Projenin ilk günüde oryantasyona katılan öğrenciler, bir ay boyunca BTÜ’de ders, laboratuvar, kütüphane ve sosyal yaşamın tüm imkânlarını deneyimleme fırsatı bulacak. BTÜ ile Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle yürütülen "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesine BTÜ internet sitesi üzerinden başvuran öğrenciler, lise not ortalamalarına göre bölümlere yerleştirildi. Öğrenciler, ilk günlerinde düzenlenen oryantasyon programı ile üniversiteyi, kampüs imkanlarını ve akademik yaşamı tanıma fırsatı elde etti. BTÜ hakkında öğrencilere bilgilendirme sunumu yapan Öğrenci Dekanı Doç. Dr. Mehmet Zahid Ecevit, üniversitenin öğrenciyi merkeze alan ve şehirle, toplumla bütünleşmiş bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Doç. Dr. Ecevit, ayrıca üniversitenin sunduğu imkânlar, mezun ve öğrenci başarıları ile sektörel fırsatları aktararak, öğrencilere "Tercihten Önce Üniversiteni Yaşa" projesinin amacı ve işleyişi hakkında da ayrıntılı bilgilendirme yaptı. Öğrencilerden teşekkür Nisan ayının sonuna kadar her salı BTÜ’de derslere katılacak öğrenciler, üniversite yaşamını ve akademik ortamı yakından deneyimlemenin kendileri için çok değerli olduğunu söyledi. "Derslere aktif katılmak, laboratuvarları kullanmak, hangi bölümü seçeceğimiz konusunda daha net bir fikir sahibi olmamızı sağlıyor" diyen öğrenciler, üniversiteyi birebir yaşayarak kararlarını bilinçli şekilde verebileceklerini belirtti. Projenin bir parçası olmaktan dolayı heyecanlı olduklarını ifade eden öğrenciler, böyle bir fırsatı sunan BTÜ’ye teşekkür etti. Rektör Çağlar: Geleceğinizi şekillendirecek bir deneyim BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, öğrencilere "hoş geldiniz" diyerek, "Bu proje, sizlerin ilgi ve yeteneklerinizi keşfetmeniz, güçlü yönlerinizi fark etmeniz için eşsiz bir fırsat sunuyor. Üniversite yaşamını deneyimleyerek, gelecekte alacağınız önemli kararlar için daha bilinçli adımlar atabileceksiniz. Bu deneyimin bir parçası olan öğrencilerimize başarılar diliyor, verimli ve keyifli bir ay geçirmenizi diliyorum" ifadelerini kullandı.
Düzce Meclis toplantısında gündem Gümrük Müdürlüğü DÜZCE(İHA) – Düzce Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO) olağan meclis toplantısı Meclis Başkanı Tanju Acar’ın başkanlığında yapıldı. Toplantıda Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesi konuşuldu. Düzce Ticaret ve Sanayi Odası olağan Meclis Toplantısı, Şehit Emniyet Müdürü Ufuk Baysan Meclis Toplantı Salonunda gerçekleştirildi. Meclis Başkanı Tanju Acar’ın açılış konuşmasıyla başlayan toplantının ilk gündem maddesi yapılması planlanan Gümrük Müdürlüğü binası oldu. Gümrük Müdürlüğü binasının lokasyonu ve mimari projesiyle ilgili meclis üyelerine bilgiler veren Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, bakanlığa verilen taahhüt gereği en kısa sürede Gümrük Müdürlüğü binasının bitirilmesi gerektiğini ifade etti. Gümrük Müdürlüğü sunumunun ardından oda faaliyetlerine geçildi. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Bıyık, mart ayında gerçekleşen faaliyetleri meclis üyelerine aktardı. Toplantının devamında Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İbrahim Canpolat yeni hizmet binasının son durumu ve önümüzdeki süreçte atılacak adımlarla ilgili meclis üyelerini bilgilendirirken, Turizm Komisyonu adına Meclis Üyesi Hasan Arslan da hazırlıkları devam eden fuar hakkındaki son gelişmeleri meclis üyelerine aktardı. Toplantıda ayrıca aylık mizanlar ve ekonomik raporlar da görüşülerek karara bağlandı.
Niğde Çanakkale ruhunu taşıyan mobil müze tırı Niğde’de ziyarete açıldı Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı koordinesinde yürütülen ’Çanakkale Savaşları Mobil Müze’ projesi kapsamında hazırlanan mobil müze tırı Niğde’de kapılarını ziyaretçilere açtı. Çanakkale ruhunu Türkiye’nin dört bir yanına taşımayı amaçlayan mobil müze, özellikle Çanakkale’yi ziyaret etme imkanı bulamayan vatandaşlara tarihi yerinde hissettirmeyi hedefliyor. Niğde’de yoğun ilgi gören müze tırında, Çanakkale Savaşı’na ait fotoğraflar, belgeler, çeşitli görsel materyaller ve videolar yer alıyor. Toplam 7 vitrinden oluşan müzede, Çanakkale Cephesi’nden günümüze ulaşan savaş objeleri de sergileniyor. Ziyaretçiler, dönemin atmosferini yansıtan içerikler sayesinde tarihi deneyimleme fırsatı buluyor. Niğde’deki açılışa Vali Yardımcıları Soner Divli ve Baha Büyükkaymakcı’nın yanı sıra çok sayıda öğrenci katıldı. Öğrenciler, rehberler eşliğinde müzeyi gezerek Çanakkale Savaşı’nın önemine dair bilgi aldı. Mobil müze hakkında açıklamalarda bulunan tır görevlisi Ali Pınar, projenin altı yılı aşkın süredir aktif olarak sürdürüldüğünü belirtti. Pınar; müzenin yalnızca Türkiye ile sınırlı kalmayıp Balkan ülkeleri ve Azerbaycan’da da ziyaretçilerle buluştuğunu ifade etti. Pınar açıklamasında; "Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın destekleriyle hayata geçirilen mobil müzemiz, Çanakkale Tarihi Alan Başkanlığı’na bağlı olarak faaliyet gösteriyor. Amacımız, Çanakkale’yi görme imkanı bulamayan vatandaşlarımızın ayağına bu ruhu taşımak. Müzemiz bugüne kadar Türkiye’yi defalarca dolaştı ve ulaşılmadık ilçe bırakmamayı hedefliyor. ‘Al sancağın dalgalandığı her yer Çanakkale’dir’ mottosuyla yola çıktık. Bu ruhu çocuklarımıza, gençlerimize, gazilerimize ve tüm vatandaşlarımıza aktarmayı amaçlıyoruz" dedi. Niğde’de belirli bir süre ziyarete açık olacak müzenin, özellikle öğrenciler tarafından yoğun ilgi görmesi bekleniyor.
Mersin Mersin Büyükşehir Belediyesi DMD hastasına ergoterapi desteğini sürdürüyor Mersin Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezinde, DMD hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen’e yönelik ergoterapi desteği ile günlük yaşam becerilerinin korunmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Otizm Aile Danışma Merkezi, 0-7 yaş aralığındaki tanılı çocuklara yönelik destek hizmetlerini sürdürmeye devam ediyor. Merkezde serebral palsi, otizm, down sendromu, gelişimsel gerilikler ve çeşitli genetik mutasyonlara sahip çocuklara ergoterapi, duyu bütünleme ve özel eğitim hizmetleri sunulurken, Duchenne Musküler Distrofi (DMD) hastası 3,5 yaşındaki Koray Özmen de bu destekten faydalanan çocuklar arasında yer alıyor. DMD hastası minik Koray’a destek Kaslarda ilerleyici zayıflamaya neden olan genetik hastalık DMD ile mücadele eden minik Koray, Otizm Aile Danışma Merkezinde ergoterapi desteği alıyor. Ergoterapi ile mevcut becerileri korumaya ve kayıpları geciktirmeye yönelik çalışmalar yürütülüyor. Bu kapsamda Koray’ın günlük yaşam becerilerinin korunması, bağımsız hareket edebilme becerisinin desteklenmesi ve ilerleyen süreçte ihtiyaç duyulabileceği yardımcı cihazların kullanımına yönelik hazırlıklar yapılıyor. Aynı zamanda aileye de ev içi düzenlemeler, destekleyici ekipman kullanımı ve çocuğun bağımsızlığını artırmaya yönelik eğitimler veriliyor. Bu çalışmalar sayesinde Koray’ın hareket kabiliyetinin, mümkün olan en uzun süre korunması hedefleniyor. Öte yandan Koray Özmen için valilik onaylı yardım kampanyası da devam ediyor. Yaklaşık 8 aydır süren kampanya şu anda yüzde 12 seviyesinde. Türkiye’de tedavisi bulunmayan genetik hastalıklarla mücadele eden Koray gibi çocuklar için, toplumsal desteğin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Minik Koray’ın tedavi sürecine destek olmak isteyen vatandaşlar, ‘DMD Koray Özmen’ isimli sosyal medya hesabı üzerinden kampanyayı takip edebilir. "Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak" Otizm Aile Danışma Merkezinde görev yapan Ergoterapist Kutlay Karakoyun, DMD hastalığı hakkında bilgi vererek, "DMD ilerleyici bir kas hastalığı. Bu çocuklar küçükken yürüyebiliyor, koşabiliyor ve oyun oynayabiliyorlar. Fakat ilerleyen süreçte yürüme kabiliyetleri yavaşlamaya başlıyor. Daha sonra merdiven inmeleri zorlaşıyor ve bir süre sonra yürüme becerisini kaybetmeye başlıyorlar. Zıplama becerileri gidiyor. 8-12 yaş civarında bu çocuklar, tekerlekli sandalyeye geçiyorlar. Ailelerin de bu süreçte desteğe ihtiyacı oluyor" dedi. 3,5 yaşındaki DMD hastası minik Koray’ın ergoterapi sürecini anlatan Karakoyun, "Koray, şu an merdiven inip çıkmakta yavaş yavaş zorluklar yaşamaya başladı. Çok küçük olduğu için durumun pek farkında değil ama ailesi bu süreci elinden geldiğince desteklemeye çalışıyor. Koray’la öncelikli hedefimiz, var olan becerilerini korumak ve kaybetmeyi geciktirmek. Belki tamamen durduramayacağız ama bu süreçteki kaybı olabildiğince erteleyebiliriz" diye konuştu. "0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz" İlerleyen süreçte Koray’ın yardımcı cihazlara da ihtiyacı olabileceğini kaydeden Karakoyun, "Bunların nasıl kullanılacağını, aileye ve Koray’a öğretmek gerekecek. Ev içerisinde tutunma barları, ışıklandırma gibi, Koray’ı bağımsızlık yönünde destekleyecek çalışmalar olacak. Bunları da aileye öğreteceğiz. Koray’ın valilik onaylı kampanyası devam etmekte. Bu konuda da herkesten az çok demeden destek bekliyoruz. Büyükşehir Belediyesi Otizm Aile Danışma Merkezi olarak, 0-7 yaş arasındaki bütün tanı gruplarında çocuklara ücretsiz destek veriyoruz. İhtiyaç duyan vatandaşlarımız başvurularını yapıp, buradan ücretsiz hizmet alabilir" ifadelerine yer verdi. Anne Özmen Mersinlilere seslendi: "Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin" Anne Sezin Özmen, oğlu Koray’ın DMD hastalığına dair sürecinden bahsederek, "Koray 3,5 yaşında ve 2 yıldır DMD hastalığıyla mücadele ediyor. 4 Ağustos’ta valilik onaylı başlayan kampanyamız 8 aydır sürüyor ve şu anda yüzde 12’deyiz. Buradan bir anne olarak herkese sesleniyorum. Çok yavaş ilerliyoruz. Koray Mersin’in evladı. Oğlumdan desteklerinizi esirgemeyin. Lütfen oğlumu görmezden gelmeyin. ‘DMD Koray Özmen’ isimli instagram sayfamızdan da takip edebilirsiniz. Şimdiden teşekkür ederim" dedi.